Şehir, yaşayan bir organizma gibidir, biz onun hücreleriyiz.
“Bir gün ölürsem, o gün benimsiniz.” -Barış Manço
Geçmiş, sadece yaşanmış değil; iliklerine kadar işleyen izlerin hissedilmiş olanıdır.
Bir gülüş bile, koleksiyonun en nazik parçasıdır.
Hayat bazen cevabı olmayan sorularla eğitir.
En Son İçimde Susturduğum, kalbimin duvarında asılı duran çalmayı bıraktığım gitarın melodileriydi
Ortak Sesler, bir meydanda milyonlarca insanın tek yürek olup aynı şarkıyı söylemesidir;ve bu ses, sadece kulaktan kulağa değil, kalpten kalbe taşınır.
Çay tarlasının sabah sisiyle başlar Rize’nin nefesi.Her yaprak, bir dua gibi toplanır;yağmur sessizce işler, yeşilin en koyu tenine.
Hayat sadece, affetmeyi değil, bazen affedilmeyi beklememeyi de öğretir.
Bir taş duvarın yosun tutmuş yüzeyi, zamanın sessizce yazdığı bir mektuptur.Okumak için bazen o duvara yaslanmak gerekir.
Şehir, yaşayan bir organizma gibidir, biz onun hücreleriyiz.
“Bir gün ölürsem, o gün benimsiniz.”
-Barış Manço
Geçmiş, sadece yaşanmış değil; iliklerine kadar işleyen izlerin hissedilmiş olanıdır.
Bir gülüş bile, koleksiyonun en nazik parçasıdır.
Hayat bazen cevabı olmayan sorularla eğitir.
En Son İçimde Susturduğum, kalbimin duvarında asılı duran çalmayı bıraktığım gitarın melodileriydi
Ortak Sesler, bir meydanda milyonlarca insanın tek yürek olup aynı şarkıyı söylemesidir;
ve bu ses, sadece kulaktan kulağa değil, kalpten kalbe taşınır.
Çay tarlasının sabah sisiyle başlar Rize’nin nefesi.
Her yaprak, bir dua gibi toplanır;
yağmur sessizce işler, yeşilin en koyu tenine.
Hayat sadece, affetmeyi değil, bazen affedilmeyi beklememeyi de öğretir.
Bir taş duvarın yosun tutmuş yüzeyi, zamanın sessizce yazdığı bir mektuptur.
Okumak için bazen o duvara yaslanmak gerekir.