Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • kör06.01.2007 - 22:08

    Bir kör e rengi nasil Anlatabilirsin ki?

  • Karar Verdim06.01.2007 - 19:30

    Eve bir bezbol sopası almak istiyorsun, farkındayım. Sahte arkadaşlar için, yalancı gözyaşları için, gereksiz laubalilikler için. Al ve birşey olduğunda suçu benim üstüme at: Biz, biraraya geldiğimizde anlamlı bahaneler oluştururuz, korkma, bunu, kimseye itiraf etmem. Şiddetin yolaçtığı her türlü maceraya, açıksözlülüklere düşkünüm bilirsin. Ağzımdan kimse laf alamaz. Suçu benim üstüme at. Suç beni bağlamaz. Suç bana çarpmaz.

  • ilk hata06.01.2007 - 19:27

    Doğumunuz, hayatınız boyunca düzeltmeye çalıştığınız bir hatadır.

  • cehalet06.01.2007 - 19:13

    Bilgi tehlikeli bir şeydir, insanı cehalete sürükleyebilir! Hipotezlerini kolaylıkla tez olarak benimseyebilir insan. Bu hataya düşenler de iyi kötü bir şeyler bilenlerdir yalnızca...

    'Okumuş adam' olmanın getirdiği sorumluluk, kendi hezeyanlarını 'okumamışlara' dikte etmemek için imtina göstermektir en başta. Fikri sorulan, akıl danışılan birinin en sık söylemesi gereken şeyin 'bilmiyorum' olduğuna inanırım ben. Bu sayede akıl danışan kişi gerçeğin peşine kendi düşer. Kendi gerçeğini bulur. Çoğunlukla da 'cahil' doğruyu bulur. 'Cahil olmayan'sa yanlışın kuyruğunu bırakmak istemez bir türlü.

    Yazının başlığındaki 'CAHİL' değil tabi yukarıda bahsettiğim cahil. 'Saf Anadolu insanı' deyin ister, yahut 'şanslı doğmayan çoğunluktan birileri' deyin. Aynı şey eninde sonunda. Bir çoğunun aynı masaya oturup karşılıklı çay içmeye üşeneceği kişiler -ki bunu söylerken içim burkulsa da, böyle olmadığını iddia edenleri tenzih ederim- çoğunlukla...

    Gün gelir dünyanın sırrını çözdüğünü sanır her insan. Oysa sırlar çözülmek için değil, çözmeye çalışmamak içindir. Ben de herkes gibi her şeyi çözmüştüm bir zamanlar. Ne şanslıyım ki cevap anahtarı çok çabuk geçti elime ve kopya çektiğimi itiraf ederek sınavımın geçersiz sayılmasını talep ettim. Dilerim kabul edilmiştir isteğim.

  • seni seviyorum06.01.2007 - 19:02

    Eskiden, “seni seviyorum” diyen herkese inanırdım. Şimdi, “neden? ” diye soruyorum. Aldığım cevapları defterlerime not ediyorum. Benzer bahaneleri sunanları gruplayıp üzerlerinde düşünüyorum. Sevilesi bir adam olup çıktığıma inanasım gelmiyor bazen. Komplo teorilerine, psikolojiye ve abuk sabuk şeylere bağlıyorum insanların beni sevmesini.

    Sonra; sevmemiş, sevememiş olanları düşünüyorum, bir ara sevip sonra sevmemeye başlayanları. Yaptığım budalalıkların bedelleriydi bazıları, bazıları daha sevilesi adamlar, daha sevilesi şeyler bulup onların peşinden gitmişti.

    Hayat bir oyundu ama onlar birer oyuncak değillerdi. Oyuncuyum demektense oyuncak değilim demeyi seçenlerdi.

    Hayalperest, kaba ve kılıbık olmakla da suçlanmıştım. Kılıbık olmak dışındakiler biraz abartıydı. Ben de herkes kadar kaba, herkes kadar hayalperesttim. Hepimizin içindekiler hemen hemen aynıdır zaten. Bizi birbirimizden ayıran içimizdekileri sergileyip sergilemediğimiz ya da sergilerken kullandığımız üsluplardı.

    Sıkıntıyı sıkıntılar içinde yaşayan biri olmadım hiç. Güneşin tekrar doğmayacağını hayatımda sadece bir gece düşündüm. Sonra güneş doğdu ve bunu da doğru çıkmayan öngörülerim arasına ekledim. Göz yaşlarımı silip halime güldüm. Evden çıktım, bir fanatik aldım ve bir börekçiye gittim. Kahvaltı ederken puan cetveline, evvelki günün at yarışı sonuçlarına ve o günün galoplarına baktım. Kahvaltımı bitirip okula gittim ve hayat bildiği yoldan akmaya devam etti.

