15 Ekim 1928'de, Almanya'dan hareket eden dünyanın en büyük hava gemisi Graf Zeppelin, 20 Ekim 1928^de Amerika New Jersey'e ulaştı. Uçuş tam '111 saat' sürdü.
Kahramanımız gizli ajan Sam Casey (Ben Murphy) dalış esnasında oluşan patlamayla, fizyolojik evrim geçirip bir anlık görünmez olur. Onu dalgıç kıyafetlerinin içinde görünmez bulan yetkililer kahramanımızı müşahade altına alıp, DNA'sını incelerler. Yapılan tetkikler sonucu kahramanımızın en fazla 15 dakikalığına görünmez olabildiği çıkar şayet bu süre aşılırsa kahramanımız komaya girerek ölecektir.Sam Casey'in bu özelliğinden yararlanmak isteyen devlet görevlileri tıpkı Michael Night (Kara Şimşek) gibi ondan suçlularla mücadelede faydalanmak isterler hatta istediği an görünmez olmayı sağlayan bir kol saati verirler.. Michael Night nasıl Kitt'le iletişim kurmak için bu saati kuruyorsa, Sam Casey de saati kullanarak görünmez oluyordu.. :))
'Smith ve Jones' ve 'Piyango' dizilerinden tanıdığımız Ben Murphy'nin oynadığı fantastik bir diziydi.. Dizi 70lerde çevrilmesine rağmen tıpkı 'Smith ve Jones' gibi ülkemizde 80lerde oynamıştı..
Atlantik Okyanusunda çok sayıda uçak ve geminin kaybolduğu, bazı normal dışı olayların yaşandığı bölgenin adıdır. Bu üçgenin köşelerinde Bermuda, Florida'daki Miami, ve Puerto Rico'daki San Juan olduğu kabul edilmektedir. Burdaki paranormal olayları bilim adamları şu şekilde açıklamaktadırlar:
Yer altından fışkıran doğal gazlar, sadece yüksek kara parçalarından değil, deniz ve okyanus tabanlarından da çıkarlar. Çünkü deniz tabanları da üstü suyla kaplanmış alçak kara parcalarıdır. Ancak, okyanusların derinliklerindeki bölgelerden çıkmak isteyen doğal gazlar, oradaki çok düşük ısının da etkisiyle katı hâle dönüşürler ve 'hidrat' denilen beyaz ve tebeşirimsi bir madde haline gelirler. Çok derinlere dalabilen robot kameralarının bu bölgedeki karbeyaz okyanus tabanını ve bazı gemi enkazlarinı resimlemesinden sonra konuya şu bilimsel açıklama getirilmiştir: Bu bölge, Gulf Stream denilen sıcak su akıntısının da geçtiği yerdir. Tabanın bazen ısınması yüzünden, bu 'tebeşir gazlar' erir ve sudan hafif oldukları için yüzeye doğru yükselirler. O anda, tabandan yüzeye kadar suyun yoğunluğu azalır. O sırada oradan geçen ne varsa, derin bir kuyuya düşer gibi hızla okyanusun dibini boylar. Çünkü, yoğunluğu düşen su, gemileri taşıyacak kaldırma kuvvetini oluşturamaz. Gazın yükselmesi sona erince yoğunluk tekrar eski haline döner ve geride hiçbir iz kalmadan kocaman gemiler kilometrelerce derine gömülmüş olurlar.
Uçakların düşerek kaybolması ise yine aynı sebeptendir. Yüzeye çıkan doğal gazlar, havadan da hafif oldukları için yükselmeye devam ederler. Bu kez yoğunluk azalması, bölgenin üzerindeki atmosferde oluşur. Oradan tesadüfen geçen bir uçak hemen irtifa kaybeder ve motorları durur. Çünkü, motorlardaki benzinin yanması için oksijene ihtiyaç vardır ve düşük yoğunluklu havanın içindeki oksijen miktarı motorların çalışması için yeterli değildir. Böylece uçak da, hızla okyanus tabanına doğru inişe geçer.
Sadece insanları değil canlı-cansız her şeyi severek saygı duymanın yanında; onların da haklarını savunmak demektir.. Maalesef insanlarımız her şeye ideolojik saplantılarından ötürü; siyah ya da beyaz olarak bakmayı tercih ediyor, halbuki biraz gri olabilsek, bu dünyada ne savaş olur ne de kargaşa.. Her şey bir insanı sevmekle başlar.. Toprağı bol olsun..
15 Ekim 1928'de, Almanya'dan hareket eden dünyanın en büyük hava gemisi Graf Zeppelin, 20 Ekim 1928^de Amerika New Jersey'e ulaştı. Uçuş tam '111 saat' sürdü.
Cermen, Hitler, Panzer, Zeplin, Martin Luther, Gutenberg, Bethoween, Grimm Kardeşler, Karl Max, Engels, Nietzsche, Helmut Kohl, Heidi, Bayern Münih, Beckenbaur, Schumacher, Rummenigge, Klinsmann, Matthaus, Boris Becker, Sandra, Modern Talking, C.C Catch, Clauida Schiffer, Helmut Kohl, Albert Einstein, Helga, Hans, Mercedes, BMW, Wolswagen, Siemens, Bosch, ZDF, Bild, Bravo, Deutshe bank, Adidas, Puma, Milka, Nivea, bira, Domuz eti ve Köln katedrali ilk aklıma gelenler..
