" Bir ömür diye çıktığımız bu yolda kocaman yalnızlık Ve bir sürü hayal kırıklığı bıraktın Ve Onarılması zor yaralar ..... Bende o gün bu gündür Kendime Kocaman suskunluk ayırdım Anlaşılamamak gibi bir sorun vardı aramızda Konuşmak bir şey değistirmiyordu Cümleler tekrara düşmüş Anlamını yitirmişti Bende baktımki Boşuna bağırmış Boşuna çağırmışım Bende sustum Önce dilimi susturdum Şimdide yüreğimi sana susturuyorum Artık Sana sessiz Sana lal Sana duygusuzum....."
'' Savaşıp yenilmişim .. İnan umurumda değil .. Güvenip Yanılmışım .. İnan incitmez beni .. Bu saatten sonra yansam ne olur.. Yağıyor yağmurlar.. Olan olmuş artık dönsen ne olur. Sönüyor yangınlar Yalnızlık karıştı kendimle barıştım Ben çoktan değiştim .. Zordu Ama Alıştım ......"
“1983'te Kalp ameliyatı sırasında aldığı bir kan nedeniyle AIDS'ten ölen efsanevi Wimbledon oyuncusu Arthur Ashe’ye taraftarlardan birisi ölmeden önce bir soru sorar;
-Tanrı neden böyle kötü bir hastalık için seni seçti?
Arthur, buna şöyle cevap verdi;
-50 milyon çocuk tenis oynamaya başladı,
-5 milyonu tenis oynamayı öğrendi,
-500 bini profesyonel tenis oynamayı öğrendi,
-50 bini devreye girdi,
-5 bini Grand Slam'e ulaştı,
-50'si Wimbledon'a katıldı,
-4'ü yarı finallere kaldı,
-2'si finale yükseldi...
…..ve ben kupayı elime aldığımda Tanrı'ya hiç sormadım,
‘Neden ben?’
Şimdi acı çektiğim için bunu Tanrıya nasıl sorabilirim?
‘Neden ben?’
Bazen hayatınızdan memnun değilsiniz, bu dünyadaki birçok insan sizin yaşadığınız hayatı yaşayabilmeyi istiyor.
Bir çiftlikte yaşayan bir çocuk uçakları hayal eder. Ancak, uçaktaki bir pilot, çiftlik evini ve eve dönme hayallerini kuruyordur.
Hayat işte…
Keyfinize bakın ...
Zenginlik mutluluğun sırrı olsaydı, zenginler sokaklarda sürekli dans ediyor olurdu.
Ancak sadece çocuklar bunu yapıyor.
Güzellik ve şöhret ideal ilişkiler getirseydi şayet, ünlülerin mükemmel evlilikleri olurdu.
Yaşayın ve mutlu olun... Gerisini hayata bırakın...
" Bir takım ezberler Dar kafalı insanların savunma alanıdır. Onlar açısından bu ezber kaleleri Güvenli bir alan olarak algılanır... Oysa ezberlerinin tümü yanılgılar tekrarıdır..."
Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları (gerçektir); kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz
" Bir ömür diye çıktığımız bu yolda
kocaman yalnızlık
Ve bir sürü hayal kırıklığı bıraktın
Ve Onarılması zor yaralar .....
Bende o gün bu gündür
Kendime
Kocaman suskunluk ayırdım
Anlaşılamamak gibi bir sorun vardı aramızda
Konuşmak bir şey değistirmiyordu
Cümleler tekrara düşmüş
Anlamını yitirmişti
Bende baktımki
Boşuna bağırmış
Boşuna çağırmışım
Bende sustum
Önce dilimi susturdum
Şimdide yüreğimi sana susturuyorum
Artık
Sana sessiz
Sana lal
Sana duygusuzum....."
'' Savaşıp yenilmişim ..
İnan umurumda değil ..
Güvenip Yanılmışım ..
İnan incitmez beni ..
Bu saatten sonra yansam ne olur..
Yağıyor yağmurlar..
