Adlarını bir Fransız moda dergisinden alan ve 30 küsur senedir zirvede kalarak "New- Wave'in Efendisi" olmayı hak eden efsane İngiliz grup.. Tabi ki Depeche Mode!.. Gece gece iyi gider...
Çocukluğumun ünlü çarşaf-nevresim markası.. Oldukça hoş bir logosu vardı. Fuad Bezmen'in sahibi olduğu Edirne'deki Mensucat Santral tesislerinde üretilirdi. 1993’de Mensucat Santral’ın iflasıyla o da mazi oldu maalesef.
Bir aracın deposu ortalama 300 liraya doluyor. Bu 300 liranın %55’i KDV+ÖTV. Yani benzin istasyonuna gittiğinizde; Aracınıza 135 liralık Benzin, Size de 165 liralık Vergi koyuluyor! Benzin istasyonlarında çalışan personele neden “Pompacı” denildiğini şimdi anladınız mı.
ABD’li psikolog Abraham Maslow’un 1943 yılında yayınladığı “İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi”nde en alt basamakta temel ihtiyaçlarımız (yemek, Su, Uyku, Cinsellik vb) vardır. Basamakları çıktıkça sevgi, saygınlık, kendini gerçekleştirme, güvenlik vb. takip etmektedir. Maslow’a göre belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz.
Yün tavşanı ailesine mensup küçük ve çok sevimli bir hayvan. Görünüş olarak sincaba benzemekle birlikte, vücudu daha yuvarlak, kuyruğu daha kısa ve az tüylüdür.
Takvimler 1987 yılının 22 Kasım Pazar gününü gösterdiğinde dünya televizyon tarihinin belki de en ürkütücü yayın müdahalesi ve korsan yayını gerçekleşti. Saatler 21:14’ü gösterdiğinde Chicago merkezli WGN kanalının yayını kesildi ve yüzünde Max Headroom* maskesiyle bir adam yayına girdi. Çıkardığı seslerden ve homurtulardan ne dediği pek anlaşılmayan bu adam tam 28 saniye yayında kaldı ve ardından kanal görevlileri tarafından yayın kesildi. Ancak bu olayın şoku henüz atlatılamamışken saatler 23:15’i gösterdiğinde maskeli şahıs bu kez WTTW kanalının (Channel 11) yayınına sızdı. Bu korsan yayına ise kanaldaki görevliler müdahale edemedi ve yayın 88 saniye boyunca ekranlarda kalmaya başardı. İkinci ele geçirme olayında ise maskeli kişinin konuşmalarından ve mırıldanmalarından bazıları net bir şekilde anlaşılabiliyordu;
“that does it. he’s a freakin’ nerd,”
“yeah, i think i’m better than chuck swirsky. freakin’ liberal.”
“your love is fading”
“made a giant masterpiece for all the greatest world newspaper nerds”
Bu konuşmalar esnasında elinde bir Pepsi kutusu tutuyordu, Coca-Cola’nın o dönemdeki sloganı olan “Catch the Wave” şarkısını mırıldanmaktaydı. Ardından Pepsi kutusunu yere attı, parmağına bir lastik takarak ve kameralara bir el işareti yaptı.
Bu sırada eline bir eldiven geçirdi ve “my brother is wearing the other one” yani “eldivenin diğer tekini kardeşim takıyor.” cümlesini kurdu. Belli belirsiz sesler çıkarmaya devam ettikten sonra, yanına yüzü kadrajın dışında kalacak şekilde ve elinde cetveliyle birisi geldi. Gelen kişinin ardından Korsanımız poposunu açtı ve “They’re coming to get me”, “Come get me, Bitch” ve “Oh, Do It” diyerek yanına gelen kişinin cetvelle poposuna vurması için arkasını döndü. Tam bu sırada korsan yayın bitti ve kesilen yayın kaldığı yerden devam etmeye başladı.
Bu ürpertici olayı daha da bilinmez ve ilginç bir hale getiren durum ise; o dönemde televizyon kanallarına sızabilmek için gerekli olan yüksek sinyaller üretebilecek teknolojiye ve elektrik gücüne sahip olmak oldukça maliyetli (yüzbinlerce dolar) olduğundan, bu işlemi herhangi birinin, ev ortamında, kendi imkan, bilgi ve donanımıyla yapabilme ihtimalinin neredeyse imkansız olması.
Olayın faili halen yakalanamadı ya da yakalandıysa bile halka açıklanmadı. Tüm bu sebeplerden dolayı “Max Headroom Olayı”nın televizyon tarihinin en çok konuşulan ve merak edilen konularından birisi olarak tarihe adını altın harfler ile yazdırdı.
Türkiye'nin en beğenilen üçlüsü; Müslüm Ferdi Orhan.. :)
Müslüm'ü de, Ferdi'yi de severim ama Orhan abimizi ayrı bir severim..
Adlarını bir Fransız moda dergisinden alan ve 30 küsur senedir zirvede kalarak "New- Wave'in Efendisi" olmayı hak eden efsane İngiliz grup.. Tabi ki Depeche Mode!.. Gece gece iyi gider...
