İnsanın zekası konuşması ile orantılı olduğundan eğer bilmeden konuşursanız insanların sizin zekanız hakkında hiçte iç açıcı olmayan fikirlere sahip olacaktır.
Konuşmaktan çok dinlemeyi yeğleyen insanlar egolarından arınmış insanlardır. Az konuşan insanların diğer insanlar üzerinde egemenlik kurma kaygısı bulunmaz. Oysa çok konuşanlarda sürekli bir gösteriş ve kürsü hastalığı vardır. Unutmayalım ki karşınızdaki insan sizi sadece kırmamak için dinliyor olabilir. Zira güzel bir şarkı olmadıkça kolay kolay kimse kimseyi uzun süre dinlemek istemez.
Başarılı oyunculuğunun yanında….. Ev sahipliğini Batı Almanya'nın yaptığı ve unutulmaz Hollanda-SSCB finaline sahne olan turnuvaydı. Fransa, Portekiz, İsveç gibi kuvvetli takımların eleme gruplarından bile çıkamadığı ve toplam 8 elit takımın katıldığı bu turnuvada; Batı Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere, Danimarka, Hollanda, SSCB ve Serbest İrlanda boy göstermiştir.
Turnuvaya katılma hakkı elde eden İspanya ve İngiltere ise Batı Almanya'yı büyük hayal kırıklığıyla terk etmişler; İngiltere 1 puan bile alamamıştır.
Yarı finalde Hollanda; Batı Almanya'yı Marko Van Basten'ın 90'ncı dakikada attığı golle 2-1 yenerek, SSCB ise İtalya'yı 2-0'la ülkesine yolcu ederek finale uzanmışlardı.
Hollanda-SSCB finali ise tam bir futbol resitaliydi. 21 Haziran 1988'de Münih Olimpiyat stadında oynanan ve Hollanda'nın 2-0'lık sonuçla kupaya uzandığı müsabakada atılan her iki gol de birbirinden güzeldi. Önce Ruud Gullit mükemmel bir kafayla durumu 1-0 yapmış, ardından ise Marco Van Basten'ın tüm zamanların en iyi volelerinden biri sayılan o unutulmaz golü ile tarihe geçmiştir.
Turnuvadan diğer aklımda kalanlar ise; SSCB'nin kullandığı penaltıyı Hollanda kalecisi Van Breukelen'ın kurtarışı, final maçının gündüz oynanması, Marco Van Basten'ın gol kralı olması, İngilizler'in tarihlerindeki puan alamadıkları tek turnuva olmasının yanısıra; futbolculardan Dasayev, Belanov, Zavarov, Mihaliçenko, Van Breukelen, Van Basten, Ruud Gullit, Frank Rijkaard, Koeman, Zubizarreta, Butragueno, Laudrup, Brehme, Matthaus, Klinsmann, Völler, Altobelli, Vialli, Zenga, Mancini, Robson ilk aklıma gelenlerdir..
İnsanın zekası konuşması ile orantılı olduğundan eğer bilmeden konuşursanız insanların sizin zekanız hakkında hiçte iç açıcı olmayan fikirlere sahip olacaktır.
Konuşmaktan çok dinlemeyi yeğleyen insanlar egolarından arınmış insanlardır. Az konuşan insanların diğer insanlar üzerinde egemenlik kurma kaygısı bulunmaz. Oysa çok konuşanlarda sürekli bir gösteriş ve kürsü hastalığı vardır. Unutmayalım ki karşınızdaki insan sizi sadece kırmamak için dinliyor olabilir. Zira güzel bir şarkı olmadıkça kolay kolay kimse kimseyi uzun süre dinlemek istemez.
İletişim yollarından sadece biri..
Kendini akıllı telefonların pençesine kaptırmamış aklıselim insanların vazgeçilmezidir zira insan sosyal bir varlıktır..
Çağdaş köle..
İyiliğin ve kötülüğün, güzelliğin ve çirkinliğin başlıca kaynağıdır.
Kara talih'in ördüğü duvardır aslında..
Başarılı oyunculuğunun yanında….. Ev sahipliğini Batı Almanya'nın yaptığı ve unutulmaz Hollanda-SSCB finaline sahne olan turnuvaydı. Fransa, Portekiz, İsveç gibi kuvvetli takımların eleme gruplarından bile çıkamadığı ve toplam 8 elit takımın katıldığı bu turnuvada; Batı Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere, Danimarka, Hollanda, SSCB ve Serbest İrlanda boy göstermiştir.
Turnuvaya katılma hakkı elde eden İspanya ve İngiltere ise Batı Almanya'yı büyük hayal kırıklığıyla terk etmişler; İngiltere 1 puan bile alamamıştır.
Yarı finalde Hollanda; Batı Almanya'yı Marko Van Basten'ın 90'ncı dakikada attığı golle 2-1 yenerek, SSCB ise İtalya'yı 2-0'la ülkesine yolcu ederek finale uzanmışlardı.
Hollanda-SSCB finali ise tam bir futbol resitaliydi. 21 Haziran 1988'de Münih Olimpiyat stadında oynanan ve Hollanda'nın 2-0'lık sonuçla kupaya uzandığı müsabakada atılan her iki gol de birbirinden güzeldi. Önce Ruud Gullit mükemmel bir kafayla durumu 1-0 yapmış, ardından ise Marco Van Basten'ın tüm zamanların en iyi volelerinden biri sayılan o unutulmaz golü ile tarihe geçmiştir.
Turnuvadan diğer aklımda kalanlar ise; SSCB'nin kullandığı penaltıyı Hollanda kalecisi Van Breukelen'ın kurtarışı, final maçının gündüz oynanması, Marco Van Basten'ın gol kralı olması, İngilizler'in tarihlerindeki puan alamadıkları tek turnuva olmasının yanısıra; futbolculardan Dasayev, Belanov, Zavarov, Mihaliçenko, Van Breukelen, Van Basten, Ruud Gullit, Frank Rijkaard, Koeman, Zubizarreta, Butragueno, Laudrup, Brehme, Matthaus, Klinsmann, Völler, Altobelli, Vialli, Zenga, Mancini, Robson ilk aklıma gelenlerdir..