Orhan Gencebay'ın "serbest çalışmalar" anlamında, aranjesini yaptığı ilk çalışmadır. Yanlış anlaşılmasın; Gencebay'ın ilk bestesi değil!. O zamanlar çok genç bir müzisyen olan Gencebay; Ahmet Sezgin'in hem baş bağlamacısı, hem aranjörü, hem de müzik yönetmenidir. "Deryada bir salım yok"un haricinde bir çok şarkısını daha Ahmet Sezgin'e veren Gencebay böylece popülaritesini azalmaya başlayan Ahmet Sezgin'e can simidi olmuş ve sanatçının yıldızının tekrar parlamasını sağlamıştır.
Orhan Gencebay'ın 1966 yılında, askerliğinin son dönemlerinde bestelediği, kendine özgü tarzındaki ilk parçasıdır. O dönemlerde henüz şöhret olmayan Gencebay'ın bu eserini, arkasında saz çaldığı dönemin ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı Ahmet Sezgin seslendirmiştir.
Deryada bir salım yok Tutacak bir dalım yok İstersen al canımı Verecek bir malım yok
Yar eline gidecek Yollarda kervanım yok Boş yerine bekleme Gelmeye dermanım yok
Kuru bir yaprak gibi Rüzgarın önündeyim Sürüklemiş götürmüş Uçurum sonundayım
Daha ne bekliyorsun Söyle benden sevgilim Bir kuru canım kaldı O da olsun al senin
İnsanların fikir ayrılıkları yaşaması kadar doğal bir şey yoktur lakin doğal olmayan ise karşınızdakinin fikirlerinize saygı göstermemesi hatta bundan ötürü sizlere baskı uygulamasıdır..
Orhan Gencebay'ın "serbest çalışmalar" anlamında, aranjesini yaptığı ilk çalışmadır. Yanlış anlaşılmasın; Gencebay'ın ilk bestesi değil!. O zamanlar çok genç bir müzisyen olan Gencebay; Ahmet Sezgin'in hem baş bağlamacısı, hem aranjörü, hem de müzik yönetmenidir. "Deryada bir salım yok"un haricinde bir çok şarkısını daha Ahmet Sezgin'e veren Gencebay böylece popülaritesini azalmaya başlayan Ahmet Sezgin'e can simidi olmuş ve sanatçının yıldızının tekrar parlamasını sağlamıştır.
Orhan Gencebay'ın 1966 yılında, askerliğinin son dönemlerinde bestelediği, kendine özgü tarzındaki ilk parçasıdır. O dönemlerde henüz şöhret olmayan Gencebay'ın bu eserini, arkasında saz çaldığı dönemin ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı Ahmet Sezgin seslendirmiştir.
Deryada bir salım yok
Tutacak bir dalım yok
İstersen al canımı
Verecek bir malım yok
Yar eline gidecek
Yollarda kervanım yok
Boş yerine bekleme
Gelmeye dermanım yok
Kuru bir yaprak gibi
Rüzgarın önündeyim
Sürüklemiş götürmüş
Uçurum sonundayım
Daha ne bekliyorsun
Söyle benden sevgilim
Bir kuru canım kaldı
O da olsun al senin
80 öncesi neslin; TRT ve dergi reklamları sayesinde Nivea ile beraber zihninde yer etmiş güneş kremi.
Cenneti ve cehennemi görmüşcesine tasvir eden dahi ressam.
Yobazlığın prim yapması..
İnsanların fikir ayrılıkları yaşaması kadar doğal bir şey yoktur lakin doğal olmayan ise karşınızdakinin fikirlerinize saygı göstermemesi hatta bundan ötürü sizlere baskı uygulamasıdır..
Keşke hayat hepimize gülseydi de hiç birimiz hüzün yaşamasaydık..
Seni son bir defa göremem belki de...?