Soner Yalçın sandığınız gibi ne solcudur ne sağcı! ! Soner Yalçın devletin adamıdır..Yani devletin kiraladığı yazarlardan birisidir..Kitaplarında,senaryolarına ve dizilerinde anlattıklarının ise tamamı yalandır..Peki niçin devlet, Soner Yalçın gibi sansasyonel bir yazarı kiralama gereği duymuştur? Cevabı çok basit..Psikolojik savaş..Soner Yalçın akedemik kariyeri parlak,araştırmacı ve çok ilgi toplayan bir yazar olduğu için devlet mekanizmaları tarafından kiralanmıştır..Soner Yalçın'ın kitapları,senaryoları ve dizileri tümüyle Türk kamuoyunda ve halkta 'devletin üstünlüğü ve Türk teşkilatlarının dünyadaki üstün konumu' imajını oturtmak üzere tasarlanmıştır..Yani kısaca Hollywood tüm dünyaya nasıl 'baş edilemeyecek kadar teknolojik ve güçlü bir CIA' imajını oturttuysa,Soner Yalçın da aynı imajı MİT,JİTEM ve Türk emniyet birimleri için yaratmaya çalışmaktadır..Anlattıklarının tümü gerçeğe çok yakın yalanlardır..Mesela Kurtlar Vadisi dizisinin seneryosunun çoğu kişi gerçek hayatta yaşanmış olduğunu düşünür.Halbuki gerçekte bu dizide geçenler Türkiye'nin yakın tarihinde asla yaşanmamış olan ve birçok yönden mantık kurallarını çiğneyen olaylardan ibarettir..Kurtlar Vadisi'nde yaratılmaya çalışılan 'baş edilemeyecek kadar güçlü,karmaşık ve bilinmez Türkiye devleti' imajını Türkiye'de yaşayan kitlelerin beynine kazımak ve Türk kamuoyu tarafından pasif olduğu düşünülen MİT'in bozuk imajını halkın gözünde yükseltebilmektir..Nitekim günümüzde insanların basit sokak kavgalarında bile birbirini tehdit ederken 'ben MİT 'denim' şeklinde tehditler savurması,Kurtlar Vadisi dizisinde hedeflen imajın Türk halkının beynine kazındığının açıkça bir göstergesidir..Aynı Kurtlar Vadisi ekibi Soner Yalçın önderliğinde dünya genelinde pek tanınmayan MİT 'i CIA,KGB ve MOSSAD gibi sansasyonel ve tehlikeli gizli servisler listesine oturtmak için Kurtlar Vadisi'nin filmi çekilmiş ancak film beklenenin onda birini bile vermeden çuvallamıştır..Hatta filmin dünya kamuoyunun ilgisini çekebilmesi için filmin konusu saptırılmış,dizide üçüncü sınıf Hollywood aktörleri de oynatılmıştır..Sırf ilgi çekebilmek için filmin konusu, 'Irakda zulüm yapan Amerikan ordusuna karşı savaşan kahraman Türk' şeklinde değiştirilmiş ve 'ütülü takım elbisesi ve en ufak yakın dövüş tekniğinden bile haberi olmayan kalas Polat karekteri' yabancı medya organları tarafından Süperman ve Batman'dan bile daha saçma ve fantastik bulunmuştur..Kısacası Soner Yalçın'ın yapmaya çalıştıkları Hollywood'un yapmaya çalıştıklarınla aynı..Yapay bir tarih ve milli kahramanlar serisi' oluşturup devlet birimlerine karşı kamuoyunda imaj ve halk arasında hayranlık uynadırmak..İşte hepsi bu..
Literatürde siyonist demek radikal musevi milliyetçi demektir..Tevrat'da kendilerine Tanrı tarafından vaad edilen topraklara(kenan diyarı) İsrail'in ulaşması için her türlü fiili çaba ve faaliyette bulunmak,herşeyi göze almak demektir..Her milliyetçi akımda olduğu gibi siyonizmde de çok sapkın noktalar sözkonusudur..
Racon, kendini mafya zanneden paronayakların işine gelen şey demektir..Bu racon diye tabir edilen kavram o kadar elastik bir kavramdırki her mafyanın racon diye tabir ettiği ayrı bir kural vardır..Söz gelimi yan kesicilik mafyasına göre racon çaldığı mallardan mafyaya yüksek komisyon vermekken ihale mafyasına göre asla çalmamaktır! !
