Kleopatra altın iğneleri cariyelerinin, kölelerinin göğsüne batırmaktan ve onların çığlıklarını işitmekten zevk alırmış. Kleopatra’nın bu eylemleri günümüz insanının bu olaya tiksinerek bakmasına neden olur. Bazıları bunu uygarlığın henüz gelişmemiş olduğu zamanların bir tür vahşeti olarak görür ama aynı çağdaş insan çok daha inceltilmiş, çok daha ustaca yöntemlerle diğer insanlara, hemcinslerine acı çektirmekten de geri durmamıştır. (Fyodor Dostoyevski-Yer altından notlar)
Sensiz tan kızıllığı bile fazla renksiz! Arıların balı bile fazla lezzetsiz. Doğanın zenginliği pek sefil üstelik yokluğunda! Dünyanın cömertlik gösterilerinde cimrilik açığa çıkıyor buram buram!
Doğru yaşam saatini erteleyen kişi, nehrin tükenmesini bekleyen bir hödük gibidir. Yine de o nehir akıp gider. Kendi akıntısını, dalgalarını sonsuza dek yuvarlayarak. (Horatius)
Gregor’un eski işlevselliğini yitirmesi onun ailesinin gözünde büyük bir yük haline gelmesine neden olur. Babası ise en başından beri Gregor’a karşı sert ve mesafeli bir tutum sergiler. Gregor artık çalışmadığı için ona karşı öfke beslemeye başlar. Gregor'un dönüşümü sadece fiziksel değildir. Ailesinin ona karşı sevgisinin koşullu olduğunu gösteren bir metafordur. O artık eve para getirmediği için ailesince göz ardı edilmeye başlanır. Burada, yani dönüşüm adlı eserde Kafka’nın vermek istediği mesaj şudur: Aile içindeki bağlar bile bireyin işlevselliğine bağlıdır. Birey kendisini yarayışlı yapan yetileri yitirdiğinde çevresince değersiz bir varlık olarak görülür.
Kleopatra altın iğneleri cariyelerinin, kölelerinin göğsüne batırmaktan ve onların çığlıklarını işitmekten zevk alırmış. Kleopatra’nın bu eylemleri günümüz insanının bu olaya tiksinerek bakmasına neden olur. Bazıları bunu uygarlığın henüz gelişmemiş olduğu zamanların bir tür vahşeti olarak görür ama aynı çağdaş insan çok daha inceltilmiş, çok daha ustaca yöntemlerle diğer insanlara, hemcinslerine acı çektirmekten de geri durmamıştır. (Fyodor Dostoyevski-Yer altından notlar)
Uyuşmuş bir benlik, çevrede gezinip duran adaletsizliğin bir gün kendisine de uğrayacağını göremez.
Sohbet bilgiyi artırır ama dahilerin okulu yalnızlıktır.
Çocuk içi doldurulacak bir vazo değil, tutuşturulacak bir ateştir. (Rabelais)
Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız. Oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız. (Sir George Bernard Shaw)
Sensiz tan kızıllığı bile fazla renksiz!
Arıların balı bile fazla lezzetsiz.
Doğanın zenginliği pek sefil üstelik yokluğunda!
Dünyanın cömertlik gösterilerinde cimrilik açığa çıkıyor buram buram!
Yazmak bütünlenmekle parçalanmak arasında bir şeydir. Bir sarkaç! (Sibel Türker-Şair öldü adlı eserinden)
Doğru yaşam saatini erteleyen kişi, nehrin tükenmesini bekleyen bir hödük gibidir. Yine de o nehir akıp gider. Kendi akıntısını, dalgalarını sonsuza dek yuvarlayarak. (Horatius)
Eskiden internet günlük hayattan bir tür kaçıştı. Şimdi ise artık günlük hayatın ta kendisi!
Gregor’un eski işlevselliğini yitirmesi onun ailesinin gözünde büyük bir yük haline gelmesine neden olur. Babası ise en başından beri Gregor’a karşı sert ve mesafeli bir tutum sergiler. Gregor artık çalışmadığı için ona karşı öfke beslemeye başlar. Gregor'un dönüşümü sadece fiziksel değildir. Ailesinin ona karşı sevgisinin koşullu olduğunu gösteren bir metafordur. O artık eve para getirmediği için ailesince göz ardı edilmeye başlanır. Burada, yani dönüşüm adlı eserde Kafka’nın vermek istediği mesaj şudur: Aile içindeki bağlar bile bireyin işlevselliğine bağlıdır. Birey kendisini yarayışlı yapan yetileri yitirdiğinde çevresince değersiz bir varlık olarak görülür.