netekim rene descartes (1596-1650) da demistir ki su anda evrenin tum parametrelerini olcebilsem bir sonraki saniyeyi hesaplayabilirim. ya da bole bisiy, aklimdan yazdim. yani bu ne demek oluyo, eger biz gelecek saniyeyi hesaplayamiyosak bu illa bizim teorideki beceriksizligimizden kaynaklanmiyo. o andaki butun parametreleri olcemememizden de kaynaklaniyo olabilir. bu haliyle kaos teorisine deterministik kaos teorisi denir.
doğurgan bir düzensizlik düzeni. her olay kendisinden sonrası için kendinden bir parça bırakarak düzensizliği devam ettirir. önemli olan olayların doğurganlığıdır ve kaos düzeninde durağanlık yoktur ve her şey içiçe geçmiştir aynı zamanda her öge kendisinden üstteki başka bir ögenin alt ögesidir. hiç bir zaman netlik ve kesinlik yoktur daha doğrusu her elde bir yakınsamadır. 2 kere 2 nin 4 olması asıl amaç olan 1 eklenerek elde edilecek 5'e ulaşılınca tartışılır. somut olan yada algılanabilen tüm sonuçlar aslında ihmal edilen veya gözardı edilmiş değerlerden dolayı kesin olamaz bu bakımdan kaos düzeni bu gözardı edilen ögelerin varlığını ve etkilerini anlatmaya çalışır...
içinde ne var biliyor musun* * günlerin getirdiği var yağmur yağmur düş içinde ne var biliyor musun merak var derinden derine sezdiklerini çoğaltan içinde ne var biliyor musun garip bir gülüş dudak ucunda kirpiğine asılmış mutlulukla ben demiştim diyor içinde ne var biliyor musun kızıl-sarı gelmiş de geçeceğini bilen sonbahar yaprağı var içinde biriktirilmiş hiç var herşeyi saran
psikolojik problemleri olan hastalarına, kişiyi rahatlattığı ve dertlerinden arındırdığı gerekçesiyle, kokaini tavsiye eden, kendisi de kullanıcı olan ve kokainin kitleler arasında yaygınlaşmasında önemli bir rolü olan ünlü psikiyatr!
efendim, the future of illusion adlı eserinde şöyle bir iddiası vardır; 'kültürel doğrularımızla sağlanan bilginin tümü arasında doğruluğu en az kanıtlanabilmiş unsurlar, tam da bizim için en fazla önem taşıması gereken ve evrenin bilmecelerini çözme, yaşamın acılarına katlanmamızı sağlama görevi üstlenmiş unsurlardır. '
işte freud un bı çıkış noktasını, ülkemizdeki türk-kürt tartışmalarının tam ortasına atalım, bakalım ne göreceğiz?
ruhta bir çatlak meydana geldikten sonra, hayat boyu o çatlaktan ince ince sizan sey. ne zaman sizacagina, ne kadar sizacagina kendi karar verir, kontrol edemezsiniz. bazen cosar, bazen durur, sinir bozucu bir suskunluga bürünür. tam bittigini, artik çatlagin kapandigini sandiginiz an, yeniden baslar. hep sizlatir, insanin içini acitir. hiçbir zaman alisilmaz, varligini unutturmaz.
acidan farklidir çünkü acinin atesi zamanla söner, küllenir ve sonra uçar gider. siziysa, en basindan itibaren hafiftir. hafiftir ama acidan daha çok aci verir.
insanin hep içinde olup, insana bu kadar yabanci bir sey yoktur.
sözün bittiği yerde duygularını ifade ettiğidir insanın. konuşmanın kifayetsiz geldiği yerde eklenir cümlenin sonuna. üç nokta gibi görünür de aslında yola dizilmiş sessiz bir kervandır o. çöle uzanan bir dinginliği, denize uzanan bir deliliği vardır üç noktanın. sözün bittiği yeri değil sözün başladığı yeri işaret eder aslına. ilk cümleye takılmayın. bazen bir kaosun sunduğudur. bazen bir çemberdir başlangıç noktası bitişe tekabül eder kimi kez...
cumlenin sonuna konuldugunda; ben bu cumleyi daha bitirmedim, to be continued, aslinda bu cumlede ne derin manalar var onlari da sen dusun, daha neler neler demek isterdim de vakit yok yada onlari sana soyleyemem ancak kalbime gomerim, bu ara sen konus ben sonra devam edecegim kesin gibi manalara gelebilen uc kucuk noktacik, ici dolu tursucuk:'))
hayatın bir çelişki oldugunu anlatan ogreti...butun bu hırsların,catısmaların,kosusturmacaların(ölmeyecekmiş gibi) boslugunu anlatan kavram...sonuç:hiç...zamandan ve mekandan soyutlanmıs,herhangi bir anın baska hicbir an'a benzemedigi olgu...hiç...
netekim rene descartes (1596-1650) da demistir ki su anda evrenin tum parametrelerini olcebilsem bir sonraki saniyeyi hesaplayabilirim. ya da bole bisiy, aklimdan yazdim.