82 milyonla, AB'nin en nüfuslu ülkesi.
C.C Catch - I can lose my heart tonight
Kahramanımız gizli ajan Sam Casey (Ben Murphy) dalış esnasında oluşan patlamayla, fizyolojik evrim geçirip bir anlık görünmez olur. Onu dalgıç kıyafetlerinin içinde görünmez bulan yetkililer kahramanımızı müşahade altına alıp, DNA'sını incelerler. Yapılan tetkikler sonucu kahramanımızın en fazla 15 dakikalığına görünmez olabildiği çıkar şayet bu süre aşılırsa kahramanımız komaya girerek ölecektir.Sam Casey'in bu özelliğinden yararlanmak isteyen devlet görevlileri tıpkı Michael Night (Kara Şimşek) gibi ondan suçlularla mücadelede faydalanmak isterler hatta istediği an görünmez olmayı sağlayan bir kol saati verirler.. Michael Night nasıl Kitt'le iletişim kurmak için bu saati kuruyorsa, Sam Casey de saati kullanarak görünmez oluyordu.. :))
1976 Amerikan CBS yapımı 'Gemini man' (Görünmez adam) 'de; Ben Murphy'le beraber başrolleri William Sylvester ile Katherine Crawford paylaşıyordu.
'Smith ve Jones' ve 'Piyango' dizilerinden tanıdığımız Ben Murphy'nin oynadığı fantastik bir diziydi.. Dizi 70lerde çevrilmesine rağmen tıpkı 'Smith ve Jones' gibi ülkemizde 80lerde oynamıştı..
Emmy ödüllü, Amerikalı usta komedyen.. 1983 yılında rol aldığı 'İki beyinli adam' tüm zamanların en iyi 100 komedi filmi arasındadır.
Atlantik Okyanusunda çok sayıda uçak ve geminin kaybolduğu, bazı normal dışı olayların yaşandığı bölgenin adıdır. Bu üçgenin köşelerinde Bermuda, Florida'daki Miami, ve Puerto Rico'daki San Juan olduğu kabul edilmektedir.
Burdaki paranormal olayları bilim adamları şu şekilde açıklamaktadırlar:
Yer altından fışkıran doğal gazlar, sadece yüksek kara parçalarından değil, deniz ve okyanus tabanlarından da çıkarlar. Çünkü deniz tabanları da üstü suyla kaplanmış alçak kara parcalarıdır. Ancak, okyanusların derinliklerindeki bölgelerden çıkmak isteyen doğal gazlar, oradaki çok düşük ısının da etkisiyle katı hâle dönüşürler ve 'hidrat' denilen beyaz ve tebeşirimsi bir madde haline gelirler. Çok derinlere dalabilen robot kameralarının bu bölgedeki karbeyaz okyanus tabanını ve bazı gemi enkazlarinı resimlemesinden sonra konuya şu bilimsel açıklama getirilmiştir: Bu bölge, Gulf Stream denilen sıcak su akıntısının da geçtiği yerdir. Tabanın bazen ısınması yüzünden, bu 'tebeşir gazlar' erir ve sudan hafif oldukları için yüzeye doğru yükselirler. O anda, tabandan yüzeye kadar suyun yoğunluğu azalır. O sırada oradan geçen ne varsa, derin bir kuyuya düşer gibi hızla okyanusun dibini boylar. Çünkü, yoğunluğu düşen su, gemileri taşıyacak kaldırma kuvvetini oluşturamaz. Gazın yükselmesi sona erince yoğunluk tekrar eski haline döner ve geride hiçbir iz kalmadan kocaman gemiler kilometrelerce derine gömülmüş olurlar.
Uçakların düşerek kaybolması ise yine aynı sebeptendir. Yüzeye çıkan doğal gazlar, havadan da hafif oldukları için yükselmeye devam ederler. Bu kez yoğunluk azalması, bölgenin üzerindeki atmosferde oluşur. Oradan tesadüfen geçen bir uçak hemen irtifa kaybeder ve motorları durur. Çünkü, motorlardaki benzinin yanması için oksijene ihtiyaç vardır ve düşük yoğunluklu havanın içindeki oksijen miktarı motorların çalışması için yeterli değildir. Böylece uçak da, hızla okyanus tabanına doğru inişe geçer.
Sadece insanları değil canlı-cansız her şeyi severek saygı duymanın yanında; onların da haklarını savunmak demektir.. Maalesef insanlarımız her şeye ideolojik saplantılarından ötürü; siyah ya da beyaz olarak bakmayı tercih ediyor, halbuki biraz gri olabilsek, bu dünyada ne savaş olur ne de kargaşa.. Her şey bir insanı sevmekle başlar.. Toprağı bol olsun..