"Dallas”ın reyting rekorları kırdığı sıralarda rakip yapımcılar yeni bir dizi arayışına girerler. En az Dallas kadar İhanet, kıskançlık ve entrikalarla dolu olmasını istedikleri dizi olarak sonunda “Flamingo Yolu”na karar kılarlar. Dizinin oyuncu kadrosunda; John Beck, Woody Brown, Morgan Fairchild, Peter Donat, Howard Duff, Mark Harmon, Kevin McCarthy, Cristina Raines, Barbara Rush ve Stella Stevens gibi dönemin önemli isimlerine yer verilir. "Eski TRT zamanı dizileri” diye adlandırabileceğimiz dönemin vazgeçilmezlerinden olan bu diziyi, pek çoğumuz, gölden havalanan pembe flamingolarla hatırlar. Öyle ki, dizi sayesinde o zamana kadar Flamingo kuşunun varlığından haberi bile olmayan pek çok kişi, bu pembe renkli zarif kuşla tanışır. Günümüzde, genelde lüks semtlerde, pahalı binaların olduğu caddelere, kenarları ağaçlı, romantik yollara verilen isim olan Flamingo Yolu, Mersin'de bir cadde de ve Kınalıada'da, iskele ile havuz arasındaki sahildeki caddeye adalılarca verilen isim olarak kayıtlara geçmiştir.
Flamingo Yolu, annelerin çocuklarını “geç oldu” bahanesiyle yatağa gönderdikleri, sonrasında hararetle izleyip diğer bölüme kadar izlenen bölümün kritiklerini yaptıkları bir dizidir.
Dizide, akıllarda en çok kalan birkaç karakterden de kısaca bahsetmek gerekirse. Dizideki kötü adamlardan biri kasabadaki kurnaz ve güler yüzlü bir iş adamı olan Michael Tyrone 'du, onu Cahit Şaher seslendirmişti. Dizinin sonlarına doğru yanarak öldüğü gösterilse de, sonradan ölmediği anlaşılmıştı. “Şerif Titus” (Taytıs) karakteri ise kötülükte Dallas’taki JR'a rakipti! Zira her türlü entrika ve yasadışı işe bulaşmış, yozlaşmış bir şerifti. Gülümsemesi manalarla yüklü, çirkin, şişman, bıyıklı olan bu adam diziyi seyreden kadınların az bedduasını almamıştı! Türk izleyicisi üzerinde onun bu denli etkili olmasında, seslendiren İstemi Betil'in eşsiz ses tonunun büyük etkisi olmuştu. Şerif Taytıs’ın dizi boyunca bulaştığı bazı kirli eylemlere örnek olarak; Lane Ballou'yu fahişe olarak ayarlayıp tutuklatmak, sigorta dolandırıcılığından Weldon Mill yangınını düzenlemek, Field ve Constance'ı uyuşturucu satıcıları tarafından kaçırmak ve patlamaya neden olmayı verebiliriz.
Dizideki bir başka kötü karakter de, güzel oyuncu Morgan Fairchild’ın canlandırdığı Constance’dı. Kendisi Senatör Fielding "Field" Carlyle’ın entrikacı eşiydi.
Unutulmaz karakterlerinden biri de şarkıcı Lane Ballou’du. Kendisi Sam Curtis ile evlenmeden önce bir dönem senatörün Field’ın metresliğini yapmıştı.
Sam Curtis’e gelince, eski bir Playboy olan kendi adını taşyan bir inşaat şirketi patronuydu. Dizi boyunca, Senatör Field'ın kampanya yöneticiliğini yürütmüş, Lane'e sadık bir koca olmadan önce Constance ile kısa bir aşk yaşamıştı..
'Dallas' dizisinde kötü adam J.R.'ı oynayan Larry Hagman, dizinin en yüksek ücreti alan yıldızıydı. Dizide bölüm başına 50.000 $ alan ABD'li oyuncu, ilerleyen yıllarda ücretine sürekli zam talep etmiş ve 1991'de dizi sona erdiğinde bölüm başına 200.000$ alıyor olmuştu.
Dallas dizisine ilginin dorukta olduğu 1981/82 sezonunda, 70'ten fazla ülkede 300 milyon insan "Dallas"ı izledi. (Hürriyet Magazin / 26 Mayıs 1991 / Sayı: 8)
Bonanza, insandaki yaşama mücadelesi ve iç güdüsünü esas alarak, hakkını ve haklıyı korumak, zayıfı tutmak, kötüyü cezalandırmak gibi insan karakterinin iyi taraflarını ön plana alarak çevrilmiş bir TV dizisiydi. Dizinin yapımcısı David Dortort, filmdeki Baba Ben ve oğulları Hoss, Adam ve Küçük Joe için: "Onlar Amerikan tarihinin temsilcileridir." demiştir. Vahşi Batı'yı geliştiren, imar eden hırslı, güçlü, kabiliyetli ama iyi niyetli kişiler. Onların arasında kalleş yoktu..
