Bu sevimli, küçük ve mavi yaratıklarla 1984’de tanışmıştık. Şirinler ormanın derinliklerinde, mantarlar arasındaki bir köyde yaşarlardı. Şirin Baba, Şirine, Gözlüklü Şirin, Usta Şirin, Hayalci Şirin, Şair Şirin, Somurtkan Şirin, Aşçı Şirin, Güçlü Şirin, Süslü Şirin, Şakacı Şirin ilk akla gelenlerdir. Koca köyde bir tek kız Şirine idi, bu yüzden Şirinler bazen birbirine girerlerdi. Bir de Şirinler belalıları kötü Gargamel ile kedisi Azman vardı. Gargamel’in amacı onları yemek ya da satarak para kazanmak, Azman ise sadece midesine indirmekti. Aynı dönemlerde ülkemizde Milliyet Çocuk dergisinde çizgi romanı da yayınlanmıştı.
Yeşilçam’ın kalabalık kadrolu güldürülerinin unutulmaz oyuncusu rahmetli Adile Naşit'in sunduğu çocuklara yönelik bir programdı. Kendine özel pedagojik yaklaşımıyla Türk televizyonculuk tarihinde bir ilkti. Programın hemen başında; kendine has gülüşü, ton ton bilmiş bakışı ve sevimli mimikleriyle "Aliiii Ayşeee, Müjdeeee, Mehmeeet, Fatmaaa, Ebruuu , Şevvaalll hadi ekran başına bakiim!" şeklinde izleyicilere seslenirdi. Her programda farklı isimler söyler, böylece daha fazla çocuğun gönlünü yapmış olurdu. Tabi ki biz de ismimizin söylenmesini heyecanla bekler, televizyonun dibine yapışırdık. Şayet duymazsak üzüntüyle beraber "belki de yarın söyler!" derdik. Hiç unutmuyorum ismim söylendiğinde sanki 5 yıldızlı karne almış gibi havalara uçmuştum. İsim faslından sonra herhangi bir konuda nasihat eder ve bir masal okurdu. Masaldan sonra Musti, Yakari, Değerli, Atom Karınca vs çizgi filmlerden biri oynar, ardından başka isimler sayarak bizlere veda ederdi. Çocuklara genellikle "kuzucuklarım" diye hitap eder; "Hanimiş benim kuzucuklarım!?" ile "Haydi yatağa kuzucuklarım." cümlelerini sıklıkla kullanırdı. 80'ler çocukları için çok özel bir yeri olan yapım; 1980 ve 1981 yıllarında Günaydın gazete'sinin düzenlediği yarışmada "Yılın En Başarılı Çocuk Programı" ödülünü de almıştır.
Belki çizgileri bir "Tommiks" değildi ama, yine de iyiydi Cin Ali.. Seri 10 kitaptan oluşuyordu: "Cin Ali'nin atı", "Cin Ali'nin topu", "Cin Ali'nin topacı", "Cin Ali'nin karagözlü kuzusu", "Cin Ali'nin oyuncakları", "Cin Ali okula başlıyor", "Cin Ali okulda", "Cin Ali çocuk bahçesinde", "Cin Ali ile berber fil", "Cin Ali kır gezisinde" ve "Cin Ali tatilde" idi..
Tarkan, Büyük Hun İmparatoru Atilla’nın elçisi, fedaisi bir nevi sağ koluydu.. Genelde yalnız gezmeyi yeğlerdi. Ciddi, mert, vakur ve gözü kara idi.. Maceralarına çok sevdiği kurdu ile atılırdı… Kurdun düşmanlarına saldırmasını istediği zaman “Atıl Kurt!!” derdi… Bazen peşine Bige ile Kulke takılırdı. Özellikle Bige ile Kulke’nin komik diyaloglarına bayılırdım… Tarkan’ın babası Altar, ağabeyi Tan, büyücü Goşha, barbar müthiş Azuk, zenci dev gladyatör Kombo, Kedi Karsen, Kuşçu Mario ve Prenses Honoriya aklımda kalan karakterlerdir..
