Mevlana'nın, Yunus'un yetiştiği bu topraklarda, çok uzun zaman hüküm süren güzellikti, hoşgörü. Sonra ne olduda kardeşler, kalleş kesildi.
Mevlana, ateşe tapana, putpereste bile kucak açarken, bize ne oluyorda başkalarına cehennem bileti kesiyoruz, bu yetkiyi bize kim verdi?
Mevlana'yı herkes sevdiğin söyler de, onun felsefesini neden sevdiğini söyleyenler uygulamaz. Mevlana, bir gönül eğitimcisiydi, huzuru, sevgiyi, hoşgörüyü tesis etti, bu değerlerin semdolü oldu, yüzyıllardır bütün dünyada tanınıp sevilmesinin temelinde bu değerlere bakışı yatıyor.
Kardeşlik duyguları, akıl ve ruh sağlığı bozulmuş toplumlar için mevlana tam bir panzehirdir, bu penzehiri kullanmayı bilmekte yatıyor. Vitrindeki, kavanozda saklı duran panzehirin kiimseye faydası olmaz.
Medyumların, falcıların, felaket tellallarının sevdiği tarihlerden biri. Yaklaşan, 09.09.09 (9 eylül 2009) da bakalım, göktaşını mı düşürecekler, büyük bir depremimi haber verecekler?
Bankaları hotrtumlayanlar, insanları köleleştirenler, işsiz bırakanlar yada karın tokluğuna çalışmaya mecbur bırakanlar, devletin malını imkanlarını kendi menfaatine kullananlar, milletin kanını emenler mi deli, Kendi halinde bize abuk sabuk gelen sözler söyleyerek ortada dolaşanlar mı deli?
Müthiş bir renk, müthiş alımlılık, bir okadar da hassa, dokununca yapraklarını düşüren, ateş kırmızısı renkte tarla ve kırlarda ki çicek. Sanki bulunduğu toprakta şehit düşenlerin kanınadan almış rengini, gelincik çiçeği.
Irkçılıkta bir anlamda bölücülüktür. Mevlana'nın, Yunus'un yetiştiği bu topraklarda, onlar ateşe tapana, putpereste bile kucak açarken, bize ne oluyorda başkalarına cehennem bileti kesiyoruz, bu yetkiyi bize kim verdi?
Irkçılık, zaman zaman hortalayan ve insanlığı kırıp geçiren verem, kanser, veba gibi hastalıkları çağrıştırıyor. Bu hastalıklar nasıl dönem dönem hortlayıp insanlarn ve insanlığın başına bela oluyorsa, aynen öyle ırçılığın hortladığı dönemlerdede aynı milleti oluşturan öğeler birbirlerini yok etmeye çalışarak, emperyalist ülkelerin ekmeğine yağ sürmektedirler. Dünya, tüm insanlığı besleyecek kadar büyük toprağa ve ürüne sahip, ah paylaşmayı bilebilsek.
Mevlana'nın, Yunus'un yetiştiği bu topraklarda,
çok uzun zaman hüküm süren güzellikti, hoşgörü.
Sonra ne olduda kardeşler, kalleş kesildi.
Mevlana, ateşe tapana, putpereste bile kucak açarken,
bize ne oluyorda başkalarına cehennem bileti kesiyoruz,
bu yetkiyi bize kim verdi?
Mevlana'yı herkes sevdiğin söyler de, onun felsefesini neden sevdiğini söyleyenler uygulamaz.
Mevlana, bir gönül eğitimcisiydi, huzuru, sevgiyi, hoşgörüyü tesis etti, bu değerlerin semdolü oldu, yüzyıllardır bütün dünyada tanınıp sevilmesinin temelinde bu değerlere bakışı yatıyor.
Kardeşlik duyguları, akıl ve ruh sağlığı bozulmuş toplumlar için mevlana tam bir panzehirdir, bu penzehiri kullanmayı bilmekte yatıyor. Vitrindeki, kavanozda saklı duran panzehirin kiimseye faydası olmaz.
Antoloji Mod'unun yazılan bazı yorumları yayına sokmaması
komplo teorisi üretenleri harekete geçirebilir.
Medyumların, falcıların, felaket tellallarının sevdiği tarihlerden biri.
Yaklaşan, 09.09.09 (9 eylül 2009) da bakalım, göktaşını mı düşürecekler,
büyük bir depremimi haber verecekler?
Kim akıllı kim deli kim karar vermeli?
Bankaları hotrtumlayanlar, insanları köleleştirenler, işsiz bırakanlar yada karın tokluğuna çalışmaya mecbur bırakanlar, devletin malını imkanlarını kendi menfaatine kullananlar, milletin kanını emenler mi deli,
Kendi halinde bize abuk sabuk gelen sözler söyleyerek ortada dolaşanlar mı deli?
Ölü yatırım, ölüye yatırım.
Müthiş bir renk, müthiş alımlılık,
bir okadar da hassa, dokununca yapraklarını düşüren, ateş kırmızısı renkte tarla ve kırlarda ki çicek.
Sanki bulunduğu toprakta şehit düşenlerin kanınadan almış rengini, gelincik çiçeği.
Irkçılıkta bir anlamda bölücülüktür.
Mevlana'nın, Yunus'un yetiştiği bu topraklarda,
onlar ateşe tapana, putpereste bile kucak açarken,
bize ne oluyorda başkalarına cehennem bileti kesiyoruz,
bu yetkiyi bize kim verdi?
Irkçılık, zaman zaman hortalayan ve insanlığı kırıp geçiren verem, kanser, veba gibi hastalıkları çağrıştırıyor.
Bu hastalıklar nasıl dönem dönem hortlayıp insanlarn ve insanlığın başına bela oluyorsa, aynen öyle ırçılığın hortladığı dönemlerdede aynı milleti oluşturan öğeler birbirlerini yok etmeye çalışarak,
emperyalist ülkelerin ekmeğine yağ sürmektedirler.
Dünya, tüm insanlığı besleyecek kadar büyük toprağa ve ürüne sahip, ah paylaşmayı bilebilsek.
MAZLUM ÇİMEN
SEN BENDEN GİTTİN GİDELİ
Öyle ağırım ki kendime
Sen benden gittin gideli
Tenim küs olmuş tenime
Sen benden gittin gideli
Öyle bıkmışım ki kendimden
Kurudum düştüm dalımdan
Sanki ruhum çıktı canımdan
Sen benden gittin gideli
Bir cefam var idi bin oldu
Aktı gözüm yaşı sel oldu
Yaz baharım döndü kış oldu
Sen benden gittin gideli
Listede 'Limon kızı' kardeşimin adı sehven 'limoni' olarak çıkmıştır.
Düzeltir özür dilerim :-]