1.1898 yılına Meksika'yı işgal ettiğini ve aynı yıl Küba'ya girdiğini,
2.1921 yılında Nikaragua'ya saldırıp, anti-emperyalist direniş hareketinin lideri Sandino ile birlikte 300 devrimciyi öldürerek uzun yıllar sürecek 'terör dönemini' başlattığını,
3.1945 yılında Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine ATOM BOMBASi atarak yüz binlerce masum insanı katlettiğini, yüz binlerce kişiyi de sakat bıraktığını,
4.1950-1953 yılları arasında Kore'de yüz binlerce yurtseverin canına kıydığını,
5.1954 yılında Guetamala'ya girerek binlerce Guetamala'lıyı öldürdüğünü,
6.1955 yılında Endonezya, Laos ve Kamboçya'da CIA'nın operasyonları sonucunda binlerce sivil insanın öldürüldüğünü,
7.1956 yılında Fidel Castro'nun önderlik ettiği, Küba Devrimi sırasında diktatör Batista'ya verdiği askeri destekle üç yıl içinde yaklaşık 60.000 Küba'lının ölümünde payı olduğunu,
8.1961 yılında Küba'ya karşı Domuzlar Körfezi saldırısını örgütlediği,
9.1965 yılında Endonezya'da diktatör Suharto'nun, komünistlere ve ilericilere karşı gerçekleştirdiği ve 1 MİLYON'a yakın cana mal olduğu vahşette parmağı olduğunu,
10. Aynı yıl (1965) Dominik Cumhuriyeti'ne paraşüt birlikleri indirdiğini ve 10.000'nin üzerinde Dominik'liyi öldürdüğünü,
11.1975 yılında Vietnam'dan kovulduğunda, arkasında 1 MİLYON'nun üzerinde ölü ve sakat bıraktığını, Vietnam'a attığı bombaların II.Dünya Savaşı sırasında Avrupa'ya düşen toplam bomba sayısının yarısından fazla olduğunu,
12. Kamboçya ve Laos'ta gerici rejimleri desteklediğini,1970-1975 yılları arasında süren savaşlarda yaşamını yitiren 1 MİLYON'dan fazla insanın ölümünden sorumlu olduğunu,
13.1973 yılında Şili'de General Pinochet tarafından Cumhurbaşkanı Salvador Allende'ye karşı girişilen ve Allende ile birlikte 30.000 yurtsever Şilili'nin öldürüldüğü faşist askeri darbenin planlayıcısı olduğunu,
14.1975'li yıllarda Arjantin'deki faşist askeri darbelere destek verdiğini, 'Demokratik Direniş Hareket'leri sırasında 'Kaybolan' 30.000 Arjantin'li devrimcinin ölümünden en az darbeci generaller kadar sorumlu olduğunu,
15.1970-1980 yılları arasında Türkiye'deki, anti-emperyalist, yurtsever insanların üzerine faşistleri kışkırtarak 10.000'e yakın yurtseverin ölümünden sorumlu olduğunu,
16.1980'de Türkiye'deki darbeci generallere destek vererek askeri darbenin yapılması ve binlerce aydının tutuklanmasından ve ölümünden sorumlu olduğunu,
17.1983 yılında Lübnan'a 14.000 deniz piyadesi çıkardığını, düzenlediği operasyonlarda asker ve sivil binlerce Lübnan'lıyı katlettiğini, aynı yıl Lübnan'a ikinci kez saldırıp kentleri ve köyleri bombaladığını,
18. Aynı yıl (1983) Grenada'yı işgal ettiğini, yüzlerce yurtseveri öldürdüğünü,
19.1984 yılında İran-Irak savaşında Irak'a destek verip, silah satmak için savaşı kızıştırdığını, on binlerce sivilin ölümünden sorumlu olduğunu,
20.1986 yılında Libya'yı bombaladığını,
21.1989 yılında Panama'ya asker çıkardığını ve 5000 Panamalı'yı öldürdüğünü,
22.1991 yılında Körfez Savaşı sırasında uçaklarının 12.000 sorti yaptığını, attıkları bombalarla 100.000 sivil Irak'lıyı öldürdüğünü,1 MİLYON'a yakın çocuğun ambargo yüzünden ölümünden sorumlu olduğunu,
23.2001 yılında faşist İsrail liderine destek vererek binlerce Filistinli'nin ölümünden ve yaralanmasından sorumlu olduğunu,
24.2002 yılında, dünyanın 5. büyük petrol ihraç eden ülkesi Venezuella'nın sosyalist, anti-amerikan görüşlü devlet başkanı Chavez'i düşürmek için, halkı ayaklandırıp, ülkeyi karıştırdığını ve dışarıdan petrol alır duruma getirdiğini,
25.2003 YILINDA iSE, IRAK'IN PETROLÜNÜ ELE GEÇİRMEK İÇİN IRAK'A
SALDIRACAĞINI, YÜZBİNLERCE MASUM SİVİLİN ÖLECEĞİNİ, NÜKLEER SİLAH
KULLANACAĞINI B i L i Y O R M U Y D U N U Z? ? ?
Sahi Terörizm ne demekti?
Amerika Birleşik Devletleri'nin 1945-1975 (sadece 30 yıl içerisinde)
yılları arasında tam 215 kez askeri güce başvurduğunu biliyor muydunuz?
Elimiz de bulunan İnciller'in hiç biri direk Hz. İsa'ya dayanmaz. Hz. İsa'nın mulhitlerinin mulhitlerinin söylediklerinden esinlenerek aktarılan kitaplardır ki belki bir kaç yeri hariç keşişler tarafından aktarılan Hz. İsa'ya ait olup olmadığı bilinmeyen sözler ve hayıtıdır (New Testement) ve Pavlus'un mektupları gibi bölümlerden oluşan kitaplardır. (Tevrat (Old Testement) unutmayalım ki hristiyanlara göre İncil'i oluşturur) .
