1.Nedense masalların sonunda gökten üç elma düşer. 2.Masallarda ihtiyar adamların üç oğlu vardır.En küçükleri her zaman zeki,akıllı ve beceriklidir.(büyük adaletsizlik) 3.Akıbetimiz üç'e kadar sayılarak belirlenir. 4.Periler ve cinler, masal kahramanlarına üç dilekte bulunmalarını isterler. 5.Büyüklerimiz genellikle bizlere üç temel nasihatte bulunurlar. Şimdilik hatırladıklarım...
Çocukken biz bilye gülle derdik; ama son bir iki yıldan bu yana cicoz denildiğini de öğrendim.Bana çocukluğumuzun saflığını hatırlatıyor.
Yeni nesil şehir çocukları, bilgisayar oyunlarından başlarını kaldırıp böyle oyunların da varlığını öğrenmelidirler.Ne büyük kayıp! Belki de kabahat biraz da bizde.
Ölümsuzlük suyu,bengisu.Efsaneye göre İskender-i Zülkarneyn ordusuyla sefere çıkar.Yanına veziri Hızır'ı(a.s) da alır.Önlerindeki büyük denizi geçerek karanlıklar ülkesine (zulümat) varırlar. İskender-i Zülkarneyn'in karanlığı aydınlatan iki cevheri (ya da bayrak) vardır.Bunlardan birini Hızır(a.s) ile İlyas'a(a.s) verir.Hızır ve İlyas beraber yola çıkarlar.Bir zaman sonra acıkırlar.Bir pınar başında dinlenirler.Hızır yanında getirdiği pişirilmiş balıkları torbasından çıkarıp elleririni yıkar. Bu sırada bir damla su balığa sıçrar.Balık birden canlanıp suya karışır. Hızır, bunun âb-ı hayat olduğunu anlar,kana kana sudan içer.Aynı suyu İlyas'a da içirir.Böylece ölmsüzlüğe ermiş olurlar.Yukarıdan kendilerine bir emr-i ilahî gelir.İçtikleri bu sudan İskender'e bahsetmemeleri bildirilir. O günden sonra Hızır denizde, İlyas karada sıkıntıya,dara düşen iyi insanların yardımına koşarlar. Divan Edebiyatı'nda,klasik şiirimizde sevgilinin dudağı da âb-ı hayat olarak bilinir.Ki sevgilinin dudağı âşık'a can verir.Âşık, bu pınardan istifade etmek ister, onda hayat bulur. Sevgilinin dudağının etrafındaki siyah tüyler de karanlıklar ülkesidir(zulümat) . Sevgilinin ağzından âşık için çıkacak lütuf dolu sözler de âşık için âb-ı hayattır.
' Al Aşkını Ver Beni ' aşk üzerine tanınmış yazar,şair,ressam,senarist(Abdurrahim Karakoç,Tuğrul İnançer,Ayşe Şasa,Osman Aydın...) ve bil'umum sanatçılarla yapılan röportajları içeriyor. Mevlânadan Öyküler'i de okudum. Gezgin'e de kısmet...
..................................................? 'Ey talib! Bu soru daha önce ya sorulmuştur ya da sorulmamıştır.Şayet sorulmuşsa son kez soruluyordur, sorulmamışsa ilk kez soruluyordur.' D.C
Cenab-ı Aşka Dair, Philo Sophia Loren hakikaten okunması gereken eserleri. Keşf-i Kadim, Arasokakların Tarihi, Felsefenin Türkçesi ve Sözün Özü sıradaki kitaplar.
Evet,bir işi ağırdan almak ve yavaş anlamlarında olduğunu biliyorum. Galiba ben de biraz aheste yaşıyorum. Ki insan ancak aheste yaşarsa düşünmeye fırsatı olabiliyor.
Sen sardın bu derdi kendi başına.
Aldanamam gözlerinin yaşına.
Gözyaşından medet umma boşuna.
Sellere dargınım gelme üstüme.
1.Nedense masalların sonunda gökten üç elma düşer.
