Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Amaçsız Kafa
Amaçsız Kafa

Aklım yol arar, gönlüm Yol’u bilir.

  • nasılsın08.08.2026 - 23:25

    Gece, kelimelerini efkâra bulamış, yorgun bir sabahın sancısını çekiyor.
    Ben ise aklımın kördüğümleri arasında, neyi beklediğimi dahi bilmiyorum.
    Peki sen, karanlığıma sızan uzak ses...
    Sen nasılsın?

  • özlemek23.07.2026 - 17:27

    Bugün hasretiyle sınandığım o surete çarptı gözlerim; içimde ne kadar devasa bir boşluk bıraktığını, özleminin beni nasıl ezip geçtiğini o an anladım.
    Bir yüze meftun olup ona bakamamak, bir tek sesine muhtaçken sağır edici bir sessizliğe yutkunmak, bir tene uzanmak isteyip hep yokluğa sarılmak...

    Bu öylesine kahredici, öylesine ağır bir imtihan ki; insanın göğüs kafesini mengeneye alıyor, aldığı nefesi boğazına diziyor.
    Gözlerime uykuyu haram kılan bu amansız hasret mi, yoksa yavaş yavaş aklımı yitirip deliliğe mi sürükleniyorum, artık bilmiyorum.

  • Kalbim23.07.2026 - 17:17

    Ah, kırık dökük heveslerimin mezarlığına dönen kalbim...
    Seni, sonu gelmez kendi karanlığımda daha ne kadar zerrelerine ayıracağımı bilmiyorum.
    Sesin çıkmıyor artık; yenilgiyi kabullenmiş, kılıcını bırakmış yorgun bir savaşçı gibi sükûta erdin.

  • vefa22.07.2026 - 00:57

    Bazı insanlar seni kaybetmekten değil, senden artık fayda sağlayamamaktan korkar; bu yüzden vedaları kalplerinden değil, hesaplarının bittiği yerden gelir.

  • şu an ne dinliyorum21.07.2026 - 23:03

    ?si=ElvNRvS87wsfomYE

    Geceye size emanet!!!

  • nasılsın21.07.2026 - 22:49

    Gece tüm ağırlığıyla ruhuma çökerken, karanlığı boğacak o sessiz sabahın hasretini çekiyorum...

    Peki ya sen...

    Sen Nasılsın?

  • Doğruluk21.07.2026 - 22:41

    İnsan, çıkarına hizmet eden hakikatleri dillendirir geri kalanını gölgede bırakır.
    Ardından da bu seçilmiş dürüstlüğü, erdemmişçesine pazarlamaya koyulur.

  • amaçsız çıkılan yolculuk18.07.2026 - 19:47

    Amaçsız çıktım sanıyordum yola; meğer insan bazen bir yere varmak için değil, kendi içinde sıkışıp kaldığı yerden çıkabilmek için yürürmüş.
    Ev dar gelmiş, duvarlar göğsüme kadar yükselmişti; başımı kaldırdığım her yerde bir tavan vardı, fakat gökyüzü yoktu.
    Kendimi gecenin bilinmeyen bir saatine, denizin tanıdık esintisine bıraktım. Yalnızlığıma bir sandalye çekip amaçsızlığıma kahve ısmarladım.
    Derken kalbinde şiir saklayan o güzel yazdı: “Hadi, çok geç kalma.” Yalnızca iki cümleydi; ama “hadi”si yol, “çok geç kalma”sı yuva oldu.

    Ben gökyüzünü dışarıda ararken, onun birkaç kelimesiyle içimdeki gece maviye döndü.

  • zikir ve dua18.07.2026 - 19:21

    Hayattan tat alamıyor musun?
    Belki de mesele dünyanın tatsızlığı değil, ruhunun uzun zamandır aç kalmasıdır.

    Bir gecenin karanlığında, çıkmaz sandığın sokakların sonunda, gönlünün en derin kuyusunda zikre tutun; bak gör, karanlık nasıl dile gelir, çıkmazlar nasıl yola dönüşür, kuyu sandığın yerden nasıl mâna fışkırır.
    O vakit anlarsın...

  • aşk18.07.2026 - 19:16

    Aşk üç harfle başlar ama hiçbir cümlede tamamlanmaz; zaman onu büyütür, derinleştirir ve sonunda sevgi diye yeniden adlandırır.

    Herkes bilir bunu, fakat bazı gerçekler bilindiği için değil, hissedildiği için hatırlatılmayı hak eder. :)