Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • basın08.11.2006 - 21:27

    'matbûat'
    1935 yılında 'bas-mak' fiilinden türetilmiştir.
    ogün bugündür basar bizim basınımız.. ne bulursa..

  • ayyaş08.11.2006 - 21:23

    'ayyaş' ın
    'iâşe' (yiyecek ve içecekler) ve 'mâişet' (geçinme, yenilip içilecek şeyler elde etme) kelimeleriyle akraba olduğu kimin aklına gelirdi?
    'ayyaş' arapçada yiyip içen anlamına geliyor..

  • hipopotam08.11.2006 - 21:19

    hippos sözcüğü “at” ve
    potamus sözcüğü de “nehir”
    anlamına gelir yunancada..
    yani hipopotam 'nehir atı' (türkçede su aygırı) anlamına gelir..
    bu anlamını hipopotamın türkçe karşılığından aldığı aşikârdır

  • salak08.11.2006 - 19:50

    yumuşak g ve g hiç bir zaman 'l' olarak türemez türkçede.
    belki benim dediğim yol çürütülebilir
    zayıf bir ihtimalle
    fakat
    salak ın sağ kelimesinden türediği ıspatlanamaz..

  • ankara08.11.2006 - 19:14

    Has Ankara'lılar Ankara demezler
    Angara derler..
    Galatça söyleniş tarzıyla söylerler..(angora)
    hatta Angora isminde işyerleri bile var Ankara'da
    reklam olacak ama
    bknz.
    Angora pastanesi..

  • şehir08.11.2006 - 19:09

    Adana: Hititçe; Uru Adania,
    Afyon: Yunanca; Opion-Opium (Haşhaş şehri) ,
    Aksaray: Kapadokya Kralı Archelaos’un adı,
    Amasya: Hititçe; Amaseia - şehri kuran Amazon kraliçesi Amesis’in adı,
    Ankara: Galatça-Hititçe; Angora (Çapa anlamında) ,
    Antalya: Lidyaca; Attaleia - şehri kuran Kral Attalos’un adı,
    Antakya: Yunanca; Antiohia,
    Bakırköy: Yun; Makri Hori (Uzun köy) ,
    Balıkesir: Yunanca; Paleo Kastro (Eski Hisar) ,
    Bartın: Yunanca; Parthenios (Bakire) ,
    Bolu: Yunanca; Poli (Şehir anlamında) ,
    Bursa: Bitince: Prussa - şehri kuran Bitinya Kralı Prusias’ın adı,
    Çanakkale: Yunanca; Dardanos,
    Çankırı: Galatça; Gangrea, (Keçisi bol memleket anlamında) ,
    Çorum: Hattice; Hattuşa,
    Denizli: Laodikeia, Suriye Kralı II. Antiokhosun karısı Laodike'nin adı,
    Edirne: Yunanca; Adrianus - Roma İmparatoru Hadrianus’un adı,
    Efes: Yunanca; Efesos,
    Eskişehir Yunanca; Dorlion,
    Giresun: Yunanca; Kerasunda (Kirazlık) ,
    Gümüşhane: Yunanca; Argyropolis (Argyros: gümüş, Polis: kent) ,
    İskenderun: Yunanca; Alexandretta,
    İzmir: Yunanca; Smirni,
    İzmit: Bitince, Nikomidia,
    Kastamonu: Yunanca; Kastromoni (Keşişler kalesi) ,
    Kayseri: Yunanca; Kaisareia (Sezarın yeri) , Hititce; Mazaka,
    Konya: Frigce; Kavania, Yunanca; İkonion, (İkonalar şehri) ,
    Kütahya: Yunanca; Kotiaeon,
    Manisa: Yunanca; Magnisia (Magnezyum alanı anlamında) ,
    Mersin: Yunanca; Mirthos, Mirsini,
    Malatya: Hititçe; Maldia (Bal diyarı anlamında) ,
    Maraş: Ermenice; Marash; (Yeşillik anlamında) ,
    Muğla: Yunanca; Mugla,
    Nevşehir: Farsça,
    Niğde: Hititçe; Nakita,
    Ordu: Yunanca; Kotioro,
    Rize: Yunanca; Riza, Rizi (Kök veya Pirinç anlamında) ,
    Sakarya: Frigce; Sangari, (Sangari ırmağından adını almış, Frig tanrısının adı) ,
    Samsun: Yunanca; Sampsountas,
    Silifke: Yunanca; Silifkis,
    Sinop: Hititçe; Sinova isimli Amazon kraliçesinin adı
    Sivas: Yunanca; Sebastia (Sebastopolis saygın şehir manasında) , orijinali Hattice,
    Tarsus: Luvice; Tarsa (Kilikya tanrısı Tarhon’un adı) ,
    Tokat: Togayitlerin kurduğu sanılıyor. (Tok-Kat=Surlu şehir)
    Trabzon: Yunanca; Trapezus (Yamuk, trapez biçiminde olan) ,
    Trakya: Yunanca; Thraki (Trakların yaşadığı yer)

  • ayva08.11.2006 - 19:06

    Birde 'ayvayı yemek'
    deyiminin kullanılış sebebi
    ayvanın hem çiğnenmesi hemde boğazdan geçmesi zor olan bir meyve olması hasebiyledir..
    ayvayı yiyenler bilir
    hele alınan ısırık büyük ise
    boğazdan geçmesi eziyete dönüşür...

