Bugün insanlar gözlerine, kulaklarına, duyuları ve algılarına farklı gelen her şeyi 'sanat' olarak isimlendiriyor.. Sanat'ın etiğini, üslubunu konuşan hiç kimse yok. Her şeyde bir kriter, bir sınır var iken 'sanatta sınırsızlık' anlayışı ne kadar saçma.. Hani sorulabilir, nedir bu sanatın sınırı ve kriteri, kim koymuştur; şüphesiz her şey en büyük sanatçı olan Sâni-i Zülcelâlin eseridir.. Şöyle yere göğe bir nazar ettiğimizde Allah'ın san'atında bir çirkinlik, bir bozukluk görülebilir mi? Kaç tane san'at eleştirmeni bir ağacın veya bir kelebeğin üzerindeki san'atta kusur bulabilir ki? Ricâ ederim, bana kalkıp Küçük İskender denilen aykırı fıtratlı insanın iğrenç yazılarının san'at olduğunu söylemeyin!
'ig' eski türkçede hastalık, illet anlamına geliyor. 'yigrenmek' fiili 'iğrenmek olarak türemiş ve 'iğrenilen' anlamında iğrenç olarak kullanılagelmiştir..
şu yazısını bir yerlerde bulun ve okuyun. Sanatçının 'marjinal' olması gerektiği, farklı bakış açılarıyla sanatı elde ettiğini kabul ederim ama.. Eğer bu esrarkeş, ruh hastası adam sanatçı ise ben böyle sanatı.. iğrenç tek kelimeyle.
Siz siz olun görünce -meraba hocam demeyin.. Cevap vermiyor, görmezlikten geliyor.. bknz. topkapı sarayında Müze müdürüne selam verip bozulan ziyaretçi..
Çocukluk esprilerinden.. -Vay! eski dostum kertenkele.. -ha ha ha.. O zaman bu söze gülerdik şimdi güldüğüme gülüyorum.. Bir de bunun 'Lan deme lan babam kızıyo lan' versiyonu vardı ki yerlere yatardık gülmekten -e sende lan dediiiiin muha ha ha.. :) çocukluk işte..
Bugün insanlar
gözlerine, kulaklarına, duyuları ve algılarına
farklı gelen her şeyi 'sanat' olarak isimlendiriyor..
Sanat'ın etiğini, üslubunu konuşan hiç kimse yok.
Her şeyde bir kriter, bir sınır var iken
'sanatta sınırsızlık' anlayışı ne kadar saçma..
Hani sorulabilir, nedir bu sanatın sınırı ve kriteri, kim koymuştur;
şüphesiz
her şey
en büyük sanatçı olan Sâni-i Zülcelâlin eseridir..
Şöyle yere göğe bir nazar ettiğimizde
Allah'ın san'atında bir çirkinlik, bir bozukluk görülebilir mi?
Kaç tane san'at eleştirmeni bir ağacın veya bir kelebeğin üzerindeki san'atta kusur bulabilir ki?
Ricâ ederim,
bana kalkıp Küçük İskender denilen aykırı fıtratlı insanın iğrenç yazılarının
san'at olduğunu söylemeyin!
'ig' eski türkçede hastalık, illet anlamına geliyor.
'yigrenmek' fiili 'iğrenmek olarak türemiş
ve
'iğrenilen' anlamında iğrenç olarak kullanılagelmiştir..
Drenaj çalışması..
r o c k m a n i f e s t o
şu yazısını bir yerlerde bulun ve okuyun. Sanatçının 'marjinal' olması gerektiği,
farklı bakış açılarıyla sanatı elde ettiğini kabul ederim ama..
Eğer bu esrarkeş, ruh hastası adam sanatçı ise
ben böyle sanatı..
iğrenç tek kelimeyle.
Siz siz olun görünce
-meraba hocam
demeyin.. Cevap vermiyor, görmezlikten geliyor..
bknz.
topkapı sarayında Müze müdürüne selam verip bozulan ziyaretçi..
Bülent Ersoy ve Mustafa Topaloğlunun tartışması komikti;
M.Topaloğlu - Ben size kesinlikle Hanımefendi demem Bülent Hanım(?)
B. Ersoy - Dedin işte
M.Topaloğlu - O sayılmaz, ağzımdan kaçtı :)
Özlü sözler..
İnşallah..
Gerçi 'ay' kız çocuğuna
'güneş' erkek çocuğuna teşbihtir ama..
sadece fallarda değil
rüya tabirlerinde de vardır bu tanımlama.
Çocukluk esprilerinden..
-Vay! eski dostum kertenkele..
-ha ha ha..
O zaman bu söze gülerdik
şimdi güldüğüme gülüyorum..
Bir de bunun
'Lan deme lan babam kızıyo lan'
versiyonu vardı ki
yerlere yatardık gülmekten
-e sende lan dediiiiin muha ha ha.. :)
çocukluk işte..
Gündüzün muhasebesi ve dua..