Yaşanan ne varsa, Hoşgörünün bir parçasıdır artık... Ama ben, yine de yakabilirim bu gece Bütün anılarımı bir şiir için.................................
Kafanın söylediklerini duymakla, kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren. Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür, kalbin konuşması sonsuzluğun…........................................
Evet bencil bir insanım ben. Bütün acılarımı ve suskunluklarımı sadece kendimle paylaşıyorum. İster adına bencillik deyin, ister kimsesizlik. İster adına karamsarlık deyin, ister çaresizlik. İçimde kapısı örtük, duvarları kalın ve perdeleri kapalı bir dünyam var, işte ben orda yaşıyorum. Anlamadığım bir dünyada, anlaşılmayı da zaten beklemiyorum................................
Ah be eylül hep sende ölüyorum Sende başlıyor ölüm yıl dönümlerim Kimine sevdasın kimine aşk Bende olanın bir öiüm bin vah............................................
kolay değil.. gökyüzünü maviye boyamak.. zordur umudu avuçlarımızın arasında tutmak... ve rüzgara karşı durabilmek.. yinede... herseye inat.. bir karanfil gibi hergün taptaze bahar havasında.. kalabilmek...................................
Türküler bitti Halaylar durdu Horonlar durdu Al damar, mor damar, şah damar sustu Bahçeler put kesildi birer birer Meyveler salkım saçak taş. Bir bulut uçardı Başı boş bedava Yandı kül oldu. Hüzün geldi baş köşeye kuruldu Yoruldu yüreğim yoruldu. Ağaç büyür arkasında koşamam Kervan yürür peşi sıra düşemem Yıldız akar uçsam da yetişemem. Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yaşanan ne varsa,
Hoşgörünün bir parçasıdır artık...
Ama ben, yine de yakabilirim bu gece
Bütün anılarımı bir şiir için.................................
Kafanın söylediklerini duymakla,
kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren.
Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür,
kalbin konuşması sonsuzluğun…........................................
Evet bencil bir insanım ben.
Bütün acılarımı ve suskunluklarımı sadece kendimle paylaşıyorum.
İster adına bencillik deyin, ister kimsesizlik.
İster adına karamsarlık deyin, ister çaresizlik.
İçimde kapısı örtük, duvarları kalın ve perdeleri kapalı bir dünyam var,
işte ben orda yaşıyorum.
Anlamadığım bir dünyada, anlaşılmayı da zaten beklemiyorum................................
Ah be eylül hep sende ölüyorum
Sende başlıyor ölüm yıl dönümlerim
Kimine sevdasın kimine aşk
Bende olanın bir öiüm bin vah............................................
SEVMİŞTİM
çünkü;
Bir tek ona sarılınca YUVA gibi kokuyordu...................................
kolay değil..
gökyüzünü maviye boyamak..
zordur umudu
avuçlarımızın arasında
tutmak...
ve rüzgara karşı
durabilmek..
yinede...
herseye inat..
bir karanfil gibi
hergün taptaze
bahar havasında..
kalabilmek...................................
Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, şah damar sustu
Bahçeler put kesildi birer birer
Meyveler salkım saçak taş.
Bir bulut uçardı
Başı boş bedava
Yandı kül oldu.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.
Ağaç büyür arkasında koşamam
Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam da yetişemem.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu....................................
Yalnızlık
Sessiz bir direniştir
İyi hallerden vurulmuş sözlere
Kefen giydirmektir
İçteki kavgaların dışa sükutu
Kırık dökük cümlelerin
Dildeki keskinligidir
Çocuk masumlugunda acımadıki dercesine
Yürege batmasıdır
Yalnızlık
Karanlıga gebe kalmış sancılı kelimelerin
Gün dogumunu beklemesidir..................................
senin için kuruyan bir ağacın
gözyaşıdır bu yaprak
my name is autumn....................................
Oysa ben 'sevgilim' derken neler düşünüyorum bilsen.
Sonsuz bir güneş,
bir yudum rakı,
çiçeğe durmuş ince bir bahar dalı............................