Tek kanallı TRT döneminde yayınlanan "Şeker Kız Candy" adlı animedeki, Candy'i karakterini seslendiren dublaj sanatçısıdır. 24 Şubat 1961 doğumlu olan sanatçı aynı zamanda spiker, dizi oyuncusu ve tiyatrocudur. Kendisi Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu olup, "TRT Çocuk saati" döneminden yetişen sanatçılar ekolündendir.
Fransız yapımı unutulmaz animenin şarkılarını; dönemin popüler müzik grubu Mini-Star (Les Ministars) seslendirmiştir. Özellikle “Les Mondes Engloutis Generique” parçası her türlü övgüye layıktır.
Büyük bir felaketten sonra gezegenin içlerine çekilen Arkadialılar, Shagma güneşinin sönmeye yüz tutmasıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Arkadia'yı kurtarmak için gönüllü olan bir avuç insanın aksiyon dolu maceraları böylece başlar. Beyazlar içindeki mistik güçlere sahip Arcana, keskin mavi gözlü adam Spartacus, genç bir çocuk olan Bob, Bob’un kızıl saçlı küçük kız kardeşi Rebecca ve yanlarındaki iki tuhaf yaratık ile birlikte gezegeni dolaşarak, hem kötü korsanlarla mücadele ederler, hem de Shagma'ya ulaşmaya çalışırlardı. Kahramanlarımızın seyahat ettikleri araç aldığı onca darbeye karşı asla bozulmazdı. Bunun yanında; kötü korsanların punk şeklindeki renkli saçlarını ve “Tombul geveze” adlı kadın korsanın şarkı söyleyişini de unutamam.
Bu sevimli, küçük ve mavi yaratıklarla 1984’de tanışmıştık. Şirinler ormanın derinliklerinde, mantarlar arasındaki bir köyde yaşarlardı. Şirin Baba, Şirine, Gözlüklü Şirin, Usta Şirin, Hayalci Şirin, Şair Şirin, Somurtkan Şirin, Aşçı Şirin, Güçlü Şirin, Süslü Şirin, Şakacı Şirin ilk akla gelenlerdir.
Koca köyde bir tek kız Şirine idi, bu yüzden Şirinler bazen birbirine girerlerdi. Bir de Şirinler belalıları kötü Gargamel ile kedisi Azman vardı. Gargamel’in amacı onları yemek ya da satarak para kazanmak, Azman ise sadece midesine indirmekti.
Aynı dönemlerde ülkemizde Milliyet Çocuk dergisinde çizgi romanı da yayınlanmıştı.
"Uykudan Önce" için; geç saatlere kadar televizyon izleyen çocuklara, Adile Naşit'in masal okuyarak uyku saatini hatırlattığı program da diyebiliriz.
Yeşilçam’ın kalabalık kadrolu güldürülerinin unutulmaz oyuncusu rahmetli Adile Naşit'in sunduğu çocuklara yönelik bir programdı. Kendine özel pedagojik yaklaşımıyla Türk televizyonculuk tarihinde bir ilkti.
Programın hemen başında; kendine has gülüşü, ton ton bilmiş bakışı ve sevimli mimikleriyle "Aliiii Ayşeee, Müjdeeee, Mehmeeet, Fatmaaa, Ebruuu , Şevvaalll hadi ekran başına bakiim!" şeklinde izleyicilere seslenirdi. Her programda farklı isimler söyler, böylece daha fazla çocuğun gönlünü yapmış olurdu. Tabi ki biz de ismimizin söylenmesini heyecanla bekler, televizyonun dibine yapışırdık. Şayet duymazsak üzüntüyle beraber "belki de yarın söyler!" derdik. Hiç unutmuyorum ismim söylendiğinde sanki 5 yıldızlı karne almış gibi havalara uçmuştum.
