seni yazdım hep seni şiirlere yazdım kal-u beladan kalma hasretle çığlık çığlığa bağırdım asırlar boyu evrende yankılandı sayha sayha seni yazdım senden sonrasını yazdım ama hep seni yazdım.... ... ..... .......
sevgi yüklü gemileri artık çıkardım limandan yelkenleri boyadım siyaha içimde bir daha sevgi tohumları büyütemem yine delice sevdiğim günlere dönemem..... ... ..... ....... geceler var ya seni gecelere yazdım seni aklımdan çıkaramadığım gecelere seni çılgınca arzuladığım dokunduğumda parmak uçlarımın yandığı geceler kokunla sarhoş olduğum gecelere veda ettim ... ..... ........ arzu dolu geceleri artık unuttum ben erkenden yatağa giriyorum artık rüyalarımda bile seni görmek istemem yine delice sevdiğim günlere dönemem... ... ..... ........ notalarında seni hissettiğim şarkılara küstüm zerrrin özer diyordu ya herşey seninle güzel yolda yürümek bile olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile... ha bir de mithat körler vardı güneşimi kaybettim gözlerini görmem gerek yaşamaya dönmem için hasretini silmem gerek..
işte o şarkıları bile dinlemiyorum artık... seninle birlikte şarkılara da veda ettim... ... ..... ....... o tatlı aşk şarkıları yerini hüzünlü melodilere bıraktı mateme büründü herşey gidişinle tekrar geri döneyim deme istemem yine delice sevdiğim günlere dönemem....
anlamsızdı herşey sensiz günler hazan yaprakları gibi sayrulurken hoyrat rüzgarlarda kışa hazırlanan ömrüme bahar gelsin diye seni bekledim...... sayısız kentlerin sokaklarında sayısız adım attım olmadığını bile bile bulutların gözyaşı yağdı üzerime hissetmedim... ben zaten sırılsıklamdım senin özleminle buz tutmuş kışların içinde bile çiçek çiçek açan baharı bekler gibi seni bekledim..... ümitsizliğe ümit ekerek bekledim dile kolay 40 sene hissedilense asırlar..... her telefon çalışında her kapı zilinde sen sanarak açtım hayalkırıklığıım cümlelerle anlatılamazdı yine de yenilmedim seni bekledim......... gözlerimde biriken yağmurları ziyan etmedim kimseye anlatmadım acılarımı sana aitti yağmurlarım omzuna başımı koyduğumda yağmalıydı sağanaklarım kasırgalarda savrulsa da batmadı gemim dalgakıranına ulaşmak içindi hayatla mücadelem.... herşeye meydan okudum seni bekledim......... ... ...... ........... .................
birgün gelirsen eğer yaşım 100 olsa da ayaklarım bedenimi taşımıyor olsa da kalbim hala ilk gün seni bekliyor olacak... sen içimdeki en hayati organsın ölmeme izin vermeyen..... yaşamın zalimliğine rağmen seni özlemek güzel daha güzel olan olan şey nedir biliyor musun ? seni beklemek.....
Ne varsa hepsi uçtu geriye kalan biraz sen biraz hican
herşeyin bir zamanı varmış dün geri gelmiyor gelecek sadece bir ipucu hepsi bu zamanın bize oyunu...... boş bir evde boş yere üzülmek geçmişi düşünmek neden hatırladım ki bilmiyorum... hepsi geldi geçti gönlüm kabul et..... şimdi rafa koydum hatıra defterimi elim uzanmasın diye en yükseğe geçmişi düzeltemem hatalarımı silemem şimdi evi temizliyorum herşeyi unutacağım...... geçip giden günleri rahatsız etmek istemiyorum geçmişe dokunmayacağım çöpleri karıştırmayacağım ruhum fısıldadı : değiştiremeyeceğin şeylere dokunma.... ... ..... bugün şafağa gülümsedim herşey yerli yerinde geçmişi hatırlama geçmişte yaşama.. anladım ve öğrendim hayat dersini.....
madem laik devlet neden diyanet işleri kuruldu ?
neden bir mezhebe göre din adamı yetiştirip maaşını devlet ödüyor ?
ha maksadı ben söyleyeyim
tek tip kontrol edilebilir bir din oluşturmak için
hangi laik devlette görülmüş maaş ödeme elektrik suyu bedava vermek ?
işinize geldiği gibi yorumlayın..
menderes suçlu o suçlu bu suçlu..
kağıt üstünde müslüman görünenlerden
ancak kendinizi kandırırsınız......
o koca sultanın ismini zikrederken destur de...
seni yazdım hep
seni şiirlere yazdım kal-u beladan kalma hasretle
çığlık çığlığa bağırdım asırlar boyu
evrende yankılandı sayha sayha
seni yazdım
senden sonrasını yazdım
ama hep seni yazdım....
...
.....
.......
sevgi yüklü gemileri
artık çıkardım limandan
yelkenleri boyadım siyaha
içimde bir daha sevgi tohumları büyütemem
yine delice sevdiğim günlere dönemem.....