Gazetelerin renkli magazin eklerinde hergün sosyetik bir zenginin lüks yaşantısıyla ile ilgili haberleri okuyoruz..Ne olmuş yani bu kadar lüks yaşıyorlarsa? ? İnsanlar genelde hep 'ah zengin olsam' diye standart hayaller kurarlar..lüks arabalara binme,lüks gece kulüplerinde eğlenme,lüks tatil beldelerinde tatil yapma,güzel partnerlerle kısa süreli ilişkiler yaşama gibi hayaller herhalde sokaktaki kedide bile vardır..fakat genellikle insanlar paraya bir şekilde ulaştıklarında tıpkı birçok sonradan görme zengin gibi sudan çıkmış balığa dönerler..ne yapacağını saşırıp,tüketim canavarına dönerler..yapmak istediği herşeyi yapmaya başlarlar..yapmak istedikleri herşeyi yaparlar ama aslında yaparken de mutsuzdurlar..hayallerini süsleyen şeylere ulaştıklarında hayallerinin pek de mükemmel olmadığını anlarlar..mutluluğun paradan bağımsız bambaşka birşey olduğunu anlarlar..sonuçta istedikleri birçok şeye ulaştıkları için depresyona girerler..alkol ve uyuşturucuya yönelirler..artık hiçbirşey onları mutlu etmez..şunu çok iyi biliyorumki bankada milyonlarca doları olan bir işadamının kızarmış pirzola yemeğinden aldığı haz ile inşaatlarda kalfalık yaparak alın teri dökerek para kazanan bir adamın aldığı haz arasında çok fark vardır..zaman ilerledikçe tuhaftır ama yeni neslin 'hurafe' kabul ettiği dini bir takım değerlerin aslında ne kadar gerçek olduğunu anladım..lüks yaşamın aslında mutsuz insanların mutlu insan rolü yaptıkları bir tiyatrodan farksız olduğunu anladım..1 trilyon liralık haram paranın asla 1 liralık helal paraya eşit olamayacağını anladım..3 kuruş para uğruna cenneti satanlar birgün geldiğinde,inanmayıp hakir gördükleri şey başlarına geldiğinde çok pişman olacaklar ve Allah'tan yeni bir şans isteyip,korku içinde yalvaracaklar..ve onlara şöyle ilahi bir cevap gelecek:'üzerinize güneşin doğduğu her gün, size yeni bir şans verildi..fakat siz bu şansların hepsini boşa çıkardınız..siz bizi bir ömür boyu unuttunuz,biz sizi sonsuza dek unutacağız.'(kuran)
Metro...Türkiyedeki metro istasyonları terörist örgütlere adeta davetiye çıkarıyor..Halkı hedef alan sansasyonel bir terörist saldırıda il kullanılacak yerlerden biri..Çünkü halka açık,kalabalığın olduğu biryer ve güvenlik önlemleri yok denecek kadar az..Genelde gişenin arkasında duran kadın ve erkek güvenlik görevlileri o kadar sohbete dalmış oluyorlarki adam içeriye değil bomba tank bile soksa ruhları bile duymaz..
Western filmlerinin olmazsa olmaz malzemesi..Ama ne yazıkki günümüz teknolojisi ve güvenlik önlemleri hırsızların bu fantezisini öldürmüş durumda..Ancak çok iyi eğitim almış ve iyi organize olmuş bir grup gerçekleştirebilir bunu..
Çocukken izlemesi çok zevkliydi..Ama ne yazıkki insan yaşını alıp kamile erince bu tip filmlerin saçmalığını çok iyi anlıyor..Bana göre bilim ne kadar gelişirse gelişsin asla bir 'zaman makinesi' yapamaz..Zaman,tanımı bile yapılamayan fizik ötesi göreceli bir olgu..Stephen Hawking'e sormuşlar zaman makinesi sizce icad edilebilirmi diye Hawking gülmüş ve şöyle demiş: 'zaman yokki,makinesi olsun! '
Bill Clinton,henüz bir lise öğrencisiyken 1961 yılında Mıami'deki bir yaz kampında dönemin Amerikan Başkanı John Kennedy gençlerin kurduğu bu kampı ziyaret eder..Gerçek bir Kennedy sempatizanı olan genç yaştaki Bill Clinton ise başkanla tokalaşmak için heyecanla sıraya girer..Sırayla her genç başkan Kennedy'e olmak istediği mesleği ve hayallerini anlatır..Sıra Bill Clinton'a gelir..Clinton heyecanla başkan Kennedy'nin elini sıkar ve 'fotoğrafı çekin' diye gazetecilere seslenir ve şöyle der:' Karşınızda şu andaki Amerikan başkanı ve geleceğin Amerikan başkanı'..Gerçekten de sezgileri Clınton'ı yanıltmamıştır..Bu lafı söyledikten tam 30 yıl sonra Amerikan başkanı olup,Beyaz Saray'da başkanlık koltuğuna oturmuştur..
