Ön kapağın arkasındaki 'Yavrunuzun sayfası''yla çocuk aklımı dumura uğratmış mizah dergisi. Tarzan ve Arap Kadri, Kalemiti Ceyn, Stero Seyfi, Mamçakoğlu Cüneyt, Muhlis bey, Eray gibi kahramanlar vardı. En çok Tarzan ile Arap Kadri'yi severdim..
Ülkelerine zorla el koyulan, ok ve yaydan başka silahları yokken tabanca,tüfek hatta çiçek mikroplarıyla büyük çoğunluğu yokedilen, ulusal geçmişleri silinerek aşağılanan mazlum millet..Çocukken okuduğumuz çizgiromanlarda ise solukbenizliler iyi, kızılderililer ise her daim kötüydü..Birilerinin bizi kandırdığını anlamamız için yaşımızın kemale ermesi gerekiyormuş :)
Öldüğümde beni hoşca anacaksın, Niçin ölü severiz de diriye düşmanız. Mademki ölümden sonra barış yapacaksın, Niçin ömür boyu senin üzüntünle sıkıntı içindeyiz. Şimdi öldüğümü kabul et, barış yap, anlaş. Çünkü biz barışta ölüler gibiyiz. Mademki mezarımın üzerini öpeceksin, Yanağımı öp, şimdi aynı özellikteyiz (MEVLANA)
Devletlerin gerçekleri çarpıtması, olmuş olayları olduğundan daha başka türlü anlatması ve onlara tarihin gerçekleriyle bağdaşmayan nedenler uydurmasıdır; Çünkü halkların gerçekleri öğrenmesi, hem devlet kavramını hem de geçmişteki yöneticilerle birlikte yöneticilik kavramını sorgulamaya başlamalarına yol açar. Bu durum, devlet denilen aygıtı yönetenlerin belki de en korktuğu durumdur. Çünkü yöneticiler, devlet kavramının yalanlarla örülmüş duvarların arkasındaki bir kutsallığın içinde durmasını isterler. Bu kutsallığı sağlayabilmek için efsaneler yaratırlar, bu yalanlar içinde kendi halklarına da bir övgü payı ayırıp, o övgülerle halkın gözünü kamaştırarak onların sorgulama yeteneklerini budarlar. Resmi tarihlere göre kahraman olmayan halk yoktur. Amerikan halkı, İngiliz halkı, Fransız halkı, İtalyan halkı, Alman halkı, Yunan halkı, Türk halkı kahramandır. Bu kahraman halkların, kahramanlıklarına uygun İmparatorları, kralları, padişahları, büyük komutanları olmuştur. Çocuklar okullarda tarih diye birçok yalanı ve şişirilmiş efsaneyi okurlar; parçası oldukları halkın kahramanlığına, eski yöneticilerinin parlak başarılarına inanır, başka halkları küçümseyip onlara düşman kesilirler. Bütün bu yalanlardan 'dostluk ve barış çıkmaz' çünkü! .. Toplumlar geliştikçe, 'kahramanlığa' ihtiyaç duymayan başarılar kazandıkça, bilimde ve sanatta ilerleyip kendilerine güvenleri sağlamlaştıkça resmi tarihe olan ihtiyaçları da azalır. Böyle toplumlarda aydınlar resmi tarihi sorgular, yalanları ortaya çıkartır, devletlerin hatalarının altını çizer, bu hatalardan dersler çıkartılmasına yardımcı olur, çocukları kendi halklarına hayran 'başka halklara düşman' tuhaf yaratıklar olmaktan kurtarmaya uğraşırlar... Gelişmemiş toplumlar ise 'kahramanlık' dışında bir başarı sağlayamayıp kendilerine güvenlerini tazeleyemediklerinden 'resmi tarihe' ve yalanlara daha çok bağlanırlar, günün gerçeğinden kaçmak için geçmişin yalanlarına sığınırlar, yavaş yavaş bütün dünyaya düşman olmaya başlarlar. kendi geri kalmışlıklarının, fakirliklerinin, mutsuzluklarının kabahatini başkalarına yüklerler..
İnsanlığın yaşamış olduğu bütün acı, gözyaşı ve yıkım karşısında uluslararası silah tekelleri karlarını arttırmaya ve daha çok insan öldürecek yeni silahlar üretmeye devam ediyor. Bana ise çaresiz olarak avatarıma 'Barış bir gülümsemeyle başlar' sözünü yazmak kalıyor.
1978 yılında çevirdiği 37 filmle kendi dalında dünya rekoruna sahiptir.
1931 doğumlu artist 47 yaşında şöhret olmuştur.