Çocukluğumun ünlü çarşaf-nevresim markası.. Oldukça hoş bir logosu vardı. Fuad Bezmen'in sahibi olduğu Edirne'deki Mensucat Santral tesislerinde üretilirdi. 1993’de Mensucat Santral’ın iflasıyla o da mazi oldu maalesef.
Bir aracın deposu ortalama 300 liraya doluyor. Bu 300 liranın %55’i KDV+ÖTV. Yani benzin istasyonuna gittiğinizde; Aracınıza 135 liralık Benzin, Size de 165 liralık Vergi koyuluyor! Benzin istasyonlarında çalışan personele neden “Pompacı” denildiğini şimdi anladınız mı.
ABD’li psikolog Abraham Maslow’un 1943 yılında yayınladığı “İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi”nde en alt basamakta temel ihtiyaçlarımız (yemek, Su, Uyku, Cinsellik vb) vardır. Basamakları çıktıkça sevgi, saygınlık, kendini gerçekleştirme, güvenlik vb. takip etmektedir. Maslow’a göre belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz.
Orhan abimiz ne demiş?
"Beni böyle sev seveceksen,
Olduğum gibi göreceksen.
Girme ömrüme, girme gönlüme,
Ne dertliymiş bu diyeceksen."
Biraz Türkan Şoray'ın "Sultan" filminden aşırtma oldu gibi, kusura bakmayın.. :)
Yün tavşanı ailesine mensup küçük ve çok sevimli bir hayvan. Görünüş olarak sincaba benzemekle birlikte, vücudu daha yuvarlak, kuyruğu daha kısa ve az tüylüdür.
Takvimler 1987 yılının 22 Kasım Pazar gününü gösterdiğinde dünya televizyon tarihinin belki de en ürkütücü yayın müdahalesi ve korsan yayını gerçekleşti. Saatler 21:14’ü gösterdiğinde Chicago merkezli WGN kanalının yayını kesildi ve yüzünde Max Headroom* maskesiyle bir adam yayına girdi. Çıkardığı seslerden ve homurtulardan ne dediği pek anlaşılmayan bu adam tam 28 saniye yayında kaldı ve ardından kanal görevlileri tarafından yayın kesildi.
Ancak bu olayın şoku henüz atlatılamamışken saatler 23:15’i gösterdiğinde maskeli şahıs bu kez WTTW kanalının (Channel 11) yayınına sızdı. Bu korsan yayına ise kanaldaki görevliler müdahale edemedi ve yayın 88 saniye boyunca ekranlarda kalmaya başardı. İkinci ele geçirme olayında ise maskeli kişinin konuşmalarından ve mırıldanmalarından bazıları net bir şekilde anlaşılabiliyordu;
“that does it. he’s a freakin’ nerd,”
“yeah, i think i’m better than chuck swirsky. freakin’ liberal.”
“your love is fading”
“made a giant masterpiece for all the greatest world newspaper nerds”
Bu konuşmalar esnasında elinde bir Pepsi kutusu tutuyordu, Coca-Cola’nın o dönemdeki sloganı olan “Catch the Wave” şarkısını mırıldanmaktaydı. Ardından Pepsi kutusunu yere attı, parmağına bir lastik takarak ve kameralara bir el işareti yaptı.
Bu sırada eline bir eldiven geçirdi ve “my brother is wearing the other one” yani “eldivenin diğer tekini kardeşim takıyor.” cümlesini kurdu.
Belli belirsiz sesler çıkarmaya devam ettikten sonra, yanına yüzü kadrajın dışında kalacak şekilde ve elinde cetveliyle birisi geldi. Gelen kişinin ardından Korsanımız poposunu açtı ve “They’re coming to get me”, “Come get me, Bitch” ve “Oh, Do It” diyerek yanına gelen kişinin cetvelle poposuna vurması için arkasını döndü. Tam bu sırada korsan yayın bitti ve kesilen yayın kaldığı yerden devam etmeye başladı.
Bu ürpertici olayı daha da bilinmez ve ilginç bir hale getiren durum ise; o dönemde televizyon kanallarına sızabilmek için gerekli olan yüksek sinyaller üretebilecek teknolojiye ve elektrik gücüne sahip olmak oldukça maliyetli (yüzbinlerce dolar) olduğundan, bu işlemi herhangi birinin, ev ortamında, kendi imkan, bilgi ve donanımıyla yapabilme ihtimalinin neredeyse imkansız olması.
Olayın faili halen yakalanamadı ya da yakalandıysa bile halka açıklanmadı. Tüm bu sebeplerden dolayı “Max Headroom Olayı”nın televizyon tarihinin en çok konuşulan ve merak edilen konularından birisi olarak tarihe adını altın harfler ile yazdırdı.
Televizyon tarihindeki en ürkütücü "Hack Olayı"dır.
Tilkinin haricinde, Çelik Blek ve arkadaşlarının dönüp dolaşıp geleceği yer.. :)