Bay Asâbi moduna girme... Bu durumda asâbi moda girmiş kişiye en doğru yaklaşım şekli psikoloji literatüründe 'herşeyi sen bilirsin, en güzel şarkıyı sen yazarsın, sen neymişsin be abi' olarakda geçen MFÖ yaklaşımı olmalıdır...
Kesinlikle oldukça olumsuz tesirleri olan bir hadisedir... (yaşadım biliyorum) . Bazı bilgileri öğrenmeden önce öğrenilmesi gereken bilgiler vardır (valla öle havalı laf olsun die demiyorum) bunlar sırasıyla öğrenilmediğinde kişinin karakterinde onulmaz zararlara yol açar... Hatırlayınız: Karate Kid :)
Çoook ama çok meşakatli bir operasyon, kol ve bacak kemikleri kesilerek araya bir aparat yerleştiriliyor (platinde olabilir ama ben daha farklı bir şeymiş gibi hatırlıyorum) uzun süren bir iyileşme ve fizik tedavi sürecinden sonra 3-5 bir şeyler farkediyor işte... bu operasyonu genelde kol ve bacak uzuvları arasında dengesizlik olanlara yapıyorlar estetik kaygısı taşıyan arkadaşlara ya çok geç değilse bsket ve yüzme sporları yada yüksek ökçeli ayakkabılar önerilir... öle meme büyütme ameliyatlarına benzemez....
Nefertiti'yi anarken Mısır tarihinde derin izler bırakan eşi Amonhotep'i unutmamak gerekir, Nefertiti güzelliğin sembolüyken Amonhotep aynı derecede çirkindir (Yüzünde deformasyon varmış) Amonhotep Hz. İbrahim'in (o dönemde daha Hz Musa ortada yok) mesajından etkilenerek Mısır'ın çok tanrılı inancını kökten değiştirmeye kalkıyor ve bunun için İmpratorluğun başkentini bile değiştirerek kendi inşa ettiği Akhateten'e taşıyor, İmparatorluğu amon-ra rahiplerinin etkisini kırarak tek başına yönetiyor ve bunun bedelinide rahipler tarafından zehirlenip öldürülerek ödüyor. Sonrası ise çok daha karışık ölümüyle birlikte lanetlenen bu başarılı firavun ve bütün eserleri ve hatta ismi, zaferleri vs. mısır tarihinden silinmeye çalışılıyor...
Uzun zamandır entry girilmeyen bu başlığı ve yazılanı görünce dayanamadım yine... Birinci ve en önemli hatırlatma 90.000 veya 60.000 bu sayı kaynaklara göre değişir Kürt evladının resmen bile bile ölüme gönderilerek bir soykırıma tabi tutulmasının temel sorumlusu bizzatihi Enver Paşa ve beyin takımıdır (gerçi Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında katledilen yaklaşık olarak 1,5 milyon müslüman kürt ahalisinin yanında bu sayı pekde büyük bir rakam sayılmaz ama harekatta ölenlerin yetişmiş, eli silah tutan insanlar olduğunu düşünürseniz bu kayıp oldukça önemlidir) . Netekim bunlar daha öncede defalarca gerçek niyetlerini beyan etmişlerdir... Neyse Kore'ye dönelim Kore harekatına katılarak zayi olan 3.000 civarında askerin hayatları bizim NATO'ya girebilmek için verdiğimiz bir bedeldir. Yani eğer ilerde birisi size Türkiye NATO'ya ne karşılığı üye oldu diye sorarsa ona 3,000 can karşılığında diye cevap verebilirsiniz. Peki neden NATO'ya bu kadar çok girmek istedi Türkiye çünkü dönemin şartlarında ya ABD'nin yanında olacaktınız yada karşısında (tanıdık bir cümle değilmi yakınlardada tekrar edilmişti yanılmıyorsam :)) o dönem ABD'nin karşısında olmak demek öyle şer ekseni içerisinde felan olmak değil direkt olarak SSCB'nin safında bir demirperde ülkesi olmak demekti... Dönemin siyasal kadrosu Atatürk'ün gösterdiği muassır batı medeniyeti hedefine uygun şekilde hareket ederek (buna ben bile güldüm şimdi) saflarını batı ve batıyı temsil eden ABD' tarafında seçti. Sonuç olarak gelsin MARSHALL'lar gitsin tam bağımsızlık gibi bir durum söz konusu oldu...
