Bu arada kimin öznel kimin nesnel olduğunu ben söylerim.. Bahsettiğimiz konu bilimse zaten nesnel olan bellidir. Ha yok felsefe ise zaten sana göre bana göre felsefi bir deyimle öznel bir durum vardır. Yalnız takip ettiğiniz felsefeci felsefeci değil ilahiyatcı. Kendini felsefeci zannediyor...
Bir düşünen der ki "neyin nezaman doğru olduğu değil nezaman olursa olsun herzaman doğru olmasıdır doğru olan. Yoksa neden matematik olsun.." Akıllım Sen de deli deli konuşma..
İşte sonunda yol bitti eleştiri yapmadınız ki.. Neyi okuyup neyi okumadığınız, kimi tanıyıp kimi tanımadığınız sizi siz yapmaz. Deneyimlediklerimizden nasiplendiklerimizle kendinizi ifade edişimizdir biz olan. Şimdi sen ile ben arasında bir kapı varsa sebebi o değil. Siz hırsıza hırsız diyemiyorsunuz..
İşte aşağılıyor dediğiniz olay bu.. Biz buna hırsızlık diyoruz... Siz kurgu.. Veya romancı. Bu ülkede edebiyat eleştirilerinde Paulo Coelho nun simya romanına bile çalıntı mı değilmi diye eleştiri getiren edebiyat eleştirmenleri gördük. Bu eleştirmenlerden Marketing yoluyla edebiyat atlayanlara tabii ki tükürür gibi bakacağız.. Yoksa yaşar Kemal in Alev Alatlının sizin için de Cemil Meriç in yüzüne nasıl bakarız..
Sayın kaplan son yanınızdan devam edelim.. Biz sayın şafağı eleştirdik sizi değil.. Ama neden üstünüze alınma gereği hissettiniz anlamadım. Ama savunacaksanız illa sizin bileceğiniz. Tabii ki herkes okuyabilirsiniz uslubunu da sevebilirsiniz.. Ama bu sizi cahil yapar felsefeci değil.. Mesela aşk romanında Mevlana’dan tomara ya bir çok yazardan çalıntıladığı halde açıklama gereği bile hissetmedi. Üslup kimin Mevlana’dan mı tomarrodan mı yoksa şafağın mı biz ayırabiliriz nerde tomaro nerde mevlana nerde gearder ama belli ki siz şafağa hepsini yamadınız. Mevlana şafağın masturbasyonuna kurban edilemeyecek kadar tasavvuf ehli biridir.. Nereden başlayalım düzeltmeye..
Aslında kendi kötü davranışlarını başkasının yaptığını söylemek genel bir ruh hali.. Memleketin yazılı ve görsel medyası yandaş ve yalaka olunca hertürlü kötülük yansıtma yapılıyor. Ben yapmadım sen yaptın.. Eee sorumlu.. Sorumlu yok.
Yazdıklarınızın telmihinden yola çıkacak olursak iyilik güzellik ve hakikat edebiyatı yapıp bunu eyleme dökememek olsa olsa acziyet olur.. Evet aciz diyebilirsiniz tabii.. Ama iktidar gücünü arkasına alıp hırsıza arsıza namussuza katile arka çıkmak işte bu başka bir şey. Birgün sizi de vurur kandırıldık dersiniz.. Aciz de olamazsınız. Mağdur da.. Tercihiniz.
Yeter ki oku ama tabii felsefeci okumakla olunmuyor illiyet bağlantısı da lazım Mesela yazar kim hırsız kim ayırt edemeden felsefeci olursan vay halimize ....
Tabii şimdi biz "Gâl-u Belâ dan önce vardık" ya istediğin kadar yeni şeyler söyle
Bilimin nesnel felsefenin öznel olduğunu söyleyen arkadaş kim acaba
Bu arada kimin öznel kimin nesnel olduğunu ben söylerim.. Bahsettiğimiz konu bilimse zaten nesnel olan bellidir. Ha yok felsefe ise zaten sana göre bana göre felsefi bir deyimle öznel bir durum vardır. Yalnız takip ettiğiniz felsefeci felsefeci değil ilahiyatcı. Kendini felsefeci zannediyor...
Bir düşünen der ki "neyin nezaman doğru olduğu değil nezaman olursa olsun herzaman doğru olmasıdır doğru olan. Yoksa neden matematik olsun.."
Akıllım Sen de deli deli konuşma..
İşte sonunda yol bitti eleştiri yapmadınız ki..
Neyi okuyup neyi okumadığınız, kimi tanıyıp kimi tanımadığınız sizi siz yapmaz. Deneyimlediklerimizden nasiplendiklerimizle kendinizi ifade edişimizdir biz olan. Şimdi sen ile ben arasında bir kapı varsa sebebi o değil. Siz hırsıza hırsız diyemiyorsunuz..
İşte aşağılıyor dediğiniz olay bu.. Biz buna hırsızlık diyoruz... Siz kurgu.. Veya romancı. Bu ülkede edebiyat eleştirilerinde Paulo Coelho nun simya romanına bile çalıntı mı değilmi diye eleştiri getiren edebiyat eleştirmenleri gördük. Bu eleştirmenlerden Marketing yoluyla edebiyat atlayanlara tabii ki tükürür gibi bakacağız.. Yoksa yaşar Kemal in Alev Alatlının sizin için de Cemil Meriç in yüzüne nasıl bakarız..
Sayın kaplan son yanınızdan devam edelim.. Biz sayın şafağı eleştirdik sizi değil.. Ama neden üstünüze alınma gereği hissettiniz anlamadım. Ama savunacaksanız illa sizin bileceğiniz. Tabii ki herkes okuyabilirsiniz uslubunu da sevebilirsiniz.. Ama bu sizi cahil yapar felsefeci değil.. Mesela aşk romanında Mevlana’dan tomara ya bir çok yazardan çalıntıladığı halde açıklama gereği bile hissetmedi. Üslup kimin Mevlana’dan mı tomarrodan mı yoksa şafağın mı biz ayırabiliriz nerde tomaro nerde mevlana nerde gearder ama belli ki siz şafağa hepsini yamadınız. Mevlana şafağın masturbasyonuna kurban edilemeyecek kadar tasavvuf ehli biridir.. Nereden başlayalım düzeltmeye..
Aslında kendi kötü davranışlarını başkasının yaptığını söylemek genel bir ruh hali.. Memleketin yazılı ve görsel medyası yandaş ve yalaka olunca hertürlü kötülük yansıtma yapılıyor. Ben yapmadım sen yaptın.. Eee sorumlu.. Sorumlu yok.
Yazdıklarınızın telmihinden yola çıkacak olursak iyilik güzellik ve hakikat edebiyatı yapıp bunu eyleme dökememek olsa olsa acziyet olur.. Evet aciz diyebilirsiniz tabii.. Ama iktidar gücünü arkasına alıp hırsıza arsıza namussuza katile arka çıkmak işte bu başka bir şey. Birgün sizi de vurur kandırıldık dersiniz.. Aciz de olamazsınız. Mağdur da.. Tercihiniz.
Yeter ki oku ama tabii felsefeci okumakla olunmuyor illiyet bağlantısı da lazım Mesela yazar kim hırsız kim ayırt edemeden felsefeci olursan vay halimize ....