Kitaplardır diyorum çünkü 100 yıl önceki İncil denilen kitapla 500 yıl öncesindeki ya da çağımız daki ya da önceleri birbiryle tam olarak benzeşmez.
Emin olun hristiyanlığa da sataşmak istemiyoru o yüzden uzatmayayım. Fakat ne olmuşsa olsun muslüman olarak İncil'e inananırım. Gerçeği şimdilik elimiz de olmasa bile Kur'an'dan aktarmalarla varlığına inanırım.Gerçek Tevrat'a ve Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa gibi gelmiş geçmiş peygamberlere inandığım gibi.
Hadid Suresi,27. Ayet ' Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik; ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır. ''
Genel bir kelime ama yazacaklarımı buraya daha uygun gördüm çünkü bugün için değil yarınlar içinde önemli. Arkadaşlarınıza yollayın:
BU SAVAŞIN ÖNCESİ VE SONRASI VAR BUNDAN DOLAYI SAVAŞ SADECE ABD & IRAQ HAKKINDA DEĞİLDİR, ESAS İNSANLIKLA İLGİLİDİR ÇÜNKÜ TARİH GÖSTERMİŞTİR Kİ ROLLER HER ZAMAN DEĞİŞEBİLİR... İŞTE ÖNEMLİ OLAN BİZİM NERDE DURDUĞUMUZDUR; EZENLE Mİ EZİLENLE Mİ?
THIS WAR HAS A BACKGROUND AND A FUTURE THEREFORE THIS WAR IS NOT ONLY ABOUT USA & IRAQ BUT ALSO ABOUT HUMANITY BECAUSE HISTORY SHOWS THAT THE ROLES CAN SWITCH THUS THE IMPORTANT THING IS WHO WE STAND BY, OPPRESSOR OR OPPRESSED?
Ibret-i Alem için Irak İşgalinin Fotoğrafları - Shocking Photos from Iraq Invasion
2.11Onlara: 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! ' denildiği zaman: 'Biz ancak düzelticileriz' derler. 2.11 And when it is said to them, Do not make mischief in the land, they say: We are but peace-makers.
2.208 Ey iman edenler, topluca barışa girin ve şeytanın adımlarına uymayın; çünkü o, sizin aranızı açan belli bir düşmandır. [2.208] O you who believe! enter into peace one and all and do not follow the footsteps of Satan; surely he is your open enemy.
* Dünya ‘savaşa hayır’ diyor Irak'taki savaştan gelen sivil kayıplarla ilgili görüntü ve haberler dünya çapındaki protesto gösterilerinde katılımcı sayısını artırdı. Son iki gündür Endonezya'dan Yunanistan'a, Japonya'dan Almanya'ya kadar birçok ülkede düzenlenen gösterilere yüz binlerce kişi katıldı. Guardian: 3 İngiliz askeri savaşmayı reddetti İngiltere'de yayımlanan The Guardian gazetesi, üç İngiliz askerinin savaşın mantığına karşı çıkarak, emirleri yerine getirmeyi reddettikleri için İngiltere'ye geri gönderilmekte olduklarını öne sürdü.
*ABD basını savaşı sorguluyor Amerikan basını, Irak'ta izlenen askeri stratejiyi ve sivillerin ölmesini sorgulamaya devam ediyor. Basın, sivil yerleşim yerlerine düşen yüksek isabetli füzelerle övünmenin sakıncalı olduğunu belirtiyor
* Ankara'da savaşa zincirli protesto Irak'a saldırıyı protesto eden bir grup genç, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği bahçesinin parmaklıklarına kendilerini zincirleyerek eylem yaptı.
*Cook'tan tavsiye: Gitsin Rumsfeld savaşsın İngiliz Hükümeti'nin Irak politikasına karşı çıkıp, istifa eden Dışişleri eski Bakanı Robin Cook, ABD Başkanı George W. Bush ve yöneticilerini ağır dille eleştirirken, ‘‘Rumsfeld, Chenney ve Wolfowitz'i ABD birliklerine iliştirilmiş gazetecilerle birlikte cepheye sürmek gerek’’ dedi.
*ABD konvoyu Şanlıurfa’da yine taşlandı Mardin'den yola çıkan ABD askeri malzemesi yüklü TIR konvoyu, İncirlik ve İskenderun'a giderken geçtiği Şanlıurfa'da bir grup tarafından taşlandı.
'Hava sahası uçak ve füzelere kapansın' CHP Şanlıurfa milletvekili Mehmet Vedat Melik, Türk hava sahasının her türlü patlayıcı madde taşıyan füzelere ve savaş uçaklarına kapatılmasını istedi.
'Şer üçgeni', Filistin, Lübnan ve Ortadoğu'da savaş hazırlığı
11 Eylül saldırılarından hemen sonra dünyayı, 'ya bizdensiniz ya da teröristlerin safında' şeklinde bir dayatmayla karşı karşıya bırakan, Latin Amerika'dan Güneydoğu Asya'ya, Orta Afrika'dan Orta Asya'ya kadar bütün ülkeleri yeni küresel savaşını onaylamaya zorlayan ve onlara 'mükellefiyetler' yükleyen, 'bağlılıklarını' göstermeyen veya sessiz kalanları 'terörist' ilan eden ve onlara 'haddini bildireceklerini' söyleyen ABD Başkanı George Bush, son 'ulusal birlik' konuşmasında bu tavrını daha da sertleştirdi. Irak, İran ve Kuzey Kore'yi 'şer üçgeni' olarak tanımlayan, bu ülkelere karşı 'savaş ilan eden' Bush, Filistin'den Lübnan'a, Mindanao'dan Malezya ve Endonezya'ya kadar Müslüman grupları da içine alan geniş bir 'müdahale alanı' tanımlaması yaptı.
Yoğun tepki alan konuşma, dünyanın ne kadar tehlikeli bir süreç içinde bulunduğunu gözler önüne serdi. Devletler ve örgütler düzeyinde iki ayrı koldan yürütülen kuşatma harekatı ve Bush'un son konuşması, dünyaya, savaşın hiç de El Kaide veya Usame Bin Ladin savaşı olmadığını, bunun bir antiterör savaşı da olmadığını tekrar gösterdi.