2.Masallarda ihtiyar adamların üç oğlu vardır.En küçükleri her zaman zeki,akıllı ve beceriklidir.(büyük adaletsizlik)
3.Akıbetimiz üç'e kadar sayılarak belirlenir.
4.Periler ve cinler, masal kahramanlarına üç dilekte bulunmalarını isterler.
5.Büyüklerimiz genellikle bizlere üç temel nasihatte bulunurlar.
Şimdilik hatırladıklarım...
Çocukken biz bilye gülle derdik; ama son bir iki yıldan bu yana cicoz denildiğini de öğrendim.Bana çocukluğumuzun saflığını hatırlatıyor.
Yeni nesil şehir çocukları, bilgisayar oyunlarından başlarını kaldırıp böyle oyunların da varlığını öğrenmelidirler.Ne büyük kayıp! Belki de kabahat biraz da bizde.
Ölümsuzlük suyu,bengisu.Efsaneye göre İskender-i Zülkarneyn ordusuyla sefere çıkar.Yanına veziri Hızır'ı(a.s) da alır.Önlerindeki büyük denizi geçerek karanlıklar ülkesine (zulümat) varırlar. İskender-i Zülkarneyn'in karanlığı aydınlatan iki cevheri (ya da bayrak) vardır.Bunlardan birini Hızır(a.s) ile İlyas'a(a.s) verir.Hızır ve İlyas beraber yola çıkarlar.Bir zaman sonra acıkırlar.Bir pınar başında dinlenirler.Hızır yanında getirdiği pişirilmiş balıkları torbasından çıkarıp elleririni yıkar. Bu sırada bir damla su balığa sıçrar.Balık birden canlanıp suya karışır. Hızır, bunun âb-ı hayat olduğunu anlar,kana kana sudan içer.Aynı suyu İlyas'a da içirir.Böylece ölmsüzlüğe ermiş olurlar.Yukarıdan kendilerine bir emr-i ilahî gelir.İçtikleri bu sudan İskender'e bahsetmemeleri bildirilir. O günden sonra Hızır denizde, İlyas karada sıkıntıya,dara düşen iyi insanların yardımına koşarlar.
Divan Edebiyatı'nda,klasik şiirimizde sevgilinin dudağı da âb-ı hayat olarak bilinir.Ki sevgilinin dudağı âşık'a can verir.Âşık, bu pınardan istifade etmek ister, onda hayat bulur. Sevgilinin dudağının etrafındaki siyah tüyler de karanlıklar ülkesidir(zulümat) .
Sevgilinin ağzından âşık için çıkacak lütuf dolu sözler de âşık için âb-ı hayattır.
Çarşamba'yı sel aldı,
Perşembeye Allah büyük...
' Al Aşkını Ver Beni ' aşk üzerine tanınmış yazar,şair,ressam,senarist(Abdurrahim Karakoç,Tuğrul İnançer,Ayşe Şasa,Osman Aydın...) ve bil'umum sanatçılarla yapılan röportajları içeriyor.
Mevlânadan Öyküler'i de okudum. Gezgin'e de kısmet...
Sıkça yedim; hâlâ akıllanamadım. Ne yapayım; onlardan ümidimi kesemiyorum.
..................................................? 'Ey talib! Bu soru daha önce ya sorulmuştur ya da sorulmamıştır.Şayet sorulmuşsa son kez soruluyordur, sorulmamışsa ilk kez soruluyordur.'
D.C
Cenab-ı Aşka Dair, Philo Sophia Loren hakikaten okunması gereken eserleri. Keşf-i Kadim, Arasokakların Tarihi, Felsefenin Türkçesi ve Sözün Özü sıradaki kitaplar.
Evet,bir işi ağırdan almak ve yavaş anlamlarında olduğunu biliyorum. Galiba ben de biraz aheste yaşıyorum. Ki insan ancak aheste yaşarsa düşünmeye fırsatı olabiliyor.
Ne sâl iledir ne mal iledir,
Beyim, ululuk kemâl iledir.