HER ŞEYİ BİLEN UFAKLIK İki yaramaz ufaklık, "Bütün büyüklerin hayatlarında sakladığı en azından bir büyük sır vardır." diye karar vermiş. Bunlardan bir tanesi bu varsayımı denemeye kalkmış: "Anne ben her şeyi biliyorum!" Annesi telaşlanarak: "Tamam anladım, al şu 50 TL'yi babana hiçbir şey söyleme!" demiş. Ufaklık çok memnun şekilde akşam eve dönen babasına gitmiş.. "Baba, ben her şeyi biliyorum!" demiş. Baba da telaşlanarak: "Sus tamam.. Al şu 100 TL'yi, annene hiçbir şey söyleme." demiş. Yaramaz ufaklık zevkten dört köşe, bütün büyüklere işleyen bir sistemi keşfetmenin keyfi içindedir.. Ertesi sabah kapı çalınmış postacı gelmiş: Ufaklık açmış kapıyı: "Postacı Amca ben artık her şeyi biliyorum." demiş. Bunun üzerine postacı iki dizinin üzerine çöküp, kollarını iki yana açmış, gözlerinden yaşlar süzülerek konuşmuş: - Madem öyle gel bakalım baban sana bir sarılsın!.. :)
Kenya'nın başkenti Nairobi'de düzenlenen Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonasında kızlar 100 metrede altın madalya kazanan milli sporcumuzun adı.. Bkz: Mizgin Ay
Şili diktatörü Pinochet bir gün kılık değiştirip sinemaya gider. Salondaki yerine oturur. Kimse onu tanımamıştır. Derken ışıklar söner. Film başlar. Filmin bir sahnesinde Pinochet’in görüntüsü gelir perdeye. Sinemadaki bütün seyirciler ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezahürata başlar. Durumdan memnun Pinochet yayıldıkça yayılır koltuğa. Keyfi yerinde gururla perdeye bakmaktadır. Yan koltuktaki adam Pinochet’in kulağına eğilir: “Arkadaşım salon sivil polis dolu. Bu it için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla.” :))
HER ŞEYİ BİLEN UFAKLIK
İki yaramaz ufaklık, "Bütün büyüklerin hayatlarında sakladığı en azından bir büyük sır vardır." diye karar vermiş. Bunlardan bir tanesi bu varsayımı denemeye kalkmış:
"Anne ben her şeyi biliyorum!"
Annesi telaşlanarak:
"Tamam anladım, al şu 50 TL'yi babana hiçbir şey söyleme!" demiş.
Ufaklık çok memnun şekilde akşam eve dönen babasına gitmiş..
"Baba, ben her şeyi biliyorum!" demiş.
Baba da telaşlanarak:
"Sus tamam.. Al şu 100 TL'yi, annene hiçbir şey söyleme." demiş.
Yaramaz ufaklık zevkten dört köşe, bütün büyüklere işleyen bir sistemi keşfetmenin keyfi içindedir..
Ertesi sabah kapı çalınmış postacı gelmiş: Ufaklık açmış kapıyı:
"Postacı Amca ben artık her şeyi biliyorum." demiş.
Bunun üzerine postacı iki dizinin üzerine çöküp, kollarını iki yana açmış, gözlerinden yaşlar süzülerek konuşmuş:
- Madem öyle gel bakalım baban sana bir sarılsın!.. :)
Umutsuz bir bekleyiş için kullanılır..
Edebiyatta anlatımı güçlendirmek için iki varlık arasında kullanılan benzetme sanatıdır..
Kenya'nın başkenti Nairobi'de düzenlenen Dünya Yıldızlar Atletizm Şampiyonasında kızlar 100 metrede altın madalya kazanan milli sporcumuzun adı.. Bkz: Mizgin Ay
Şili diktatörü Pinochet bir gün kılık değiştirip sinemaya gider.
Salondaki yerine oturur. Kimse onu tanımamıştır.
Derken ışıklar söner. Film başlar.
Filmin bir sahnesinde Pinochet’in görüntüsü gelir perdeye.
Sinemadaki bütün seyirciler ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezahürata başlar.
Durumdan memnun Pinochet yayıldıkça yayılır koltuğa.
Keyfi yerinde gururla perdeye bakmaktadır.
Yan koltuktaki adam Pinochet’in kulağına eğilir:
“Arkadaşım salon sivil polis dolu.
Bu it için kendini astırmaya değmez.
Ayağa kalk ve sen de alkışla.” :))
Adamın biri evine telefon açar ve ahizeden yabancı bir bayan sesi gelir. Adam karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:
– “Sen kimsin?” Kız cevaplar:
– “Evin hizmetçisiyim.” …
– “Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!”
– “Evin hanımı beni bu sabah işe aldı.”
– “Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı çağırır mısın?”
– “Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber.”
Adam şaşırır, sinirlenerek,
– “Elli bin dolar kazanmak ister misin?” Kız,
– “Tabii ki isterim. Kim istemez…”
– “O zaman çekmecedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük herifi vur!”
Önce ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona geri gelir:
– “Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?” Adam,
– “Cesetleri havuza at.” Kadın duraklar:
– “Ama burada havuz yok ki?” Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
– “Orası 112 43 44 değil mi?
– “Hayır!!!!!
– “Pardon! Yanlış numarayı aramışım..
Fizikçi Marie Curie ve Pierre Curie'nin 1898'te bulduğu, ilk radyoaktif element olan Polonyum'un simgesi Po olup, atom numarası 84'tür.
İlk adımı sevgidir..
İnsanoğlunun yaptığı inanılmaz yapılardır..
Antik dünyanın yedi harikasından ayakta kalan tek mirastır.