Görmeyenlere yazmaya çalışan kardeşlerim düşünenden başka kim ders alır, bari esas görenlere örnek olsun:
'Peygamber Efendimiz her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve engin gönüllü idi. Asla asık suratlı, katı kalpli, kavgacı, şarlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildi.'
'Ne kötü söz söyler, ne de kimseye kötülük etmek isterdi. Resulullah konuşurken sözleri birbirine ulamaz, uzatmazdı. Sözü ayıra ayıra söyler, dinleyenlerin gönüllerine sindirirdi. Bir şey anlatırken de kelimeleri tane tane söylerdi. O kadar ki, isteyen onları sayabilir, ezberleyebilirdi.'
'Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayâl kırıklığına uğratmaz ve onları isteklerinden bütünüyle mahrum etmezdi.'
'Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boşboğazlık ve faydasız şeyler. Şu üç husustan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ve gizli yanlarını öğrenmeye çalışmazlardı.'
- o -
Duymayanlara bağıran kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari duyanlara ibret olsun:
Hz. Ömer zamanında kaviminin dini ve namusu için öfkeyle sıktığı kılıcı ile peygamberimizin evinin yolunu tutmamış mıydı?
Bizler Hz. Muhamed'i ve sahabesini yüceltiyoruz ama hepsi sonradan müslüman olan insanlardı. Düşünelim lütfen, bizler o gün peygamberimizin yanında olsaydık, peygamberimizi öldürmek için gelen Hz. Ömer'e ne yapardık? Ama o sevenlerine de durun dedi ve kapısı açık Hz. Ömeri bekledi çünkü sünnet dediğimiz de Allah'a teslim olmaktır, nedir gibi bir site de ölüm tehditleri yağdırıp hırlamak değildir.
- o -
Vicdanı sızlamayanların üzerine giden kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari anlayanlara öğüt olsun:
'Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk? Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...' (Mevlana)
Görmeyenlere yazmaya çalışan kardeşlerim düşünenden başka kim ders alır, bari esas görenlere örnek olsun:
''Peygamber Efendimiz her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve engin gönüllü idi. Asla asık suratlı, katı kalpli, kavgacı, şarlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildi.''
'Ne kötü söz söyler, ne de kimseye kötülük etmek isterdi. Resulullah konuşurken sözleri birbirine ulamaz, uzatmazdı. Sözü ayıra ayıra söyler, dinleyenlerin gönüllerine sindirirdi. Bir şey anlatırken de kelimeleri tane tane söylerdi. O kadar ki, isteyen onları sayabilir, ezberleyebilirdi.''
''Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayâl kırıklığına uğratmaz ve onları isteklerinden bütünüyle mahrum etmezdi.''
''Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boşboğazlık ve faydasız şeyler. Şu üç husustan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ve gizli yanlarını öğrenmeye çalışmazlardı.''
- o -
Duymayanlara bağıran kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari duyanlara ibret olsun:
Hz. Ömer zamanında kaviminin dini ve namusu için öfkeyle sıktığı kılıcı ile peygamberimizin evinin yolunu tutmamış mıydı?
Bizler Hz. Muhamed'i ve sahabesini yüceltiyoruz ama hepsi sonradan müslüman olan insanlardı. Düşünelim lütfen, bizler o gün peygamberimizin yanında olsaydık, peygamberimizi öldürmek için gelen Hz. Ömer'e ne yapardık? Ama o sevenlerine de durun dedi ve kapısı açık Hz. Ömeri bekledi çünkü sünnet dediğimiz de Allah'a teslim olmaktır, nedir gibi bir site de ölüm tehditleri yağdırıp hırlamak değildir.
- o -
Vicdanı sızlamayanların üzerine giden kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari anlayanlara uyarı olsun:
''Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk? Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...'' (Mevlana)
Hz. Ömer zamanında kaviminin dini ve namusu için öfkeyle sıktığı kılıcı ile peygamberimizin evinin yolunu tutmamış mıydı?
