güzde terkedilmiş bir sahil kasabası kadar ıssızım... olduğun yerde, okyanus maviler içinde kal, siy/ah/ın hakikatine bürüneyim bense, ve bütün bir ömür, vuslata gönül düşürmemiş hasretinle ve kendi azığımla kavrulayım, ah;
çingene bir sarmaşık güldür hatıralar, insanın nefesini çemberini daraltan, sırnaşık ve yapma dedikçe yapan hayata tuzak, hayata kapan, yol ortası kurbanını şaşkın bırakan…,
oysa; çatallıydı dili vedanın, gelincik şurubum, kabarmış yüreğinle köpük köpük..., bir kızılcık şırası izisin çatlak dudaklarımda, sürüngen kalbimin gömlek değiştirmek için, saklandığı oyukta, pul pul, yalnızlığın en korkak demindeyim…, ah;
II galaksilerin merkezi şu fena aleminin özünde patlayan, acılı yıldız...,
yaşam kadar yoksuldu aşk, ki sevda, yetinmiyor sevdayla..., ve artık melekler kırpıp tüylerini, noksan kanatlarla serpiştiriyor yıldız ölülerini boşluğa…,
kalbime yasladığım keman, büyülü tınısına metal kokular sızdırırken, incinmenin böylesi…, melek kalbinde patlayan acılı yıldız; ve kanayan dize, ah,
kızılelma, Türklerin fetih ve hâkimiyet anlayışını temsil eden sembollerden birisidir ve bir ideal olarak uzak ve "erişilmez" bir hedefi temsil eder... diyor google efendi, ama bilmiyor ki çok çok az kaldı; gün, batıdan doğacak ve; yer yerinden oynayacak...
sözlükte “sakınmak, kaçınmak, çekinmek” anlamındaki vera' kelimesi, terim olarak “haram ve günah olup olmadığı şüpheli hususlardan özenle kaçınıp, helâl ve mubahların bir kısmından feragat etmek” anlamında kullanılır,
bu sebeple vera' takvânın ileri ve özel bir şekli kabul edilir...
---
https://www.kuranvemeali.com/akil-ile-ilgili-ayetler
şair... acemiydi o zamanlar evet...
üç aylarınızı tebrik ediyorum...
beni ilk kez aldattığında sana; ikinci kez aldattığındaysa, bana yazıklar olsun...
sun tzu
kabir yalnızlığına dair...,
güzde terkedilmiş bir sahil kasabası kadar ıssızım...
olduğun yerde, okyanus maviler içinde kal,
siy/ah/ın hakikatine bürüneyim bense,
ve bütün bir ömür,
vuslata gönül düşürmemiş hasretinle ve
kendi azığımla kavrulayım,
ah;
çingene bir sarmaşık güldür hatıralar,
insanın nefesini çemberini daraltan,
sırnaşık ve yapma dedikçe yapan
hayata tuzak, hayata kapan,
yol ortası kurbanını şaşkın bırakan…,
oysa;
çatallıydı dili vedanın,
gelincik şurubum,
kabarmış yüreğinle
köpük köpük...,
bir kızılcık şırası izisin
çatlak dudaklarımda,
sürüngen kalbimin gömlek değiştirmek için,
saklandığı oyukta,
pul pul,
yalnızlığın en korkak demindeyim…,
ah;
II
galaksilerin merkezi şu fena aleminin
özünde patlayan,
acılı yıldız...,
yaşam kadar yoksuldu aşk,
ki sevda,
yetinmiyor sevdayla...,
ve artık melekler
kırpıp tüylerini,
noksan kanatlarla serpiştiriyor
yıldız ölülerini boşluğa…,
kalbime yasladığım keman,
büyülü tınısına metal kokular sızdırırken,
incinmenin böylesi…,
melek kalbinde patlayan acılı yıldız;
ve kanayan dize,
ah,
kızılelma, Türklerin fetih ve hâkimiyet anlayışını temsil eden sembollerden birisidir ve bir ideal olarak uzak ve "erişilmez" bir hedefi temsil eder... diyor google efendi, ama bilmiyor ki çok çok az kaldı; gün, batıdan doğacak ve; yer yerinden oynayacak...
vera';
sözlükte “sakınmak, kaçınmak, çekinmek” anlamındaki vera' kelimesi,
terim olarak “haram ve günah olup olmadığı şüpheli hususlardan özenle kaçınıp,
helâl ve mubahların bir kısmından feragat etmek” anlamında kullanılır,
bu sebeple vera' takvânın ileri ve özel bir şekli kabul edilir...