güzeldir, hoştur ancak herkese şair etiketini dağıtan sitedir. kimseye okutmadığınız ve size ait olan iğrenç şiiri(?) kaydettiğinizde adınız 'n' ile başlıyorsa şairleri arattığınızda şöyle bir liste bulabilirsiniz. adınızın naim zımbırtı olduğunu varsayalım.
şairler
nazım hikmet ran naim zımbırtı necip fazıl kısakürek nedim
böyle bir listeye dahil olarak adam kendini bi şey zannetmiyorda değildir hani.
bazen söyleyecek soz bulamamaktan, bazen birseylerin icini acıtmasından, bazense sevincten kaynaklanan duygular bütünüdür. insanın aglayısını birisiyle paylasması önemlidir.yanınızda durup size güc veren insan sonsuza dek unutulmayacak derinlikte bir seyler bırakır icinize. ve unutulmamalıdır ki 'aglamak sadece gozyası dökmek degildir'..ici de aglayabilir insanın..
kalbin kapıları sevdiceğe sonuna kadar açılıp da, sevdiceğin o kapılara sırtını dönmesi sonucu kalbin kapılarına vurulan kısa süreli mühürdür. topluluk içinde dışarı çıktığında 'gözüme duman kaçtı' bahanesi ile delikanlılık elde tutulmaya çalışılır. gözyaşı, uç duyguların sınır çizgisidir. sevinç ve hüznü uç noktalarda yaşarken salıverir kendini. hüzün için akan gözyaşı, kalpte kalıcı yaralara yol açabilmekte ve çoğu yaranın tedavisi ise zamana bırakma metodu ile çözülebilmektedir.
insanlarin o'nu anlayamayişina bir anlam vermemek lazim. o hep anlatiyor ve anlayan da anliyor zaten. şoyle de bir lafi var ki super: ' cocuklarinizi iyi yetiştirin, yoksa onlari ben bi guzel yetiştiririm '
cinsiyetini büyük bir ustalıkla kamufle etmeyi her dem başaran dünya insanı. bazı şarkıları hakkaten güzel ve fekat yarattığı imajdan hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. şeylere benziyo..hmmm.. eskiden glam rock yapan bööle garip görünüşlü tipler vardı.. işte onlara...
acı gittiğini geri dönen yavaş at, gizli ve tekinsiz öksesi yaşamanın. umulmadık sevinçleri tattıran bize, renklendiren bir kuşun kanadını. ve gece söküp gündüz örerek, var gibi gösteren hiç olmayanı.
gelirler tüyden adımlarıyla ve aşk ve mut ve başkaları. duyulur içten içe değişmez acı, komaz ansımaya yanıltıcı yanlarını. ve bizim o insancıl yaramız açılır bir gülün yapraklarını yüreğimizin kanayan gergefinde delerek acının gerilmiş kumaşını.
eylül güzel geliyor bana şimdilerde. belki gelecekte bir kızım olursa ismini eylül koyabilirim. cama vuran yağmur damlalarını da sever belki. oturup konuşabiliriz şehrin ışıklarını seyrederken damlaların camda yarattığı her bir büyütecin içinden. hem öyle güneşi bol bulan yaz ayları gibi şımarık da değil eylül. ağırbaşlı, vakur. gözlerinin içinde bir parça hüzün dahi var. leonard cohen'in dance me to the end of love'da baktığı gibi hani.
güzeldir, hoştur ancak herkese şair etiketini dağıtan sitedir.
kimseye okutmadığınız ve size ait olan iğrenç şiiri(?) kaydettiğinizde adınız 'n' ile başlıyorsa şairleri arattığınızda şöyle bir liste bulabilirsiniz. adınızın naim zımbırtı olduğunu varsayalım.
şairler
nazım hikmet ran
naim zımbırtı
necip fazıl kısakürek
nedim
böyle bir listeye dahil olarak adam kendini bi şey zannetmiyorda değildir hani.
arabesk'in özünde kendi kanını akıtmak vardır lafına en çok destek olan metallica şarkısı
metallica load albumunde bulunan sarkisi, guzel bir sarkidir, slow kivamindadir, sağlam bir solo ihtiva eder bunyesinde.
bazen söyleyecek soz bulamamaktan, bazen birseylerin icini acıtmasından, bazense sevincten kaynaklanan duygular bütünüdür. insanın aglayısını birisiyle paylasması önemlidir.yanınızda durup size güc veren insan sonsuza dek unutulmayacak derinlikte bir seyler bırakır icinize. ve unutulmamalıdır ki 'aglamak sadece gozyası dökmek degildir'..ici de aglayabilir insanın..
kalbin kapıları sevdiceğe sonuna kadar açılıp da, sevdiceğin o kapılara sırtını dönmesi sonucu kalbin kapılarına vurulan kısa süreli mühürdür. topluluk içinde dışarı çıktığında 'gözüme duman kaçtı' bahanesi ile delikanlılık elde tutulmaya çalışılır. gözyaşı, uç duyguların sınır çizgisidir. sevinç ve hüznü uç noktalarda yaşarken salıverir kendini. hüzün için akan gözyaşı, kalpte kalıcı yaralara yol açabilmekte ve çoğu yaranın tedavisi ise zamana bırakma metodu ile çözülebilmektedir.
coma white
sweet dremams
king kill
valentines day
Güzel parçalarından bazılarıdır...
insanlarin o'nu anlayamayişina bir anlam vermemek lazim. o hep anlatiyor ve anlayan da anliyor zaten. şoyle de bir lafi var ki super: ' cocuklarinizi iyi yetiştirin, yoksa onlari ben bi guzel yetiştiririm '
cinsiyetini büyük bir ustalıkla kamufle etmeyi her dem başaran dünya insanı. bazı şarkıları hakkaten güzel ve fekat yarattığı imajdan hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. şeylere benziyo..hmmm.. eskiden glam rock yapan bööle garip görünüşlü tipler vardı.. işte onlara...
acı gittiğini geri dönen yavaş at,
gizli ve tekinsiz öksesi yaşamanın.
umulmadık sevinçleri tattıran bize,
renklendiren bir kuşun kanadını.
ve gece söküp gündüz örerek,
var gibi gösteren hiç olmayanı.
gelirler tüyden adımlarıyla
ve aşk ve mut ve başkaları.
duyulur içten içe değişmez acı,
komaz ansımaya yanıltıcı yanlarını.
ve bizim o insancıl yaramız
açılır bir gülün yapraklarını
yüreğimizin kanayan gergefinde
delerek acının gerilmiş kumaşını.
eylül güzel geliyor bana şimdilerde. belki gelecekte bir kızım olursa ismini eylül koyabilirim. cama vuran yağmur damlalarını da sever belki. oturup konuşabiliriz şehrin ışıklarını seyrederken damlaların camda yarattığı her bir büyütecin içinden. hem öyle güneşi bol bulan yaz ayları gibi şımarık da değil eylül. ağırbaşlı, vakur. gözlerinin içinde bir parça hüzün dahi var. leonard cohen'in dance me to the end of love'da baktığı gibi hani.