kimi yaralar vardır ki içeri doğru kanar, kimseye gösteremezsin, kimseye anlatamazsın. olması gereken odur sadece. kendi kanın süzülür kalbinin içine doğru, göz yaşlarınının refakatinde.
new york'lu thrash metal grubudur. spreading the disease, among the living, state of euphoria ve persistance of time albümleriyle alemleri sallamış olan grup, solist joey belladonna'nın ayrılmasıyla ve hardcore eğilimleriyle kan kaybetti. ayrıca s.o.d grubundan tanıdığımız, grubun beyni olan gitarist scott ian'ın çabalarıyla ayakta kalan grup arada bir kayda değer parçalar da çıkarmaktadır yiğidi öldür ama hakkını yeme
bu kadar eski olmasina ragmen, bir insanin muzik zevki bu derecede degismis, acilmis, yeni tatlar aramaya baslamis iken, insani bu kadar etkisi altina alan baska bir sarki olabilir mi?
istemeden insana, eski 'cocukluk' zamanlarini hatirlatir, 'metalciyim ben' diye takildigi zamanlara geri goturur.
ust uste elli defa dinlenebilecek, hicbir sekilde de insani baymayacak bir sarkidir bu gibi durumlarda. eh, tabii ki butun gun dinlerseniz bayarsiniz. ancak spincrus isimli kulunuzu da 15 yaslarinda iken metal dinlemeye ilk iten parca, fear of the dark'in napster vasitasi ile bulunan live versionudur. akabinde, sirf bu sarki nedeniyle, best of the beast'in kasedi ve cd'si satin alinir.
oyle bir sarkidir ki bu, halen daha insana icindeki headbang yapma istegini atamamis oldugunun gostergesidir.
pek tabii en guzel coverlarindan biri graveworm tarafindan yapilmis olsa bile, yine de live versionunun yerini hicbir parca tutamaz, hicbir parca insani bu kadar konserdeymis gibi hissettiremez.
aglayasim geliyor, ancak aglayamiyorum. abartiyor muyum, bilmiyorum, isterseniz spincrus basligi altina binbir hakaret, kucumseme dizebilirsiniz, ancak yine de insanin icindeki fear of the dark askina baskin gelemezsiniz.
her ne kadar apayri gruplara yonelinmis, hatta yer yer apayri muzik turlerine kayilmis olsa bile
dinlediğinizde kesinlikle diğer gruplardan hemen ayırabileceğiniz bir grup. bunun sırrı şarkıların akorlardan değil direk steve harrisin bas gitarından nota olarak çıkmasıdır...
12 stüyo albümü, 3 compilation, 4 konser albümü ve bi dolu single çıkarmış hiper üretken grup. babam yaşına gelmelerine rağmen hala bildikleri sevdikleri heavy metal müziği icra etmektedirler. grup elemanları defalarca değişmiştir sadece grubun kurucusu ve beyni steve harris ve usta gitarist dave murray ilk albümlerinden beri gruptadırlar. grubun solisti bruce dickinson iron maiden le birlikte efsaneleşmiş, fear of the dark albümünden sonra grupan ayrılmış ve hayranları büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. bruce suz maiden 2 albüm çıkarmış fakat blaze bayley nin vasat vokali bu albümlerin değerini düşürmüştür. 99 da bir mucize olur ve bruce dickinson, grubun eski gitaristlerinden adrian smith le birlikte gruba döner. artık iron maiden 3 elektro gitaristli bir gruptur. bu kadroyla grup brave new world albümünü çıkarır. grubun yeni albümü merakla beklenmektedir...
ilk dinledigim heavy metal sarkisinin* yaraticisi, her elemani birbirinden yetenekli ve kulturlu, new wave of british heavy metal'in kilometre tasi olan ingiliz muzik grubu. bircok grup gibi zaman icinde cesitli eleman degisiklikleri yasamis; sonunda rock tarihinin en muhtesem olaylarindan birini gerceklestirerek, uc gitaristli final kadrosunu kurmustur. simdiye kadar cikardiklari studyo, konser ve toplama albumleri, konser videolari, merchandising malzemeleri, maskotlari eddie icin gelistirdikleri oyun vb. bircok yan urun ile bir holding haline gelmistir (bkz: iron maiden holding) . iki gun dinlemesem eksikligini hissettigim, istanbul’a yeniden gelmelerini dort gozle bekledigim, alexander the great’i birgun canli soylediklerine sahit olmak gibi neredeyse imkansiz bir hayal kurdugum, hala en iyi muzigi yapan sahane adamlar, up the irons
yaran kabuk tutmasın her an deş tazelensin!
sen ağla gafil gülsün,nadan yelpazelensin!