Askerlik mesleği içerisinde en fazla aşağılanan sınıftır. Aşağılandıkları için en fazla komplekse sahip olan bu nedenle askere en fazla zulm edenlerde yine bu sınıftan çıkar... Hayatta bir baltaya sap olamamışların ne yapalım bende olmadı arık asker olurum demeleri sonucu türemiştir. Bu sınıf sayılarının arttırılmasının amacının askere zulm edilme oranının yükseltilmesi olmayıp profesyonel orduya geçiş sürecinin bir parçası olduğunu ısrarla anlamamakta direnen fertlerden oluşur... Grey'in notu:Bakmayın böyle yazdığıma aşağıladığımdan değil kuyruk acım var ondan :)
'Alternatif bir fikir öne sürmek için düşünce hayatında bulunmak, düşünmek, okumak, araştırmak fikirlerin serbestçe tartışılmasına hazır olmak lazım. İnanç haline getirilen düşüncelerle fikirleri ayrı tutmak gerekir. İnançlar tartışılmaz zaten. Fikirler inanç meselesi değildir. Fikirler teori, bilgi ve tespit meselesidir. Buna göre fikirleri yenilersiniz, gözden geçirirsiniz veya reddedersiniz.' Grey'in yorumu: Söyleyen güzel söylemiş bize ancak tefekkür etmek düşer...
Bu sene denk geldik bakalım Necip Fazıl'ın dediği gibi eğlencede onları geçebilecek miyiz? ' Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama/ Çatla Sodom ve Gomore patla Bizans ve Roma.' Azimliyiz ya geçeriz biz onları onlar kertenkele deliğine girseler biz daha iyisini yapar karınca deliğine gireriz Evvel Allah'ın sonra Noel Baba'nın izniylen...
Bay Asâbi moduna girme...
Bu durumda asâbi moda girmiş kişiye en doğru yaklaşım şekli psikoloji literatüründe 'herşeyi sen bilirsin, en güzel şarkıyı sen yazarsın, sen neymişsin be abi' olarakda geçen MFÖ yaklaşımı olmalıdır...
Ne zamana kadar insan hükmündedir?
Hala bütün dünyada üzerinde uzlaşmaya varılamadığından hararetle tartışılır....
Kesinlikle oldukça olumsuz tesirleri olan bir hadisedir... (yaşadım biliyorum) .
Bazı bilgileri öğrenmeden önce öğrenilmesi gereken bilgiler vardır (valla öle havalı laf olsun die demiyorum) bunlar sırasıyla öğrenilmediğinde kişinin karakterinde onulmaz zararlara yol açar...
Hatırlayınız: Karate Kid :)
Çoook ama çok meşakatli bir operasyon, kol ve bacak kemikleri kesilerek araya bir aparat yerleştiriliyor (platinde olabilir ama ben daha farklı bir şeymiş gibi hatırlıyorum) uzun süren bir iyileşme ve fizik tedavi sürecinden sonra 3-5 bir şeyler farkediyor işte... bu operasyonu genelde kol ve bacak uzuvları arasında dengesizlik olanlara yapıyorlar estetik kaygısı taşıyan arkadaşlara ya çok geç değilse bsket ve yüzme sporları yada yüksek ökçeli ayakkabılar önerilir... öle meme büyütme ameliyatlarına benzemez....
Nefertiti'yi anarken Mısır tarihinde derin izler bırakan eşi Amonhotep'i unutmamak gerekir, Nefertiti güzelliğin sembolüyken Amonhotep aynı derecede çirkindir (Yüzünde deformasyon varmış) Amonhotep Hz. İbrahim'in (o dönemde daha Hz Musa ortada yok) mesajından etkilenerek Mısır'ın çok tanrılı inancını kökten değiştirmeye kalkıyor ve bunun için İmpratorluğun başkentini bile değiştirerek kendi inşa ettiği Akhateten'e taşıyor, İmparatorluğu amon-ra rahiplerinin etkisini kırarak tek başına yönetiyor ve bunun bedelinide rahipler tarafından zehirlenip öldürülerek ödüyor. Sonrası ise çok daha karışık ölümüyle birlikte lanetlenen bu başarılı firavun ve bütün eserleri ve hatta ismi, zaferleri vs. mısır tarihinden silinmeye çalışılıyor...
