Kim ki ben oldum diyorsa aklı başında değildir kibirden duvarlarında. Olmak için ölmek gerekir, ölmek için ise önce insan sevmeyi değil, kainatı sevmek gerekir ki ölmeden ölesiye ölmenin hazzına varsın ve böylece olmak’ın mertebesine ulaşır, ulaşan ise ben oldum diyemez.
Can babanın güne gelen şiirinden de sayfaya birkaç satır bırakalım:)
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak,
Otuz Yaş Şair: Murathan Mungan’ ın güzel bir şiirini de iliştireyim sayfaya. :)
daha vakit var diye yazmadığımız şiirlerdi kaldılar yüzümüzden gelip geçti ilk gençliğin fener alayları yeniyetme arkadaş çetesi dağıldı artık büyümenin konaklama yerlerinde nice ihanete uğradık ayrıldı yollar ömrümüzü koyduğumuz şeylerdi ki dört yöne dağıldılar
daha vakit var diye dönüp de bir gün kaldığımız yerden,hepsini birden yaşarız sandık oysa emanetmiş bizim sandıklarımız içlerinde kilitli kalmış onca şeyle günü geldi aldılar
nasıl kullanılacağı bilinmeyen anlardı sonuna dek yaşamaktan korkup da kaçtığımız yerini ve anlamını bulmayı beklerken çürüdü gitti içimizde saklı duygularımız şimdi yabancı bakışlara bir şey söylemeyen karalama defterleri,bulanık anılar rüzgara,ateşe,suya yazılmış gençliğin solgun güncesi biz ne zaman büyüdük onlar ne zaman yetim kaldılar tutulan güneşlerin altında yollar geçildi dönüş yok artık o duyarlığa yaşarken ve yazarken yarım kalmış şiirler yarım kaldılar
Şunu belirtmek ihtiyacı hissettim çünkü burada çok fazla paranoid hezeyanlar farkettim. Hatta birkaç defa da bu sağanağa maruz kaldım. Yazdığım yazıları ve sözleri tamamiyle farkındalık ve bilgilendirme adına yapıyorum.
Özeleştiri yapmak kişiyi pozitif yönde geliştirir. Özeleştiri; her Zaman kusurlarını görmek değildir. Size yapılan kusurları da görmektir.
Her zaman suçu kendinde arama, bazı kişiler kalplerinde size karşı besledikleri çeşitli sebeplerden dolayı sakladıkları olumsuz duygularını ustalıkla sizin hatalarınız gibi gösterebilirler.
İnsanları analiz etmek zorunda değilsiniz çünkü herbiriniz birer uzman doktor değilsiniz. Sadece sizi aşağıya çekip çekmediğini bilmeniz yeterli.
Bakınız Neşet Ertaş ne demiş; Şahsınıza karşı haddi aşan, hududu geçen, küstahlaşanları, altın olsa kesenizde, bal olsa kâsenizde tutmayın...
Bugün de nereden başlayacağım? Sorusuna cevap arayalım.
İnsan kendini kandırışlarıyla kendisine zaman kaybettirir. Bunların başında da nereden başlamalıyım kararsızlığı gelir. Oysaki cevabı çok açık! Elbette ki “En başından” çünkü her şeye en başından başlanır. Vazgeçiller ise; “artık çok geç “ düşüncesinden kaynaklanır. Gerçek hiç de öyle değildir. Uzak diyarlardan örnek vereyim size; “Obama 55 yaşında emekli olurken, Trump 70 yaşında görevine başladı.” Herkesin zamanı farklıdır. Bazılarının erken yaşta yaşadıklarını, bazı insanlar daha ileriki yaşlarda yaşıyorlar. “Önemi olan ne zaman başladığınız değil, nasıl başlayacağınızı bilmektir. Ve zaman; içinde bulunduğunuz andan ibarettir. Dün geçmiş, yarın ise meçhuldür. Doğru yolda yürürken son durak ne zaman diye düşünmek yerine ardında bıraktıklarını düşünerek mutlu olmayı hak ediyorsun. Ve son olarak da okuyan kişi. Dünyanın bize verdiği değil, bizim ona kattıklarımızdır yaşamak. Aslı Birer
Kim ki ben oldum diyorsa aklı başında değildir kibirden duvarlarında. Olmak için ölmek gerekir, ölmek için ise önce insan sevmeyi değil, kainatı sevmek gerekir ki ölmeden ölesiye ölmenin hazzına varsın ve böylece olmak’ın mertebesine ulaşır, ulaşan ise ben oldum diyemez.
