'Kırılır da bir gün bütün dişliler, Döner şanlı şanlı çarkımız bizim. Gökten bir el yaşlı gözleri siler, Şenlenir evimiz barkımız bizim. Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze, Kavuşuruz sonu gelmez gündüze. Sapan taşlarının yanında füze, Başka alemlerle farkımız bizim.'
(Şarkımız,N.F.Kısakürek)
Atila Doğan
Bir yanda göz alıcı parlaklıkta semaya açık bembeyaz eldivenli eller. Bir yanda çerkeskalı, elleri kamasında, her biri bir aslan parçası yüzlerce nefer. Ne zaman tersine döndü, ne de Şamil'in alaylarının çıktığı yeni bir sefer.
Çeçen muhafız alayı resmi geçitte, halkının cevheri, yiğit evladı, Dudi Musa Covkhar'a selama duruyor. Bağımsızlık günüydü o gün, hele hele bakın o kalpaklı kurda, nasıl da gururlu nasıl da ağız dolusu gülüyor.
Koordinatları vermiş İvan'a Yankeeler. Onu uzaktan güdümlü füze ile toprağa düşürmüşler. Ne gam ne keder. Bu şeref bize yeter. Halkının Homi'si bir milyon birinci Cevher.
Kuala Lumpur'dan verilen salalar arşı alaya çıkıp, Saraybosna'dan akis buluyor. Kabe-i Muazzama'dan Sultanahmet'e erliğin ve adamlığın zirvesi er kişi niyetine beş milyon kişi namaza duruyor. Böylesi inanca ve cesarete susamış, böylesi serdengeçtiliğe yangın beşer, Kocatepe'ye, Selimiye'ye, El-Aksa'ya ırmak olmuş akıp gidiyor. Homi Covkhar, tarihin pantheon'unda altın yaldızlarla adın yazıyor.
Bütün hesaplar milimetrik olsa ne yazar. İki kere ikinin dört ettiğini de kim söylemiş. Suyun hep yüz derecede kaynadığı da yalan. Saatlerin hiç şaşmadığı ise büyük palavra. Öyle değilse hadi görelim de söz geçirsinler fotonlara.
Kafkaslar'dan Urallar'a savaş naralarıyla inler, İmam Alim Sultan'ın gitarının telleri gibi titrer yürekler. Tesbih tesbih hürriyet ve istiklal ve dua ve inanç ve zafer.
Kalpağımı yana yatırdım. Ayaklarım eşkin bir tay. Dilimin ucunda 'Darida'. Ölüm bir bahar ölüm bir vuslat. Bir değil binlerce selam ola kutlu şehit Covkhara...
(Ölüm yıldönümünde Covkhar Dudayev'in aziz hatırasına)
'Kırılır da bir gün bütün dişliler, Döner şanlı şanlı çarkımız bizim. Gökten bir el yaşlı gözleri siler, Şenlenir evimiz barkımız bizim. Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze, Kavuşuruz sonu gelmez gündüze. Sapan taşlarının yanında füze, Başka alemlerle farkımız bizim.'
(Şarkımız,N.F.Kısakürek)
Atila Doğan
Bir yanda göz alıcı parlaklıkta semaya açık bembeyaz eldivenli eller. Bir yanda çerkeskalı, elleri kamasında, her biri bir aslan parçası yüzlerce nefer. Ne zaman tersine döndü, ne de Şamil'in alaylarının çıktığı yeni bir sefer.
Çeçen muhafız alayı resmi geçitte, halkının cevheri, yiğit evladı, Dudi Musa Covkhar'a selama duruyor. Bağımsızlık günüydü o gün, hele hele bakın o kalpaklı kurda, nasıl da gururlu nasıl da ağız dolusu gülüyor.
Koordinatları vermiş İvan'a Yankeeler. Onu uzaktan güdümlü füze ile toprağa düşürmüşler. Ne gam ne keder. Bu şeref bize yeter. Halkının Homi'si bir milyon birinci Cevher.
Kuala Lumpur'dan verilen salalar arşı alaya çıkıp, Saraybosna'dan akis buluyor. Kabe-i Muazzama'dan Sultanahmet'e erliğin ve adamlığın zirvesi er kişi niyetine beş milyon kişi namaza duruyor. Böylesi inanca ve cesarete susamış, böylesi serdengeçtiliğe yangın beşer, Kocatepe'ye, Selimiye'ye, El-Aksa'ya ırmak olmuş akıp gidiyor. Homi Covkhar, tarihin pantheon'unda altın yaldızlarla adın yazıyor.
Bütün hesaplar milimetrik olsa ne yazar. İki kere ikinin dört ettiğini de kim söylemiş. Suyun hep yüz derecede kaynadığı da yalan. Saatlerin hiç şaşmadığı ise büyük palavra. Öyle değilse hadi görelim de söz geçirsinler fotonlara.
Kafkaslar'dan Urallar'a savaş naralarıyla inler, İmam Alim Sultan'ın gitarının telleri gibi titrer yürekler. Tesbih tesbih hürriyet ve istiklal ve dua ve inanç ve zafer.
Kalpağımı yana yatırdım. Ayaklarım eşkin bir tay. Dilimin ucunda 'Darida'. Ölüm bir bahar ölüm bir vuslat. Bir değil binlerce selam ola kutlu şehit Covkhara...
(Ölüm yıldönümünde Covkhar Dudayev'in aziz hatırasına)
Doğduğum şehir. AYDIN Efeler diyarı.. :)
Hafta sonları üzeri mangal dumanı ile kaplanan şehir.
Abdullah Çatlı v.b.
Güzel kitap...
