ateizm adı altında yapılan din düşmanlığı uçurumları daha da açıyor.
Yine de her şey de bir hikmet vardır çünkü herkes davranışlarıyla kendi kalitesini gösteriyor. Tahriklere karşı yapılacak en güzel davranış tahrik olmamak, kışkırtmalara gelmemektir.
Peygamberimizin üzerine deve leşi konulmuş, atılan taşlardan kan içinde kalmıştır, ve daha nice zulm ve aşağılama görmüştür ama tahrik olmamıştır tersine Allah'tan af dilemiş. Sünnet sünnet diye tutturuyorsak işte uygulanması gereken bir sünnet. Dinimizin namusunu sakinlikle, sabırla, iyi huylulukla da korunabilinir.
Provokelere gelmeyelim ve şunu hep tekrarlayalım:
'Esas koçyiğit güreşte yenen değildir, asıl koçyiğit öfke zamanında kendisine malik olandır.' Tanım: Hadis-i Şerif Kaynak: Müttefakün Aleyh
Allah insana kaldıramıyacağı bir yük vermez, o yüzden hamileliğie kadına verilmiş bir yük olarak değil tersine bir nimet olarak bakıyorum. Tabi erkek olduğumdan bunu demem basitlik ve ukalılık gibi gözükse de Allah'ın kadına veridiği bu özel değerden erkeğin yoksun olduğunu düşünmekte lazım.
Nasıl acılar insanı olgunlaştırıyorsa, onca ay sıkıntı ve acıyla bir canı taşımak anneyi doğacak çocuğa daha çok bağlıyordur diye düşünuyorum. Belki bilmediğimiz daha çok hikmeti vardır. İstisnalar kaideyi bozmaz dersek bence onur verici bir görev...
Neyse hiç hissedemiyeceğim bir olay üzerine daha fazla bilgiçlik taslamayım :) .
ortaokuldayken bir arkadaşım seyretmedim dediğinde baya şaşırmıştım, herhalde çocukluğun verdiği bir ukalalıktı benimkisi ama hala bu filmi izlemeyen bir türkle tanışsam şaşırmadam edemiyorum nedense :)
konu yoldan çıkmadan hemen Susurluk hakkındaki en önemli özelliklerini söylemek lazım:
Tabi ki ayranı, kaşarlı tostu, ünlü mola merkezleri ve çeşit çeşit peyni çeşitleri...
3 Kasım 1996'da ne olduğunu çok merak edenler, kazanın olduğu yerden bir ötedeki ''Ayran Evleri''nden birine otursunlar, ayranlarını içip tostlarını yerken ''Susurluk Skandalı''nı konuşsunlar :)
Ne kadar Edgar Alan Poe'nun varisçisi dense de Gotik edebiyatının tartışılmaz babasıdır. İzlediğiniz yaşayan ölüler, öcüler böcüler gibi filmlerden tutun Stephan King, Dean R. Koontz, Anne Rice, Clive Baker, Robin Cook gibi yazarlardan bile çok önceleri dünyaya korku dünyasının kapılarını açan dehşet bir yazar...
İzlediğiniz korku ya da gerilim filmlerinin temalarının çoğunun bu kişiye dayandığına emin olabilirsiniz.
Hani bir kitap okursunuz da yazarı deli meli sanarsınız ama kendisini tanıyınca o kadar da akıl hastası biri olmadığını anlarsınız lakin H. P. öyle değil. Yazdıklarıyla kişiliği bitişik bir insan diyebiliriz. Hakkında çok spekulasyonlar olsa da garip olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. :) yine de terörden çok edebiyat yanı ağır basan biri...
Kasıtlı tahriklerin, kışkırtmaların, provokelerin yapıldığı bir terim.
Tabi sloganları da unutmayalım. Köprülerün yıkılıp ucurumların daha da açılması çok üzücü...
Ama en üzücüsü bu tahriklere çok koalyca gelip şekilden şekile girmemiz...
ateizm adı altında yapılan din düşmanlığı uçurumları daha da açıyor.
