bir buse reca edebilir miyim muhterem -nayır(açılmayan terimim için 'katledilen h') -ama çok reca ediyorum, yalniz bir dene -nayir, nolmayacak, ruhuhum esir alamazsin bedenime sahip oldukça -aman be, bir buse istedik dediklerine bak -tamam canım neden kızyorsun, hadi ne istiyorsan al! -yok be ne isticem! -aaa lutfen -nayır! -erolllllll (katledilen 'l') -de get
bilinmeyen bir denklemdi aşk beraber olabilmek için sadece senede senede ... gel dedi aşıklar birbirlerine yaşlanıncaya kadar,mutlu olamadik beraber ama hep birlikte olacağız birimizden birimiz ölünceye dek
geleceğiz, hep geleceğiz o ilk buluştuğumuz kır kahvesine sadece, sadece senede x gün senede x gün
gunler belli olmasa da hep ayni gun ama hangi gun sadece sadece sene x gun senede x gun
Not: senede bir gun şarkısını hatırlayarak okursanız komik bir hava olur :))
ukala diye başlayaraktan, cahilliliği adrese teslim ederekten, koylu agzini bilmeyenlere dem vuraraktan dom dom gurşunu değdi bir avci vurdu beni bir avci yedi beni ah dedim ağladim yaremi bağladım eğ diyar boynunu(numu) eğdi Alllah kerimsin dedi hançer yarası değil dom dom gurşunu değdi gel gel gümüle gel gel gel gümüle gel gel gel gümüle gel böğrüme dom dom gurşunu
bu kelimede bir ihtimal kokusu var. Sanki bu kelime edilmeden once bir 'eğer' kelimesi geçmiş gibi. Eğer gidersen... eh ihtimal uzerinden de hukum vermemek gerek :)
Suyun öğrendiğimde hayret ettiğim özelliklerinden biri +4 ve 0, 0 dan dusuk sıcaklarda gösterdiği yoğunluk özelliğidir. Sudan başka zannedersem hiçbir madde de bu özellik yoktur. Çünkü cisimler ısındıkça hafiflerler, daha doğrusu sıcaklı ve yoğunluk arasında ters bir oranti vardir. Ama suda bu yukarda belirtilen sıcaklıklara uymaz. Su +4 derecede en yuksek yoğunluğuna ulaşır. 0 derecede ise yoğunluk düşmüştür. Bunun nedenini sorduğumuzda bize soylenen suydu. Eger su da diger maddeler gibi sıcaklıkla ters orantili olarak degisen bir yogunluga sahip olsaydi, goller, denizler vs hep dipten donmaya başlayacaktı ve tabii ki su içinde yaşayan canlı kalmayacaktı. Ama işte Allah in hikmeti, su ustten donmaya başlar. Misal kışın yuzeyi buz tutan goller. Yuzey buz iken, dip sividir ve dipteki sicaklik +4 derecedir. +4 derecede suyun yogunlugu en fazladır, yuzeydeki bu ise, 0 derece ve 0 dereceden kucuk daha dusuk yogunluga sahiptir. Yani su sogudukca yogunlugu azalir digerlerine gore. ... Kocaman kayıklar,gemileri uzerinde tutan su(bu tamamen suyun kaldırma kuvvetinin kullanilmasi yoluyla saglanmaktadir) kucucuk bir tasi uzerinde tutamaz. Yani koca bir derya, kucucuk bir tasa yenilir :)) Buradan çıkacak sonuç: Ne kadar buyuk, ne kadar yuce vs olursan ol, kucucuk bir taş bile seni alaşağı edebilir. İşte buna 'taşlama' denir.
