...vazgeçmiyordu eşya kırılıyordu her yerde, korkunç bir gürültü ve birilerinin gelip bizi ayırmasını ummaktan başka yapabileceğim bir şey yoktu, ev sahibesi, polis, Tanrı, biri işte, ama kimse gelmedi ve gerisini hatırlamıyorum....
Benim adım Kaygusuz Abdal. Tanrıdan vazgeçtim. Ölmekten vazgeçtim. Çünkü ölürsem ve yukarda beni ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa çok büyük kavgalar etmem gerekecekti. Ölmek istemiyorum çünkü Tanrıyı da öldürürüm diye korkuyorum. Ve böyle bir vefata benden başka kimse dayanamaz.
gitmeyi beceremiyorsanız aklınızdan bile geçirmeyin! Çünkü gaza basarken dikiz aynanızda gördükleriniz canınızı acıtıyorsa toslayacağınız tek şey kendinizdir...
Kim kimi kurtarabilmişti şimdiye kadar? Beni kim kurtaracaktı? Kurtuluş Ankara’da bir mahalle fazlası değil. Belki bir de Bob Marley'in en iyi şarkısı. Daha fazla düşünmeye gerek yok. Adı her yerde, kendisi yok kurtulmaya gelmiyoruz bu dünyaya daha da saplanmak için buradayız dibine kadar. Onun için çürüyor bedenlerimiz ölünce. Mısırlılar uğraşmış efendileri kurtulsun diye, nafile çaresi yok. Kurtuluşu beklemek yararsız gelmez çünkü. Kontenjan dolmuş. Biz daha çok kötülüğün sınırını zorluyoruz. Mucizeler bitti doğmak yeterince mucizevî ölmek de ikincisi. Bunların arasında da bir şey yok. Kimse beklemesin...
idrâk-i meali bu küçük akla gerekmez, zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez...
- 'O' değildir, sadece paranoya sendeki...
- Paranoya ne?
- Bir çeşit rahatsızlık
- Hangi çeşit?
- Düpedüz delilik
- İyimiş o zaman
.. geceye benzet kendini ağla, yağmura benzet kendini sus, gölgeye benzet kendini; dans et...ama sakın bana benzetme..
farketmez
Kambur olan Aslı'nın topal olur Kerem'i, Tezekten terazinin boktan olur dirhemi
senin aşkın beni benden almış, ne şirin dert bu dermandan içeru...
...vazgeçmiyordu eşya kırılıyordu her yerde, korkunç bir gürültü ve birilerinin gelip bizi ayırmasını ummaktan başka yapabileceğim bir şey yoktu, ev sahibesi, polis, Tanrı, biri işte, ama kimse gelmedi ve gerisini hatırlamıyorum....
Benim adım Kaygusuz Abdal.
Tanrıdan vazgeçtim. Ölmekten vazgeçtim. Çünkü ölürsem ve yukarda beni ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa çok büyük kavgalar etmem gerekecekti.
Ölmek istemiyorum çünkü Tanrıyı da öldürürüm diye korkuyorum.
Ve böyle bir vefata benden başka kimse dayanamaz.
gitmeyi beceremiyorsanız aklınızdan bile geçirmeyin!
Çünkü gaza basarken dikiz aynanızda gördükleriniz canınızı acıtıyorsa toslayacağınız tek şey kendinizdir...
Kim kimi kurtarabilmişti şimdiye kadar?
Beni kim kurtaracaktı?
Kurtuluş Ankara’da bir mahalle fazlası değil. Belki bir de Bob Marley'in en iyi şarkısı. Daha fazla düşünmeye gerek yok. Adı her yerde, kendisi yok kurtulmaya gelmiyoruz bu dünyaya daha da saplanmak için buradayız dibine kadar.
Onun için çürüyor bedenlerimiz ölünce. Mısırlılar uğraşmış efendileri kurtulsun diye, nafile çaresi yok. Kurtuluşu beklemek yararsız gelmez çünkü. Kontenjan dolmuş.
Biz daha çok kötülüğün sınırını zorluyoruz. Mucizeler bitti doğmak yeterince mucizevî ölmek de ikincisi. Bunların arasında da bir şey yok. Kimse beklemesin...