Bizler Hz. Muhamed'i ve sahabesini yüceltiyoruz ama hepsi sonradan müslüman olan insanlardı. Düşünelim lütfen, bizler o gün peygamberimizin yanında olsaydık, peygamberimizi öldürmek için gelen Hz. Ömer'e ne yapardık? Ama o sevenlerine de durun dedi ve kapısı açık Hz. Ömeri bekledi çünkü sünnet dediğimiz de Allah'a teslim olmaktır, nedir gibi bir site de ölüm tehditleri yağdırıp hırlamak değildir.
Zamanında dilimi yakan yoğurda üflemekten dilim yoruldu belki derdimden siz anlarsınız diye düşüncelerimi paylaşıyorum...
MSN Messenger 7 Beta da olan Wink opsiyonu yani animasyonlar orjinalinde olmayacak. Sebeplerindne en önemlisi animasyonların belli bir zaman limiti (time limit) var. Bunlar çok kolay oynanıp zaman limiti sınırsız yapılabilir. Yani dolduracağınız ya da size yeni yollanan Wink ekranınızı kaplayıp sonsuz tekrar moduna geçebilir. Eğer bunu yapan pis bir hackersa, animasyonu ve bilgisayarı kapatma komutlarını bile iptal edebilir. Tavsiyem netten yeni wink doldurmadan, programla gelen Wink'leri kullanmanız. Bir de sadece güvendiğiniz arkadaşlarınızı kontağınızı açmanız. Tabi hackerları engellemenin %100 bir çözümü yok. Bu sadece riski azaltır, lakin arkdaşınız bile farkında olmadan zararlı bir wink indirip sizin msninizle deneme gafletine düşebilir...
Her şeye rağmen MSN Messenger 7 Beta gerçekten çok eğlenceli...
İnanılır gibi değil: Türkiye'ye ana dilde yayın ve eğitim dayatan Avrupa bunlardan vazgeçmeye başladı. Çokkültürlülüğün kalesi sayılan Hollanda, haftada 2.5 saatlik anadilde eğitim uygulamasına 'Uyumu güçleştiriyor' gerekçesiyle son verdi. 30 yıldır her akşam kamu radyo kanalı NPS'den yapılan 45 dakikalık Türkçe yayın da eylülden itibaren haftada 45 dakikaya indirildi. Gerekçe yine aynı: 'Bu yayınlar Türklerin uyumuna engel oluyor.' Hollanda'nın 4 büyük kentine her hafta yarım saat Türkçe yayın yapan MTNL televizyonu da yılbaşından itibaren Hollandacaya dönüyor. * * * 20 yıldır NPS Türkçe yayınlarını yöneten Ahmet Azdural durumu şöyle değerlendiriyor: 'Bir panik havası var. Ayrımcı bir rejime doğru gidiyoruz. İlk kez Hollandalılar 'Sizler ve bizler' diye konuşmaya başladı.' 11 Eylül saldırısının yaşandığı gün, Azdural'ın 15 yıllık komşusu kapısını öfkeyle yumruklayıp 'Sen ne diyorsun bu işe' diye sormuş. Hollandalı tarihçi Geert Mac, cumartesi makalesinde 'Zihnimizin kapısını açtık ve kilerdeki korkularımızı dışavurduk' diye yazdı. Acı ama gerçek: Barış içinde bir arada yaşamanın simgesi 'Hollanda modeli' çöküyor. * * * ODTÜ Avrupa Araştırmaları Merkezi'nin Hollandalı sivil toplum kuruluşu Forum'la birlikte düzenlediği toplantı bunu doğruladı. Amsterdam Üniversitesi'nden siyasi kültür profesörü Jos de Beus konuşmasında 'Çokkültürlülük modelimiz pratikte çöktü' dedi ve -Türkiye'ye telkin edilenin tersine - 'demokrasinin selameti için alt kültürlerin baskısının zayıflatılması gerektiğini' söyledi. Bir Türk gözlemci bu talebi şöyle yorumladı: 'İşin sonu modern bir aparthaid'a