Taşlama da esas nokta atılan nesnenin canını yakmak değildir ya da onu tamamen değiştirmek; asıl hedef denize duşen taşlar gibi, atılan nesnenin içine sızmaktır. Misal inkilizcenin Türkçe de uyguladığı taktik budur. Teker teker kelimelerini Türkçe'ye fırlatmakta, daha sonra Türkçe'nin bataklığın içine aldığı madde gibi, dilimizin de o kelimeleri nasıl içine aldığını görmektedirler. İşte bizim de yapmamız gerekn, onların kelimelerini, yani dilimizin içine düşen kelimeleri, biraz bizden bir şeyleri katarak, onlara geri postalamaktır. Örneğin inkilizce, niyork vs gibi :)))
bizdeki ufff olmak inkilizce konusan memlektelerde off oldu ya tekabul eder..bir is yaparken insan, Offf amma da yoruldum gibi bir laf eder. Burda icinde biriken sıkıntı offf ile dışarıya atılmış olur. İşte buradan hareketle offf dışarıya atılmak, serbest kalmak gibi bir mana içerir..Bu inkilizce terimin manasi da sign ve out olan de get manasina tekabul etmektedir.
İngilizce terimleri protesto ediyorum. :) Sirf onlari protesto(bu da sanirim yabanci bir kelime) etmek icin girdim bu terimler.. taslayim kardeslerim, inkilizce terimler taşlayın :)
Akıl Oyunları Dergisi'nin mirasçısı. Oyun ligi adı altında bir olay var bu dergide. Her ay iki tane olmak uzere odullu sorusu var. Eskiden ayın birincisine de odul verilirdi; daha dogrusu ilk uce Simdi ise 6 ayin sonunda birinci olana guzel bir hediye veriliyor.
www.zekaoyunlari.com internet adresinden fazlacana bilgi edinebilirsiniz
bir buse reca edebilir miyim muhterem
-nayır(açılmayan terimim için 'katledilen h')
-ama çok reca ediyorum, yalniz bir dene
-nayir, nolmayacak, ruhuhum esir alamazsin bedenime sahip oldukça
-aman be, bir buse istedik dediklerine bak
-tamam canım neden kızyorsun, hadi ne istiyorsan al!
-yok be ne isticem!
-aaa lutfen
-nayır!
-erolllllll (katledilen 'l')
-de get
yosuna bas yere düş
yere düşmek istiyorsan yosuna bas
yumuşak, yeşil
ve her zaman basacağın yerde olan
bilinmeyen bir denklemdi aşk
beraber olabilmek için
sadece senede
senede
...
gel dedi aşıklar birbirlerine
yaşlanıncaya kadar,mutlu olamadik beraber
ama hep birlikte olacağız
birimizden birimiz ölünceye dek
geleceğiz, hep geleceğiz
o ilk buluştuğumuz kır kahvesine
sadece, sadece
senede x gün
senede x gün
gunler belli olmasa da
hep ayni gun
ama hangi gun
sadece
sadece
sene x gun
senede x gun
Not: senede bir gun şarkısını hatırlayarak okursanız komik bir hava olur :))
ukala diye başlayaraktan, cahilliliği adrese teslim ederekten, koylu agzini bilmeyenlere dem vuraraktan
dom dom gurşunu değdi
bir avci vurdu beni
bir avci yedi beni
ah dedim ağladim
yaremi bağladım
eğ diyar boynunu(numu) eğdi
Alllah kerimsin dedi
hançer yarası değil
dom dom gurşunu değdi
gel gel gümüle gel
gel gel gümüle gel
gel gel gümüle gel
böğrüme
dom dom gurşunu
bu kelimede bir ihtimal kokusu var. Sanki bu kelime edilmeden once bir 'eğer' kelimesi geçmiş gibi.