Bilgisayar programcılığının eğitimini ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi'nin 'bilgisayar mühendisliği' bölümlerinden daha iyi öğreten bir üniversite yada kurs yok Türkiye'de..Eğer bu bölümlerden birinden başarı ile mezun olursanız genç yaşta dolar milyoneri olmanız an meselesi demektir..Çünkü iyi bir bilgisayar programcısı yada yazılım mühendisi dünyanın heryerinde ihya oluyor..Ancak şunu da söylemek de yarar var..Sadece bu bölümlerin adının büyüsüne kapılıp da özel üniversitelerde ve paralı kurslarda bu işin eğitimini almaya kalkanlar ya bu öğretimi yarıda bırakıyorlar yada birşey öğrenemeden mezun oluyorlar..Onun için yanlız kafası basanlar bu bölümü okumalılar..Bana kalırsa ÖSYM özel üniversitelerdeki TIP,bilgisayar,yazılım,elektronik,elektrik gibi bölümleri kaldırmalı..Çünkü özel üniversitelerde parayla okuyan çoğu kişi bu bölümlerde başarılı olamıyor..Bu durumda 'niteliksiz eleman' yetişmesine neden oluyor..Turizm ve Otelcilik,uluslararası ilişkiler,işletme,bankacılık gibi eşit ağırlık bölümleri özel üniversitede olabilir ama yukarıda saydığım branşlar analitik ve keskin zeka gerektirdiği için özel üniversitelere dahil olmamalı..
Soner Yalçın sandığınız gibi ne solcudur ne sağcı! ! Soner Yalçın devletin adamıdır..Yani devletin kiraladığı yazarlardan birisidir..Kitaplarında,senaryolarına ve dizilerinde anlattıklarının ise tamamı yalandır..Peki niçin devlet, Soner Yalçın gibi sansasyonel bir yazarı kiralama gereği duymuştur? Cevabı çok basit..Psikolojik savaş..Soner Yalçın akedemik kariyeri parlak,araştırmacı ve çok ilgi toplayan bir yazar olduğu için devlet mekanizmaları tarafından kiralanmıştır..Soner Yalçın'ın kitapları,senaryoları ve dizileri tümüyle Türk kamuoyunda ve halkta 'devletin üstünlüğü ve Türk teşkilatlarının dünyadaki üstün konumu' imajını oturtmak üzere tasarlanmıştır..Yani kısaca Hollywood tüm dünyaya nasıl 'baş edilemeyecek kadar teknolojik ve güçlü bir CIA' imajını oturttuysa,Soner Yalçın da aynı imajı MİT,JİTEM ve Türk emniyet birimleri için yaratmaya çalışmaktadır..Anlattıklarının tümü gerçeğe çok yakın yalanlardır..Mesela Kurtlar Vadisi dizisinin seneryosunun çoğu kişi gerçek hayatta yaşanmış olduğunu düşünür.Halbuki gerçekte bu dizide geçenler Türkiye'nin yakın tarihinde asla yaşanmamış olan ve birçok yönden mantık kurallarını çiğneyen olaylardan ibarettir..Kurtlar Vadisi'nde yaratılmaya çalışılan 'baş edilemeyecek kadar güçlü,karmaşık ve bilinmez Türkiye devleti' imajını Türkiye'de yaşayan kitlelerin beynine kazımak ve Türk kamuoyu tarafından pasif olduğu düşünülen MİT'in bozuk imajını halkın gözünde yükseltebilmektir..Nitekim günümüzde insanların basit sokak kavgalarında bile birbirini tehdit ederken 'ben MİT 'denim' şeklinde tehditler savurması,Kurtlar Vadisi dizisinde hedeflen imajın Türk halkının beynine kazındığının açıkça bir göstergesidir..Aynı Kurtlar Vadisi ekibi Soner Yalçın önderliğinde dünya genelinde pek tanınmayan MİT 'i CIA,KGB ve MOSSAD gibi sansasyonel ve tehlikeli gizli servisler listesine oturtmak için Kurtlar Vadisi'nin filmi çekilmiş ancak film beklenenin onda birini bile vermeden çuvallamıştır..Hatta filmin dünya kamuoyunun ilgisini çekebilmesi için filmin konusu saptırılmış,dizide üçüncü sınıf Hollywood aktörleri de oynatılmıştır..Sırf ilgi çekebilmek için filmin konusu, 'Irakda zulüm yapan Amerikan ordusuna karşı savaşan kahraman Türk' şeklinde değiştirilmiş ve 'ütülü takım elbisesi ve en ufak yakın dövüş tekniğinden bile haberi olmayan kalas Polat karekteri' yabancı medya organları tarafından Süperman ve Batman'dan bile daha saçma ve fantastik bulunmuştur..Kısacası Soner Yalçın'ın yapmaya çalıştıkları Hollywood'un yapmaya çalıştıklarınla aynı..Yapay bir tarih ve milli kahramanlar serisi' oluşturup devlet birimlerine karşı kamuoyunda imaj ve halk arasında hayranlık uynadırmak..İşte hepsi bu..
