Merhaba Tuba hanım. Çok nadir olarak arkadaş aynı zamanda can yoldaşı da olur. Buna hiç itirazım yok. Bir insanı benimsemek ve ona önem vermek aşağıda anlatmış olduğum değer sıralamasının değişmesini gerektiren bir kural değil bazen akraba ya da birincil aile fertleri ile arkadaşlar yer değiştirebilir hayatta hiçbir şey %100 kesin değildir. Ama bu istisnalar da gerçekleri değiştirmez. Bu sıralama gözetildiğinde bağlar da güçleneceği için bir çok sorunun da üstesinden daha kolay gelinip arkadaşlıklar da daha verimli ve samimi olacaktır. Aslında kendimize değer verdiğimiz zaman kopan bağları da yeniden sağlamlaştırırız bu yaşamsal bütün alanlara dalga dalga sirayet eder. İnsanı daha güçlü kılar. Birey olmanın hazzını daha fazla hissettirir. Özgüven eksikliğinden kaynaklanan sorunların da ortadan kalkmasına yardımcı olur. Aile bağları toplumun bütün birimlerini etkileyen en önemli birliktir. Ben bunu meyvenin çekirdeği gibi düşünürüm hep bu bir döngüdür aslında. “Tohum olmazsa meyve de olmaz”
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran. Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan: -Ben ne giymekten hoşlanırım -hangi yiyecekleri severim -hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum -neler beni daha çok kırar - neler daha çok sinirlendirir Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır. Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur. Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi. Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır. … …. A.B
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran. Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan: -Ben ne giymekten hoşlanırım -hangi yiyecekleri severim -hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum -neler beni daha çok kırar - neler daha çok sinirlendirir Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır. Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur. Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi. Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır. … …. A.B
Ata Kızı Vakit oldukça geç Gün akşama çalmakta, Havada hasret kokusu var, Kimileri bahara, kimileri vatana, Kimileri, anne babaya, kimileri bir yudum mutluluğa. Havada menekşe renkli özlemler var Yağmur olup yağan, kar olup üşüyen. Havada matem var matem! papatyalardan taşan, Bahara hazır ama üzerinde çiy -tanelerinden şeffaf acılar. Havada zümreler var. Elmas elmas her yanı- herbir gözden düşen zümreler sarmış Havada menevişler var, kirpiklerden -süzülen menevişler var. Havada kuş sesleri var, hiçbir dile -uymayan kuş sesleri var. Biçim birimi sevgi, Notalarında tüm kulaklara hoş seda ile.
Nedamet yüklü gemi gibisin dünya, son durağın yok!
Ah benim çiçeğe durmuş badem ağaçlarım
Çiçeklerinin kokusu aşsa zamanın büyüklük melekelerini, ölümüne buram buram sevgiyle,
Ulaşsa çocukluğuma…
Aslı Birer
Dünya da ölüm haksızlık! :)
Merhaba Tuba hanım. Çok nadir olarak arkadaş aynı zamanda can yoldaşı da olur. Buna hiç itirazım yok. Bir insanı benimsemek ve ona önem vermek aşağıda anlatmış olduğum değer sıralamasının değişmesini gerektiren bir kural değil bazen akraba ya da birincil aile fertleri ile arkadaşlar yer değiştirebilir hayatta hiçbir şey %100 kesin değildir. Ama bu istisnalar da gerçekleri değiştirmez. Bu sıralama gözetildiğinde bağlar da güçleneceği için bir çok sorunun da üstesinden daha kolay gelinip arkadaşlıklar da daha verimli ve samimi olacaktır. Aslında kendimize değer verdiğimiz zaman kopan bağları da yeniden sağlamlaştırırız bu yaşamsal bütün alanlara dalga dalga sirayet eder. İnsanı daha güçlü kılar. Birey olmanın hazzını daha fazla hissettirir. Özgüven eksikliğinden kaynaklanan sorunların da ortadan kalkmasına yardımcı olur. Aile bağları toplumun bütün birimlerini etkileyen en önemli birliktir. Ben bunu meyvenin çekirdeği gibi düşünürüm hep bu bir döngüdür aslında. “Tohum olmazsa meyve de olmaz”
Sağlıkla kal:)
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran.
Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan:
-Ben ne giymekten hoşlanırım
-hangi yiyecekleri severim
-hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum
-neler beni daha çok kırar
- neler daha çok sinirlendirir
Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır.
Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur.
Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi.
Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır.
…
….
A.B
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran.
Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan:
-Ben ne giymekten hoşlanırım
-hangi yiyecekleri severim
-hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum
-neler beni daha çok kırar
- neler daha çok sinirlendirir
Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır.
Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur.
Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi.
Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır.
…
….
A.B
Nar renkli şiirler yazılsa, öyle bir çırpıda okunup bin tane anlam dökse.
Aslı Birer
* Mavi dünyamın sultanıyım,
hanıyım
* Aklımın hizmetçisi, keyfimin kahyasıyım
* Gönlüme gül bahçesi, ruhumun revanıyım
* Ömrüme aşk bestesi,
* Kem gözün şikestesi,
* Körpe ruhuma ney,
* can’ıma canan
* Sazımın notasıyım
Ata Kızı
Vakit oldukça geç
Gün akşama çalmakta,
Havada hasret kokusu var,
Kimileri bahara, kimileri vatana,
Kimileri, anne babaya,
kimileri bir yudum mutluluğa.
Havada menekşe renkli özlemler var Yağmur olup yağan, kar olup üşüyen. Havada matem var matem! papatyalardan taşan,
Bahara hazır ama üzerinde çiy -tanelerinden şeffaf acılar.
Havada zümreler var.
Elmas elmas her yanı-
herbir gözden düşen zümreler sarmış
Havada menevişler var, kirpiklerden -süzülen menevişler var.
Havada kuş sesleri var, hiçbir dile -uymayan kuş sesleri var.
Biçim birimi sevgi,
Notalarında tüm kulaklara hoş seda ile.
Ah o baş tacı! ah o mavi yüreğe! o gökyüzü gözlerini sevdiğimin adamı…
Özlem ve rahmetle andığım
Can atam geldi yine on KASIM
Teşekkürler efenim.