Bush'un konuşmasına İran'ın tepkisi çok sert oldu. Batı'nın sempati ile baktığı Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi bile, konuşmayı, 'müdahaleci, savaş kışkırtıcısı, hakaret edici, hegemonyacı ve küstah' olarak niteledi.11 Eylül'den sonra ABD-İran ilişkilerindeki yumuşama süreci ve İran'daki liberalleşme hareketi de büyük yara aldı. Aslında Pakistan ve İran'ın nükleer gücü başından beri bu savaşın hedefleri arasındaydı. Kuzey Kore ise, Bush'un sözlerini savaş ilanı olarak algıladı ve karşılığında ağır ithamlarda bulunarak,11 Eylül saldırılarının arkasında Bush yönetimi olduğunu iddia etti. K. Kore, Bush yönetimi için 'cüzzamlı yönetim' ifadesini kullandı.
Mindanao, Açe, Borneo, Lübnan ve Filistin: Küresel savaşın yeni adresleri
Bush'un konuşmasından hemen sonra ABD askerleri Filipinler'in güneyideki Müslüman Mindanao'da özgürlükleri için onbinlerce şehid veren Moro Müslümanları'na karşı savaş başlattı. Amerikan basını her gün yeni bir bölge veya ülkeyi hedef gösteren yayınlarını daha da artırdı. Yahudi lobisinin önde gelen yayın organı The New York Times'ın yazarı ve yine Yahudi lobisinin sembol isimlerinden William Safire, Başbakan Bülent Ecevit'in Washington ziyareti sırasında ABD ile Türkiye arasında Irak'a müdahale konusunda anlaşma yapıldığını, Türk tanklarının ABD özel birlikleriyle Bağdat'a gireceğini, Kuzey Irak'ta 70 bin Kürt'ün silahlandırılacağını belirterek, harekatın kısa süre içinde başlayacağını iddia etti. Safire, İran'a yönelik baskıların artırılacağını ve bu ülkede rejime karşı halkın ayaklandırılacağını yazdı.
İngiliz The Times ve Alman Die Welt gazeteleri, El Kaide'nin, bütün faaliyetlerini Afganistan'dan Lübnan'a kaydırmak için Hizbullah'la görüşmeler yaptığını yazdı. CIA'ya dayandırılan iddialarda, Suudi milyonerlerin finansal desteğiyle binlerce Arap savaşçının Lübnan ve Filistin'e geçtiği açıklandı. Doğu Akdeniz'de korkunç bir askeri yığınak yapan, Arap Yarımadası'nı 140 savaş gemisi ile kuşatan, Afrika Boynuzu, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nda olağanüstü hal ilan eden ABD, İngiltere ve İsrail'in, Filistin ve Lübnan'a yönelik askeri operasyonlara başlayacağı öne sürülüyor. İsrail nükleer denizaltıları Doğu Akdaniz'de denetimi ele almış durumda. USA Today ise,11 Eylül saldırılarının Malezya'da planlandığını iddia etti. Yine New York Times, Endonezya'daki İslami cemaatlerin El Kaide ile bağlantılı olduğunu öne süren yayınlar yapıyor.
Mindanao'dan sonra Malezya ve Endonezya'nın Borneo adasına, Endonezya'nın Açe bölgesine yönelik ABD müdahalesi bekleniyor. Zira bu bölgeler hem enerji zengini, hem Pasifik'le Hint Okyanusu arasındaki deniz ticaretini kontrol ediyor. Dünya enerji kaynakları ve bu kaynakları pazara ulaştıracak koridorlara göre petrol şirketlerinin çizdiği 'yeni dünya haritası'na göre gün geçtikçe daha da belirginleşen küresel savaş, Orta Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya şeklinde dört ana merkez etrafında şekilleniyor. Bu merkez bölgelerde önümüzdeki dönemde çok ciddi harita değişiklikleri, siyasal karmaşa, etnik çatışma alanları oluşacak.
Afganistan'da petrol şirketlerinin eski danışmanlarını ve CIA'ya çalışanları iktidara getirerek bu ülkede yeni bir yönetici elit oluşturan ABD, aynı modeli enerji kaynaklarını barındıran, bu kaynakları dünya pazarlarına ulaştıracak koridorları kontrol eden diğer bölgelere de uygulamayı planlıyor. Bir çok ülke ve bölge için CIA ve petrol şirketlerinin eğitiminden geçirilmiş kadrolar hazır bekletiliyor. Bush'un konuşması sırasında Afganistan'ın CIA ajanı olan başbakanı Hamid Karzai'nin Bush'un eşi ile yanyana durması ve ABD'nin 'Afganistan zaferi'nin göstergesi olarak pazarlanması bir çok ülke ve bölge için ciddi mesajlar içeriyordu. Körfez Savaşı ve sonrası CIA adına çalışan ancak daha sonra Guam'daki askeri üsse götürülen Kuzey Iraklı peşmergelerin çoktan ABD'ye götürüldüğü, bu kişilerin Kürt yahudiler olduğu ve şimdi ABD kurumlarında eğitim aldıkları belirtiliyor. İşte bunlar yarın bölgeye yönetici olarak gelecek. Tıpkı Karzai ve diğerleri gibi...
Amerika-İngiltere-İsrail 'üçgeni' ve Türkiye-İsrail-Hindistan ekseni
Kimse 'terörizme karşı savaş nutukları'na aldanmasın. Bu bir ekonomik savaş. Zaten,11 Eylül saldırısı da ekonomik savaşın ilanıydı.11 Eylül saldırıları, ABD'nin 'ekonomi mabedi'ni ve ekonomik hegemonyasını korumakla yükümlü askeri gücünü vurdu. Şimdi karşı saldırı yapılıyor. Karşı saldırı da, doğal olarak, ekonomik bir savaş. İlan edilen bütün kriz bölgeleri ya zengin kaynaklara sahip, ya bu kaynakları pazarlara ulaştırma konumunda stratejik koridorları barındırıyor; ya büyük bir pazar ya küresel ekonomik düzenin ayakta tutulması için çalışan ABD askeri gücü için son derece stratejik önem taşıyor; ya da yeni küresel savaşa karşı muhalif söylem ve eylemlerin gelişebileceği sosyal ve siyasal kesimleri barındırıyor.