Literatürde siyonist demek radikal musevi milliyetçi demektir..Tevrat'da kendilerine Tanrı tarafından vaad edilen topraklara(kenan diyarı) İsrail'in ulaşması için her türlü fiili çaba ve faaliyette bulunmak,herşeyi göze almak demektir..Her milliyetçi akımda olduğu gibi siyonizmde de çok sapkın noktalar sözkonusudur..
güzel değil seksi desek yeridir bence..
Racon, kendini mafya zanneden paronayakların işine gelen şey demektir..Bu racon diye tabir edilen kavram o kadar elastik bir kavramdırki her mafyanın racon diye tabir ettiği ayrı bir kural vardır..Söz gelimi yan kesicilik mafyasına göre racon çaldığı mallardan mafyaya yüksek komisyon vermekken ihale mafyasına göre asla çalmamaktır! !
Gazetelerin renkli magazin eklerinde hergün sosyetik bir zenginin lüks yaşantısıyla ile ilgili haberleri okuyoruz..Ne olmuş yani bu kadar lüks yaşıyorlarsa? ? İnsanlar genelde hep 'ah zengin olsam' diye standart hayaller kurarlar..lüks arabalara binme,lüks gece kulüplerinde eğlenme,lüks tatil beldelerinde tatil yapma,güzel partnerlerle kısa süreli ilişkiler yaşama gibi hayaller herhalde sokaktaki kedide bile vardır..fakat genellikle insanlar paraya bir şekilde ulaştıklarında tıpkı birçok sonradan görme zengin gibi sudan çıkmış balığa dönerler..ne yapacağını saşırıp,tüketim canavarına dönerler..yapmak istediği herşeyi yapmaya başlarlar..yapmak istedikleri herşeyi yaparlar ama aslında yaparken de mutsuzdurlar..hayallerini süsleyen şeylere ulaştıklarında hayallerinin pek de mükemmel olmadığını anlarlar..mutluluğun paradan bağımsız bambaşka birşey olduğunu anlarlar..sonuçta istedikleri birçok şeye ulaştıkları için depresyona girerler..alkol ve uyuşturucuya yönelirler..artık hiçbirşey onları mutlu etmez..şunu çok iyi biliyorumki bankada milyonlarca doları olan bir işadamının kızarmış pirzola yemeğinden aldığı haz ile inşaatlarda kalfalık yaparak alın teri dökerek para kazanan bir adamın aldığı haz arasında çok fark vardır..zaman ilerledikçe tuhaftır ama yeni neslin 'hurafe' kabul ettiği dini bir takım değerlerin aslında ne kadar gerçek olduğunu anladım..lüks yaşamın aslında mutsuz insanların mutlu insan rolü yaptıkları bir tiyatrodan farksız olduğunu anladım..1 trilyon liralık haram paranın asla 1 liralık helal paraya eşit olamayacağını anladım..3 kuruş para uğruna cenneti satanlar birgün geldiğinde,inanmayıp hakir gördükleri şey başlarına geldiğinde çok pişman olacaklar ve Allah'tan yeni bir şans isteyip,korku içinde yalvaracaklar..ve onlara şöyle ilahi bir cevap gelecek:'üzerinize güneşin doğduğu her gün, size yeni bir şans verildi..fakat siz bu şansların hepsini boşa çıkardınız..siz bizi bir ömür boyu unuttunuz,biz sizi sonsuza dek unutacağız.'(kuran)
Metro...Türkiyedeki metro istasyonları terörist örgütlere adeta davetiye çıkarıyor..Halkı hedef alan sansasyonel bir terörist saldırıda il kullanılacak yerlerden biri..Çünkü halka açık,kalabalığın olduğu biryer ve güvenlik önlemleri yok denecek kadar az..Genelde gişenin arkasında duran kadın ve erkek güvenlik görevlileri o kadar sohbete dalmış oluyorlarki adam içeriye değil bomba tank bile soksa ruhları bile duymaz..