  • ayva08.11.2006 - 19:03

    Hani şu eski türk filmlerinde Arapların taklidini yapmak için kullanılan
    meyve vardır ya
    'ay' ını ayrı 'va' sını ayrı söylerler..
    ayva meyveside türkçedir..
    ama neden arapları taklit etmek için kullanılır anlamış değilim...

  • türk08.11.2006 - 18:45

    Orta Asyadan Anadoluya gelmiş etnik Türkler ise azınlıktadır. Van, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Mersin, Antalya, Konya civarlarında bir kısım etnik Türk vardır sadece, diğerleri kesinlikle etnik Türk değildir. Diğer bölgelerde etnik Türkler %1-5 arasında olabilir. Şu an Anadoludaki halkın en az 65 milyonu etnik olarak Türk değildir. Orta Asyadan gelmiş nüfus şu an 7 milyon falandır (sadece baba tarafından Türkmen) ve 1000 yıldan beri bunlar çok karıştığı için artık bunlarda Türk sayılamaz dolayısıylada Anadoludaki 70 milyon insan Türk değildir.

    Bugün ise Anadoludaki halklar kendilerini etnik olarak Türk sanmaya başlamıştır halbuki Türk ismi müslüman olanlara Atatürk tarafından verilan bir addır çünkü Atatürk bütün Anadolu halkların Türk kökenli olduğunu sanıyordu dolayısıylada bu inanış Anadoludaki halka empoze edilmiştir ve halk Orta Asyadan geldiğini sanıyor. 90 yıl önce Anadoluda birine “Siz Orta Asyadan geldiniz” deseydiniz o kişi şaşıp kalırdı çünkü böyle birşeyi ilk defa duymuş olurdu. Şu an Anadoluda yaşayan halklar aslında Orta Asyadan gelmedi.

    Türkiyede etnik Türk yok denecek kadar azdır.

    **************
    Notlar
    Orhun Yazıtları 1890’larda tercüme edilmiştir. Bu yazılarda geçen “Türk” ismide 1890’larda öğrenilmiştir. Bundan önce Türk ismi bilinmiyordu Anadoluda. Orhun yazıtlarında yer alan “Törüg” ismi 1890’larda tercüme edildiğine göre Anadoludaki halk son 85-90 senedir Atatürk tarafından Türkleştirilmiş ve Türkçe dayatılmıştır çünkü Orhun yazılarındaki “Türk” ismi 1890’lara kadar yoktu.

    ALITIDIR.
    iddialar çok ciddi, dikkatle okuyun derim..

  • türk08.11.2006 - 18:43

    Osmanlı Devleti dönemindede kimse kendine “Türk” demiyordu. Aleviler birisinin kim olduğunu öğrenmek isterse Sunni mi, Alevi mi diye sorardı 90 yıl önce, zaten Türklük son 90 yılda çıktı. Halkta tarihsel olarak Şafi, Sünni ve Alevi olma bilinci vardır. Etnisite, ırk, ulus kavramıyla düşünmek modernlerin bakış açısıdır.
    Hatta bazı aleviler kendilerini ne Türk, nede Kürt olarak görüyor, sanki ayrı bir etnik kimlikmiş gibi. Aleviler aralarında bile tartışırlar kimliklerini; biz Türkmüyüz, Kürtmüyüz diye. Aleviler son 90 yıla kadar kendilerini Türk diye tanıtmamıştır.
    90 yıl önce bu halkın kendine Şafi, Sünni ve Alevi demesinin sebebide o dönemde insanlar dinine göre ayrılırdı, ırkına göre değil. Cumhuriyet döneminde her ulus-devlet kendini bir etnik kimlikle adlandırıyordu, dolayısıylada Atatürk bu müslüman halka konjonktüre uyup bir etnik kimliği temsil eden “Türk Milleti” ismini verdi. Alevilerde otomatikmen müslüman Türk sayıldı. Alevilerin aralarındada kesin bir kanı yok müslümanmılar yoksa değilmiler diye.

    Atatürk, Sümerlerin, Etilerin (Hititler) ve eski Anadolu halklarının Türk olduğunu sanıyordu, dolayısıylada bu halka bu ismi verdi ve Anadolu dilleri yerine Türkçeyi dayattı halka. Atatürk bundan dolayıda Sümerbank ve Etibankı açtırmıştır.

    Tabiki Sümerler ve Etiler aslen Türk değildir. Sümerler Irakın güneyinde eskiden yaşamış bir halk olup genetik araştırmalarda Kuveytli oldukları saptanmıştır.
    Hititlerin bir kısmı şu an Anadoludaki insanların ataları olabilir. Bilimadamları tarafındanda genellikle Gürcü ve Ermeni kökenli oldukları söyleniyor.

    Yani Anadolunun eski halkları müslüman (sunniler) olanlar kendilerine sonradan verilen “Türk” ismini benimsemişler çünkü sünnilik Türklükle bütünleştirilmiş durumdadır.
    Örneğin şair İsmet Özel “Kafirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk denir”.diyor