Deva bulmayacak mı kalbimdeki şu yara Şu çileli gönlümde şimdi her şey kapkara Gönül veda ediyor tatlı hatıralara Şu zavallı gönlümde şimdi her şey kapkara...
Bir yaz sabahı gözlerimin ufkuna erken doğdun güzelim Bir bakışın kalbimi deldi Aşk meltemi neşenle esip ruha dolarken Sevginle taşan kahkahalar ömre bedeldi...
'...İmam Hatip okulları son sınıfında kelam dersi kitabı vardı...Hüseyin Atay,bir de Eski Diyanet İşleri Başkanı vardı; Yazıcıoğlu...İkisi beraber yazmışlar...Yazıcıoğlu,Hüseyin Atay'ın talebesi...Hocasına ses çıkaramamış...Seksen sayfa kitap yazmışlar...Baştan sona yanlış...Kelam dersine gidiyorum...O kadar abes yanlışlar var ki,zavallı zavallı ifadeler var...Aldım,Talim Terbiye'ye yazdım...'Burada yanlış şöyle olmalı,burada böyle olmalı' şeklinde...Ben senelerdir kelam okutuyorum...Baktım yanlışlar bitmiyor...Kitabı çizip; karşısına bu yanlış,şöyle olmalı şeklinde kitabın üstüne yazdım...Olduğu gibi kitabın fotokopisini yaptım,gönderdim...Dedim ki, 'Bu kitabın yanlışlarını düzeltin...Vebali sizin sırtınızda,eğer böyle bir inancınız varsa...' Bana yazı geldi... 'Teşekkür ederiz...Yaptığınız uyarılara; ikinci baskıda,daha sonraki baskılarda dikkat edilecektir...' Daha sonraki baskısı çıktı...Onbeşinci baskıydı...Bir baktım; değişen sadece bir tek şey var; Yazıcıoğlu doçentti,profesör olmuş! Gerisini olduğu gibi basmışlar...'
'...sömürgeci 3000 ailenin sürekli artan servetlerine ve her yıl yeni bir dolar milyarderi çıkmasına rağmen,iç ve dış borçlar da sürekli artıyor...Yani,her iç ve dış borçlanma içeriye yeni bir türedi zengin çıkartıyor...450 milyar dolara doğru tırmanan ve dünyadaki en yüksek iç ve dış borçlanma faizlerini ödeyen,şu an yaşanan kaosla birlikte artık sıcak para ile bile nefes alması mümkün olmayan,vatandaşının borcu 80 katrilyon (60 milyar dolar) çıkmış olup,10 katrilyon (7 milyar doları) icra takibine girmiş,karşılıksız çek miktarı ilk 8 ayda kriz yılı olan 2001'deki miktarın 1,5 katına yükselmiş,bütün ekonomik faaliyetleri dünyayı sarsan inşaat-morgıç sistemi üzerine bina edilmiş,işsiz sayısının sürekli yükseldiği,cari açığını bir türlü kapatamayan,özelleştire özelleştire satacak pek bir şeyi kalmamış ucube bir ekonomi...'
'...tıpkı hilafet meselesinde olduğu gibi başta din kuvvetinden de istifade ve yardım sağlamaya sıcak bakılmış ve ardından bir sağdan geri hareketle Türk'ün dini,şeriatı,uleması kılıçtan geçirilmeye başlanmıştır...Türk milleti bu kahpelikleri unutursa dünyanın en aşağı milletidir...'
'...ama kimin dost,kimin düşman olduğunu siz belirlemiyorsunuz...Bunu sizin adınıza ABD belirliyor...Elektronik sistem yazılımları onların elinde...Ve o bölüme bir Türk subayı ya da mühendisi giremiyor...Bunun anlamı şu: Diyelim Türk Ordusu Kuzey Irak operasyonu başlattı...Birlikler bir direnişle karşılaştı ve hava desteği istedi...Bir Türk F-16 filosu bölgeye ulaştı...Tam o sırada Amerikan savaş uçakları ortaya çıktı...Ve Muavenet Zırhlısı olayındaki gibi yanlışlıkla (!) ateş açtılar...Türk F-16'ları da koruma amaçlı karşılık vermek istediler...Pilotlar hedefe kilitlenmek istiyor...Düğmeye basıyorlar; ama nafile...Hedefe kilitlenemiyorlar...Sistem çalışmıyor...Manuel kullanıma geçip ateşe karşılık verecekler...Ateşleme sistemleri donup kalmış...Çünkü uçaktaki elektronik sistemler yanlışlıkla (!) ateş açan uçakları 'dost' görüyorlar... (......) Maç başlamadan bitiyor...Birlikler tank desteği istiyor...Geç ve güçte olsa tanklar bölgeye ulaşıyor...Koordinatlar telsizle bildirilebilirse bildiriliyor...Sonra? Sonrası acıklı...Sistem çöküveriyor...Silahlar çalışmıyor...Hedefe giden tanklar kendileri hedef oluyor...Elektronik sistemli herşey savaş aracı niteliğinden taşıma aracı niteliğine geçiyor...'
Deva bulmayacak mı kalbimdeki şu yara
Şu çileli gönlümde şimdi her şey kapkara
Gönül veda ediyor tatlı hatıralara
Şu zavallı gönlümde şimdi her şey kapkara...
Dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün
Gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün
Çıkmadın pencereye ne göründün ne güldün
Gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün
Yolcular arasında aradım seni bir bir
Elimde kaldı yazık çiçeklerimle mendil
Getirmiştim sana bir demet beyaz karanfil
Elimde kaldı yazık çiçeklerimle mendil
Bülbül aşıkmış güle
Gül naz eder bülbüle
Gel bana nazlı gülüm
Çektirme artık çile
Bülbül gülün gül bülbülün
Aşıkıyım bir sünbülün
Kalbimin nazlı goncası
Hayatım tatlı sevgilim
Sensin ümidim neşem
Nasıl severim bilsen
Gel bana benim ol sen
Bitsin artık bu elem
Bir yaz sabahı gözlerimin ufkuna erken doğdun güzelim
Bir bakışın kalbimi deldi
Aşk meltemi neşenle esip ruha dolarken
Sevginle taşan kahkahalar ömre bedeldi...
'...İmam Hatip okulları son sınıfında kelam dersi kitabı vardı...Hüseyin Atay,bir de Eski Diyanet İşleri Başkanı vardı; Yazıcıoğlu...İkisi beraber yazmışlar...Yazıcıoğlu,Hüseyin Atay'ın talebesi...Hocasına ses çıkaramamış...Seksen sayfa kitap yazmışlar...Baştan sona yanlış...Kelam dersine gidiyorum...O kadar abes yanlışlar var ki,zavallı zavallı ifadeler var...Aldım,Talim Terbiye'ye yazdım...'Burada yanlış şöyle olmalı,burada böyle olmalı' şeklinde...Ben senelerdir kelam okutuyorum...Baktım yanlışlar bitmiyor...Kitabı çizip; karşısına bu yanlış,şöyle olmalı şeklinde kitabın üstüne yazdım...Olduğu gibi kitabın fotokopisini yaptım,gönderdim...Dedim ki, 'Bu kitabın yanlışlarını düzeltin...Vebali sizin sırtınızda,eğer böyle bir inancınız varsa...' Bana yazı geldi... 'Teşekkür ederiz...Yaptığınız uyarılara; ikinci baskıda,daha sonraki baskılarda dikkat edilecektir...' Daha sonraki baskısı çıktı...Onbeşinci baskıydı...Bir baktım; değişen sadece bir tek şey var; Yazıcıoğlu doçentti,profesör olmuş! Gerisini olduğu gibi basmışlar...'
bkz: ya sev ya ba da ba du
'Banshun' (1949)
Yasujiro Ozu
'...sömürgeci 3000 ailenin sürekli artan servetlerine ve her yıl yeni bir dolar milyarderi çıkmasına rağmen,iç ve dış borçlar da sürekli artıyor...Yani,her iç ve dış borçlanma içeriye yeni bir türedi zengin çıkartıyor...450 milyar dolara doğru tırmanan ve dünyadaki en yüksek iç ve dış borçlanma faizlerini ödeyen,şu an yaşanan kaosla birlikte artık sıcak para ile bile nefes alması mümkün olmayan,vatandaşının borcu 80 katrilyon (60 milyar dolar) çıkmış olup,10 katrilyon (7 milyar doları) icra takibine girmiş,karşılıksız çek miktarı ilk 8 ayda kriz yılı olan 2001'deki miktarın 1,5 katına yükselmiş,bütün ekonomik faaliyetleri dünyayı sarsan inşaat-morgıç sistemi üzerine bina edilmiş,işsiz sayısının sürekli yükseldiği,cari açığını bir türlü kapatamayan,özelleştire özelleştire satacak pek bir şeyi kalmamış ucube bir ekonomi...'
'...tıpkı hilafet meselesinde olduğu gibi başta din kuvvetinden de istifade ve yardım sağlamaya sıcak bakılmış ve ardından bir sağdan geri hareketle Türk'ün dini,şeriatı,uleması kılıçtan geçirilmeye başlanmıştır...Türk milleti bu kahpelikleri unutursa dünyanın en aşağı milletidir...'
'...ama kimin dost,kimin düşman olduğunu siz belirlemiyorsunuz...Bunu sizin adınıza ABD belirliyor...Elektronik sistem yazılımları onların elinde...Ve o bölüme bir Türk subayı ya da mühendisi giremiyor...Bunun anlamı şu: Diyelim Türk Ordusu Kuzey Irak operasyonu başlattı...Birlikler bir direnişle karşılaştı ve hava desteği istedi...Bir Türk F-16 filosu bölgeye ulaştı...Tam o sırada Amerikan savaş uçakları ortaya çıktı...Ve Muavenet Zırhlısı olayındaki gibi yanlışlıkla (!) ateş açtılar...Türk F-16'ları da koruma amaçlı karşılık vermek istediler...Pilotlar hedefe kilitlenmek istiyor...Düğmeye basıyorlar; ama nafile...Hedefe kilitlenemiyorlar...Sistem çalışmıyor...Manuel kullanıma geçip ateşe karşılık verecekler...Ateşleme sistemleri donup kalmış...Çünkü uçaktaki elektronik sistemler yanlışlıkla (!) ateş açan uçakları 'dost' görüyorlar... (......) Maç başlamadan bitiyor...Birlikler tank desteği istiyor...Geç ve güçte olsa tanklar bölgeye ulaşıyor...Koordinatlar telsizle bildirilebilirse bildiriliyor...Sonra? Sonrası acıklı...Sistem çöküveriyor...Silahlar çalışmıyor...Hedefe giden tanklar kendileri hedef oluyor...Elektronik sistemli herşey savaş aracı niteliğinden taşıma aracı niteliğine geçiyor...'