Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • şu an ne dinliyorum25.12.2013 - 08:33

    Kimse aşk kadar
    Sert vurmuyor böyle
    Düşünmeden severek
    Yalnızlıkla yaptım
    Gözlerin derin
    Kırparsan özlerim
    Af edersin severek
    Yanlışmı yaptım?

  • güvercin08.12.2013 - 14:21

    Ben bozkırdaki ağaç
    Sen uzakta akan su
    Özlemi yüreğimin
    Yüzyıllardır yakan su
    Bir ağrılı bekleyiş
    Ki tükenmez bir türlü
    Ne duam işitilir
    Ne söylediğim türkü
    Kavrulmuş dallarımdan
    Haber etsinler diye
    Nice kuşlar uçurdum
    Dönmediler geriye

  • Gözleri dolmak06.12.2013 - 14:20

    Adressiz yolculuklar matarasında
    Sırt çantasında yalnızlığı
    Naftalin kokuyor türküleri unutulmuş zamanlardan
    Geleceği anılarında arayan
    Dağ gibi yaralı nehirler gibi durgun
    Düşbaz türküler taşıyor gün bitimi şafaklarda
    Şehirler uyanıyor ardından
    Gözleri hala çocuk...

  • Yanıp yakılmak06.12.2013 - 09:41

    Mezarlıklar... Oracıkta duran soğuk mermer taşın ve önündeki toprağın altında olan en sevdiğinse bile size bunu hissettiremeyen ruhsuzca kalakalmanıza sebebiyet veren mekân.

    Her yerde sıra sıra taşlar ve insanlar var. İnsanlar geziyorlar bunların arasında, ara sıra birbirlerine bişeyler göstererek başlarını sallıyorlar sonra arkalarına bile dönüp bakmadan gidiyorlar...

    Bir annenin çocuğunun mezar taşını öptüğünü gördüm ki yapabilecek bundan fazla bir şey yoktu, Orda oturup bir daha hiç kalkmak istemezmiş gibi bi hali vardı, insanlar baş salladılar yine, çok acıdır çocuğunu kaybetmek! öyledir evet, bir başkası daha başını salladı, uzaklaştılar sonra.

    Mermerler hiçbirşey ifade etmez zaten, üstündeki isim çok tanıdıksa bile öylece bakakalıyorsun, inanılır bir şeymiş gibi gelmiyor. Yakılmak güzel olurdu dedirtiyor insana her defasında, arada insanlar gelip gidiyor ama sen hep gömülmüş duruyorsun ve bedenin çürüyor, kemiriliyor, bakteriler sarıyor etrafı, gelen giden buna yardımcı olamıyor, mermere bakıp ellerini açarak senin duyamayacağın, duysan da zaten anlamayacağın bir dilde bişeyler mırıldanıyor ve gidiyorlar...

    Yapabilecekleri tek şey bu çünkü.

    İşte burası bedene giydirilen son kılık...

    Ruhumla birlikte bedenimi de özgür bırakmak istiyorum

  • biz01.12.2013 - 23:14

    Çocukmuşuz biz.. O, mısır saçlı, habire sümüğünü çeken afacan bir kız, ben dizleri yara içinde haşarı bi velet.. Dünyanın zillerine basıyoruz; o kaçıyor ben hep yakalanıyorum...

  • şu an ne dinliyorum28.11.2013 - 16:04

    Tamburi Hacı Arif Bey - peşrev

  • aşk25.11.2013 - 08:01

    Aşk kaç büyümden,
    Aşk dön ölümden,
    Aşk bir sebepten,
    Gel gir dünyama.

  • Hapishane03.11.2013 - 20:32

    genellikle insan ömür boyu unutuluyordu orda. Bu hücre şaşılacak boyutlarıyla ayrılıyordu ötekilerden. Bir insanın ayakta duramayacağı kadar alçak, yatamayacağı kadar da dardı. Engelli bir durum almak, köşegen bir biçimde yaşamak gerekiyordu orda; uyku bir düşüş, uyanıklık ise bir çömelmeydi. Her Allahın günü bedeni uyuşturan o hareketsiz baskı altında mahkum suçlu olduğunu ve masumluğun keyifle gezinmek olduğunu öğreniyordu...

  • ilginç diyaloglar27.10.2013 - 19:01

    - ne içersin?
    - çay
    - bu ne lan
    - kahve
    - çay istedim ya
    - çay biraz yaşlıydı, şekersiz iç işte

  • şu an ne dinliyorum05.10.2013 - 12:51

    Welcome to the hotel california
    Such a lovely place
    Such a lovely face