İsim faslından sonra herhangi bir konuda nasihat eder ve bir masal okurdu. Masaldan sonra Musti, Yakari, Değerli, Atom Karınca vs çizgi filmlerden biri oynar, ardından başka isimler sayarak bizlere veda ederdi.
Çocuklara genellikle "kuzucuklarım" diye hitap eder; "Hanimiş benim kuzucuklarım!?" ile "Haydi yatağa kuzucuklarım." cümlelerini sıklıkla kullanırdı.
80'ler çocukları için çok özel bir yeri olan yapım; 1980 ve 1981 yıllarında Günaydın gazete'sinin düzenlediği yarışmada "Yılın En Başarılı Çocuk Programı" ödülünü de almıştır.
Bkz: Ken Parker (Alaska)
Belki çizgileri bir "Tommiks" değildi ama, yine de iyiydi Cin Ali..
Seri 10 kitaptan oluşuyordu: "Cin Ali'nin atı", "Cin Ali'nin topu", "Cin Ali'nin topacı", "Cin Ali'nin karagözlü kuzusu", "Cin Ali'nin oyuncakları", "Cin Ali okula başlıyor", "Cin Ali okulda", "Cin Ali çocuk bahçesinde", "Cin Ali ile berber fil", "Cin Ali kır gezisinde" ve "Cin Ali tatilde" idi..
Tarkan, Büyük Hun İmparatoru Atilla’nın elçisi, fedaisi bir nevi sağ koluydu.. Genelde yalnız gezmeyi yeğlerdi. Ciddi, mert, vakur ve gözü kara idi.. Maceralarına çok sevdiği kurdu ile atılırdı… Kurdun düşmanlarına saldırmasını istediği zaman “Atıl Kurt!!” derdi… Bazen peşine Bige ile Kulke takılırdı. Özellikle Bige ile Kulke’nin komik diyaloglarına bayılırdım…
Tarkan’ın babası Altar, ağabeyi Tan, büyücü Goşha, barbar müthiş Azuk, zenci dev gladyatör Kombo, Kedi Karsen, Kuşçu Mario ve Prenses Honoriya aklımda kalan karakterlerdir..
Tek kanallı TRT döneminde yayınlanan "Şeker Kız Candy" adlı animedeki, Candy'i karakterini seslendiren dublaj sanatçısıdır. 24 Şubat 1961 doğumlu olan sanatçı aynı zamanda spiker, dizi oyuncusu ve tiyatrocudur. Kendisi Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümü mezunu olup, "TRT Çocuk saati" döneminden yetişen sanatçılar ekolündendir.
Dünyanın en zengin 100 kişisi arasında yer alan; Larry Page ile beraber Google'ın iki kurucusundan biri..
Fransız yapımı unutulmaz animenin şarkılarını; dönemin popüler müzik grubu Mini-Star (Les Ministars) seslendirmiştir. Özellikle “Les Mondes Engloutis Generique” parçası her türlü övgüye layıktır.
Büyük bir felaketten sonra gezegenin içlerine çekilen Arkadialılar, Shagma güneşinin sönmeye yüz tutmasıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Arkadia'yı kurtarmak için gönüllü olan bir avuç insanın aksiyon dolu maceraları böylece başlar.
Beyazlar içindeki mistik güçlere sahip Arcana, keskin mavi gözlü adam Spartacus, genç bir çocuk olan Bob, Bob’un kızıl saçlı küçük kız kardeşi Rebecca ve yanlarındaki iki tuhaf yaratık ile birlikte gezegeni dolaşarak, hem kötü korsanlarla mücadele ederler, hem de Shagma'ya ulaşmaya çalışırlardı. Kahramanlarımızın seyahat ettikleri araç aldığı onca darbeye karşı asla bozulmazdı. Bunun yanında; kötü korsanların punk şeklindeki renkli saçlarını ve “Tombul geveze” adlı kadın korsanın şarkı söyleyişini de unutamam.