Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Amaçsız Kafa
Amaçsız Kafa

İstikametini yitirmiş bir zihnin, sonsuzlukla kurduğu sessiz müzakere.

  • özlemek23.07.2026 - 17:27

    Bugün hasretiyle sınandığım o surete çarptı gözlerim; içimde ne kadar devasa bir boşluk bıraktığını, özleminin beni nasıl ezip geçtiğini o an anladım.
    Bir yüze meftun olup ona bakamamak, bir tek sesine muhtaçken sağır edici bir sessizliğe yutkunmak, bir tene uzanmak isteyip hep yokluğa sarılmak...

    Bu öylesine kahredici, öylesine ağır bir imtihan ki; insanın göğüs kafesini mengeneye alıyor, aldığı nefesi boğazına diziyor.
    Gözlerime uykuyu haram kılan bu amansız hasret mi, yoksa yavaş yavaş aklımı yitirip deliliğe mi sürükleniyorum, artık bilmiyorum.

  • Kalbim23.07.2026 - 17:17

    Ah, kırık dökük heveslerimin mezarlığına dönen kalbim...
    Seni, sonu gelmez kendi karanlığımda daha ne kadar zerrelerine ayıracağımı bilmiyorum.
    Sesin çıkmıyor artık; yenilgiyi kabullenmiş, kılıcını bırakmış yorgun bir savaşçı gibi sükûta erdin.

  • vefa22.07.2026 - 00:57

    Bazı insanlar seni kaybetmekten değil, senden artık fayda sağlayamamaktan korkar; bu yüzden vedaları kalplerinden değil, hesaplarının bittiği yerden gelir.

  • şu an ne dinliyorum21.07.2026 - 23:03

    ?si=ElvNRvS87wsfomYE

    Geceye size emanet!!!

  • nasılsın21.07.2026 - 22:49

    Gece tüm ağırlığıyla ruhuma çökerken, karanlığı boğacak o sessiz sabahın hasretini çekiyorum...

    Peki ya sen...

    Sen Nasılsın?

  • Doğruluk21.07.2026 - 22:41

    İnsan, çıkarına hizmet eden hakikatleri dillendirir geri kalanını gölgede bırakır.
    Ardından da bu seçilmiş dürüstlüğü, erdemmişçesine pazarlamaya koyulur.

  • amaçsız çıkılan yolculuk18.07.2026 - 19:47

    Amaçsız çıktım sanıyordum yola; meğer insan bazen bir yere varmak için değil, kendi içinde sıkışıp kaldığı yerden çıkabilmek için yürürmüş.
    Ev dar gelmiş, duvarlar göğsüme kadar yükselmişti; başımı kaldırdığım her yerde bir tavan vardı, fakat gökyüzü yoktu.
    Kendimi gecenin bilinmeyen bir saatine, denizin tanıdık esintisine bıraktım. Yalnızlığıma bir sandalye çekip amaçsızlığıma kahve ısmarladım.
    Derken kalbinde şiir saklayan o güzel yazdı: “Hadi, çok geç kalma.” Yalnızca iki cümleydi; ama “hadi”si yol, “çok geç kalma”sı yuva oldu.

    Ben gökyüzünü dışarıda ararken, onun birkaç kelimesiyle içimdeki gece maviye döndü.

  • zikir ve dua18.07.2026 - 19:21

    Hayattan tat alamıyor musun?
    Belki de mesele dünyanın tatsızlığı değil, ruhunun uzun zamandır aç kalmasıdır.

    Bir gecenin karanlığında, çıkmaz sandığın sokakların sonunda, gönlünün en derin kuyusunda zikre tutun; bak gör, karanlık nasıl dile gelir, çıkmazlar nasıl yola dönüşür, kuyu sandığın yerden nasıl mâna fışkırır.
    O vakit anlarsın...

  • aşk18.07.2026 - 19:16

    Aşk üç harfle başlar ama hiçbir cümlede tamamlanmaz; zaman onu büyütür, derinleştirir ve sonunda sevgi diye yeniden adlandırır.

    Herkes bilir bunu, fakat bazı gerçekler bilindiği için değil, hissedildiği için hatırlatılmayı hak eder. :)

  • Ben bittim13.07.2026 - 01:46

    Evrenin kılavuzunda isminin karşısına düşülen “artık üretimi yoktur” şerhi, bir tükenişin değil paha biçilemez bir şaheser oluşunun en kesin belgesidir.

    Çünkü sürümü olan her şey zamanla güncellenir, eskir ve unutulur.
    Tek nüsha olanlarsa çoğaltılamaz yalnızca bir kez görülür ve yeryüzünün hafızasına silinmemek üzere kazınır.

    Üretimden kaldırılmış değilsin evren, senden bir tane daha yapamayacağını itiraf etmiş. :))