Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • beddua31.10.2006 - 15:05

    Hani bir şeyi çok fazla abartınca
    (ki abartmakta bir sanattır, düşünülmeden yapılan abartılarda saçma sanatlardır)
    şöyle bir beddua eder
    -...... kadar başına taş düşsün!

    Allah herkesi 'ağır' nesne(?) leri abartmaktan korusun!

  • bakar kör31.10.2006 - 14:56

    marangoz ve çırak
    -çırak benim gönyemi gördün mü
    -görmedim usta
    -şu talaşların arasına karışmıştır iyi bir ara bakalım
    gönyenin ne olduğunu biliyorsun değil mi
    -ehe usta ayıp ediyon
    ...... aradan 1 saat geçer
    -çırak sen hala talaşlarımı karıştırıyorsun
    -evet usta
    -peki çırak ne ile karıştırıyorsun talaşları
    -bununla usta
    -o ne çırak
    -göny.. anaaaa
    -anaa ya benim kızılcık sopamı getirsene plenyenin yanında duruyor
    -e şey peki usta

    *ah!

  • şebboy31.10.2006 - 14:50

    'şeb' (gece) + 'bûyen' (kokan şey,kokulu)

    gece kokulu..
    farsça bir kelime.
    ayrıca yıldız hanımında dediği gibi bir çiçek ismi.
    ismini aldığı kelime çok ilginç yanlız.
    gece nasıl kokar ki?
    işte ben ölürsem 'gece kokulu' isminin bu çiçeğe neden veridiğinin merâkından ölürüm!

  • saçmalamak31.10.2006 - 14:40

    duyguları uygun cümlelerle ifade edememe sanatıdır..
    aşkııııım!
    canıııım!
    aşkından ölüyorum!
    geberiyorum! vs.
    bana göre saçmalamaya en güzel örneklerdir..
    'nokta-i istinad' denilir osmanlıcada..
    çıkış noktası anlamındadır.
    saçmalamanın çıkış noktasıda zihindir..
    önce saçma düşünür insan ve ardından saçma konuşur..

  • yürek31.10.2006 - 14:15

    'hareket etmek' anlamında 'yürmek(yürümek) ten türemiştir.
    cesaret yetisi anlamındadır
    ve
    'gönül' ile 'kalp' kelimelerinden daha erkeksi ve serttir.
    insanda hiddetli ve şiddetli duygular
    belirdiğinde sert adımlara ihtiyaç duyulur.
    (buna en güzel örnek japonlardır. zira sinirlenen bir japonun attığı adımları görseniz
    bu adam toplu katliam yapmaya gidiyor dersiniz)
    işte bu yeti de
    duyguların sert bir adımla yürümesini sağlar..

  • çorba31.10.2006 - 13:25

    'şûr' (karışık, karıştırılma özelliğinde olan,karıştırılan) + 'ba' (yemek,aş)
    karışık yemek..
    farsça..

  • bilgi31.10.2006 - 12:46

    Bilgi 'öz'ünde temiz idi;
    onu
    nâdânlar kirletti..
    insanın ızdırâbı bildikleriyle doğru orantılı olması gerekir
    zira bilgi acı verir,
    bilmek acıtır; acıtmalıdır..
    acı ağlatır, ağlatmalıdır..

  • fındık31.10.2006 - 10:09

    arapçada 'fundûk' olarak teleffuz edilmekle beraber
    arapçaya
    eski yunancadan geçmiştir.
    'pontikon' un arapça telaffuz şeklidir.
    'pontikon' ise pontus cevizi anlamına gelir.
    fındığın asıl ismi
    'karadeniz cevizi' dir yani..
    hatta
    'mus pontikus' 'karadeniz faresi, fındık faresi' anlamlarına gelir..

  • üyenin kendini tanıtmak için yazdığı not31.10.2006 - 09:49

    Uyanır gece yarısı, yoktan sevda yaparım
    Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım
    Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim
    Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim
    Çağırırlar küçük adımı, karafakiden ben akarım
    Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

    Benim adım Ebruli, biraz gerçek biraz hülya
    Yalanımı sevsinler, aşksız dönmüyor dünya

    Kalbim sevda kuyusu, her gün yoldan çıkarım
    Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım
    Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim
    Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim
    Sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım
    Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

    Benim adım Ebruli, biraz gerçek biraz hülya
    Yalanımı sevsinler, aşksız dönmüyor dünya
    Benim adım sufaya..

    not: hepınızı kucaklıyorum arkadaşlar :)

  • gülmek30.10.2006 - 19:31

    Siz hiç bir hayvanı ağlarken gördünüz mü?
    gözünden yaş gelirken..
    ben gördüm;
    fakat
    yeryüzünde insandan başka gülen, gülmeyi bilen canlı yoktur!