Eğer gidersen...
eh ihtimal uzerinden de hukum vermemek gerek :)
Suyun Kaldırma Kuvveti Üzerinde Derin Mulahazalar
Suyun öğrendiğimde hayret ettiğim özelliklerinden biri +4 ve 0, 0 dan dusuk sıcaklarda gösterdiği yoğunluk özelliğidir. Sudan başka zannedersem hiçbir madde de bu özellik yoktur. Çünkü cisimler ısındıkça hafiflerler, daha doğrusu sıcaklı ve yoğunluk arasında ters bir oranti vardir. Ama suda bu yukarda belirtilen sıcaklıklara uymaz. Su +4 derecede en yuksek yoğunluğuna ulaşır. 0 derecede ise yoğunluk düşmüştür. Bunun nedenini sorduğumuzda bize soylenen suydu. Eger su da diger maddeler gibi sıcaklıkla ters orantili olarak degisen bir yogunluga sahip olsaydi, goller, denizler vs hep dipten donmaya başlayacaktı ve tabii ki su içinde yaşayan canlı kalmayacaktı. Ama işte Allah in hikmeti, su ustten donmaya başlar. Misal kışın yuzeyi buz tutan goller. Yuzey buz iken, dip sividir ve dipteki sicaklik +4 derecedir. +4 derecede suyun yogunlugu en fazladır, yuzeydeki bu ise, 0 derece ve 0 dereceden kucuk daha dusuk yogunluga sahiptir. Yani su sogudukca yogunlugu azalir digerlerine gore.
...
Kocaman kayıklar,gemileri uzerinde tutan su(bu tamamen suyun kaldırma kuvvetinin kullanilmasi yoluyla saglanmaktadir) kucucuk bir tasi uzerinde tutamaz. Yani koca bir derya, kucucuk bir tasa yenilir :))
Buradan çıkacak sonuç: Ne kadar buyuk, ne kadar yuce vs olursan ol, kucucuk bir taş bile seni alaşağı edebilir. İşte buna 'taşlama' denir.
Taşlama da esas nokta atılan nesnenin canını yakmak değildir ya da onu tamamen değiştirmek; asıl hedef denize duşen taşlar gibi, atılan nesnenin içine sızmaktır. Misal inkilizcenin Türkçe de uyguladığı taktik budur. Teker teker kelimelerini Türkçe'ye fırlatmakta, daha sonra Türkçe'nin bataklığın içine aldığı madde gibi, dilimizin de o kelimeleri nasıl içine aldığını görmektedirler.
İşte bizim de yapmamız gerekn, onların kelimelerini, yani dilimizin içine düşen kelimeleri, biraz bizden bir şeyleri katarak, onlara geri postalamaktır. Örneğin inkilizce, niyork vs gibi :)))
bizdeki ufff olmak inkilizce konusan memlektelerde off oldu ya tekabul eder..bir is yaparken insan, Offf amma da yoruldum gibi bir laf eder. Burda icinde biriken sıkıntı offf ile dışarıya atılmış olur. İşte buradan hareketle offf dışarıya atılmak, serbest kalmak gibi bir mana içerir..Bu inkilizce terimin manasi da sign ve out olan de get manasina tekabul etmektedir.
NOT: İnkilizce kelimeleri taşlayın :)
kapı çalınır, içerden bir ses sorar:
-adin ne
kapıyı çalan söyler
-xxxx
sonra da şifreyi sorar, o da soyler
-yyyyy
buyrun sign ve in olabilirsiniz...
NOT: inkilizce terimleri protesto edin...taşlayın :))
İngilizce terimleri protesto ediyorum. :) Sirf onlari protesto(bu da sanirim yabanci bir kelime) etmek icin girdim bu terimler..
taslayim kardeslerim, inkilizce terimler taşlayın :)
Akıl Oyunları Dergisi'nin mirasçısı. Oyun ligi adı altında bir olay var bu dergide. Her ay iki tane olmak uzere odullu sorusu var. Eskiden ayın birincisine de odul verilirdi; daha dogrusu ilk uce Simdi ise 6 ayin sonunda birinci olana guzel bir hediye veriliyor.
www.zekaoyunlari.com internet adresinden fazlacana bilgi edinebilirsiniz