Seni ne zaman okusam içimde bir gelincik dua ediyor, gözlerindeki hüznü görür gibiyim. -adını koyamadığım engin denizinin içinde yüzerken, attığım her kulaç içimde seni yırtıyor biraz daha. Şarkılar yankılanıyor dalgaların arasında. Yüzüme çarpıyorsun her gece -ay ve sen. Tarifi mümkün olmayan ışığım, -adını koyamadığım.
Merhaba Tuba hanım. Çok nadir olarak arkadaş aynı zamanda can yoldaşı da olur. Buna hiç itirazım yok. Bir insanı benimsemek ve ona önem vermek aşağıda anlatmış olduğum değer sıralamasının değişmesini gerektiren bir kural değil bazen akraba ya da birincil aile fertleri ile arkadaşlar yer değiştirebilir hayatta hiçbir şey %100 kesin değildir. Ama bu istisnalar da gerçekleri değiştirmez. Bu sıralama gözetildiğinde bağlar da güçleneceği için bir çok sorunun da üstesinden daha kolay gelinip arkadaşlıklar da daha verimli ve samimi olacaktır. Aslında kendimize değer verdiğimiz zaman kopan bağları da yeniden sağlamlaştırırız bu yaşamsal bütün alanlara dalga dalga sirayet eder. İnsanı daha güçlü kılar. Birey olmanın hazzını daha fazla hissettirir. Özgüven eksikliğinden kaynaklanan sorunların da ortadan kalkmasına yardımcı olur. Aile bağları toplumun bütün birimlerini etkileyen en önemli birliktir. Ben bunu meyvenin çekirdeği gibi düşünürüm hep bu bir döngüdür aslında. “Tohum olmazsa meyve de olmaz”
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran. Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan: -Ben ne giymekten hoşlanırım -hangi yiyecekleri severim -hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum -neler beni daha çok kırar - neler daha çok sinirlendirir Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır. Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur. Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi. Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır. … …. A.B
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran. Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan: -Ben ne giymekten hoşlanırım -hangi yiyecekleri severim -hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum -neler beni daha çok kırar - neler daha çok sinirlendirir Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır. Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur. Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi. Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır. … …. A.B
Seni ne zaman okusam içimde bir gelincik dua ediyor,
gözlerindeki hüznü görür gibiyim.
-adını koyamadığım engin denizinin içinde yüzerken,
attığım her kulaç içimde seni yırtıyor biraz daha.
Şarkılar yankılanıyor dalgaların arasında.
Yüzüme çarpıyorsun her gece
-ay ve sen.
Tarifi mümkün olmayan ışığım,
-adını koyamadığım.
Bulutun ardına saklanınca mihre
Sevdası yansır sevdiğinin yüzüne
Yaştan yansımalar akarken denize
Deniz şifa olur aşıkların gözüne…
A.B
İnsan her şeyden önce kendisi için yazmalıdır, iyi yazmanın biricik yolu budur. / Gustave Flaubert
Ah benim çiçeğe durmuş badem ağaçlarım
Çiçeklerinin kokusu aşsa zamanın büyüklük melekelerini, ölümüne buram buram sevgiyle,
Ulaşsa çocukluğuma…
Aslı Birer
Nedamet yüklü gemi gibisin dünya, son durağın yok!
Ah benim çiçeğe durmuş badem ağaçlarım
Çiçeklerinin kokusu aşsa zamanın büyüklük melekelerini, ölümüne buram buram sevgiyle,
Ulaşsa çocukluğuma…
Aslı Birer
Dünya da ölüm haksızlık! :)
Merhaba Tuba hanım. Çok nadir olarak arkadaş aynı zamanda can yoldaşı da olur. Buna hiç itirazım yok. Bir insanı benimsemek ve ona önem vermek aşağıda anlatmış olduğum değer sıralamasının değişmesini gerektiren bir kural değil bazen akraba ya da birincil aile fertleri ile arkadaşlar yer değiştirebilir hayatta hiçbir şey %100 kesin değildir. Ama bu istisnalar da gerçekleri değiştirmez. Bu sıralama gözetildiğinde bağlar da güçleneceği için bir çok sorunun da üstesinden daha kolay gelinip arkadaşlıklar da daha verimli ve samimi olacaktır. Aslında kendimize değer verdiğimiz zaman kopan bağları da yeniden sağlamlaştırırız bu yaşamsal bütün alanlara dalga dalga sirayet eder. İnsanı daha güçlü kılar. Birey olmanın hazzını daha fazla hissettirir. Özgüven eksikliğinden kaynaklanan sorunların da ortadan kalkmasına yardımcı olur. Aile bağları toplumun bütün birimlerini etkileyen en önemli birliktir. Ben bunu meyvenin çekirdeği gibi düşünürüm hep bu bir döngüdür aslında. “Tohum olmazsa meyve de olmaz”
Sağlıkla kal:)
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran.
Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan:
-Ben ne giymekten hoşlanırım
-hangi yiyecekleri severim
-hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum
-neler beni daha çok kırar
- neler daha çok sinirlendirir
Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır.
Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur.
Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi.
Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır.
…
….
A.B
İnsanın en büyük aldanışıdır, korkularından doğan suskunluğu onu kendine yabancılaştıran.
Aslında herkes sever kendini aksi mümkün olsa o bedende yaşamak da mümkün olmazdı. Önce kendine kendi gerçekliğini söylemeli insan:
-Ben ne giymekten hoşlanırım
-hangi yiyecekleri severim
-hangi konuları konuşmaktan mutlu olurum
-neler beni daha çok kırar
- neler daha çok sinirlendirir
Kendi yaşamsal başlıklarını belirleyen ve gerçekleri yaşayan insan etrafına da gerçekleri yansıtır.
Sevilen insan olmak için çalışmak da bir aldanıştır. Güven duyulan insan aynı zamanda saygıdeğer ve sevilen insan olur.
Öz saygısı gelişmiş, etrafına fayda sağlayan gösterişten ve samimiyetsizlikten mümkün olduğunca uzak duran ve ayakları üzerinde sağlam duran insanların korkarak konuşmadıklarını gözlemliyorum. Ömrüne aşk bestesi katmış insanların notaları sevgi türküleri söyler ve etrafındaki insanları da akisleri mutlu eder. Hani hep söylüyorum ya her şey göründüğü gibi değildir. Bazen bakmayı bilmek gerekir. İlk bakışta kibir yumağına benzettiğiniz kelimenin insanın gerçeği olduğunu biraz incelediğimizde gördüğümüz gibi.
Önce kendin-sonra ailen-akrabaların-arkadaşların. Önem sıralaman böyle olursa hayatın anlamlı ve yaşanır olacaktır.
…
….
A.B