gidiyor.' * * * 'Irk ayrımcılığı' anlamına gelen 'apartheid', Hollanda kökenli bir sözcük... Avrupa'nın hafızası bu sözcüğün insanlığı nereye sürüklediğini iyi hatırlıyor. Ancak şimdilerde o dersler unutulmuşa benziyor. Bu kez de genetik değil, kültürel bir ayrımcılık yaşlı kıtayı kuşatıyor. Yeni ırkçılık, 'kimlik ve din farklılığı' üzerine kuruluyor. Eğitim, 'siyah' ve 'beyaz'ların okullarında ayrı sürüyor. Yabancılar, özellikle de Müslümanlar düşman muamelesi görüyor. Müslümanlara çatarak seçime giren aşırı sağcı Pim Fortuyn'in partisi 150 sandalyeli parlamentoda 26 üyelik alıyor. Onun öldürülmesinden sonra kurulan, Geert Wilders'in partisi aynı söylemle kamuoyu yoklamalarında 23 sandalyeye ulaşmış görünüyor. Zanlıları teşhir etmemeyi ilke edinen Hollanda basını, ırkçı Van Gogh'un Faslı katil zanlısının fotoğrafını, 'Yayımlanmasındaki kamusal çıkar, yayımlanmamasındaki bireysel çıkardan fazla' gerekçesiyle basıyor. Medyada, sokakta, yabancılara tahammül azalırken, öfke büyüyor. Hollanda, 11 Eylül'le gelen güvenlik kaygıları içinde 'Ya sev, ya terk et' diyor. * * * Avrupa Birliği'nin dönem başkanı Hollanda, Avrupa'nın laboratuvarı durumunda... Politikalar önce burada sınanıyor. Ve Türkiye, tam da 'yeni ırkçılık'ın, 'medeniyetler çatışması'nın temellerinin atıldığı bu ortamda Avrupa'nın kapısını çalıyor. Hepimize kolay gelsin!
Hasetten sakınınız. Çünkü haset, ateşin odunu yemesi gibi iyilikleri yer.
TANIM: Hadis-i Şerif KAYNAK: Müttefakün Aleyh
AÇIKLAMA: Haset, iyi ve güzel şeyleri imrenerek istemek değil; huzursuzluk duyarak çekiştirmektir bir anlamda. Onun için haset edenin pozitif düşündüğü ya da pozitif hali olduğu düşünülemez. Bu gibi durumlarda kendini muhafaza, yapılabilecek en güzel davranıştır.
Kur’an-ı Kerim’de Felak Suresi’nde de özetle “Haset edenin haset ettiği zaman şerrinden Allah’a sığınırım” denilmektedir.
Mü’min bir kulun gönlü Allah’ın Nur’u ile dolduğundan; orada haset bir oluşum bulunması mümkün olmayacağını düşünüyorum.
Takva sadece giyim kuşama dikkat etmek değildir yolumuza konulan tuzaklara da dikkat etmek gerekir... Öğrendiklerimizi özümseyelim ve dikenli yollardan geçtiğimize dikkat edelim, LÜTFEN TAHRİKLERE KARŞI ZAYIF DÜŞMEYELİM.
Hep bir şeyler için çırpınıp duruyoruz lakin, benzetme yerinde olursa, oltada çırpınan balığa benzemeyelim. İşte o oltanın ucuna koydukları yem olan solucanlara tiksindirici diyorsak lütfen örneğimi anlayınız.
Anlayış ya da saygı beklediğimiz kişilerin kendilerine bir yararı yok. Bizse her gün kaç defa çözümü kendimize telkin ediyoruz, nedir bu:
Fatiha Suresi, 5. Ayet: ''(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.''
Görmeyenlere yazmaya çalışan kardeşlerim düşünenden başka kim ders alır, bari esas görenlere örnek olsun:
'Peygamber Efendimiz her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve engin gönüllü idi. Asla asık suratlı, katı kalpli, kavgacı, şarlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildi.'