İnsan kendi kendine sormadan edemiyor; 'Ya 17 yaşında şöhret olsaydı kaç film çevirirdi? ' diye :))
Ön kapağın arkasındaki 'Yavrunuzun sayfası''yla çocuk aklımı dumura uğratmış mizah dergisi. Tarzan ve Arap Kadri, Kalemiti Ceyn, Stero Seyfi, Mamçakoğlu Cüneyt, Muhlis bey, Eray gibi kahramanlar vardı. En çok Tarzan ile Arap Kadri'yi severdim..
Okumaya yeni başladığım dönemde tanıştığım, her sayfasını tekrar tekrar okumaktan büyük keyif aldığım 'kendi halinde bir mizah dergisi'idi.
Ülkelerine zorla el koyulan, ok ve yaydan başka silahları yokken tabanca,tüfek hatta çiçek mikroplarıyla büyük çoğunluğu yokedilen, ulusal geçmişleri silinerek aşağılanan mazlum millet..Çocukken okuduğumuz çizgiromanlarda ise solukbenizliler iyi, kızılderililer ise her daim kötüydü..Birilerinin bizi kandırdığını anlamamız için yaşımızın kemale ermesi gerekiyormuş :)
Öldüğümde beni hoşca anacaksın,
Niçin ölü severiz de diriye düşmanız.
Mademki ölümden sonra barış yapacaksın,
Niçin ömür boyu senin üzüntünle sıkıntı içindeyiz.
Şimdi öldüğümü kabul et, barış yap, anlaş.
Çünkü biz barışta ölüler gibiyiz.
Mademki mezarımın üzerini öpeceksin,
Yanağımı öp, şimdi aynı özellikteyiz
(MEVLANA)
Katolik Hristiyanların dini lideri..
Sağlık ve zindelik için düzenli uyku şart..
Ruhsal olgunluğa ulaşmış kişi..
Devletlerin gerçekleri çarpıtması, olmuş olayları olduğundan daha başka türlü anlatması ve onlara tarihin gerçekleriyle bağdaşmayan nedenler uydurmasıdır; Çünkü halkların gerçekleri öğrenmesi, hem devlet kavramını hem de geçmişteki yöneticilerle birlikte yöneticilik kavramını sorgulamaya başlamalarına yol açar.
Bu durum, devlet denilen aygıtı yönetenlerin belki de en korktuğu durumdur. Çünkü yöneticiler, devlet kavramının yalanlarla örülmüş duvarların arkasındaki bir kutsallığın içinde durmasını isterler. Bu kutsallığı sağlayabilmek için efsaneler yaratırlar, bu yalanlar içinde kendi halklarına da bir övgü payı ayırıp, o övgülerle halkın gözünü kamaştırarak onların sorgulama yeteneklerini budarlar.
Resmi tarihlere göre kahraman olmayan halk yoktur.
Amerikan halkı, İngiliz halkı, Fransız halkı, İtalyan halkı, Alman halkı, Yunan halkı, Türk halkı kahramandır.
Bu kahraman halkların, kahramanlıklarına uygun İmparatorları, kralları, padişahları, büyük komutanları olmuştur.
Çocuklar okullarda tarih diye birçok yalanı ve şişirilmiş efsaneyi okurlar; parçası oldukları halkın kahramanlığına, eski yöneticilerinin parlak başarılarına inanır, başka halkları küçümseyip onlara düşman kesilirler. Bütün bu yalanlardan 'dostluk ve barış çıkmaz' çünkü! ..
Toplumlar geliştikçe, 'kahramanlığa' ihtiyaç duymayan başarılar kazandıkça, bilimde ve sanatta ilerleyip kendilerine güvenleri sağlamlaştıkça resmi tarihe olan ihtiyaçları da azalır.
Böyle toplumlarda aydınlar resmi tarihi sorgular, yalanları ortaya çıkartır, devletlerin hatalarının altını çizer, bu hatalardan dersler çıkartılmasına yardımcı olur, çocukları kendi halklarına hayran 'başka halklara düşman' tuhaf yaratıklar olmaktan kurtarmaya uğraşırlar... Gelişmemiş toplumlar ise 'kahramanlık' dışında bir başarı sağlayamayıp kendilerine güvenlerini tazeleyemediklerinden 'resmi tarihe' ve yalanlara daha çok bağlanırlar, günün gerçeğinden kaçmak için geçmişin yalanlarına sığınırlar, yavaş yavaş bütün dünyaya düşman olmaya başlarlar. kendi geri kalmışlıklarının, fakirliklerinin, mutsuzluklarının kabahatini başkalarına yüklerler..
İnsanlığın yaşamış olduğu bütün acı, gözyaşı ve yıkım karşısında uluslararası silah tekelleri karlarını arttırmaya ve daha çok insan öldürecek yeni silahlar üretmeye devam ediyor. Bana ise çaresiz olarak avatarıma 'Barış bir gülümsemeyle başlar' sözünü yazmak kalıyor.