ABD, İngiltere, İsrail'in oluşturduğu 'Şer üçgeni' Orta Afrika'dan Doğu Asya'ya kadar enerji merkezlerini barındıran geniş bir coğrafyada görülmemiş bir 'temizlik harekatı' yürütüyor. İsrail-Türkiye-Hindistan ekseni bu 'üçgen' için çalışıyor. Küresel sermayenin çıkarları için süren bu savaşın önündeki en büyük hedef, sömürge karşıtı söyleme sahip İslamcı ve milliyetçi gruplar.
Muhalefet yok edilecek, özgürlük arayışları rafa kaldırılacak, otoriter yönetimler güçlendirilecek, yerel zenginlik küresel sermayeye teslim edilecek. Artık kimse Filistin halkının gasbedilen haklarını, sokaklarda kurşuna dizilen çocukları, işgal edilen Müslüman bölgelerini sorgulayamayacak. İsrail'in 'insanlık suçu'ndan ve katliam işlemekten yargılanan başbakanı Ariel Şaron'un cinayetleri kınanamayacak.
Miloseviç'i yargılayan irade şimdi savaş suçluları ile ortaklık kuruyor, onları güçlendiriyor. ABD, Küba'ya götürdüğü esirlere yönelik uygulamasıyla insanlığın ortak değerlerini yerle bir ediyor, uluslararası sözleşmeleri işlevsiz hale getiriyor, adalet ve hukuk kavramlarına ağır darbeler indiriyor. Yeni savaşın nasıl bir dünya öngürdüğü bir kaç ay içinde belli olmadı mı sizce de...?
Portakal Gazını, atom bombasını ve akla gelmeyecek doom (kıyamet) silahlarını kullanan ülke USA.
Bir de bakın kendi halkından bir grup olan Bad Religion'nın 'No Subtance' albümünden 'the state of the end of the millennium address' sarkısını dinleyin: '... THE FIRST WORD IN USA IS US! ... ' - U.S.A. ilk harflerinden 'US', BİZ demektir - yani hep biz, hep bize demek.
Yine kendi ülkelerinden olan RATM grubu 'Uyanın Uyanın! ! ! diye bağrırken 'Know Your Enemy' şarkısında 'Evet, düşmanlarımı biliyorum, onlar sınıfta bana kendimle savaşmayı öğreten öğretmenler; Şüpheyi, (sorgusuz) uygunluğu, asimilasyonu, (körü körüne) boyun eğmeyi, cahilliği, iki yüzlülüğü, gaddarlığı, seçkinliği' diyor ve sonunda sekiz kere avaz avaz bağrıyor 'All of which are American dreams' - Bunların Hepsi (ama hepsi) Amerikan rüyası! ! !
Ya da bırakın şarkıları Meksika'nın en ünlü sözü nedir sizce: 'Tanrıya çok uzağız ama (malesef) Amerika'ya yakınız'
Blix: 1441 no'lu karar savaşın yolunu açmıyordu BM'nin, 'artık işlevi kalmamış görünen' Irak ile ilgili Silah Denetim Komisyonu'nun (UNMOVIC) İsveçli Başkanı Hans Blix, 'İlla ki savaş isteyen ABD, kapıyı suratımıza çarptı' dedi.
Hans Blix, Avusturya dergisi 'News'a BM'nin New York'daki karargahında verdiği demeçte, şunları kaydetti: ABD, Irak'taki çalışmalarımızdan hiçbir zaman hoşnut olmadı. Süremiz yeterli değildi.3,5 ay olmuştu. Bu yeterli değildi.
Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarına başvurma ihtimali pek yoktu.
ABD'nin 'BM hukukunu tanımaz siyasetinden' dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirten Blix,8 Kasım 2002 tarihli 1441 sayılıBM Güvenlik Konseyi kararının ABD'nin giriştiği savaş için asla meşru zemin oluşturmadığını kaydetti.
Savaşa karşı herkes katkıda bulunsa su damlası taşıyan karıncalar gibi şu kahpe ateş söner. Savaşı durduracak gücümüz yoksa elimizdne ne geliyorsa yapalım. Markalarımı protesto edeceğiz edelim, dolar mı almayacağız almayalım... ne yapabiliyorsak... en küçük hardal tanesini bile görüyor Mevlam hiç bir şeye gücü yetmeyen oruç tutsa yeridir. Yeter ki kendimize kim olduğumuzu gösterelim.