'Ne kötü söz söyler, ne de kimseye kötülük etmek isterdi. Resulullah konuşurken sözleri birbirine ulamaz, uzatmazdı. Sözü ayıra ayıra söyler, dinleyenlerin gönüllerine sindirirdi. Bir şey anlatırken de kelimeleri tane tane söylerdi. O kadar ki, isteyen onları sayabilir, ezberleyebilirdi.'
'Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayâl kırıklığına uğratmaz ve onları isteklerinden bütünüyle mahrum etmezdi.'
'Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boşboğazlık ve faydasız şeyler. Şu üç husustan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ve gizli yanlarını öğrenmeye çalışmazlardı.'
- o -
Duymayanlara bağıran kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari duyanlara ibret olsun:
Hz. Ömer zamanında kaviminin dini ve namusu için öfkeyle sıktığı kılıcı ile peygamberimizin evinin yolunu tutmamış mıydı?
Bizler Hz. Muhamed'i ve sahabesini yüceltiyoruz ama hepsi sonradan müslüman olan insanlardı. Düşünelim lütfen, bizler o gün peygamberimizin yanında olsaydık, peygamberimizi öldürmek için gelen Hz. Ömer'e ne yapardık? Ama o sevenlerine de durun dedi ve kapısı açık Hz. Ömeri bekledi çünkü sünnet dediğimiz de Allah'a teslim olmaktır, nedir gibi bir site de ölüm tehditleri yağdırıp hırlamak değildir.
- o -
Vicdanı sızlamayanların üzerine giden kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari anlayanlara öğüt olsun:
'Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...'
(Mevlana)
Görmeyenlere yazmaya çalışan kardeşlerim düşünenden başka kim ders alır, bari esas görenlere örnek olsun:
''Peygamber Efendimiz her zaman güler yüzlü, yumuşak huylu ve engin gönüllü idi. Asla asık suratlı, katı kalpli, kavgacı, şarlatan, kusur bulucu, dalkavuk ve kıskanç değildi.''
'Ne kötü söz söyler, ne de kimseye kötülük etmek isterdi. Resulullah konuşurken sözleri birbirine ulamaz, uzatmazdı. Sözü ayıra ayıra söyler, dinleyenlerin gönüllerine sindirirdi. Bir şey anlatırken de kelimeleri tane tane söylerdi. O kadar ki, isteyen onları sayabilir, ezberleyebilirdi.''
''Hoşlanmadığı şeyleri görmezlikten gelir, kendisinden beklentisi olan kimseleri hayâl kırıklığına uğratmaz ve onları isteklerinden bütünüyle mahrum etmezdi.''
''Üç şeyden titizlikle uzak dururlardı: Ağız kavgası, boşboğazlık ve faydasız şeyler. Şu üç husustan da titizlikle sakınırlardı: Hiç kimseyi kötülemezler, kınamazlar ve hiç kimsenin aybı ve gizli yanlarını öğrenmeye çalışmazlardı.''
- o -
Duymayanlara bağıran kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari duyanlara ibret olsun:
Hz. Ömer zamanında kaviminin dini ve namusu için öfkeyle sıktığı kılıcı ile peygamberimizin evinin yolunu tutmamış mıydı?
Bizler Hz. Muhamed'i ve sahabesini yüceltiyoruz ama hepsi sonradan müslüman olan insanlardı. Düşünelim lütfen, bizler o gün peygamberimizin yanında olsaydık, peygamberimizi öldürmek için gelen Hz. Ömer'e ne yapardık? Ama o sevenlerine de durun dedi ve kapısı açık Hz. Ömeri bekledi çünkü sünnet dediğimiz de Allah'a teslim olmaktır, nedir gibi bir site de ölüm tehditleri yağdırıp hırlamak değildir.
- o -
Vicdanı sızlamayanların üzerine giden kardeşlerim, düşünenden başka kim ders alır, bari anlayanlara uyarı olsun:
''Beri gel, beri! Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...''
(Mevlana)
''Her büyük adam kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır''
Cemil Meriç
Hz. Ömer zamanında kaviminin dini ve namusu için öfkeyle sıktığı kılıcı ile peygamberimizin evinin yolunu tutmamış mıydı?