yani bu ne demek oluyo, eger biz gelecek saniyeyi hesaplayamiyosak bu illa bizim teorideki beceriksizligimizden kaynaklanmiyo. o andaki butun parametreleri olcemememizden de kaynaklaniyo olabilir. bu haliyle kaos teorisine deterministik kaos teorisi denir.
doğurgan bir düzensizlik düzeni. her olay kendisinden sonrası için kendinden bir parça bırakarak düzensizliği devam ettirir. önemli olan olayların doğurganlığıdır ve kaos düzeninde durağanlık yoktur ve her şey içiçe geçmiştir aynı zamanda her öge kendisinden üstteki başka bir ögenin alt ögesidir. hiç bir zaman netlik ve kesinlik yoktur daha doğrusu her elde bir yakınsamadır. 2 kere 2 nin 4 olması asıl amaç olan 1 eklenerek elde edilecek 5'e ulaşılınca tartışılır. somut olan yada algılanabilen tüm sonuçlar aslında ihmal edilen veya gözardı edilmiş değerlerden dolayı kesin olamaz bu bakımdan kaos düzeni bu gözardı edilen ögelerin varlığını ve etkilerini anlatmaya çalışır...
içinde ne var biliyor musun* *
günlerin getirdiği var yağmur yağmur düş
içinde ne var biliyor musun
merak var derinden derine sezdiklerini çoğaltan
içinde ne var biliyor musun
garip bir gülüş dudak ucunda
kirpiğine asılmış mutlulukla ben demiştim diyor
içinde ne var biliyor musun
kızıl-sarı gelmiş de geçeceğini bilen sonbahar yaprağı var
içinde biriktirilmiş hiç var
herşeyi saran
Özgürlük denince bana
rüzgara karşı koşan,
vahşi bir at gelir aklıma..
Özgürlük denince bana
yaramaz çocuklara benzeyen,
başı boş papatyalar gelir aklıma..
Özgürlük denince bana
masmavi gökyüzünde salınan,
şımarık bir uçurtma gelir aklıma..
Özgürlük denince bana
martılara aşık olan,
bir beyaz gelincik düşer aklıma..
psikolojik problemleri olan hastalarına, kişiyi rahatlattığı ve dertlerinden arındırdığı gerekçesiyle, kokaini tavsiye eden, kendisi de kullanıcı olan ve kokainin kitleler arasında yaygınlaşmasında önemli bir rolü olan ünlü psikiyatr!
efendim, the future of illusion adlı eserinde şöyle bir iddiası vardır; 'kültürel doğrularımızla sağlanan bilginin tümü arasında doğruluğu en az kanıtlanabilmiş unsurlar, tam da bizim için en fazla önem taşıması gereken ve evrenin bilmecelerini çözme, yaşamın acılarına katlanmamızı sağlama görevi üstlenmiş unsurlardır. '
işte freud un bı çıkış noktasını, ülkemizdeki türk-kürt tartışmalarının tam ortasına atalım, bakalım ne göreceğiz?
ruhta bir çatlak meydana geldikten sonra, hayat boyu o çatlaktan ince ince sizan sey. ne zaman sizacagina, ne kadar sizacagina kendi karar verir, kontrol edemezsiniz. bazen cosar, bazen durur, sinir bozucu bir suskunluga bürünür. tam bittigini, artik çatlagin kapandigini sandiginiz an, yeniden baslar. hep sizlatir, insanin içini acitir. hiçbir zaman alisilmaz, varligini unutturmaz.
acidan farklidir çünkü acinin atesi zamanla söner, küllenir ve sonra uçar gider. siziysa, en basindan itibaren hafiftir. hafiftir ama acidan daha çok aci verir.
insanin hep içinde olup, insana bu kadar yabanci bir sey yoktur.
sözün bittiği yerde duygularını ifade ettiğidir insanın. konuşmanın kifayetsiz geldiği yerde eklenir cümlenin sonuna. üç nokta gibi görünür de aslında yola dizilmiş sessiz bir kervandır o. çöle uzanan bir dinginliği, denize uzanan bir deliliği vardır üç noktanın. sözün bittiği yeri değil sözün başladığı yeri işaret eder aslına. ilk cümleye takılmayın. bazen bir kaosun sunduğudur. bazen bir çemberdir başlangıç noktası bitişe tekabül eder kimi kez...
cumlenin sonuna konuldugunda; ben bu cumleyi daha bitirmedim, to be continued, aslinda bu cumlede ne derin manalar var onlari da sen dusun, daha neler neler demek isterdim de vakit yok yada onlari sana soyleyemem ancak kalbime gomerim, bu ara sen konus ben sonra devam edecegim kesin gibi manalara gelebilen uc kucuk noktacik, ici dolu tursucuk:'))
hayatın bir çelişki oldugunu anlatan ogreti...butun bu hırsların,catısmaların,kosusturmacaların(ölmeyecekmiş gibi) boslugunu anlatan kavram...sonuç:hiç...zamandan ve mekandan soyutlanmıs,herhangi bir anın baska hicbir an'a benzemedigi olgu...hiç...