...
.....
.......
geceler var ya
seni gecelere yazdım
seni aklımdan çıkaramadığım gecelere
seni çılgınca arzuladığım
dokunduğumda parmak uçlarımın yandığı geceler
kokunla sarhoş olduğum gecelere veda ettim
...
.....
........
arzu dolu geceleri
artık unuttum ben
erkenden yatağa giriyorum artık
rüyalarımda bile seni görmek istemem
yine delice sevdiğim günlere dönemem...
...
.....
........
notalarında seni hissettiğim şarkılara küstüm
zerrrin özer diyordu ya
herşey seninle güzel
yolda yürümek bile
olmayacak düşlerin
peşinde koşmak bile...
ha bir de mithat körler vardı
güneşimi kaybettim
gözlerini görmem gerek
yaşamaya dönmem için
hasretini silmem gerek..
işte o şarkıları bile dinlemiyorum artık...
seninle birlikte şarkılara da veda ettim...
...
.....
.......
o tatlı aşk şarkıları
yerini hüzünlü melodilere bıraktı
mateme büründü herşey gidişinle
tekrar geri döneyim deme istemem
yine delice sevdiğim günlere dönemem....
anlamsızdı herşey sensiz
günler hazan yaprakları gibi
sayrulurken hoyrat rüzgarlarda
kışa hazırlanan ömrüme bahar gelsin diye
seni bekledim......
sayısız kentlerin sokaklarında
sayısız adım attım olmadığını bile bile
bulutların gözyaşı yağdı üzerime
hissetmedim...
ben zaten sırılsıklamdım senin özleminle
buz tutmuş kışların içinde bile
çiçek çiçek açan baharı bekler gibi
seni bekledim.....
ümitsizliğe ümit ekerek bekledim
dile kolay 40 sene
hissedilense asırlar.....
her telefon çalışında her kapı zilinde
sen sanarak açtım
hayalkırıklığıım cümlelerle anlatılamazdı
yine de yenilmedim
seni bekledim.........
gözlerimde biriken yağmurları ziyan etmedim
kimseye anlatmadım acılarımı
sana aitti yağmurlarım
omzuna başımı koyduğumda yağmalıydı sağanaklarım
kasırgalarda savrulsa da
batmadı gemim
dalgakıranına ulaşmak içindi
hayatla mücadelem....
herşeye meydan okudum
seni bekledim.........
...
......
...........
.................
birgün gelirsen eğer
yaşım 100 olsa da
ayaklarım bedenimi taşımıyor olsa da
kalbim hala ilk gün seni bekliyor olacak...
sen içimdeki en hayati organsın
ölmeme izin vermeyen.....
yaşamın zalimliğine rağmen seni özlemek güzel
daha güzel olan olan şey nedir biliyor musun ?
seni beklemek.....
Gel Diyorsun Gelirim
Gelecekten Umutlu
Bir Ömür Boyu Mutlu
Edeceksen Gelirim
Çiçeği Solmayacak
Sevgini Sıcak Sıcak
Aşkını Kucak Kucak
Vereceksen Gelirim
Sana Giden Salımı
Sevda Yüklü Dalımı
Oğul Veren Balımı
Dereceksen Gelirim
Saçlarım Ak Olunca
Yollar Irak Olunca
Kabir Durak Olunca
Seveceksen Gelirim
h. sezer
Ne varsa hepsi uçtu
geriye kalan
biraz sen biraz hican
herşeyin bir zamanı varmış
dün geri gelmiyor
gelecek sadece bir ipucu
hepsi bu
zamanın bize oyunu......
boş bir evde
boş yere üzülmek
geçmişi düşünmek
neden hatırladım ki
bilmiyorum...
hepsi geldi geçti gönlüm
kabul et.....
şimdi rafa koydum hatıra defterimi
elim uzanmasın diye en yükseğe
geçmişi düzeltemem
hatalarımı silemem
şimdi evi temizliyorum
herşeyi unutacağım......
geçip giden günleri
rahatsız etmek istemiyorum
geçmişe dokunmayacağım
çöpleri karıştırmayacağım
ruhum fısıldadı :
değiştiremeyeceğin şeylere dokunma....
...
.....
bugün şafağa gülümsedim
herşey yerli yerinde
geçmişi hatırlama
geçmişte yaşama..
anladım ve öğrendim hayat dersini.....
İyinin ve kötünün yüzü aynıdır.
herşey insanın yolunu açan ve kesen zamana (kader) bağlıdır......
“Artık hayatta yeteri kadar acı var,
insanlar bunu görmek için tiyatroya gitmezler artık.”
Öyle bir gel demelisin ki,
mesafeler anlamını yitirmeli...
Aşk; kelime değil bir cümledir.
Kurmak içinse, özneyle yüklem değil,
iki yürek gerekir.....
İnsanlığınızı hatırlayın
ve geri kalanını unutun.....