Amerika Birleşik Devletleri'nin;
1.1898 yılına Meksika'yı işgal ettiğini ve aynı yıl
Küba'ya
girdiğini,
2.1921 yılında Nikaragua'ya saldırıp,
anti-emperyalist direniş
hareketinin
lideri Sandino ile birlikte 300 devrimciyi öldürerek
uzun yıllar
sürecek
'terör dönemini' başlattığını,
3.1945 yılında Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki
kentlerine ATOM
BOMBASi
atarak yüz binlerce masum insanı katlettiğini, yüz
binlerce kişiyi de
sakat
bıraktığını,
4.1950-1953 yılları arasında Kore'de yüz binlerce
yurtseverin canına
kıydığını,
5.1954 yılında Guetamala'ya girerek binlerce
Guetamala'lıyı
öldürdüğünü,
6.1955 yılında Endonezya, Laos ve Kamboçya'da CIA'nın
operasyonları
sonucunda binlerce sivil insanın öldürüldüğünü,
7.1956 yılında Fidel Castro'nun önderlik ettiği, Küba
Devrimi
sırasında
diktatör Batista'ya verdiği askeri destekle üç yıl
içinde yaklaşık
60.000
Küba'lının ölümünde payı olduğunu,
8.1961 yılında Küba'ya karşı Domuzlar Körfezi
saldırısını
örgütlediği,
9.1965 yılında Endonezya'da diktatör Suharto'nun,
komünistlere ve
ilericilere karşı gerçekleştirdiği ve 1 MİLYON'a yakın
cana mal olduğu
vahşette parmağı olduğunu,
10. Aynı yıl (1965) Dominik Cumhuriyeti'ne paraşüt
birlikleri
indirdiğini
ve 10.000'nin üzerinde Dominik'liyi öldürdüğünü,
11.1975 yılında Vietnam'dan kovulduğunda, arkasında 1
MİLYON'nun
üzerinde
ölü ve sakat bıraktığını, Vietnam'a attığı bombaların
II.Dünya Savaşı
sırasında Avrupa'ya düşen toplam bomba sayısının
yarısından fazla
olduğunu,
12. Kamboçya ve Laos'ta gerici rejimleri
desteklediğini,1970-1975
yılları
arasında süren savaşlarda yaşamını yitiren 1
MİLYON'dan fazla insanın
ölümünden sorumlu olduğunu,
13.1973 yılında Şili'de General Pinochet tarafından
Cumhurbaşkanı
Salvador
Allende'ye karşı girişilen ve Allende ile birlikte
30.000 yurtsever
Şilili'nin öldürüldüğü faşist askeri darbenin
planlayıcısı olduğunu,
14.1975'li yıllarda Arjantin'deki faşist askeri
darbelere destek
verdiğini, 'Demokratik Direniş Hareket'leri sırasında
'Kaybolan' 30.000
Arjantin'li devrimcinin ölümünden en az darbeci
generaller kadar
sorumlu
olduğunu,
15.1970-1980 yılları arasında Türkiye'deki,
anti-emperyalist,
yurtsever
insanların üzerine faşistleri kışkırtarak 10.000'e
yakın yurtseverin
ölümünden sorumlu olduğunu,
16.1980'de Türkiye'deki darbeci generallere destek
vererek askeri
darbenin
yapılması ve binlerce aydının tutuklanmasından ve
ölümünden sorumlu
olduğunu,
17.1983 yılında Lübnan'a 14.000 deniz piyadesi
çıkardığını,
düzenlediği
operasyonlarda asker ve sivil binlerce Lübnan'lıyı
katlettiğini, aynı
yıl
Lübnan'a ikinci kez saldırıp kentleri ve köyleri
bombaladığını,
18. Aynı yıl (1983) Grenada'yı işgal ettiğini,
yüzlerce yurtseveri
öldürdüğünü,
19.1984 yılında İran-Irak savaşında Irak'a destek
verip, silah satmak
için
savaşı kızıştırdığını, on binlerce sivilin ölümünden
sorumlu olduğunu,
20.1986 yılında Libya'yı bombaladığını,
21.1989 yılında Panama'ya asker çıkardığını ve 5000
Panamalı'yı
öldürdüğünü,
22.1991 yılında Körfez Savaşı sırasında uçaklarının
12.000 sorti
yaptığını, attıkları bombalarla 100.000 sivil Irak'lıyı
öldürdüğünü,1
MİLYON'a yakın çocuğun ambargo yüzünden ölümünden
sorumlu olduğunu,
23.2001 yılında faşist İsrail liderine destek vererek
binlerce
Filistinli'nin ölümünden ve yaralanmasından sorumlu
olduğunu,
24.2002 yılında, dünyanın 5. büyük petrol ihraç eden
ülkesi
Venezuella'nın
sosyalist, anti-amerikan görüşlü devlet başkanı
Chavez'i düşürmek için,
halkı ayaklandırıp, ülkeyi karıştırdığını ve dışarıdan
petrol alır
duruma
getirdiğini,
25.2003 YILINDA iSE, IRAK'IN PETROLÜNÜ ELE GEÇİRMEK
İÇİN IRAK'A
SALDIRACAĞINI, YÜZBİNLERCE MASUM SİVİLİN ÖLECEĞİNİ,
NÜKLEER SİLAH
KULLANACAĞINI B i L i Y O R M U Y D U N U Z? ? ?
Sahi Terörizm ne demekti?
Amerika Birleşik Devletleri'nin 1945-1975 (sadece 30
yıl içerisinde)
yılları arasında tam 215 kez askeri güce başvurduğunu
biliyor muydunuz?
KAYNAK: CUMHURİYET GAZETESİ
G. W. BUSHT'UN GERÇEK YÜZÜ MUTLAKA ZİYARET EDİN
www.gradis.net/Xray/xray.swf
not: sol üst köşedeki duvar yazısını kaçırmayın :)
BUSHT'UN BARIŞI
www.gradis.net/camouflage.htm
barış işaretini aşağıya çekin
Elimiz de bulunan İnciller'in hiç biri direk Hz. İsa'ya dayanmaz. Hz. İsa'nın mulhitlerinin mulhitlerinin söylediklerinden esinlenerek aktarılan kitaplardır ki belki bir kaç yeri hariç keşişler tarafından aktarılan Hz. İsa'ya ait olup olmadığı bilinmeyen sözler ve hayıtıdır (New Testement) ve Pavlus'un mektupları gibi bölümlerden oluşan kitaplardır. (Tevrat (Old Testement) unutmayalım ki hristiyanlara göre İncil'i oluşturur) .
Kitaplardır diyorum çünkü 100 yıl önceki İncil denilen kitapla 500 yıl öncesindeki ya da çağımız daki ya da önceleri birbiryle tam olarak benzeşmez.
Emin olun hristiyanlığa da sataşmak istemiyoru o yüzden uzatmayayım. Fakat ne olmuşsa olsun muslüman olarak İncil'e inananırım. Gerçeği şimdilik elimiz de olmasa bile Kur'an'dan aktarmalarla varlığına inanırım.Gerçek Tevrat'a ve Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa gibi gelmiş geçmiş peygamberlere inandığım gibi.
