nasıl bir ufuk çizgisidir gözlerini çevreleyen kirpiklerin hayalin en güzel ninnisi uyku katili gecelerimin mayın tarlası gibi her yanı ağrıyan bedenimin ilacı merhemi ab-ı hayatısın
Gözlerin deryadan alınmış bir katre su, gökyüzünün aksi, Güneşin sıcaklığı gibi ben ise kutupta herkesten uzaklaşmak isteyen ters yöne giden penguen gibi
duvarda asılı unutulmuş
ardı küflenmiş önü solmuş
tek tek ipleri dökülen
içten içe görmeye alışılıp yok yerine konan
eski bir duvar halısı gibi'yim
sen nasılsın?
nasıl bir ufuk çizgisidir gözlerini çevreleyen kirpiklerin
hayalin en güzel ninnisi uyku katili gecelerimin
mayın tarlası gibi her yanı ağrıyan bedenimin
ilacı merhemi ab-ı hayatısın
peki
sen nasılsın?
ayaklarım bedenimi gezdirirken ezber sokaklarında
ruhum yüreğinin yörüngesinde kaybolmuş bir göktaşı
ne sana ait ne senden gayrı
sen nasılsın?
Medeniyetten uzak bozulmamış bir kabile ile mimiklerimle konuşur gibiyim
sessiz harfsiz dilsiz...
yine de doymuyor içim susmalara...
sen nasılsın?
bazen infilak eder suskunluğum
cesaretindeki çığlığa sığınırım
sırtımı sırtına dayıyorum
her daraldığında nefesim
sen nasılsın?
Gözlerin deryadan alınmış bir katre su,
gökyüzünün aksi,
Güneşin sıcaklığı gibi
ben ise kutupta herkesten uzaklaşmak isteyen ters yöne giden penguen gibi
sen nasılsın?
Gecenin koynunda uçsuz bucaksız fezaya dalmışım
soğuk akşamların koynunda sabahlamışım
yalnızım sükutum sensizlikten
hasretinin beşiğini sallıyorum
sen nasılsın?
sen ışırdın güneş ısınırdı
kokun bahardı
susardın ahraz kesilirdi alem
şimdi nasılsın?
bazen site ilk denediğimde açılıyor.
çok şaşırıyorum.
merhem olmayacaksa yarama
derman olmayacaksa derdime
halimi sorsa ne olur sormasa ne?
yine de sen nasılsın?