Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • destina18.11.2009 - 09:59

    Dün gece sen uyurken..


    ..

  • tevhid17.11.2009 - 23:45

    Bahası ağırdı/r..


    ..

  • Gece Yolcusu17.11.2009 - 23:38

    Mahşer sabahına..


    ..

  • ben17.11.2009 - 23:33

    Ahraz..


    ..

  • uçurumun kenarındayım hızır17.11.2009 - 23:20

    Avcumda kaderin kokusu sinmiş nüshalar..


    ..

  • vasiyet06.11.2008 - 20:28

    Mezarımı kazın bayıra düze..

    Ben celladıma gülümsüyor olacağım bir çift ıslak güvercinle..


    Cân..



    ..

  • mehmet akif ersoy04.11.2008 - 17:52

    Bu akşam size Üstad'ın çok sevdiği, çok tekrar ettiği,Tanbûrî Aziz'in pederi Ali Efendi'nin hicazdan bestelediği bir şarkı ile tebessüm eyleyelim..

    'Şimşir-i ruganınla uruldum ciğerimden
    Cânâ dökülen kanlara bak didelerimden
    Cellâd-ı kaza rahme gelir şerhalarımdan
    Cânâ dökülen kanlara bak didelerimden.. '


    ..

  • ya tahammül ya sefer03.11.2008 - 19:39

    Ve bazen...

    Ne tahammüle mecal kalır..
    Ne sefere takat vardır..


    Hatırlayın ki Efendim böylesi zamanlarda yalnız Mevlâ yârdır..
    Gayr gayrdır..


    ..

  • özlemek03.11.2008 - 19:22

    Ve Efendim..Bakışlarındaki hüzne bir kere değsin isterdim bu gözlerim
    Ah g/özlerim..


    ..

  • özlemek03.11.2008 - 19:19

    Görmeden sevdiklerimizden..

    Vakar..Onu tek kelime ile anlatmak icap etse doğru kelime bu olurdu.Vakar..Ve iman.. Ve gurbet..Ve hüzün.... Ve aşk..

    Bakınız kalbimizin meksur konuğunun hayata bıraktığı izlerden biri…Okurken satırlara düşen iki damlam size emanetimdir Efendim..Saklayınız..

    Yıllar süren firak artık bitmiş ve Akif vatanına kavuşmuştu.Yurda hasta döndü.Şişli Sıhhat Yurdunda tedavi altına alındı.Bundan sonrasını o günlerin yedigün mecmuası muharriri Kandemir’den dinleyelim…

    “-Günün birinde sessiz sedasız yola revan olarak, vatan ufuklarını aşan şair Mehmet Akif, tam onbir yıl süren bir zaferin sonunda işte, bembeyaz bir hastane odasının, bembeyaz bir yatağında solgun, mecalsiz ve bîtap yatıyor..

    Başucundaki sandalyeye oturdum.Ak kılların çerçevelediği bu sapsarı yüze, bu gevşemiş, sarkmış çizgilere, bu yorgun ve dalgın gözlere bakıyordum..

    Zaman denen şeyin gücünü, hayat denen efsanenin sırrını bilmek istiyorum, sonra yavaşca soruyorum:


    -Özlediniz mi bizi üstad..?

    cevab manidardır..


    -Özlemek mi oğlum..? Özlemek mi..? */Tarih ve düşünce-Haziran temmuz 2003/


    ..