Eski ABD başkanlarından Eisenhower da, Bonanza dizisinin en samimi seyircilerindendi. "Cartwright'lar düzgün bir ailedir. Hiç bir zaman arkadan ateş etmezler." beyanında bulunmuştu..
ABD'nin tanınmış kadın birliklerinden birinin başkanı olan Margaret Thompson da şunları söylemiştir. "Biz kadınlar, pek kadın dizisi olmadığı Bonanza'yı niçin beğeniyoruz biliyor musunuz? Baba Cartwright ve oğullarında, hayatımızdaki bütün erkekleri görüyoruz. Adam'da gençlik heyecanlarımızı tadıyoruz. Hoss'da bizi koruyan erkek arkadaşımızı görüyoruz. Baba Ben'in dul oluşu, bize ümit veriyor. Küçük Joe'yu da evladımız gibi gibi bağrımıza basasımız geliyor." (TV'de 7 Gün / 10 Şubat 1975 / Sayı: 1)
"Anlasana", "Boşver Arkadaş", "Konuşamıyorum", "Ben Değilim", "Son Selam", "İşte Hayat", gibi bir çok şarkısıyla müzikseverlerin sevgisini kazanan usta sanatçı İlhan İrem, geçen yıl bugün aramızdan ayrılmıştı.. Ruhu şâd..mekânı cennet olsun.
"Müzik, insanlar için hava su kadar gerekli, belleklerine programlanmış bir olay. İnsan kendini tanıdığı takdirde, sakinleşme, düşünme, enerji toplama bakımından müzikle istediği yere varabilir." -Ömer Karacan
"Dallas”ın reyting rekorları kırdığı sıralarda rakip yapımcılar yeni bir dizi arayışına girerler. En az Dallas kadar İhanet, kıskançlık ve entrikalarla dolu olmasını istedikleri dizi olarak sonunda “Flamingo Yolu”na karar kılarlar.
Dizinin oyuncu kadrosunda; John Beck, Woody Brown, Morgan Fairchild, Peter Donat, Howard Duff, Mark Harmon, Kevin McCarthy, Cristina Raines, Barbara Rush ve Stella Stevens gibi dönemin önemli isimlerine yer verilir.
"Eski TRT zamanı dizileri” diye adlandırabileceğimiz dönemin vazgeçilmezlerinden olan bu diziyi, pek çoğumuz, gölden havalanan pembe flamingolarla hatırlar. Öyle ki, dizi sayesinde o zamana kadar Flamingo kuşunun varlığından haberi bile olmayan pek çok kişi, bu pembe renkli zarif kuşla tanışır.
Günümüzde, genelde lüks semtlerde, pahalı binaların olduğu caddelere, kenarları ağaçlı, romantik yollara verilen isim olan Flamingo Yolu, Mersin'de bir cadde de ve Kınalıada'da, iskele ile havuz arasındaki sahildeki caddeye adalılarca verilen isim olarak kayıtlara geçmiştir.
Flamingo Yolu, annelerin çocuklarını “geç oldu” bahanesiyle yatağa gönderdikleri, sonrasında hararetle izleyip diğer bölüme kadar izlenen bölümün kritiklerini yaptıkları bir dizidir.
Dizide, akıllarda en çok kalan birkaç karakterden de kısaca bahsetmek gerekirse. Dizideki kötü adamlardan biri kasabadaki kurnaz ve güler yüzlü bir iş adamı olan Michael Tyrone 'du, onu Cahit Şaher seslendirmişti. Dizinin sonlarına doğru yanarak öldüğü gösterilse de, sonradan ölmediği anlaşılmıştı.
“Şerif Titus” (Taytıs) karakteri ise kötülükte Dallas’taki JR'a rakipti! Zira her türlü entrika ve yasadışı işe bulaşmış, yozlaşmış bir şerifti. Gülümsemesi manalarla yüklü, çirkin, şişman, bıyıklı olan bu adam diziyi seyreden kadınların az bedduasını almamıştı! Türk izleyicisi üzerinde onun bu denli etkili olmasında, seslendiren İstemi Betil'in eşsiz ses tonunun büyük etkisi olmuştu. Şerif Taytıs’ın dizi boyunca bulaştığı bazı kirli eylemlere örnek olarak; Lane Ballou'yu fahişe olarak ayarlayıp tutuklatmak, sigorta dolandırıcılığından Weldon Mill yangınını düzenlemek, Field ve Constance'ı uyuşturucu satıcıları tarafından kaçırmak ve patlamaya neden olmayı verebiliriz.
