Çiğ köfte ilk Hz.İbrahim döneminde Urfalı bir ev hanımı tarafından bulunmuştur. Hz. İbrahim döneminde yaşayan bir Urfalı avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanımı evde odun bulunmadığını söyler. Çevrede toplanacak bir tek dal dahi kalmamıştır. Zira Nemrut, Hz. İbrahim'i ateşe atmak için yakacak ne varsa toplattırmıştır.
Avcı, hanımından bu duruma bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın, ceylanın budundan bir miktar yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Yeşil soğan, maydanoz ekler. Böylece Urfa'nın o leziz ve tadına doyum olmaz ^^çiğ köftesi^^ meydana gelir. Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı günden bir hatıra da bu yemek kalır.
Yüreğinle sev beni sözlerinle değil, Aşkınla ağlat beni hasretinle değil, Bakışınla sarhoş et beni, içkiyle değil, Ölüm ayırsın bizi güzelim, eller değil
^^ Aysel git başımdan ^^ değişik isimlere uyarlanarak da okunabilen, Atilla İlhan'ın çok sevdiğim ve severek okuduğum bir şiiridir. Sözleri şöyle devam eder;
Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün Dağıtır gecelerim sarışınlığını Uykularımı uyusan nasıl korkarsın, Hiçbir dakikamı yaşayamazsın. Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Bir zamanlar bir genç, kötü kalpli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemiş. Ancak kız, korkunç bir şart ileri sürerek ^^Senin sevgini ölçmek istiyorum.^^ Demiş. ^^Bakalım beni gerçekten seviyor musun? Bunun için de köpeğime yedirmek için, bana annenin kalbini getireceksin.^^
Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karşısında uzun bir tereddüt geçirmiş. Sonunda kızın istediğini yerine getirerek annesini öldürmüş. Çıkardığı kalbini bir mendile koyup kızın evine doğru yönelmiş. Hızla giderken ayağı bir taşa takılmış. Mendile sarılı kalp bir tarafa, kendisi de bir tarafa düşmüş. Canı acıdığı için, ağzından ister istemez ^^Ah anacığım^^ sözleri dökülmüş. Annesinin tozlara bulanan ve hâlâ soğumamış olan kalbinden, o an bir ses yükselmiş;
^^Canım yavrum, bir yerin acıdı mı? ^^
Annelerimizin değeri hiçbir şeyle ölçülmez. Onlara olan sevgimizi sadece bir güne ^^anneler gününe ^^ sığdırmayalım.
Seni özledim,
Issız bir sahilken ben
Dalga olup dövmeni bekledim.
Sen
Gelmedin.
Seni çok özledim,
Basit bir tualde ki koyu renkler gibi
Geceler oldum gündüzleri bekledim.
Sen
Yine gelmedin.
Seni çok çok özledim,
Yağmura susamış topraklar gibi
Esip gürlemeni ve üstüme düşmeni bekledim.
Sen
Hiç gelmedin.
alıntıdır
Rivayet odur ki;
Çiğ köfte ilk Hz.İbrahim döneminde Urfalı bir ev hanımı tarafından bulunmuştur. Hz. İbrahim döneminde yaşayan bir Urfalı avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanımı evde odun bulunmadığını söyler. Çevrede toplanacak bir tek dal dahi kalmamıştır. Zira Nemrut, Hz. İbrahim'i ateşe atmak için yakacak ne varsa toplattırmıştır.
Avcı, hanımından bu duruma bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın, ceylanın budundan bir miktar yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Yeşil soğan, maydanoz ekler. Böylece Urfa'nın o leziz ve tadına doyum olmaz ^^çiğ köftesi^^ meydana gelir. Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı günden bir hatıra da bu yemek kalır.
^^Nefsin, üzüm ve hurma gibi
tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,
ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki? ^^
der Hz.Mevlânâ'm
Hakkı nasıl bulursun
Hakka kul olmayınca
Erenler eşiğine
Yaslanıp yatmayınca.
der Yunus Emre'm
Aşk bir yalan, yaralayan, kanayan, koca bir yalan.
Yüreğinle sev beni sözlerinle değil,
Aşkınla ağlat beni hasretinle değil,
Bakışınla sarhoş et beni, içkiyle değil,
Ölüm ayırsın bizi güzelim, eller değil
^^ Aysel git başımdan ^^ değişik isimlere uyarlanarak da okunabilen, Atilla İlhan'ın çok sevdiğim ve severek okuduğum bir şiiridir. Sözleri şöyle devam eder;
Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
Hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Demokrasinin DEMOsu ile idare etmesi istenen dürüst ve çalışkan insan.
Halkın, tek başına iktidar olma yetkisi verdiği süper başbakan.
Bir zamanlar bir genç, kötü kalpli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemiş. Ancak kız, korkunç bir şart ileri sürerek ^^Senin sevgini ölçmek istiyorum.^^ Demiş.
^^Bakalım beni gerçekten seviyor musun? Bunun için de köpeğime yedirmek için, bana annenin kalbini getireceksin.^^
Delikanlı, tüyler ürperten bu teklif karşısında uzun bir tereddüt geçirmiş. Sonunda kızın istediğini yerine getirerek annesini öldürmüş. Çıkardığı kalbini bir mendile koyup kızın evine doğru yönelmiş. Hızla giderken ayağı bir taşa takılmış. Mendile sarılı kalp bir tarafa, kendisi de bir tarafa düşmüş.
Canı acıdığı için, ağzından ister istemez ^^Ah anacığım^^ sözleri dökülmüş.
Annesinin tozlara bulanan ve hâlâ soğumamış olan kalbinden, o an bir ses yükselmiş;
^^Canım yavrum, bir yerin acıdı mı? ^^
Annelerimizin değeri hiçbir şeyle ölçülmez. Onlara olan sevgimizi sadece bir güne ^^anneler gününe ^^ sığdırmayalım.
Gözü açık kabus görmek.
Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olacak mı? olmayacak mı? diye düşünmekten bazı insanların yakalandığı hastalık.
Lâkin korkunun ecele faydası yok.