Bizler Hz. Muhamed'i ve sahabesini yüceltiyoruz ama hepsi sonradan müslüman olan insanlardı. Düşünelim lütfen, bizler o gün peygamberimizin yanında olsaydık, peygamberimizi öldürmek için gelen Hz. Ömer'e ne yapardık? Ama o sevenlerine de durun dedi ve kapısı açık Hz. Ömeri bekledi çünkü sünnet dediğimiz de Allah'a teslim olmaktır, nedir gibi bir site de ölüm tehditleri yağdırıp hırlamak değildir.
Zamanında dilimi yakan yoğurda üflemekten dilim yoruldu belki derdimden siz anlarsınız diye düşüncelerimi paylaşıyorum...
MSN Messenger Plus çok tehlikeli (akıllı) virus içermektedir, dikkatinize duyrulur.
MSN Messenger 7 Beta da olan Wink opsiyonu yani animasyonlar orjinalinde olmayacak. Sebeplerindne en önemlisi animasyonların belli bir zaman limiti (time limit) var. Bunlar çok kolay oynanıp zaman limiti sınırsız yapılabilir. Yani dolduracağınız ya da size yeni yollanan Wink ekranınızı kaplayıp sonsuz tekrar moduna geçebilir. Eğer bunu yapan pis bir hackersa, animasyonu ve bilgisayarı kapatma komutlarını bile iptal edebilir. Tavsiyem netten yeni wink doldurmadan, programla gelen Wink'leri kullanmanız. Bir de sadece güvendiğiniz arkadaşlarınızı kontağınızı açmanız. Tabi hackerları engellemenin %100 bir çözümü yok. Bu sadece riski azaltır, lakin arkdaşınız bile farkında olmadan zararlı bir wink indirip sizin msninizle deneme gafletine düşebilir...
Her şeye rağmen MSN Messenger 7 Beta gerçekten çok eğlenceli...
Avrupa için bir dönüm noktası
Can Dundar - Milliyet
Amsterdam
İnanılır gibi değil:
Türkiye'ye ana dilde yayın ve eğitim dayatan Avrupa bunlardan vazgeçmeye başladı.
Çokkültürlülüğün kalesi sayılan Hollanda, haftada 2.5 saatlik anadilde eğitim uygulamasına 'Uyumu güçleştiriyor' gerekçesiyle son verdi.
30 yıldır her akşam kamu radyo kanalı NPS'den yapılan 45 dakikalık Türkçe yayın da eylülden itibaren haftada 45 dakikaya indirildi.
Gerekçe yine aynı:
'Bu yayınlar Türklerin uyumuna engel oluyor.'
Hollanda'nın 4 büyük kentine her hafta yarım saat Türkçe yayın yapan MTNL televizyonu da yılbaşından itibaren Hollandacaya dönüyor.
* * *
20 yıldır NPS Türkçe yayınlarını yöneten Ahmet Azdural durumu şöyle değerlendiriyor:
'Bir panik havası var. Ayrımcı bir rejime doğru gidiyoruz. İlk kez Hollandalılar 'Sizler ve bizler' diye konuşmaya başladı.'
11 Eylül saldırısının yaşandığı gün, Azdural'ın 15 yıllık komşusu kapısını öfkeyle yumruklayıp 'Sen ne diyorsun bu işe' diye sormuş.
Hollandalı tarihçi Geert Mac, cumartesi makalesinde 'Zihnimizin kapısını açtık ve kilerdeki korkularımızı dışavurduk' diye yazdı.
Acı ama gerçek:
Barış içinde bir arada yaşamanın simgesi 'Hollanda modeli' çöküyor.
* * *
ODTÜ Avrupa Araştırmaları Merkezi'nin Hollandalı sivil toplum kuruluşu Forum'la birlikte düzenlediği toplantı bunu doğruladı.
Amsterdam Üniversitesi'nden siyasi kültür profesörü Jos de Beus konuşmasında 'Çokkültürlülük modelimiz pratikte çöktü' dedi ve -Türkiye'ye telkin edilenin tersine - 'demokrasinin selameti için alt kültürlerin baskısının zayıflatılması gerektiğini' söyledi.