Western filmlerinin olmazsa olmaz malzemesi..Ama ne yazıkki günümüz teknolojisi ve güvenlik önlemleri hırsızların bu fantezisini öldürmüş durumda..Ancak çok iyi eğitim almış ve iyi organize olmuş bir grup gerçekleştirebilir bunu..
Çocukken izlemesi çok zevkliydi..Ama ne yazıkki insan yaşını alıp kamile erince bu tip filmlerin saçmalığını çok iyi anlıyor..Bana göre bilim ne kadar gelişirse gelişsin asla bir 'zaman makinesi' yapamaz..Zaman,tanımı bile yapılamayan fizik ötesi göreceli bir olgu..Stephen Hawking'e sormuşlar zaman makinesi sizce icad edilebilirmi diye Hawking gülmüş ve şöyle demiş: 'zaman yokki,makinesi olsun! '
Bill Clinton,henüz bir lise öğrencisiyken 1961 yılında Mıami'deki bir yaz kampında dönemin Amerikan Başkanı John Kennedy gençlerin kurduğu bu kampı ziyaret eder..Gerçek bir Kennedy sempatizanı olan genç yaştaki Bill Clinton ise başkanla tokalaşmak için heyecanla sıraya girer..Sırayla her genç başkan Kennedy'e olmak istediği mesleği ve hayallerini anlatır..Sıra Bill Clinton'a gelir..Clinton heyecanla başkan Kennedy'nin elini sıkar ve 'fotoğrafı çekin' diye gazetecilere seslenir ve şöyle der:' Karşınızda şu andaki Amerikan başkanı ve geleceğin Amerikan başkanı'..Gerçekten de sezgileri Clınton'ı yanıltmamıştır..Bu lafı söyledikten tam 30 yıl sonra Amerikan başkanı olup,Beyaz Saray'da başkanlık koltuğuna oturmuştur..
Bilgisayar programcılığının eğitimini ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi'nin 'bilgisayar mühendisliği' bölümlerinden daha iyi öğreten bir üniversite yada kurs yok Türkiye'de..Eğer bu bölümlerden birinden başarı ile mezun olursanız genç yaşta dolar milyoneri olmanız an meselesi demektir..Çünkü iyi bir bilgisayar programcısı yada yazılım mühendisi dünyanın heryerinde ihya oluyor..Ancak şunu da söylemek de yarar var..Sadece bu bölümlerin adının büyüsüne kapılıp da özel üniversitelerde ve paralı kurslarda bu işin eğitimini almaya kalkanlar ya bu öğretimi yarıda bırakıyorlar yada birşey öğrenemeden mezun oluyorlar..Onun için yanlız kafası basanlar bu bölümü okumalılar..Bana kalırsa ÖSYM özel üniversitelerdeki TIP,bilgisayar,yazılım,elektronik,elektrik gibi bölümleri kaldırmalı..Çünkü özel üniversitelerde parayla okuyan çoğu kişi bu bölümlerde başarılı olamıyor..Bu durumda 'niteliksiz eleman' yetişmesine neden oluyor..Turizm ve Otelcilik,uluslararası ilişkiler,işletme,bankacılık gibi eşit ağırlık bölümleri özel üniversitede olabilir ama yukarıda saydığım branşlar analitik ve keskin zeka gerektirdiği için özel üniversitelere dahil olmamalı..