Çocukmuşuz biz.. O, mısır saçlı, habire sümüğünü çeken afacan bir kız, ben dizleri yara içinde haşarı bi velet.. Dünyanın zillerine basıyoruz; o kaçıyor ben hep yakalanıyorum...
genellikle insan ömür boyu unutuluyordu orda. Bu hücre şaşılacak boyutlarıyla ayrılıyordu ötekilerden. Bir insanın ayakta duramayacağı kadar alçak, yatamayacağı kadar da dardı. Engelli bir durum almak, köşegen bir biçimde yaşamak gerekiyordu orda; uyku bir düşüş, uyanıklık ise bir çömelmeydi. Her Allahın günü bedeni uyuşturan o hareketsiz baskı altında mahkum suçlu olduğunu ve masumluğun keyifle gezinmek olduğunu öğreniyordu...
Çocukmuşuz biz.. O, mısır saçlı, habire sümüğünü çeken afacan bir kız, ben dizleri yara içinde haşarı bi velet.. Dünyanın zillerine basıyoruz; o kaçıyor ben hep yakalanıyorum...
Tamburi Hacı Arif Bey - peşrev
Aşk kaç büyümden,
Aşk dön ölümden,
Aşk bir sebepten,
Gel gir dünyama.
genellikle insan ömür boyu unutuluyordu orda. Bu hücre şaşılacak boyutlarıyla ayrılıyordu ötekilerden. Bir insanın ayakta duramayacağı kadar alçak, yatamayacağı kadar da dardı. Engelli bir durum almak, köşegen bir biçimde yaşamak gerekiyordu orda; uyku bir düşüş, uyanıklık ise bir çömelmeydi. Her Allahın günü bedeni uyuşturan o hareketsiz baskı altında mahkum suçlu olduğunu ve masumluğun keyifle gezinmek olduğunu öğreniyordu...
- ne içersin?
- çay
- bu ne lan
- kahve
- çay istedim ya
- çay biraz yaşlıydı, şekersiz iç işte
Welcome to the hotel california
Such a lovely place
Such a lovely face
Zuhal Olcay
Hırçın
ne fark eder, bir yalan eksik bir yalan fazla nasılsa döner dünya
Dönüyor aman dünya, başım duman... Batıyor ama acıtmıyor senin sevdan