Bir Türk gözlemci bu talebi şöyle yorumladı:
'İşin sonu modern bir aparthaid'a gidiyor.'
* * *
'Irk ayrımcılığı' anlamına gelen 'apartheid', Hollanda kökenli bir sözcük...
Avrupa'nın hafızası bu sözcüğün insanlığı nereye sürüklediğini iyi hatırlıyor. Ancak şimdilerde o dersler unutulmuşa benziyor.
Bu kez de genetik değil, kültürel bir ayrımcılık yaşlı kıtayı kuşatıyor.
Yeni ırkçılık, 'kimlik ve din farklılığı' üzerine kuruluyor.
Eğitim, 'siyah' ve 'beyaz'ların okullarında ayrı sürüyor. Yabancılar, özellikle de Müslümanlar düşman muamelesi görüyor.
Müslümanlara çatarak seçime giren aşırı sağcı Pim Fortuyn'in partisi 150 sandalyeli parlamentoda 26 üyelik alıyor.
Onun öldürülmesinden sonra kurulan, Geert Wilders'in partisi aynı söylemle kamuoyu yoklamalarında 23 sandalyeye ulaşmış görünüyor.
Zanlıları teşhir etmemeyi ilke edinen Hollanda basını, ırkçı Van Gogh'un Faslı katil zanlısının fotoğrafını, 'Yayımlanmasındaki kamusal çıkar, yayımlanmamasındaki bireysel çıkardan fazla' gerekçesiyle basıyor.
Medyada, sokakta, yabancılara tahammül azalırken, öfke büyüyor.
Hollanda, 11 Eylül'le gelen güvenlik kaygıları içinde 'Ya sev, ya terk et' diyor.
* * *
Avrupa Birliği'nin dönem başkanı Hollanda, Avrupa'nın laboratuvarı durumunda...
Politikalar önce burada sınanıyor.
Ve Türkiye, tam da 'yeni ırkçılık'ın, 'medeniyetler çatışması'nın temellerinin atıldığı bu ortamda Avrupa'nın kapısını çalıyor.
Hepimize kolay gelsin!
[email protected]
Hasetten sakınınız. Çünkü haset, ateşin odunu yemesi gibi iyilikleri yer.
TANIM: Hadis-i Şerif
KAYNAK: Müttefakün Aleyh
AÇIKLAMA:
Haset, iyi ve güzel şeyleri imrenerek istemek değil; huzursuzluk duyarak çekiştirmektir bir anlamda. Onun için haset edenin pozitif düşündüğü ya da pozitif hali olduğu düşünülemez. Bu gibi durumlarda kendini muhafaza, yapılabilecek en güzel davranıştır.
Kur’an-ı Kerim’de Felak Suresi’nde de özetle “Haset edenin haset ettiği zaman şerrinden Allah’a sığınırım” denilmektedir.
Mü’min bir kulun gönlü Allah’ın Nur’u ile dolduğundan; orada haset bir oluşum bulunması mümkün olmayacağını düşünüyorum.
haset demektir...
Takva sadece giyim kuşama dikkat etmek değildir yolumuza konulan tuzaklara da dikkat etmek gerekir... Öğrendiklerimizi özümseyelim ve dikenli yollardan geçtiğimize dikkat edelim, LÜTFEN TAHRİKLERE KARŞI ZAYIF DÜŞMEYELİM.
Hep bir şeyler için çırpınıp duruyoruz lakin, benzetme yerinde olursa, oltada çırpınan balığa benzemeyelim. İşte o oltanın ucuna koydukları yem olan solucanlara tiksindirici diyorsak lütfen örneğimi anlayınız.
Anlayış ya da saygı beklediğimiz kişilerin kendilerine bir yararı yok. Bizse her gün kaç defa çözümü kendimize telkin ediyoruz, nedir bu:
Fatiha Suresi, 5. Ayet: ''(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.''