Yine de her şey de bir hikmet vardır çünkü herkes davranışlarıyla kendi kalitesini gösteriyor. Tahriklere karşı yapılacak en güzel davranış tahrik olmamak, kışkırtmalara gelmemektir.
Peygamberimizin üzerine deve leşi konulmuş, atılan taşlardan kan içinde kalmıştır, ve daha nice zulm ve aşağılama görmüştür ama tahrik olmamıştır tersine Allah'tan af dilemiş. Sünnet sünnet diye tutturuyorsak işte uygulanması gereken bir sünnet. Dinimizin namusunu sakinlikle, sabırla, iyi huylulukla da korunabilinir.
Provokelere gelmeyelim ve şunu hep tekrarlayalım:
'Esas koçyiğit güreşte yenen değildir, asıl koçyiğit öfke zamanında kendisine malik olandır.'
Tanım: Hadis-i Şerif
Kaynak: Müttefakün Aleyh
Allah insana kaldıramıyacağı bir yük vermez, o yüzden hamileliğie kadına verilmiş bir yük olarak değil tersine bir nimet olarak bakıyorum. Tabi erkek olduğumdan bunu demem basitlik ve ukalılık gibi gözükse de Allah'ın kadına veridiği bu özel değerden erkeğin yoksun olduğunu düşünmekte lazım.
Nasıl acılar insanı olgunlaştırıyorsa, onca ay sıkıntı ve acıyla bir canı taşımak anneyi doğacak çocuğa daha çok bağlıyordur diye düşünuyorum. Belki bilmediğimiz daha çok hikmeti vardır. İstisnalar kaideyi bozmaz dersek bence onur verici bir görev...
Neyse hiç hissedemiyeceğim bir olay üzerine daha fazla bilgiçlik taslamayım :) .
ortaokuldayken bir arkadaşım seyretmedim dediğinde baya şaşırmıştım, herhalde çocukluğun verdiği bir ukalalıktı benimkisi ama hala bu filmi izlemeyen bir türkle tanışsam şaşırmadam edemiyorum nedense :)
Bir zamanlar tek kanal olan TRT1'de uluslararası Buz Pateni müsabakalarını ailecek izleye izleye kelime haznemize soktuğumuz bir terim :)
konu yoldan çıkmadan hemen Susurluk hakkındaki en önemli özelliklerini söylemek lazım:
Tabi ki ayranı, kaşarlı tostu, ünlü mola merkezleri ve çeşit çeşit peyni çeşitleri...
3 Kasım 1996'da ne olduğunu çok merak edenler, kazanın olduğu yerden bir ötedeki ''Ayran Evleri''nden birine otursunlar, ayranlarını içip tostlarını yerken ''Susurluk Skandalı''nı konuşsunlar :)
ne yazakcaktım buraya ya...
'Her asırda birkaç kişi düşünür, gerisi düşünenleri düşünür.'
Cemil Meriç
Irak'ı ABD Nasıl Özgürleştirecek Projesi:
http://www.barabanow.com/iraqfree.html
İsminin açılımı Howard Phillips Lovecraft.
Ne kadar Edgar Alan Poe'nun varisçisi dense de Gotik edebiyatının tartışılmaz babasıdır. İzlediğiniz yaşayan ölüler, öcüler böcüler gibi filmlerden tutun Stephan King, Dean R. Koontz, Anne Rice, Clive Baker, Robin Cook gibi yazarlardan bile çok önceleri dünyaya korku dünyasının kapılarını açan dehşet bir yazar...
İzlediğiniz korku ya da gerilim filmlerinin temalarının çoğunun bu kişiye dayandığına emin olabilirsiniz.
Hani bir kitap okursunuz da yazarı deli meli sanarsınız ama kendisini tanıyınca o kadar da akıl hastası biri olmadığını anlarsınız lakin H. P. öyle değil. Yazdıklarıyla kişiliği bitişik bir insan diyebiliriz. Hakkında çok spekulasyonlar olsa da garip olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. :) yine de terörden çok edebiyat yanı ağır basan biri...