Hep, bütün,tam.. Cemîl ve Cemâl aynı kökenden geliyor.. Üçününde ıstılahta farklı olsada sözlükteki anlamları aynı.. Cümle, tam manâyı ifâde eden, kurallara uygun söz demek..
Bundan 40 sene evvel basılmış bir sözlükte 'Çeşitli mevzulardan bahseden resimli mecmua' diye tarif edilmiş... ne kadar mâsum bir tanımlama değil mi? ve zaman kelimelerin anlamını ne kadar değiştiriyor... şimdi olsa ne yazarlardı acaba..
E Emine nak ulur naşkvi do çayiskani
Anderi na doskudu him çipe boyiskani..
Ander = tereke, geride kalmış, vazgeçilmiş..
Hep, bütün,tam..
Cemîl ve Cemâl aynı kökenden geliyor..
Üçününde ıstılahta farklı olsada sözlükteki anlamları aynı..
Cümle, tam manâyı ifâde eden, kurallara uygun söz demek..
Bundan 40 sene evvel basılmış bir sözlükte
'Çeşitli mevzulardan bahseden resimli mecmua'
diye tarif edilmiş...
ne kadar mâsum bir tanımlama değil mi?
ve zaman kelimelerin anlamını ne kadar değiştiriyor...
şimdi olsa ne yazarlardı acaba..
domates salatasının üzerine..
ölümü hatırlayınca
bütün 'boş'lar birden doluveriyor; kendiliğinden..
'ma' + 'lezime'
gereken şey anlamına gelir arapçada..
'lezîme' kelimesinin 'lüzûm' kelimesiyle bir alâkası var tabiki..
ana baba bir kardeş olurlar..
şimdi 'eşek gözlü' iltifat mı oluyor..
selvi boylum al yazmalım eşek gözlüm... :)
Azerîler 'eşgek' der..
'bıçgak'..
'biç-mek' fiilinden türemiştir.
Annelerin ninni söylerken ki mırıltıları..