necip fazıl kısakürek
kimi yaralar vardır ki içeri doğru kanar, kimseye gösteremezsin, kimseye anlatamazsın. olması gereken odur sadece. kendi kanın süzülür kalbinin içine doğru, göz yaşlarınının refakatinde.
bazen kabuk tutması zor, sürekli kanayan, üstü kapansa da içe akıtan yaşanmışlıklardır.
birçok hardcore grubunun etkilendigi baba thrash metal gruplarındandır
new york'lu thrash metal grubudur. spreading the disease, among the living, state of euphoria ve persistance of time albümleriyle alemleri sallamış olan grup, solist joey belladonna'nın ayrılmasıyla ve hardcore eğilimleriyle kan kaybetti. ayrıca s.o.d grubundan tanıdığımız, grubun beyni olan gitarist scott ian'ın çabalarıyla ayakta kalan grup arada bir kayda değer parçalar da çıkarmaktadır yiğidi öldür ama hakkını yeme
bu kadar eski olmasina ragmen, bir insanin muzik zevki bu derecede degismis, acilmis, yeni tatlar aramaya baslamis iken, insani bu kadar etkisi altina alan baska bir sarki olabilir mi?
istemeden insana, eski 'cocukluk' zamanlarini hatirlatir, 'metalciyim ben' diye takildigi zamanlara geri goturur.
ust uste elli defa dinlenebilecek, hicbir sekilde de insani baymayacak bir sarkidir bu gibi durumlarda. eh, tabii ki butun gun dinlerseniz bayarsiniz. ancak spincrus isimli kulunuzu da 15 yaslarinda iken metal dinlemeye ilk iten parca, fear of the dark'in napster vasitasi ile bulunan live versionudur. akabinde, sirf bu sarki nedeniyle, best of the beast'in kasedi ve cd'si satin alinir.
oyle bir sarkidir ki bu, halen daha insana icindeki headbang yapma istegini atamamis oldugunun gostergesidir.
pek tabii en guzel coverlarindan biri graveworm tarafindan yapilmis olsa bile, yine de live versionunun yerini hicbir parca tutamaz, hicbir parca insani bu kadar konserdeymis gibi hissettiremez.
aglayasim geliyor, ancak aglayamiyorum. abartiyor muyum, bilmiyorum, isterseniz spincrus basligi altina binbir hakaret, kucumseme dizebilirsiniz, ancak yine de insanin icindeki fear of the dark askina baskin gelemezsiniz.
her ne kadar apayri gruplara yonelinmis, hatta yer yer apayri muzik turlerine kayilmis olsa bile
dinlediğinizde kesinlikle diğer gruplardan hemen ayırabileceğiniz bir grup. bunun sırrı şarkıların akorlardan değil direk steve harrisin bas gitarından nota olarak çıkmasıdır...
12 stüyo albümü, 3 compilation, 4 konser albümü ve bi dolu single çıkarmış hiper üretken grup. babam yaşına gelmelerine rağmen hala bildikleri sevdikleri heavy metal müziği icra etmektedirler. grup elemanları defalarca değişmiştir sadece grubun kurucusu ve beyni steve harris ve usta gitarist dave murray ilk albümlerinden beri gruptadırlar. grubun solisti bruce dickinson iron maiden le birlikte efsaneleşmiş, fear of the dark albümünden sonra grupan ayrılmış ve hayranları büyük hayal kırıklığına uğratmıştır. bruce suz maiden 2 albüm çıkarmış fakat blaze bayley nin vasat vokali bu albümlerin değerini düşürmüştür. 99 da bir mucize olur ve bruce dickinson, grubun eski gitaristlerinden adrian smith le birlikte gruba döner. artık iron maiden 3 elektro gitaristli bir gruptur. bu kadroyla grup brave new world albümünü çıkarır. grubun yeni albümü merakla beklenmektedir...
ilk dinledigim heavy metal sarkisinin* yaraticisi, her elemani birbirinden yetenekli ve kulturlu, new wave of british heavy metal'in kilometre tasi olan ingiliz muzik grubu. bircok grup gibi zaman icinde cesitli eleman degisiklikleri yasamis; sonunda rock tarihinin en muhtesem olaylarindan birini gerceklestirerek, uc gitaristli final kadrosunu kurmustur. simdiye kadar cikardiklari studyo, konser ve toplama albumleri, konser videolari, merchandising malzemeleri, maskotlari eddie icin gelistirdikleri oyun vb. bircok yan urun ile bir holding haline gelmistir (bkz: iron maiden holding) . iki gun dinlemesem eksikligini hissettigim, istanbul’a yeniden gelmelerini dort gozle bekledigim, alexander the great’i birgun canli soylediklerine sahit olmak gibi neredeyse imkansiz bir hayal kurdugum, hala en iyi muzigi yapan sahane adamlar, up the irons
Allahın güzel isimlerinden biridir...