Allah'tan başkasından korkumuz yok. Sana yakışanı yap, yakışanı söyle. Şu dediklerini hiçbir müslüman söylemez, belki hiç kimse söylemez. Kendini heder etme, git de uyu.
Ahmet İhsan Araç, ne zaman saygılı konuşmayı öğreneceksin, suçluluk psikolojisiyle aklına gelen her iftirayı, her hakareti cümlelere döküyorsun, kibar ol biraz bu bir.
İkincisi, cahiliye devrinde yaşamıyoruz, seni öldürecek değiller ya, hicret ettiğini mi sanıyorsun, buradakiler (Hâşâ) kâfir mi,? Üçüncüsü, seçimde göreceğiz diye insanları tehdit edip duruyorsun, senin gibiler başta olsa ne olurdu acaba? Dördüncüsü, alavere dalaverelerle hakkına girdiğiniz, tuzağa düşürdüğünüz insanların yaşam hakları ne olacak. Beşincisi, mağdur edebiyatı yaparak kendini aklamaya çalışma, yemezler. Altıncısı, ülkenin çıkarları bireyin çıkarlarından önce gelir; kendini kurtaracaksın diye ülkeyi ateşe atamazsın, attırmazlar. Yedincisi, bir ailen var, dualarım onlarla ama sana da beddua etmiyorum, bilesin. Selametle...
Sanatçıları tenzih ederek naçizane fikrimi aktarmak isterim ki; her fırsatta ülkesini terk edip giden insanların doğru yapmadığı işler olmalı ki kaçıp gitme gereği duyuyorlar.Haksız bile olsa doğduğu topraklardan kaçıp gitmez onurlu insan, hesap verir; yok eğer haklı ise ölümü bile göze alıp davasının arkasında durur...
Mustafa Pehlivanoğlu, Necdet Adalı, Deniz Gezmiş ve niceleri; kaçmasını bilmiyorlar mıydı?Ülkesini seven bir ağacın iki dalı; aynı bahçenin taze fidanları, inandıkları davaları uğruna toprağa düştüler ama kaçmadılar.Bu topraklarda doğdu, bu topraklarda can verdiler...Hepsine selam olsun.
Sol-sağ: çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit. Toplum yapımızla herhangi bir iIgisi olmayan iki yabancı. Sol’un halk vicdânında yarattığı tedâîler: câsusluk, darağaçları, Moskova; sağ'ın, müphem, sevimsiz, sinsi bir-iki hayâl.Hristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden bize ne? Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her nâmuslu yazarın vicdan borcu.
Toplumu rahatsız eden iki tür insan vardır; câhil insan ve ahlâksız insan. Câhil insan öğrenebilir ve topluma karışabilir fakat ahlâksız insanın öğreneceği tek şey başka bir ahlâksızlıktır.
Allah'tan başkasından korkumuz yok.
Sana yakışanı yap, yakışanı söyle.
Şu dediklerini hiçbir müslüman söylemez, belki hiç kimse söylemez.
Kendini heder etme, git de uyu.
Sana yazarken Euzu Besmele çekerek başlıyorum yazmaya, beni yoldan çıkaramayacaksın, boşuna uğraşma.
Ahmet İhsan Araç;
Allah seni ıslah ve iflah etsin.
Kalbimin nemi, yağmurudur o. Ağlamayı unutma gözüm!
Bahtinur Cano
Ahmet İhsan Araç,
ne zaman saygılı konuşmayı öğreneceksin,
suçluluk psikolojisiyle aklına gelen her iftirayı, her hakareti cümlelere döküyorsun, kibar ol biraz bu bir.
İkincisi, cahiliye devrinde yaşamıyoruz, seni öldürecek değiller ya, hicret ettiğini mi sanıyorsun, buradakiler (Hâşâ) kâfir mi,?
Üçüncüsü, seçimde göreceğiz diye insanları tehdit edip duruyorsun, senin gibiler başta olsa ne olurdu acaba?
Dördüncüsü, alavere dalaverelerle hakkına girdiğiniz, tuzağa düşürdüğünüz insanların yaşam hakları ne olacak.
Beşincisi, mağdur edebiyatı yaparak kendini aklamaya çalışma, yemezler.
Altıncısı, ülkenin çıkarları bireyin çıkarlarından önce gelir; kendini kurtaracaksın diye ülkeyi ateşe atamazsın, attırmazlar.
Yedincisi, bir ailen var, dualarım onlarla ama sana da beddua etmiyorum, bilesin.
Selametle...
Sanatçıları tenzih ederek naçizane fikrimi aktarmak isterim ki; her fırsatta ülkesini terk edip giden insanların doğru yapmadığı işler olmalı ki kaçıp gitme gereği duyuyorlar.Haksız bile olsa doğduğu topraklardan kaçıp gitmez onurlu insan, hesap verir; yok eğer haklı ise ölümü bile göze alıp davasının arkasında durur...
Mustafa Pehlivanoğlu, Necdet Adalı, Deniz Gezmiş ve niceleri; kaçmasını bilmiyorlar mıydı?Ülkesini seven bir ağacın iki dalı; aynı bahçenin taze fidanları, inandıkları davaları uğruna toprağa düştüler ama kaçmadılar.Bu topraklarda doğdu, bu topraklarda can verdiler...Hepsine selam olsun.
Vatan sağ olsun!
Sol-sağ: çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit. Toplum yapımızla herhangi bir
iIgisi olmayan iki yabancı. Sol’un halk vicdânında yarattığı tedâîler: câsusluk, darağaçları, Moskova;
sağ'ın, müphem, sevimsiz, sinsi bir-iki hayâl.Hristiyan Avrupa’nın bu habis kelimelerinden bize ne?
Bu maskeli haydutları hafızalarımızdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her nâmuslu yazarın vicdan borcu.
Cemil Meriç
Toplumu rahatsız eden iki tür insan vardır; câhil insan ve ahlâksız insan.
Câhil insan öğrenebilir ve topluma karışabilir fakat ahlâksız insanın öğreneceği tek şey başka bir ahlâksızlıktır.
Mütemadiyen, vicdanında, kendi kendini sorgulamayan hiçliğe doğru hızla kayıyor demektir.
Nuri Pakdil
"Şeytanın A v u k a t ı" filmi geldi aklıma.Niçin bilmiyorum.