Birinin önüne tüm yeryüzü nimetlerini serin. Mutluluk denizine başı kaybolana, hatta suyun üstünden hava kabarcıkları çıkana değin gömün. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmasın, yalnız uyusun, ballı kaymak yesin. İnsan soyunun iyiliğine çalışması için önüne tüm zenginlikleri yığın. Bakın bu insan sırf nankörlüğü ve rezilliği yüzünden başınıza ne püsküllü belalar açmaya çalışacaktır. Ballı kaymağı gözü bile görmez. Bile bile en zararlı, en aykırı yaramazlıklar yapmaya çalışır. Bunun da nedeni akıllı uslu yaşamaktan bıkıp tehlikelere kanat çırpan hayal gücünü her işine katmak istemesidir. (Fyodor Dostoyevski-Yeraltından notlar)
Homo-economicus kendi maddi dünyasının maddi varlıkları için yaşayan bir varlıktır. Dünyaya materyalist bir açıdan bakar ve maddi varlığını arttırdığı zaman mutlu olur ya da mutlu olacağına inanır. Homo-economicus herşeyi rasyonel görmeye alışmıştır.
Cahil insan, Maslow’un ihtiyaçlar piramidinin en tepesindeki kendini gerçekleştirmeyi çılgın seks partileri, önüne gelenle sevişme, patlayana kadar yeme, midede yer açmak için istifra etme ve tekrar yeme olarak algılar.
Alpler öyle büyük, manevi Kuzey-Güney sınırı ki Güneyliler hep günübirlik yaşarken Kuzeyliler hep planlar, projeler oluşturur. Güney katolik, yer yer Pagan Kuzey ise son derece protestan, kitabi ve kapitalist.
Ben kazanayım da diğerleri ne olursa olsun, biz kazanalım da diğer grup ne olursa olsun ya da bizim ülke kazansın da diğer ülkeler ne olursa olsun zihniyetini aşamıyor insanoğlu!! Bu bitirecek insanoğlunu! Oysa ne de tatlıydı dünya.
Elalem oynaktır. üstelik elalem yaşamını birilerinin eylemlerine göre ayarlamaz. Birilerinin tökezlemesi ya da sıçraması elalemin aslında umrunda değildir. Kimseden zarar ya da fayda görmez elalem. Elalemin tek kötü huyu ne diyeceğinin belli olmamasıdır. Bunu kafaya takanlar için elalem fren vazifesi görür. Elalemi ciddiye almamalıdır. Elalemi birer demagog olarak farz etmek gereklidir.
Erdemsiz insan korkusuzla cesuru, vatanseverle şövenisti, savurganla cömerti, tutumluyla cimriyi hiçbir şekilde ayıramaz. Erdemsiz insanın dünyasında kavramlar arap saçı gibidir.
Birinin önüne tüm yeryüzü nimetlerini serin. Mutluluk denizine başı kaybolana, hatta suyun üstünden hava kabarcıkları çıkana değin gömün. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmasın, yalnız uyusun, ballı kaymak yesin. İnsan soyunun iyiliğine çalışması için önüne tüm zenginlikleri yığın. Bakın bu insan sırf nankörlüğü ve rezilliği yüzünden başınıza ne püsküllü belalar açmaya çalışacaktır. Ballı kaymağı gözü bile görmez. Bile bile en zararlı, en aykırı yaramazlıklar yapmaya çalışır. Bunun da nedeni akıllı uslu yaşamaktan bıkıp tehlikelere kanat çırpan hayal gücünü her işine katmak istemesidir. (Fyodor Dostoyevski-Yeraltından notlar)
Bir kişi yardım almayı kabul ediyorsa yoksuldur. (Georg Simmel)
Özle görüntü bir olsaydı bilimlere gerek olmazdı. (Karl Marks)
Homo-economicus kendi maddi dünyasının maddi varlıkları için yaşayan bir varlıktır. Dünyaya materyalist bir açıdan bakar ve maddi varlığını arttırdığı zaman mutlu olur ya da mutlu olacağına inanır. Homo-economicus herşeyi rasyonel görmeye alışmıştır.
Cahil insan, Maslow’un ihtiyaçlar piramidinin en tepesindeki kendini gerçekleştirmeyi çılgın seks partileri, önüne gelenle sevişme, patlayana kadar yeme, midede yer açmak için istifra etme ve tekrar yeme olarak algılar.
Alpler öyle büyük, manevi Kuzey-Güney sınırı ki Güneyliler hep günübirlik yaşarken Kuzeyliler hep planlar, projeler oluşturur. Güney katolik, yer yer Pagan Kuzey ise son derece protestan, kitabi ve kapitalist.
Ben kazanayım da diğerleri ne olursa olsun, biz kazanalım da diğer grup ne olursa olsun ya da bizim ülke kazansın da diğer ülkeler ne olursa olsun zihniyetini aşamıyor insanoğlu!! Bu bitirecek insanoğlunu! Oysa ne de tatlıydı dünya.
Elalem oynaktır. üstelik elalem yaşamını birilerinin eylemlerine göre ayarlamaz. Birilerinin tökezlemesi ya da sıçraması elalemin aslında umrunda değildir. Kimseden zarar ya da fayda görmez elalem. Elalemin tek kötü huyu ne diyeceğinin belli olmamasıdır. Bunu kafaya takanlar için elalem fren vazifesi görür. Elalemi ciddiye almamalıdır. Elalemi birer demagog olarak farz etmek gereklidir.
Erdemsiz insan korkusuzla cesuru, vatanseverle şövenisti, savurganla cömerti, tutumluyla cimriyi hiçbir şekilde ayıramaz. Erdemsiz insanın dünyasında kavramlar arap saçı gibidir.
İnsandaki yıkıcılığın sebebi, insanın potansiyelinin hayat bulmasını sağlamayan koşullardır. (Carl Rogers)