Uzun zamandır entry girilmeyen bu başlığı ve yazılanı görünce dayanamadım yine...
Birinci ve en önemli hatırlatma 90.000 veya 60.000 bu sayı kaynaklara göre değişir Kürt evladının resmen bile bile ölüme gönderilerek bir soykırıma tabi tutulmasının temel sorumlusu bizzatihi Enver Paşa ve beyin takımıdır (gerçi Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında katledilen yaklaşık olarak 1,5 milyon müslüman kürt ahalisinin yanında bu sayı pekde büyük bir rakam sayılmaz ama harekatta ölenlerin yetişmiş, eli silah tutan insanlar olduğunu düşünürseniz bu kayıp oldukça önemlidir) . Netekim bunlar daha öncede defalarca gerçek niyetlerini beyan etmişlerdir...
Neyse Kore'ye dönelim Kore harekatına katılarak zayi olan 3.000 civarında askerin hayatları bizim NATO'ya girebilmek için verdiğimiz bir bedeldir. Yani eğer ilerde birisi size Türkiye NATO'ya ne karşılığı üye oldu diye sorarsa ona 3,000 can karşılığında diye cevap verebilirsiniz. Peki neden NATO'ya bu kadar çok girmek istedi Türkiye çünkü dönemin şartlarında ya ABD'nin yanında olacaktınız yada karşısında (tanıdık bir cümle değilmi yakınlardada tekrar edilmişti yanılmıyorsam :)) o dönem ABD'nin karşısında olmak demek öyle şer ekseni içerisinde felan olmak değil direkt olarak SSCB'nin safında bir demirperde ülkesi olmak demekti... Dönemin siyasal kadrosu Atatürk'ün gösterdiği muassır batı medeniyeti hedefine uygun şekilde hareket ederek (buna ben bile güldüm şimdi) saflarını batı ve batıyı temsil eden ABD' tarafında seçti. Sonuç olarak gelsin MARSHALL'lar gitsin tam bağımsızlık gibi bir durum söz konusu oldu...
Askerlik mesleği içerisinde en fazla aşağılanan sınıftır. Aşağılandıkları için en fazla komplekse sahip olan bu nedenle askere en fazla zulm edenlerde yine bu sınıftan çıkar... Hayatta bir baltaya sap olamamışların ne yapalım bende olmadı arık asker olurum demeleri sonucu türemiştir. Bu sınıf sayılarının arttırılmasının amacının askere zulm edilme oranının yükseltilmesi olmayıp profesyonel orduya geçiş sürecinin bir parçası olduğunu ısrarla anlamamakta direnen fertlerden oluşur...
Grey'in notu:Bakmayın böyle yazdığıma aşağıladığımdan değil kuyruk acım var ondan :)
'Alternatif bir fikir öne sürmek için düşünce hayatında bulunmak, düşünmek, okumak, araştırmak fikirlerin serbestçe tartışılmasına hazır olmak lazım. İnanç haline getirilen düşüncelerle fikirleri ayrı tutmak gerekir. İnançlar tartışılmaz zaten. Fikirler inanç meselesi değildir. Fikirler teori, bilgi ve tespit meselesidir. Buna göre fikirleri yenilersiniz, gözden geçirirsiniz veya reddedersiniz.'
Grey'in yorumu: Söyleyen güzel söylemiş bize ancak tefekkür etmek düşer...
Zor zanaat, büyük mesuliyet, devasa meşakat...
En iyisi yetişmişini almak yada benim gibi yeğenler ile idare etmek... :)
Bu sene denk geldik bakalım Necip Fazıl'ın dediği gibi eğlencede onları geçebilecek miyiz?
' Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama/ Çatla Sodom ve Gomore patla Bizans ve Roma.'
Azimliyiz ya geçeriz biz onları onlar kertenkele deliğine girseler biz daha iyisini yapar karınca deliğine gireriz Evvel Allah'ın sonra Noel Baba'nın izniylen...