Dizideki bir başka kötü karakter de, güzel oyuncu Morgan Fairchild’ın canlandırdığı Constance’dı. Kendisi Senatör Fielding "Field" Carlyle’ın entrikacı eşiydi.
Unutulmaz karakterlerinden biri de şarkıcı Lane Ballou’du. Kendisi Sam Curtis ile evlenmeden önce bir dönem senatörün Field’ın metresliğini yapmıştı.
Sam Curtis’e gelince, eski bir Playboy olan kendi adını taşyan bir inşaat şirketi patronuydu. Dizi boyunca, Senatör Field'ın kampanya yöneticiliğini yürütmüş, Lane'e sadık bir koca olmadan önce Constance ile kısa bir aşk yaşamıştı..
"Ne kadar ünlü olursanız, halka mal olmanız o kadar zorlaşıyor." Bridget Fonda
"En iyi politikacı oyunculardan çıkar." -Kemal Sunal
'Dallas' dizisinde kötü adam J.R.'ı oynayan Larry Hagman, dizinin en yüksek ücreti alan yıldızıydı. Dizide bölüm başına 50.000 $ alan ABD'li oyuncu, ilerleyen yıllarda ücretine sürekli zam talep etmiş ve 1991'de dizi sona erdiğinde bölüm başına 200.000$ alıyor olmuştu.
Dallas dizisine ilginin dorukta olduğu 1981/82 sezonunda, 70'ten fazla ülkede 300 milyon insan "Dallas"ı izledi. (Hürriyet Magazin / 26 Mayıs 1991 / Sayı: 8)
Bonanza, insandaki yaşama mücadelesi ve iç güdüsünü esas alarak, hakkını ve haklıyı korumak, zayıfı tutmak, kötüyü cezalandırmak gibi insan karakterinin iyi taraflarını ön plana alarak çevrilmiş bir TV dizisiydi. Dizinin yapımcısı David Dortort, filmdeki Baba Ben ve oğulları Hoss, Adam ve Küçük Joe için: "Onlar Amerikan tarihinin temsilcileridir." demiştir. Vahşi Batı'yı geliştiren, imar eden hırslı, güçlü, kabiliyetli ama iyi niyetli kişiler. Onların arasında kalleş yoktu..
Eski ABD başkanlarından Eisenhower da, Bonanza dizisinin en samimi seyircilerindendi. "Cartwright'lar düzgün bir ailedir. Hiç bir zaman arkadan ateş etmezler." beyanında bulunmuştu..
ABD'nin tanınmış kadın birliklerinden birinin başkanı olan Margaret Thompson da şunları söylemiştir. "Biz kadınlar, pek kadın dizisi olmadığı Bonanza'yı niçin beğeniyoruz biliyor musunuz? Baba Cartwright ve oğullarında, hayatımızdaki bütün erkekleri görüyoruz. Adam'da gençlik heyecanlarımızı tadıyoruz. Hoss'da bizi koruyan erkek arkadaşımızı görüyoruz. Baba Ben'in dul oluşu, bize ümit veriyor. Küçük Joe'yu da evladımız gibi gibi bağrımıza basasımız geliyor." (TV'de 7 Gün / 10 Şubat 1975 / Sayı: 1)
"Anlasana", "Boşver Arkadaş", "Konuşamıyorum", "Ben Değilim", "Son Selam", "İşte Hayat", gibi bir çok şarkısıyla müzikseverlerin sevgisini kazanan usta sanatçı İlhan İrem, geçen yıl bugün aramızdan ayrılmıştı.. Ruhu şâd..mekânı cennet olsun.
"Müzik, insanlar için hava su kadar gerekli, belleklerine programlanmış bir olay. İnsan kendini tanıdığı takdirde, sakinleşme, düşünme, enerji toplama bakımından müzikle istediği yere varabilir." -Ömer Karacan
"Erkeklere güvenim kalmadı. Tanıştığım, bağlandığım her erkek paramdan ve ünümden faydalanmak istedi." -Morgan Fairchild
"Flamingo Yolu" dizisinde şuh sarışın Constance'ı oynayan, dönemin ABD'li güzel oyuncusu..