Hadid Suresi,27. Ayet ' Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik; ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır. ''
catstevens.com/
www.yusufislam.org.uk
Genel bir kelime ama yazacaklarımı buraya daha uygun gördüm çünkü bugün için değil yarınlar içinde önemli. Arkadaşlarınıza yollayın:
BU SAVAŞIN ÖNCESİ VE SONRASI VAR BUNDAN DOLAYI SAVAŞ SADECE ABD & IRAQ HAKKINDA DEĞİLDİR, ESAS İNSANLIKLA İLGİLİDİR ÇÜNKÜ TARİH GÖSTERMİŞTİR Kİ ROLLER HER ZAMAN DEĞİŞEBİLİR... İŞTE ÖNEMLİ OLAN BİZİM NERDE DURDUĞUMUZDUR; EZENLE Mİ EZİLENLE Mİ?
THIS WAR HAS A BACKGROUND AND A FUTURE THEREFORE THIS WAR IS NOT ONLY ABOUT USA & IRAQ BUT ALSO ABOUT HUMANITY BECAUSE HISTORY SHOWS THAT THE ROLES CAN SWITCH THUS THE IMPORTANT THING IS WHO WE STAND BY, OPPRESSOR OR OPPRESSED?
Ibret-i Alem için Irak İşgalinin Fotoğrafları - Shocking Photos from Iraq Invasion
www.hurriyetim.com.tr/dosya/irak_savas_fotolari/default.asp
news.bbc.co.uk/1/hi/in_depth/photo_gallery/2875171.stm
www.digitaljournalist.org/issue0212/pt_intro.html (1991)
www.aljazeerah.info/News%20Photos/Photos%20of%20Iraq%20war%20victims.htm
www.irnavigate.com/ifp/news/01_07/news1146.htm
2.11Onlara: 'Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! ' denildiği zaman: 'Biz ancak düzelticileriz' derler.
2.11 And when it is said to them, Do not make mischief in the land, they say: We are but peace-makers.
--
Protestoya Devam - Lets Continue To Protest
www.iraqbodycount.net/
www.antiwar.com/
www.casi.org.uk/info/consequences.html
www.electroniciraq.net/
www.commondreams.org/
www.iraqjournal.org/
www.truemajority.org
www.nonviolence.org/vitw/
www.nonviolence.org/vitw/
www.veteransforpeace.org/
www.arab-aai.org
www.afsc.org/iraqhome.htm
www.peace-action.org/
www.forusa.org/
www.endthewar.org
www.wilpf.org
www.adc.org
www.iraqaction.org
www.pax.protest.net/
www.itapnet.org/chri/
www.nnirr.org/
www.internationalanswer.org
www.votenowar.org/referendum.html
www.votetoimpeach.org
www.endthewar.org
stopwar.org.uk
www.zmag.org/wspj/index.cfm
www.dolaralma.com/dolaralma
www.moveon.org/declaration
www.reaksiyon.cjb.net
www.iraktasavasahayir.org
www.vahdet.com.tr/isdunya/0150.html
www.nowarsign.org
2.208 Ey iman edenler, topluca barışa girin ve şeytanın adımlarına uymayın; çünkü o, sizin aranızı açan belli bir düşmandır.
[2.208] O you who believe! enter into peace one and all and do not follow the footsteps of Satan; surely he is your open enemy.
* Dünya ‘savaşa hayır’ diyor
Irak'taki savaştan gelen sivil kayıplarla ilgili görüntü ve haberler dünya çapındaki protesto gösterilerinde katılımcı sayısını artırdı. Son iki gündür Endonezya'dan Yunanistan'a, Japonya'dan Almanya'ya kadar birçok ülkede düzenlenen gösterilere yüz binlerce kişi katıldı.
Guardian: 3 İngiliz askeri savaşmayı reddetti
İngiltere'de yayımlanan The Guardian gazetesi, üç İngiliz askerinin savaşın mantığına karşı çıkarak, emirleri yerine getirmeyi reddettikleri için İngiltere'ye geri gönderilmekte olduklarını öne sürdü.
*ABD basını savaşı sorguluyor
Amerikan basını, Irak'ta izlenen askeri stratejiyi ve sivillerin ölmesini sorgulamaya devam ediyor. Basın, sivil yerleşim yerlerine düşen yüksek isabetli füzelerle övünmenin sakıncalı olduğunu belirtiyor
* Ankara'da savaşa zincirli protesto
Irak'a saldırıyı protesto eden bir grup genç, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği bahçesinin parmaklıklarına kendilerini zincirleyerek eylem yaptı.
*Cook'tan tavsiye: Gitsin Rumsfeld savaşsın
İngiliz Hükümeti'nin Irak politikasına karşı çıkıp, istifa eden Dışişleri eski Bakanı Robin Cook, ABD Başkanı George W. Bush ve yöneticilerini ağır dille eleştirirken, ‘‘Rumsfeld, Chenney ve Wolfowitz'i ABD birliklerine iliştirilmiş gazetecilerle birlikte cepheye sürmek gerek’’ dedi.
*ABD konvoyu Şanlıurfa’da yine taşlandı
Mardin'den yola çıkan ABD askeri malzemesi yüklü TIR konvoyu, İncirlik ve İskenderun'a giderken geçtiği Şanlıurfa'da bir grup tarafından taşlandı.
'Hava sahası uçak ve füzelere kapansın'
CHP Şanlıurfa milletvekili Mehmet Vedat Melik, Türk hava sahasının her türlü patlayıcı madde taşıyan füzelere ve savaş uçaklarına kapatılmasını istedi.
ve daha nice tepkiler devam ediyor...
