romantizm akımından etkilenen Berlioz' un 'fantastik senfoni'sidir bestecinin Henrietta Smithson'a aşık olduğu dönemlerde bestelediği senfonik şiirdir..
5 bölümlüdür:
*düşler ve tutkular *balo *kır sahnesi *darağcına gidiş *cadıların ayini
difteri hastalığı sonucu üç yaşından ölümüne değin kör yaşayan ispanyol besteci joaquin rodrigo'nun 1939'da gitar ve orkestra için yazdığı en önemli klasik eserlerden biridir.. ravel'in bolero'suyla birlikte dünyada en çok seslendirilen klasik eser ünvanını almıştır..
maurice ravel'in ispanyol müziği tadındaki eserlerinden en tanınmışlarıdır.. Bolero (1928)
form açısından incelendiğinde kendini tekrarlayan tek bir ezgi göze çarpar ki müzik tarihinde bir eşi bulunmayan bu eseri hiçbir forma sokamayız.. aynı ezginin defalarca tekrarlanması dışında trampetteki ritm kalıbı alışılagelmiş ve kolay dğeildir..
hatta ravel bu eseri için; 'Bolero benim tek şaheserim ama ne yazık ki içinde hiç müzik yok! ' bile demiştir..
yarım sesler dizisidir kısacası..
______do do# re re# mi fa fa# sol sol# la la# si do________
bunu artık sanaçtı dğeil de şarkıcı olarak düzeltsek! ..
romantizm akımından etkilenen Berlioz' un 'fantastik senfoni'sidir
bestecinin Henrietta Smithson'a aşık olduğu dönemlerde bestelediği senfonik şiirdir..
5 bölümlüdür:
*düşler ve tutkular
*balo
*kır sahnesi
*darağcına gidiş
*cadıların ayini
değil misin değil misin yaralayan değil misin..
alıp beni ötelere.. götüren sen değil misin..
müziği belki de en iyi yapanlar-anlayanlar ruslardır..
bence rus müziği tamamen köşeli ve marş gibidir..
gayet akademiktireler.. :)
domates: dotames
:))
Laikliğin ne demek olduğunu kavrayamayanların;
AHMET NECDET SEZER'i de anlamalarını bekleyemeyiz ne yazık ki! ! ..
'helal olsun sana'..
difteri hastalığı sonucu üç yaşından ölümüne değin kör yaşayan ispanyol besteci joaquin rodrigo'nun 1939'da gitar ve orkestra için yazdığı en önemli klasik eserlerden biridir..
ravel'in bolero'suyla birlikte dünyada en çok seslendirilen klasik eser ünvanını almıştır..
maurice ravel'in ispanyol müziği tadındaki eserlerinden en tanınmışlarıdır..
Bolero (1928)
form açısından incelendiğinde kendini tekrarlayan tek bir ezgi göze çarpar ki müzik tarihinde bir eşi bulunmayan bu eseri hiçbir forma sokamayız..
aynı ezginin defalarca tekrarlanması dışında trampetteki ritm kalıbı alışılagelmiş ve kolay dğeildir..
hatta ravel bu eseri için;
'Bolero benim tek şaheserim ama ne yazık ki içinde hiç müzik yok! '
bile demiştir..