yakından tanıdığım bir bitki yapraklarını salata olarak yiyenler var hiç denemedim.. daha doğrusu yapraklarını yemek hiç aklıma gelmemişti.. şehirli kuzen görünce aa hindibâ deyivermişti.. bende -ot o ot.. bildiğimiz ot işte deyip cehaletimi tüm çıplaklığıyla önüne serivermiştim..
İki ayrı üniversitede doktora yapan 8 dil bilen özellikle İslam Hukuku ve Siyer konularında çeşitli eserler veren mümtâz bir şahsiyet.. Hazırladığı Kur'an Meali diğerlerinden çok farklı.. Okuma fırsatım olmuştu.. ömrünü inancına adamış diyar diyar gezmiş bir seyyah aynı zamanda.. Allah rahmet eylesin..
Dil Devrimi sırasında Eski Türkçe olduğu varsayımıyla kullanımı teşvik edilmiştir. ama ne hazîndir ki kelimeye eski türkçe yazıtlarda rastlanmamış ve farsçada 'temel, esas' kelimelerine karşılık geldiği anlaşılmıştır.. orijinal okunuşu 'âsâl' dır..
önce akrabası olan kelimeleri ve anlamlarını inceleyelim.
'sıdk' (doğru olanı yapma, dostça davranma) kelimesinden türemiş olup 'sâdık' (güvenilir, dost, arkadaş) 'sadâkat' (dostça davranma, doğrudan yana olma)
ve sadaka.. bir şey yapılması gereken durumlarda doğru olanı yapmaktır.. o yüzden;
tebessüm etmek yolda insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırmak güzel söz iki kişi arasında adaletli davranmak vs.
bunların hepsinin birer sadaka olduğu söylenmiştir.. hani vaaz vermek değil niyetim.. ama 'sadaka' kavramı 'bir fakire yardım etmek' ile sınırlandırılamayacak kadar geniş ve evrensel ve insânîdir..
'hayy' kökünden türemiştir.. 'hayy' ayrıca Allah'ın 99 isminden biri olup ' hayat veren ' anlamındadır.. bir ilginçlik daha var ki oda 'hay' ciğerlerimizdeki nefesi dışarıya saldığımızda çıkan sestir.. nefes alıp vermek hhh sesini çıkartmak hayat belirtisidir..
yakından tanıdığım bir bitki
yapraklarını salata olarak yiyenler var
hiç denemedim..
daha doğrusu yapraklarını yemek hiç aklıma gelmemişti..
şehirli kuzen görünce
aa hindibâ deyivermişti..
bende
-ot o ot.. bildiğimiz ot işte
deyip cehaletimi tüm çıplaklığıyla önüne serivermiştim..
http://www.istanbul.tc/mahir/mahir/
çok makara kukara bir adama benziyor..
İki ayrı üniversitede doktora yapan
8 dil bilen
özellikle İslam Hukuku ve Siyer konularında çeşitli eserler veren mümtâz bir şahsiyet..
Hazırladığı Kur'an Meali
diğerlerinden çok farklı..
Okuma fırsatım olmuştu..
ömrünü inancına adamış
diyar diyar gezmiş bir seyyah aynı zamanda..
Allah rahmet eylesin..
Öğünmek gibi olsan ne olur?
sonunda böcükler kurtlar yiyecek o çok öğündüğün beynini ve bedenini..
Dil Devrimi sırasında Eski Türkçe olduğu varsayımıyla
kullanımı teşvik edilmiştir.
ama ne hazîndir ki
kelimeye eski türkçe yazıtlarda rastlanmamış
ve
farsçada 'temel, esas' kelimelerine karşılık geldiği anlaşılmıştır..
orijinal okunuşu
'âsâl' dır..
önce akrabası olan kelimeleri ve anlamlarını inceleyelim.
'sıdk' (doğru olanı yapma, dostça davranma)
kelimesinden türemiş olup
'sâdık' (güvenilir, dost, arkadaş)
'sadâkat' (dostça davranma, doğrudan yana olma)
ve sadaka..
bir şey yapılması gereken durumlarda
doğru olanı yapmaktır..
o yüzden;
tebessüm etmek
yolda insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırmak
güzel söz
iki kişi arasında adaletli davranmak vs.
bunların hepsinin birer sadaka olduğu söylenmiştir..
hani vaaz vermek değil niyetim..
ama 'sadaka' kavramı 'bir fakire yardım etmek' ile sınırlandırılamayacak kadar geniş ve evrensel ve insânîdir..
1935 yılında 'ihtilal ve inkılap' kelimelerinin karşılığı olarak
'devir-mek' fiilinden türetilmiştir..
'hayy' kökünden türemiştir..
'hayy' ayrıca Allah'ın 99 isminden biri olup ' hayat veren ' anlamındadır..
bir ilginçlik daha var ki
oda
'hay' ciğerlerimizdeki nefesi dışarıya saldığımızda çıkan sestir..
nefes alıp vermek
hhh sesini çıkartmak
hayat belirtisidir..
Yer kaplayan şey..
Hani 'med-cezir'in 'medd' ide aynı kökten..
yayılan
yer kaplayan anlamında...
bu arada kelime arapça..
Yahudilerin önce Musa'dan daha sonra
İskender'den başlattıkları zaman ölçüm sistemi..
o yüzden
tarih iskender ile başlar sözü meşhûrdur..