**** MUHTEREM OKURLAR **** --Ben Şiirleri mi genelde irticalen yazarım. Bilmeden, görmeden ve irdelemeden bir nesir bile yazmam. Şiirlerimin tamamına yakını Tarihsel, Bilimsel ve yaşamsal muhteviyatlıdır. Öğle Aşk-meşk, duygusal ve şehvetsel Şiirler asla ve kat-a yazmam. Öyle işkembeden, palavradan, martavaldan iş olsun torba dolsun diye Kalem oynatmam. --Aşağıda ki Dörtlükler de Kadını simgeleyen olguları öyle beleşten yazmıyorum. Şöyle ki, Hac ve Umre gibi Farz-ı kifaye ve Sünnet-i seniyye ibatdetleriyle simge haline gelen ZEMZEM Suyunu Hz. İbrahim''in Eşleri ve Hz. İsmail''in Muhterem Anneleri bulmuştur. Kutlu ve şifalı Su dur. O yüzdendir ki Bütün Anneler Kutlu ve şifalıdır. Elbette ki bazı istisnalar olacaktır. Kadın ve Kızlarımız da beşerdir, mutlak bazı hatalar yapacaklardır. Bu münferit olayları bütün Kadınlarımıza mal edemeyiz. -- Kadınlarımız muasır medeniyetin Gülüdür. Hür Cumhuriyetimizin ehli-akil Dilidir. Bunun aksi cehalettir, Garabettir, Delalettir, Şeriattır ve Hilafettir...VESSELAM. -- YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN --
**** GÜLERMİSİN--AĞLARMISIN **** -- Bu gün, Günün Şiir sayfasında, Fetbazın biri, yine Şeytanla ilgili fetvalar vermiş. Asıl ilginç ve vahim olan, Yine Hanımefendilere sataşılmış. Kadın iblisle mukayese edilmiş. Bu hadsiz Dinbazlar bu yetkiyi kimden, ya da kimlerden alıyorlar. Antolojinin bazı Siteleri Hutbe kürsülerine dönüştü. Ayrıca kendi şiirlerini değil, tarikat müritlerinin Şiirlerini sıralıyorlar. Bu ne yaman bir çelişkidir...VESSELAM.
** Bazı siteleri Bremen Mızıkacılar işkal etti **
** Her halde, Ergencilik oynuyorlar ????????
*DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ*
Zora ki ibadet, amelden sayılmaz
Gönülsüz yakarış, niyazdan sayılmaz
Kin-kibirden uzak dur, zülümkâr olma
Namerdin ihlası, Feyyazdan sayılmaz...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
**** RUBAİYYAT ****
Eline Kalem alan, Arza yazdılar beni
Ağyar infaz eyledi, dostlar yüzdüler beni
Ahiret Namazımı, kıldırmadan Hocalar
Kefensiz-kefaretsiz, Kabre koydular beni...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
**Gül Bahçesini Baykuşlar işgal etmiş
**Sümbül boyun eğmiş, gül ağlamış.
**** MUHTEREM OKURLAR ****
--Ben Şiirleri mi genelde irticalen yazarım. Bilmeden, görmeden ve irdelemeden
bir nesir bile yazmam. Şiirlerimin tamamına yakını Tarihsel, Bilimsel ve yaşamsal
muhteviyatlıdır. Öğle Aşk-meşk, duygusal ve şehvetsel Şiirler asla ve kat-a yazmam.
Öyle işkembeden, palavradan, martavaldan iş olsun torba dolsun diye Kalem oynatmam.
--Aşağıda ki Dörtlükler de Kadını simgeleyen olguları öyle beleşten yazmıyorum.
Şöyle ki, Hac ve Umre gibi Farz-ı kifaye ve Sünnet-i seniyye ibatdetleriyle simge haline
gelen ZEMZEM Suyunu Hz. İbrahim''in Eşleri ve Hz. İsmail''in Muhterem Anneleri
bulmuştur. Kutlu ve şifalı Su dur. O yüzdendir ki Bütün Anneler Kutlu ve şifalıdır.
Elbette ki bazı istisnalar olacaktır. Kadın ve Kızlarımız da beşerdir, mutlak bazı hatalar
yapacaklardır. Bu münferit olayları bütün Kadınlarımıza mal edemeyiz.
-- Kadınlarımız muasır medeniyetin Gülüdür. Hür Cumhuriyetimizin ehli-akil Dilidir.
Bunun aksi cehalettir, Garabettir, Delalettir, Şeriattır ve Hilafettir...VESSELAM.
-- YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN --
**DİNLE YOBAZ DİNLE SÖZÜMÜ**
.
Adem'den bu yana koşmuş yorulmuş
Mevla dan, sütüne şifa verilmiş
Ayağı altına, Cennet serilmiş
Zemzem Pınarının Selidir Kadın,
İrem Bahçesinin Gülüdür Kadın...
---OZAN ÇAKIROĞLU----
*** Aslanlar tatile çıkınca, Çakkallar ruhsatsız avlanır oldu ***
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
** Tarikat Yobazı Kadından korktu
** Horladı-payladı, çarşafa soktu
** Atatürk-e kadar, Kimliği yoktu
** Bu Cumhuriyetin Selidir Kadın,
** Hür Medeniyetin Dilidir Kadın...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
** Hazret-i Adem'le Havva'dan olma
** Yarıya bölünmüş, kutsal bir Elma
** Heyy Fetbaz Kadının ahını alma
** Anadır-Bacıdır-Hüridir Kadın,
** Devrani alemin sırrıdır Kadın...
----OZAN ÇAKIROĞLU----
**** GÜLERMİSİN--AĞLARMISIN ****
-- Bu gün, Günün Şiir sayfasında, Fetbazın biri, yine Şeytanla ilgili fetvalar vermiş.
Asıl ilginç ve vahim olan, Yine Hanımefendilere sataşılmış. Kadın iblisle mukayese
edilmiş. Bu hadsiz Dinbazlar bu yetkiyi kimden, ya da kimlerden alıyorlar. Antolojinin
bazı Siteleri Hutbe kürsülerine dönüştü. Ayrıca kendi şiirlerini değil, tarikat müritlerinin
Şiirlerini sıralıyorlar. Bu ne yaman bir çelişkidir...VESSELAM.