Tüm manasıyla iyi bir insan olmak için efor sarf ettiğinizde genellikle insanın içine düştüğü durumdur. Çünkü düşünmeyen, sorgulamayan ve üretmeyen toplumlarda bu tarz insanlar az bulunur..
Dizinin her iki başrol oyuncusu da maalesef hayatta değildir.
Cüce Tatü'yü oynayan Herve Villechaize, henüz 50 yaşındayken intihar ederek, trajik bir şekilde aramızdan ayrılmıştır. (Doğumu 23 Nisan 1943 – Ölümü 4 Eylül 1993)
Patron Mr.Rok'u canlandıran Ricardo Montalban ise bundan 9 sene evvel, 'yaşlılığa bağlı nedenler'den ötürü 88 yaşında bu dünyaya veda etmiştir. (Doğumu 25 Kasım 1920 - Ölümü 14 Ocak 2009)
80'lerin ilk yarısında TRT'de oynamış Aşk Gemisi tadında bir diziydi..
Konusu; hayatta bazı ideallerine kavuşamamış ya da bazı şeylerin içinde ukde kaldığı, ekonomik düzeyi iyi olan insanların bir adaya gelerek bunları hipnozvari bir şekilde yaşamalarıydı... Onlara bu gizemli süreçte; sempatik bir cüce olan Tatü(Tattoo) ile şakaklarına aklar yağmış, gizemli bir adam olan Mr. Rok(Mr. Roarke) eşlik ederdi.. Tabi ki 'eşlik ederdi' derken, gizliden gizliye, ada misafirlerine çaktırmadan yapardı bu işi.. Ne zaman işler rayından çıkar, misafirler ölümle veya benzeri tarzda sorunlarla karşılaştığında Mr.Rok(Mr. Roarke) olaya el koyardı..
Dizinin insan ruhunu okşayan bir introsu vardı... Denizin ortasında, tabiat adına her türlü güzellikleri bulabileceğiniz, eşsiz bir ada manzarası çıkardı ilk önce karşınıza.. Altın taneleri gibi bir kumsal, sahilde bembeyaz köpüren dalgalar, geçit vermeyen gizemli dağlar, yüzlerce metre yükseklikten çılgınca akan şelaler, ahenkle sallanan palmiyeler başta olmak üzere bin bir çeşit ağaç ve bitki sizleri adeta alır götürürdü oralara..
Bu esnada Cüce Tatü (Tatoo) deniz uçağının gelmesini gözlemlerdi.. Okyanusun üzerinde çift motorlu bir deniz uçağının belirmesiyle, Tatü (Tatoo); "uçakkk patron uçaaakk" diye bağırarak, hızlı adımlarla çan kulesine yol alırdı.. Daha sonra o minnacık cüssesine rağmen kulenin çanını iki eliyle tüm gücüyle sallamaya başlardı..
Çan sesini duyan Mr.Rok (Mr.Roarke) da hemen partneri Tatü (Tatoo) ile sahilin yolunu alırdı.. Onlarla birlikte, üstlerinde Hawai tipi çiçekli bikiniler ve Hawai tarzı etekler bulunan birbirinden güzel kızlar da karşılama seronomisi için sahile koşuştururlardı. Bu kızlar ilk önce, ada misafirlerine çiçek ve kokteyl sunarlar, sonra ise kalacakları yere kadar onlara eşlik ederlerdi..
Biliyorum, kolay değil yaşamak; Ama işte Bir ölünün hala yatağı sıcak, Birinin saati işliyor kolunda. Yaşamak kolay değil ya kardeşler, Ölmek de değil;
1984'den güzel bir Alphaville parçası olan "Sounds Like A Melody" geliyor aklıma...
Tüm manasıyla iyi bir insan olmak için efor sarf ettiğinizde genellikle insanın içine düştüğü durumdur. Çünkü düşünmeyen, sorgulamayan ve üretmeyen toplumlarda bu tarz insanlar az bulunur..
Ölürken adam Azrail'e sormuş:
"Ölüm anında melek olarak sen geliyorsun da,
doğum anında neden bir melek gelmiyor?"
Azrail:
"Annen var ya!"
Bir bahar zamanı..
Bekledim yağmuru..
Cimri imiş gökyüzü..
Damla vermedi..
Bir cafe'ye gidip "Hadi geleceğimiz için bir kupon yapalım sevgilim!" diyebileceğiniz kızdır.. :))
Dizinin her iki başrol oyuncusu da maalesef hayatta değildir.
Cüce Tatü'yü oynayan Herve Villechaize, henüz 50 yaşındayken intihar ederek, trajik bir şekilde aramızdan ayrılmıştır. (Doğumu 23 Nisan 1943 – Ölümü 4 Eylül 1993)
Patron Mr.Rok'u canlandıran Ricardo Montalban ise bundan 9 sene evvel, 'yaşlılığa bağlı nedenler'den ötürü 88 yaşında bu dünyaya veda etmiştir. (Doğumu 25 Kasım 1920 - Ölümü 14 Ocak 2009)
80'lerin ilk yarısında TRT'de oynamış Aşk Gemisi tadında bir diziydi..
Konusu; hayatta bazı ideallerine kavuşamamış ya da bazı şeylerin içinde ukde kaldığı, ekonomik düzeyi iyi olan insanların bir adaya gelerek bunları hipnozvari bir şekilde yaşamalarıydı...
Onlara bu gizemli süreçte; sempatik bir cüce olan Tatü(Tattoo) ile şakaklarına aklar yağmış, gizemli bir adam olan Mr. Rok(Mr. Roarke) eşlik ederdi.. Tabi ki 'eşlik ederdi' derken, gizliden gizliye, ada misafirlerine çaktırmadan yapardı bu işi.. Ne zaman işler rayından çıkar, misafirler ölümle veya benzeri tarzda sorunlarla karşılaştığında Mr.Rok(Mr. Roarke) olaya el koyardı..
Dizinin insan ruhunu okşayan bir introsu vardı...
Denizin ortasında, tabiat adına her türlü güzellikleri bulabileceğiniz, eşsiz bir ada manzarası çıkardı ilk önce karşınıza.. Altın taneleri gibi bir kumsal, sahilde bembeyaz köpüren dalgalar, geçit vermeyen gizemli dağlar, yüzlerce metre yükseklikten çılgınca akan şelaler, ahenkle sallanan palmiyeler başta olmak üzere bin bir çeşit ağaç ve bitki sizleri adeta alır götürürdü oralara..
Bu esnada Cüce Tatü (Tatoo) deniz uçağının gelmesini gözlemlerdi.. Okyanusun üzerinde çift motorlu bir deniz uçağının belirmesiyle, Tatü (Tatoo); "uçakkk patron uçaaakk" diye bağırarak, hızlı adımlarla çan kulesine yol alırdı.. Daha sonra o minnacık cüssesine rağmen kulenin çanını iki eliyle tüm gücüyle sallamaya başlardı..
Çan sesini duyan Mr.Rok (Mr.Roarke) da hemen partneri Tatü (Tatoo) ile sahilin yolunu alırdı.. Onlarla birlikte, üstlerinde Hawai tipi çiçekli bikiniler ve Hawai tarzı etekler bulunan birbirinden güzel kızlar da karşılama seronomisi için sahile koşuştururlardı. Bu kızlar ilk önce, ada misafirlerine çiçek ve kokteyl sunarlar, sonra ise kalacakları yere kadar onlara eşlik ederlerdi..
Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak!..
1992 senesinden güzel bir Sandra şarkısını çağrıştırıyor bana...
Don't Be Aggressive
Öyledir bu işler, menfaati bitenin dostluğu da biter..