'Şer üçgeni', Filistin, Lübnan ve Ortadoğu'da savaş hazırlığı
11 Eylül saldırılarından hemen sonra dünyayı, 'ya bizdensiniz ya da teröristlerin safında' şeklinde bir dayatmayla karşı karşıya bırakan, Latin Amerika'dan Güneydoğu Asya'ya, Orta Afrika'dan Orta Asya'ya kadar bütün ülkeleri yeni küresel savaşını onaylamaya zorlayan ve onlara 'mükellefiyetler' yükleyen, 'bağlılıklarını' göstermeyen veya sessiz kalanları 'terörist' ilan eden ve onlara 'haddini bildireceklerini' söyleyen ABD Başkanı George Bush, son 'ulusal birlik' konuşmasında bu tavrını daha da sertleştirdi. Irak, İran ve Kuzey Kore'yi 'şer üçgeni' olarak tanımlayan, bu ülkelere karşı 'savaş ilan eden' Bush, Filistin'den Lübnan'a, Mindanao'dan Malezya ve Endonezya'ya kadar Müslüman grupları da içine alan geniş bir 'müdahale alanı' tanımlaması yaptı.
Yoğun tepki alan konuşma, dünyanın ne kadar tehlikeli bir süreç içinde bulunduğunu gözler önüne serdi. Devletler ve örgütler düzeyinde iki ayrı koldan yürütülen kuşatma harekatı ve Bush'un son konuşması, dünyaya, savaşın hiç de El Kaide veya Usame Bin Ladin savaşı olmadığını, bunun bir antiterör savaşı da olmadığını tekrar gösterdi.
Bush'un konuşmasına İran'ın tepkisi çok sert oldu. Batı'nın sempati ile baktığı Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi bile, konuşmayı, 'müdahaleci, savaş kışkırtıcısı, hakaret edici, hegemonyacı ve küstah' olarak niteledi.11 Eylül'den sonra ABD-İran ilişkilerindeki yumuşama süreci ve İran'daki liberalleşme hareketi de büyük yara aldı. Aslında Pakistan ve İran'ın nükleer gücü başından beri bu savaşın hedefleri arasındaydı. Kuzey Kore ise, Bush'un sözlerini savaş ilanı olarak algıladı ve karşılığında ağır ithamlarda bulunarak,11 Eylül saldırılarının arkasında Bush yönetimi olduğunu iddia etti. K. Kore, Bush yönetimi için 'cüzzamlı yönetim' ifadesini kullandı.
Mindanao, Açe, Borneo, Lübnan ve Filistin: Küresel savaşın yeni adresleri
Bush'un konuşmasından hemen sonra ABD askerleri Filipinler'in güneyideki Müslüman Mindanao'da özgürlükleri için onbinlerce şehid veren Moro Müslümanları'na karşı savaş başlattı. Amerikan basını her gün yeni bir bölge veya ülkeyi hedef gösteren yayınlarını daha da artırdı. Yahudi lobisinin önde gelen yayın organı The New York Times'ın yazarı ve yine Yahudi lobisinin sembol isimlerinden William Safire, Başbakan Bülent Ecevit'in Washington ziyareti sırasında ABD ile Türkiye arasında Irak'a müdahale konusunda anlaşma yapıldığını, Türk tanklarının ABD özel birlikleriyle Bağdat'a gireceğini, Kuzey Irak'ta 70 bin Kürt'ün silahlandırılacağını belirterek, harekatın kısa süre içinde başlayacağını iddia etti. Safire, İran'a yönelik baskıların artırılacağını ve bu ülkede rejime karşı halkın ayaklandırılacağını yazdı.
İngiliz The Times ve Alman Die Welt gazeteleri, El Kaide'nin, bütün faaliyetlerini Afganistan'dan Lübnan'a kaydırmak için Hizbullah'la görüşmeler yaptığını yazdı. CIA'ya dayandırılan iddialarda, Suudi milyonerlerin finansal desteğiyle binlerce Arap savaşçının Lübnan ve Filistin'e geçtiği açıklandı. Doğu Akdeniz'de korkunç bir askeri yığınak yapan, Arap Yarımadası'nı 140 savaş gemisi ile kuşatan, Afrika Boynuzu, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nda olağanüstü hal ilan eden ABD, İngiltere ve İsrail'in, Filistin ve Lübnan'a yönelik askeri operasyonlara başlayacağı öne sürülüyor. İsrail nükleer denizaltıları Doğu Akdaniz'de denetimi ele almış durumda. USA Today ise,11 Eylül saldırılarının Malezya'da planlandığını iddia etti. Yine New York Times, Endonezya'daki İslami cemaatlerin El Kaide ile bağlantılı olduğunu öne süren yayınlar yapıyor.
Mindanao'dan sonra Malezya ve Endonezya'nın Borneo adasına, Endonezya'nın Açe bölgesine yönelik ABD müdahalesi bekleniyor. Zira bu bölgeler hem enerji zengini, hem Pasifik'le Hint Okyanusu arasındaki deniz ticaretini kontrol ediyor. Dünya enerji kaynakları ve bu kaynakları pazara ulaştıracak koridorlara göre petrol şirketlerinin çizdiği 'yeni dünya haritası'na göre gün geçtikçe daha da belirginleşen küresel savaş, Orta Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya şeklinde dört ana merkez etrafında şekilleniyor. Bu merkez bölgelerde önümüzdeki dönemde çok ciddi harita değişiklikleri, siyasal karmaşa, etnik çatışma alanları oluşacak.
Afganistan'da petrol şirketlerinin eski danışmanlarını ve CIA'ya çalışanları iktidara getirerek bu ülkede yeni bir yönetici elit oluşturan ABD, aynı modeli enerji kaynaklarını barındıran, bu kaynakları dünya pazarlarına ulaştıracak koridorları kontrol eden diğer bölgelere de uygulamayı planlıyor. Bir çok ülke ve bölge için CIA ve petrol şirketlerinin eğitiminden geçirilmiş kadrolar hazır bekletiliyor. Bush'un konuşması sırasında Afganistan'ın CIA ajanı olan başbakanı Hamid Karzai'nin Bush'un eşi ile yanyana durması ve ABD'nin 'Afganistan zaferi'nin göstergesi olarak pazarlanması bir çok ülke ve bölge için ciddi mesajlar içeriyordu. Körfez Savaşı ve sonrası CIA adına çalışan ancak daha sonra Guam'daki askeri üsse götürülen Kuzey Iraklı peşmergelerin çoktan ABD'ye götürüldüğü, bu kişilerin Kürt yahudiler olduğu ve şimdi ABD kurumlarında eğitim aldıkları belirtiliyor. İşte bunlar yarın bölgeye yönetici olarak gelecek. Tıpkı Karzai ve diğerleri gibi...
