mevsimleri bir aile olarak düşünelim; bahar, ailenin şıpsevdi, yaramaz,hiperaktif çocuğu.bahar da canlanan doğa gibi kıpır kıpır hissediyorum kendimi, tatlı bi mevsim. aynı zamanda bu fazla tatlılıktan ötürü bir halsizlik, bir çeşit yan etkisi var galiba. ve her bahar mutlaka takatim kalmamışçasına yatağa mıhlanıp kalıyorum bir süre halsizlikten, yorgunluktan, sonra yaz gelir; yaz özgürlük mevsimidir. o yüzden ailenin en gözde çocuğudur.o hiçbirşeye aldırmaz,keyfine bakar,alaycıdır,günü yaşar,mevsimlerin ağustos böceğidir,bazen de tüm bu sebeplerden ötürü bir o kadar sıkıcıdır.sonbahar; ailemizin hüzünlü çocuğu,hep sulugözlüdür, duyarlıdır çünkü. algıları kuvvetlidir, herşeyi fazla algıladığı için tam anlamıyla mutlu olamaz bir türlü.ama çekicidir o bu depresif haliyle.ve kış; soğuktur o ama çıplaktır,dürüsttür.ve en yalın mevsimdir,ben en çok kışı severim, soğuktur çünkü..
bizim cadı; bütün zamanını birinin şeyinden aldığı kılla,öbürünün bitli saçından aldığı biti karıştırarak,üzerine bir de kırkayağın kırkıncı ayağını atarak, bi de bir çay kaşığı tükrük ve kulak memesi kıvamına gelmiş kusmuk ilave ederek masadaki elmaları nasıl armut edebilirim diye uğraşırken 30 yaşına gelmiş. bi gün istemeye gelmişler,kızımızı.ama elma nasıl armut, armut nasıl karpuz, karpuz nasıl hipopotam olur diye büyüler yapmaya uğraşan kızımız acemi olduğundan misafirin üstüne kahveyi dökmüüş.. neden? acemii çünkü kendisiii...he he..
TELEFONDA; erkek: bana kızgın mısın? kız: hayır erkek:bak kızgınsan söyle kız:hayır,kızgın olmadığımı söyledim sana. erkek:şu anda çok kızgın olduğunu biliyorum,gerçekten de çok üzgünüm. kız: bak kızgın değilimm tamam mı? erkek: tamam bebeğim,hadi öptüm. erkek: ha bi de erkek: gerçekten kızgın değilsin değil mi? kız:HAYIRRRRRRRRRRRRR! SANA KIZGIN FALAN DEĞİLİM, NEDEN KIZAYIMMMMM.KIZGIN DEĞİLİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİMMMMMMMM! ! ! ! erkek:bak kızgınsın işte biliyorum ben seni,kızmışsın işte..
erkek: benimle çıkar mısın? kız: üzgünüm,ben seni arkadaş olarak görüyorum,arkadaş kalalım erkek: anladım tamam ben gideyim. erkek: ee ne zaman çıkarız?
önce güzel ve iki kişilik başlayıp sonra çoğalan ve bayatlaşan bir oyun.büyüklerin oynayıp oynayıp bi türlü bıkıp usanmadıkları bi oyun aynı zamanda...
mevsimleri bir aile olarak düşünelim; bahar, ailenin şıpsevdi, yaramaz,hiperaktif çocuğu.bahar da canlanan doğa gibi kıpır kıpır hissediyorum kendimi, tatlı bi mevsim. aynı zamanda bu fazla tatlılıktan ötürü bir halsizlik, bir çeşit yan etkisi var galiba. ve her bahar mutlaka takatim kalmamışçasına yatağa mıhlanıp kalıyorum bir süre halsizlikten, yorgunluktan, sonra yaz gelir; yaz özgürlük mevsimidir. o yüzden ailenin en gözde çocuğudur.o hiçbirşeye aldırmaz,keyfine bakar,alaycıdır,günü yaşar,mevsimlerin ağustos böceğidir,bazen de tüm bu sebeplerden ötürü bir o kadar sıkıcıdır.sonbahar; ailemizin hüzünlü çocuğu,hep sulugözlüdür, duyarlıdır çünkü. algıları kuvvetlidir, herşeyi fazla algıladığı için tam anlamıyla mutlu olamaz bir türlü.ama çekicidir o bu depresif haliyle.ve kış; soğuktur o ama çıplaktır,dürüsttür.ve en yalın mevsimdir,ben en çok kışı severim, soğuktur çünkü..
bizim cadı; bütün zamanını birinin şeyinden aldığı kılla,öbürünün bitli saçından aldığı biti karıştırarak,üzerine bir de kırkayağın kırkıncı ayağını atarak, bi de bir çay kaşığı tükrük ve kulak memesi kıvamına gelmiş kusmuk ilave ederek masadaki elmaları nasıl armut edebilirim diye uğraşırken 30 yaşına gelmiş. bi gün istemeye gelmişler,kızımızı.ama elma nasıl armut, armut nasıl karpuz, karpuz nasıl hipopotam olur diye büyüler yapmaya uğraşan kızımız acemi olduğundan misafirin üstüne kahveyi dökmüüş.. neden? acemii çünkü kendisiii...he he..
TELEFONDA;
erkek: bana kızgın mısın?
kız: hayır
erkek:bak kızgınsan söyle
kız:hayır,kızgın olmadığımı söyledim sana.
erkek:şu anda çok kızgın olduğunu biliyorum,gerçekten de çok üzgünüm.
kız: bak kızgın değilimm tamam mı?
erkek: tamam bebeğim,hadi öptüm.
erkek: ha bi de
erkek: gerçekten kızgın değilsin değil mi?
kız:HAYIRRRRRRRRRRRRR! SANA KIZGIN FALAN DEĞİLİM, NEDEN KIZAYIMMMMM.KIZGIN DEĞİLİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİMMMMMMMM! ! ! !
erkek:bak kızgınsın işte biliyorum ben seni,kızmışsın işte..
erkek: benimle çıkar mısın?
kız: üzgünüm,ben seni arkadaş olarak görüyorum,arkadaş kalalım
erkek: anladım tamam ben gideyim.
erkek: ee ne zaman çıkarız?
kapı: tak tak
erkek: selam tatlım, bak sana çiçek aldım,
kadın: yoksa beni aldatıyo musun?
önce güzel ve iki kişilik başlayıp sonra çoğalan ve bayatlaşan bir oyun.büyüklerin oynayıp oynayıp bi türlü bıkıp usanmadıkları bi oyun aynı zamanda...
görünen köyde yapılmayan bir meslek dalı... :)
eski usul yazışma. artık genellikle internet üzerinden yapılan işlem.. bkz:msn...gibi...
baba + oğul + kutsal ruh(artıyı biraz uzatmaya çalıştım ama olmadı siz anlayın artık :) )
kulaklarımızın sadece kirini alan kulak temizleme çubuklarının yetersiz randımanı yüzünden paslanan kulaklara uygulanan notasal bir yöntem...