    Onca yoldan geçip paçalarımı bunca kirletmişken eve dönüp annemin beni hala sevdiğini ve paçalarımdaki çamurları temizleyebildiğini görünce sevindim. Sonra bir kadın çıkıp geldi ve hayatımdan bir parça istedi; “al” dedim, “zaten sana ayırmıştım” Şimdi o kadın ne zaman gülümsese, güneşi ertesi sabah da görebileceğimi biliyorum.

    G.O

  • slogan06.01.2007 - 18:55

    Siir Kanima kariStigindan beri..

  • Arapça06.01.2007 - 18:44

    meshte2etlak (kadin erkege söylerse)
    meshte2etlik (erkek kadina söylerse)

    özledim demenin bile cinsiyeti var..

    ana kamen bmout fik (seni ölumune seviyorum)
    shu aam taaaemle (ne yaptin bugun)

    bknz: international Sevgili yapmanin Faydalari.. (:

  • rabıta06.01.2007 - 18:29

    rabita,bag,alaka,vuslat anlamlarina gelmektedir. rabita her ne kadar naksibendiyye tarikatina has bir ozellik olarak dikkati cekse bile aslinda butun tarikatlerede mahsusdur.tasavvufda rabitanin amaci,rabita-i huzurdur.yani salikin yani bu yola girmis sofinin daima huzuru ilah-i de bulundugu duygusunu saglamaktir.her an allah`i karsimizda goruyormuscasina yasamaktir.
    rabita birbakima baskalarina benzeme ve taklid arzusunun tezahuru olarak,tasavvufi egitimde bir arac olarak gorulmustur.
    rabita sevenle sevilenin bir olmasidir.
    genel anlamiyla rabita incelenmis ve uc kisima ayrilmistir.
    1-tabii rabita:evlat ve yakinlara duyulan sevgi bagi.
    2-bayagi rabita:mubah olup bazen de asiriya gidildigi zaman kerih gorulen dunyevi degerlere duyulan sevgi.
    3-mukaddes degerler ve ulvi seylere karsi gonul bagi:allah ve rasul sevgisi veya o`nun salih kullarindan birine duyulan sevgi.
    iste bu ucuncu derece tasavvuftaki rabitanin seklidir.

  • iskambil06.01.2007 - 18:13



    harikulade bir iskambil ilüzyonu

    *soru isaretinden sonraki boslugu kapatin.

  • Saddam Hüseyin'in idamı06.01.2007 - 17:59

    Saddam yüzünden hayatını kaybetmiş binlerce insanın on binlerce yakını yerine koydum kendimi. Ama o yüzüne karanlıklar geçirmiş halinden pek bir memnun celladın boynuna siyah bir bez parçası doladığı, sakallarına ak düşmüş ve sanki birden bire yüzüne bir nur gelmiş başka bir katilin, böyle bir an için, zamanın durduğu ve belki de biri tarafından hep öyle kalması istendiği o karede, kameraların zoom yaptığı ve görüntünün hepten bozulduğu, sanki bir resmin içinde cin sureti arar gibi, tüm karmaşadan ırak o soğukkanlı bakışları gözümün önünden gitmiyor. Birazdan öleceğini bilmek nasıl bir şey! Bir teslim oluş ki, tasmalı köpek misali, tüm bu olup bitenleri sessizlikle izleyiş ve seni hangi yöne doğru ittirirlerse hiç karşı koymadan ilerleyiş. Öte yandan öyle bir heybet ki, seni öldüreceklerin bile boyunun senden kısa durduğu, korktuğunu belli etmenin zaten bütün ölümlerden beter olduğu.. Ölmeye hazırlanmak, sağlığa zararlı (!) bir son sigara tüttürmek, bir çocuk gibi hüngür hüngür ağlamamak için kendini zor tutmak ve göz göre göre, dünyanın gözü önünde, tüm dikkatlerin kesildiği ve fotoğraflarının her bir açıdan çekildiği bir sahnede poz vermek nasıl bir şey! Anne bunu çocuklar izliyor, çocuklar birazdan ölecek adamın son görüntülerini izliyor. Bir insana öldürmek normal geldikten sonra, ölenin suçlu ya da masum olduğunun ne önemi var?