Olan olmuş artık dönsen ne olur.
Sönüyor yangınlar
Yalnızlık karıştı kendimle barıştım
Ben çoktan değiştim ..
Zordu Ama
Alıştım ......"
Bazen dayanmaktır sevmek ;
Hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek ...
Bazen yaşamaktır sevmek ;
Soluksuz ciğer gibi , sevgisiz bir kalbin duracağını bilmek ...
Bazen ağırdır sevmek
Sevdiğine lâyık olabilmek ...
Ve bazen hayattır sevmek ;
Birini çok uzaktayken bile , yüreğinde taşıyabilmek...
Asaf
“1983'te Kalp ameliyatı sırasında aldığı bir kan nedeniyle AIDS'ten ölen efsanevi Wimbledon oyuncusu Arthur Ashe’ye taraftarlardan birisi ölmeden önce bir soru sorar;
-Tanrı neden böyle kötü bir hastalık için seni seçti?
Arthur, buna şöyle cevap verdi;
-50 milyon çocuk tenis oynamaya başladı,
-5 milyonu tenis oynamayı öğrendi,
-500 bini profesyonel tenis oynamayı öğrendi,
-50 bini devreye girdi,
-5 bini Grand Slam'e ulaştı,
-50'si Wimbledon'a katıldı,
-4'ü yarı finallere kaldı,
-2'si finale yükseldi...
…..ve ben kupayı elime aldığımda Tanrı'ya hiç sormadım,
‘Neden ben?’
Şimdi acı çektiğim için bunu Tanrıya nasıl sorabilirim?
‘Neden ben?’
Bazen hayatınızdan memnun değilsiniz,
bu dünyadaki birçok insan sizin yaşadığınız hayatı yaşayabilmeyi istiyor.
Bir çiftlikte yaşayan bir çocuk uçakları hayal eder.
Ancak, uçaktaki bir pilot,
çiftlik evini ve eve dönme hayallerini kuruyordur.
Hayat işte…
Keyfinize bakın ...
Zenginlik mutluluğun sırrı olsaydı,
zenginler sokaklarda sürekli dans ediyor olurdu.
Ancak sadece çocuklar bunu yapıyor.
Güzellik ve şöhret ideal ilişkiler getirseydi şayet, ünlülerin mükemmel evlilikleri olurdu.
Yaşayın ve
mutlu olun...
Gerisini hayata bırakın...
" Bir takım ezberler
Dar kafalı insanların savunma alanıdır.
Onlar açısından bu ezber kaleleri
Güvenli bir alan olarak algılanır...
Oysa ezberlerinin tümü yanılgılar tekrarıdır..."
"Ve sonra farkedersin ki
Seni hayatta tutan yagane şey
Kalbinin atışı değil
O atışa meyil veren
Bir faninin gülümsemesidir..."
Aşkı gönlüme koyanda o
Aşkı gönlümden alanda o
İşarete hürmeten beklememiz
Allah dilerse koyar dilerse kaldırır gönülden
Hikmetinden sual olunmaz
Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları (gerçektir); kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah'tan başka dost da, yardımcı da bulamaz
Nisa 123
" Düşünmedim ne başını
ne sonunu..
Düşünmedim ne kendimi
ne de senin kim olduğunu..
Yalnız
Senin için çok güzel rüyalar gördüm..
Uyandım
karşımda seni buldum;
Dosttan daha dost
Güzelden daha başka..
İçimden sevindim..
İçimden sevdim..
İçimden..."
Aşkı bana hatırlatan sevgilim
Dertlerime merhem ol diyemedim
Hüzün deryasında boğulurken ben
Arayıp elimi tut diyemedim
Hayatı beraber yaşarız sandım
Gördüğüm hayali gerçekmiş sandım
Boşa ümit verip senide yaktım
Utandım, yanına al diyemedim
Anlamsız yılları harcadım bitti
İlkbaharım bitti yazlarım bitti
Hazan rüzgarları beni titretti
Birtanem bağrına bas diyemedim
Mesutça