'PEYGAMBERLİK TAVRI, MANTIĞIN ÖTESİNDE BİR TAVIRDIR'
İmam-ı Gazali
Jitem diye bir şey vardır... Olmadığını söyleyenler kördür. Ya da dünyadan haberleri yoktur. :)
HAYRANIM ONA...
GAZETE... GAZETEM... ADAM GİBİ GAZETE...
'KALIR DUDAKLARDA ŞARKIMIZ BİZİM'
'Kırılır da bir gün bütün dişliler,
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim.
Gökten bir el yaşlı gözleri siler,
Şenlenir evimiz barkımız bizim.
Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze,
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze.
Sapan taşlarının yanında füze,
Başka alemlerle farkımız bizim.'
(Şarkımız,N.F.Kısakürek)
Atila Doğan
Bir yanda göz alıcı parlaklıkta semaya açık bembeyaz eldivenli eller. Bir yanda çerkeskalı, elleri kamasında, her biri bir aslan parçası yüzlerce nefer. Ne zaman tersine döndü, ne de Şamil'in alaylarının çıktığı yeni bir sefer.
Çeçen muhafız alayı resmi geçitte, halkının cevheri, yiğit evladı, Dudi Musa Covkhar'a selama duruyor. Bağımsızlık günüydü o gün, hele hele bakın o kalpaklı kurda, nasıl da gururlu nasıl da ağız dolusu gülüyor.
Koordinatları vermiş İvan'a Yankeeler. Onu uzaktan güdümlü füze ile toprağa düşürmüşler. Ne gam ne keder. Bu şeref bize yeter. Halkının Homi'si bir milyon birinci Cevher.
Kuala Lumpur'dan verilen salalar arşı alaya çıkıp, Saraybosna'dan akis buluyor. Kabe-i Muazzama'dan Sultanahmet'e erliğin ve adamlığın zirvesi er kişi niyetine beş milyon kişi namaza duruyor. Böylesi inanca ve cesarete susamış, böylesi serdengeçtiliğe yangın beşer, Kocatepe'ye, Selimiye'ye, El-Aksa'ya ırmak olmuş akıp gidiyor. Homi Covkhar, tarihin pantheon'unda altın yaldızlarla adın yazıyor.
Bütün hesaplar milimetrik olsa ne yazar. İki kere ikinin dört ettiğini de kim söylemiş. Suyun hep yüz derecede kaynadığı da yalan. Saatlerin hiç şaşmadığı ise büyük palavra. Öyle değilse hadi görelim de söz geçirsinler fotonlara.
Kafkaslar'dan Urallar'a savaş naralarıyla inler, İmam Alim Sultan'ın gitarının telleri gibi titrer yürekler. Tesbih tesbih hürriyet ve istiklal ve dua ve inanç ve zafer.
Kalpağımı yana yatırdım. Ayaklarım eşkin bir tay. Dilimin ucunda 'Darida'. Ölüm bir bahar ölüm bir vuslat. Bir değil binlerce selam ola kutlu şehit Covkhara...
(Ölüm yıldönümünde Covkhar Dudayev'in aziz hatırasına)
'KALIR DUDAKLARDA ŞARKIMIZ BİZİM'
'Kırılır da bir gün bütün dişliler,
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim.
Gökten bir el yaşlı gözleri siler,
Şenlenir evimiz barkımız bizim.
Yokuşlar kaybolur, çıkarız düze,
Kavuşuruz sonu gelmez gündüze.
Sapan taşlarının yanında füze,
Başka alemlerle farkımız bizim.'
(Şarkımız,N.F.Kısakürek)
Atila Doğan
Bir yanda göz alıcı parlaklıkta semaya açık bembeyaz eldivenli eller. Bir yanda çerkeskalı, elleri kamasında, her biri bir aslan parçası yüzlerce nefer. Ne zaman tersine döndü, ne de Şamil'in alaylarının çıktığı yeni bir sefer.
Çeçen muhafız alayı resmi geçitte, halkının cevheri, yiğit evladı, Dudi Musa Covkhar'a selama duruyor. Bağımsızlık günüydü o gün, hele hele bakın o kalpaklı kurda, nasıl da gururlu nasıl da ağız dolusu gülüyor.
Koordinatları vermiş İvan'a Yankeeler. Onu uzaktan güdümlü füze ile toprağa düşürmüşler. Ne gam ne keder. Bu şeref bize yeter. Halkının Homi'si bir milyon birinci Cevher.
Kuala Lumpur'dan verilen salalar arşı alaya çıkıp, Saraybosna'dan akis buluyor. Kabe-i Muazzama'dan Sultanahmet'e erliğin ve adamlığın zirvesi er kişi niyetine beş milyon kişi namaza duruyor. Böylesi inanca ve cesarete susamış, böylesi serdengeçtiliğe yangın beşer, Kocatepe'ye, Selimiye'ye, El-Aksa'ya ırmak olmuş akıp gidiyor. Homi Covkhar, tarihin pantheon'unda altın yaldızlarla adın yazıyor.
Bütün hesaplar milimetrik olsa ne yazar. İki kere ikinin dört ettiğini de kim söylemiş. Suyun hep yüz derecede kaynadığı da yalan. Saatlerin hiç şaşmadığı ise büyük palavra. Öyle değilse hadi görelim de söz geçirsinler fotonlara.
Kafkaslar'dan Urallar'a savaş naralarıyla inler, İmam Alim Sultan'ın gitarının telleri gibi titrer yürekler. Tesbih tesbih hürriyet ve istiklal ve dua ve inanç ve zafer.
Kalpağımı yana yatırdım. Ayaklarım eşkin bir tay. Dilimin ucunda 'Darida'. Ölüm bir bahar ölüm bir vuslat. Bir değil binlerce selam ola kutlu şehit Covkhara...
(Ölüm yıldönümünde Covkhar Dudayev'in aziz hatırasına)