Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Turhan Sıradağlar
Turhan Sıradağlar

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)22.10.2022 - 15:07

    Temel yolunun üstünde muz kabuğu görmüş, “Eyvah, yine düşeceğim” demiş.

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)22.10.2022 - 15:04

    Parmak, Ay"ı gösterdiği zaman parmağa değil, Ay'a bakmak lazımdır. (Maya Atasözü)

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)21.10.2022 - 09:27

    GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
    ve
    MÜCADELE ARKADAŞLARI,
    Cuma dualarında ONLARI yok sayan ulusal onurdan yoksun hainlerin inadına her Cuma bu başlıkta anılacaktır.


  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)20.10.2022 - 20:29

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)20.10.2022 - 20:24

    "Bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına, yağmurun yüzümü ıslatmasına, birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm. Sonra; saçımı toplarım, şemsiyemi açarım ve kalbimi kaparım. Hepsi bu…" (Can YÜCEL)

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)20.10.2022 - 19:58

    "Doğduğumda siyahtım,
    Büyürken siyahtım,
    Güneşe çıktığımda siyahtım,
    Korkunca siyahtım,
    Hastayken siyahtım,
    Öldüğümde hala siyahım!

    Ve sen beyaz çocuk;
    Doğduğunda pembesin,
    Büyürken beyazsın,
    Güneş’e çıktığında kırmızı,
    Üşüdüğünde mor,
    Korktuğunda sarı,
    Hastayken yeşil,
    Öldüğünde de grisin!
    Sen şimdi bana “RENKLİ” mi diyorsun hala?"

    - BİLGİ:
    Afrikalı siyahi bir çocuğun bu şiiri,
    2005'te "Dünyanın En İyi Şiiri" seçildi.

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)19.10.2022 - 23:10

    MADEN CEHENNEMİNDE PATLAMA ANI
    "Bugünlerde sabah akşam grizu anlatılıyor ama yerin yüzlerce metre derininde alev topunun önünde savrulanlardan, o anlarda yaşananlardan pek söz eden olmuyor.

    Gelin, bizzat yaşayan Salih Kılavuz'dan dinleyelim o anları:
    'Bir alev topu ocağın koridorlarını sardı. Yakıcı rüzgar beni yaprak gibi savurdu. Sağa sola çarpa çarpa düştüm bir yere… Kaçacak yer yoktu. Toparlanma imkanımız yoktu.

    Ayağa bile kalkamadan ikinci patlama oldu! Bu kez her yanı toz bulutu sardı… Göz gözü görmüyordu, zaten gözlerimi açabilecek durumda da değildim. Boğulacak gibiydim, ölüyorum diye düşündüm… Kendimden geçmişim.

    Birinin beni dürttüğünu dürttüğünü hissettim. Öldüm, mezardayım dedim, sorgu meleği geldi bana sual soracak! Açmadım gözlerimi korkudan… Neden sonra, ‘artık ne soracaksa sorsun da ben de gideceğim yere gideyim' deyip gözlerimi araladım.

    Yaşıyordum…
    Madenci arkadaşlardan birinin üzerine düşmüşüm. Koridordaki sitim borusundan sızan temiz hava üzerine düştüğüm arkadaşın uyanmasını sağlamış, o beni uyandırmaya çalışıyormuş meğer.

    Orada çaresizce yerde yatan arkadaşlarıma baktım. Ellerimi kaldırıp, ‘Allah'ım, şurası yarılsa da kuş olup yükselsem. Gökyüzüne çıksam buradan, çocuklarıma kavuşsam' diye yalvardım.

    Bulunduğumuz noktada 35-36 madenciydik. Çoğu orada can verdi. Ben faciadan kurtulan 18 kişiden biriydim. Bir arkadaşım vardı, Ali. Kazadan dakikalar önce madenin içinde kafasının üzerinde bulunan bir direği göstererek, ‘Ali oradan çekil başına maşına düşer' demiştim. O da bana, ‘Aman be Salih, nasıl olsa öleceğiz, ha bugün ha yarın' demişti. Ali o gün madenden çıkamadı!'

    7 Mart 1983'te Zonguldak Armutçuk'ta, tıpkı Amasra'da olduğu gibi grizu patlamıştı. 103 canımızı yitirdik. O gün 27 yaşında olan Salih Kılavuz yıllar sonra 2014'te grizuda yaşananları ve yana yana ölümü bu cümlelerle özetlemişti Ereğli Bülten gazetesine."

    - KAYNAK+ ALINTI: Yücel ARI

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)19.10.2022 - 19:05

    Yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söylemeye bir kuş gelecektir. (Çin Atasözü)

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)19.10.2022 - 03:45

  • Turhan aGa'nın Mekanı (Atış serbest!)19.10.2022 - 03:43

    ALLAHA EMANET..... Mİ?
    Hemen hemen her doğal afette veya
    ihmaller sonucu toplu ölümlere yol açan maden kazaları ve benzeri olaylarda olduğu gibi, 41 cana mal olan Bartın faciasında da yetkili ve etkililer “kader”den, “fıtrat” tan, "şehit edebiyatı"ndan dem vurarak, “hesap sorulacak” yaygaralarıyla toplumun gazını almaya çalışıyorlar.

    Devletler, kömür madenleri, tersaneler, inşaatlar başta olmak üzere tüm iş yerlerinde güvenlik önlemleri alınmasını sağlamakla sorumlu ve yükümlüdürler.

    Güvenlik önlemi alınmayan iş yerlerinde meydana gelen ölümlerden dolayı Allah’a, kadere, fıtrata ve benzeri kavramlara sığınılamaz.

    Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bir "molla devleti" değildir ve asla olmayacaktır.