Amerika-İngiltere-İsrail 'üçgeni' ve Türkiye-İsrail-Hindistan ekseni
Kimse 'terörizme karşı savaş nutukları'na aldanmasın. Bu bir ekonomik savaş. Zaten,11 Eylül saldırısı da ekonomik savaşın ilanıydı.11 Eylül saldırıları, ABD'nin 'ekonomi mabedi'ni ve ekonomik hegemonyasını korumakla yükümlü askeri gücünü vurdu. Şimdi karşı saldırı yapılıyor. Karşı saldırı da, doğal olarak, ekonomik bir savaş. İlan edilen bütün kriz bölgeleri ya zengin kaynaklara sahip, ya bu kaynakları pazarlara ulaştırma konumunda stratejik koridorları barındırıyor; ya büyük bir pazar ya küresel ekonomik düzenin ayakta tutulması için çalışan ABD askeri gücü için son derece stratejik önem taşıyor; ya da yeni küresel savaşa karşı muhalif söylem ve eylemlerin gelişebileceği sosyal ve siyasal kesimleri barındırıyor.
ABD, İngiltere, İsrail'in oluşturduğu 'Şer üçgeni' Orta Afrika'dan Doğu Asya'ya kadar enerji merkezlerini barındıran geniş bir coğrafyada görülmemiş bir 'temizlik harekatı' yürütüyor. İsrail-Türkiye-Hindistan ekseni bu 'üçgen' için çalışıyor. Küresel sermayenin çıkarları için süren bu savaşın önündeki en büyük hedef, sömürge karşıtı söyleme sahip İslamcı ve milliyetçi gruplar.
Muhalefet yok edilecek, özgürlük arayışları rafa kaldırılacak, otoriter yönetimler güçlendirilecek, yerel zenginlik küresel sermayeye teslim edilecek. Artık kimse Filistin halkının gasbedilen haklarını, sokaklarda kurşuna dizilen çocukları, işgal edilen Müslüman bölgelerini sorgulayamayacak. İsrail'in 'insanlık suçu'ndan ve katliam işlemekten yargılanan başbakanı Ariel Şaron'un cinayetleri kınanamayacak.
Miloseviç'i yargılayan irade şimdi savaş suçluları ile ortaklık kuruyor, onları güçlendiriyor. ABD, Küba'ya götürdüğü esirlere yönelik uygulamasıyla insanlığın ortak değerlerini yerle bir ediyor, uluslararası sözleşmeleri işlevsiz hale getiriyor, adalet ve hukuk kavramlarına ağır darbeler indiriyor. Yeni savaşın nasıl bir dünya öngürdüğü bir kaç ay içinde belli olmadı mı sizce de...?
İBRAHİM KARAGÜL
Yenisafak
2 Şubat 2002
Portakal Gazını, atom bombasını ve akla gelmeyecek doom (kıyamet) silahlarını kullanan ülke USA.
Bir de bakın kendi halkından bir grup olan Bad Religion'nın 'No Subtance' albümünden 'the state of the end of the millennium address' sarkısını dinleyin: '... THE FIRST WORD IN USA IS US! ... ' - U.S.A. ilk harflerinden 'US', BİZ demektir - yani hep biz, hep bize demek.
Yine kendi ülkelerinden olan RATM grubu 'Uyanın Uyanın! ! ! diye bağrırken 'Know Your Enemy' şarkısında 'Evet, düşmanlarımı biliyorum, onlar sınıfta bana kendimle savaşmayı öğreten öğretmenler; Şüpheyi, (sorgusuz) uygunluğu, asimilasyonu, (körü körüne) boyun eğmeyi, cahilliği, iki yüzlülüğü, gaddarlığı, seçkinliği' diyor ve sonunda sekiz kere avaz avaz bağrıyor 'All of which are American dreams' - Bunların Hepsi (ama hepsi) Amerikan rüyası! ! !
Ya da bırakın şarkıları Meksika'nın en ünlü sözü nedir sizce:
'Tanrıya çok uzağız ama (malesef) Amerika'ya yakınız'
Blix: 1441 no'lu karar savaşın yolunu açmıyordu
BM'nin, 'artık işlevi kalmamış görünen' Irak ile ilgili Silah Denetim Komisyonu'nun (UNMOVIC) İsveçli Başkanı Hans Blix, 'İlla ki savaş isteyen ABD, kapıyı suratımıza çarptı' dedi.
Hans Blix, Avusturya dergisi 'News'a BM'nin New York'daki karargahında verdiği demeçte, şunları kaydetti: ABD, Irak'taki çalışmalarımızdan hiçbir zaman hoşnut olmadı. Süremiz yeterli değildi.3,5 ay olmuştu. Bu yeterli değildi.
Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarına başvurma ihtimali pek yoktu.
ABD'nin 'BM hukukunu tanımaz siyasetinden' dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirten Blix,8 Kasım 2002 tarihli 1441 sayılıBM Güvenlik Konseyi kararının ABD'nin giriştiği savaş için asla meşru zemin oluşturmadığını kaydetti.
(aa)
Savaşa karşı herkes katkıda bulunsa su damlası taşıyan karıncalar gibi şu kahpe ateş söner.
Savaşı durduracak gücümüz yoksa elimizdne ne geliyorsa yapalım. Markalarımı protesto edeceğiz edelim, dolar mı almayacağız almayalım... ne yapabiliyorsak... en küçük hardal tanesini bile görüyor Mevlam hiç bir şeye gücü yetmeyen oruç tutsa yeridir. Yeter ki kendimize kim olduğumuzu gösterelim.