Yüreğini sevdiğim:)
?si=Udb81bAVoDUNMsIt
Can babanın güne gelen şiirinden de sayfaya birkaç satır bırakalım:)
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Otuz Yaş
Şair: Murathan Mungan’ ın güzel bir şiirini de iliştireyim sayfaya. :)
daha vakit var diye
yazmadığımız
şiirlerdi
kaldılar
yüzümüzden gelip geçti
ilk gençliğin fener alayları
yeniyetme arkadaş çetesi dağıldı artık
büyümenin konaklama yerlerinde
nice ihanete uğradık
ayrıldı yollar
ömrümüzü koyduğumuz şeylerdi ki
dört yöne dağıldılar
daha vakit var diye
dönüp de bir gün
kaldığımız yerden,hepsini birden
yaşarız sandık
oysa emanetmiş bizim sandıklarımız
içlerinde kilitli kalmış onca şeyle
günü geldi
aldılar
nasıl kullanılacağı bilinmeyen anlardı
sonuna dek yaşamaktan korkup da kaçtığımız
yerini ve anlamını bulmayı beklerken
çürüdü gitti içimizde
saklı duygularımız
şimdi yabancı bakışlara bir şey söylemeyen
karalama defterleri,bulanık anılar
rüzgara,ateşe,suya yazılmış
gençliğin solgun güncesi
biz ne zaman büyüdük
onlar ne zaman yetim kaldılar
tutulan güneşlerin altında
yollar geçildi
dönüş yok artık o duyarlığa
yaşarken ve yazarken
yarım kalmış şiirler
yarım kaldılar
Şunu belirtmek ihtiyacı hissettim çünkü burada çok fazla paranoid hezeyanlar farkettim. Hatta birkaç defa da bu sağanağa maruz kaldım. Yazdığım yazıları ve sözleri tamamiyle farkındalık ve bilgilendirme adına yapıyorum.
Özeleştiri yapmak kişiyi pozitif yönde geliştirir. Özeleştiri; her Zaman kusurlarını görmek değildir. Size yapılan kusurları da görmektir.
Her zaman suçu kendinde arama, bazı kişiler kalplerinde size karşı besledikleri çeşitli sebeplerden dolayı sakladıkları olumsuz duygularını ustalıkla sizin hatalarınız gibi gösterebilirler.
İnsanları analiz etmek zorunda değilsiniz çünkü herbiriniz birer uzman doktor değilsiniz. Sadece sizi aşağıya çekip çekmediğini bilmeniz yeterli.
Bakınız Neşet Ertaş ne demiş; Şahsınıza karşı haddi aşan, hududu geçen, küstahlaşanları, altın olsa kesenizde, bal olsa kâsenizde tutmayın...
Aslı Birer
Sentiment ve imgelerden akıp gelen dünyanın,
felsefeyle taçlandırılmasıyla açarsa çiçekler, baharın toprağa düştüğü gibi sayfalara düşer.
Aslı Birer
Kalbiniz de değil, aklınızda bulunsun herkes zeytinin dalını göremez… içindeki kurt yüzünden!
Aslı Birer
Zaman zaman içinden çekilirsin vakitlerin dışında kalır seyredersin, tıpkı gökyüzü gibi… dost, dost mu diye.
Aslı Birer
Günaydın,
Bugün de nereden başlayacağım? Sorusuna cevap arayalım.
İnsan kendini kandırışlarıyla kendisine zaman kaybettirir. Bunların başında da nereden başlamalıyım kararsızlığı gelir. Oysaki cevabı çok açık! Elbette ki
“En başından” çünkü her şeye en başından başlanır. Vazgeçiller ise;
“artık çok geç “ düşüncesinden kaynaklanır. Gerçek hiç de öyle değildir. Uzak diyarlardan örnek vereyim size;
“Obama 55 yaşında emekli olurken, Trump 70 yaşında görevine başladı.” Herkesin zamanı farklıdır. Bazılarının erken yaşta yaşadıklarını, bazı insanlar daha ileriki yaşlarda yaşıyorlar.
“Önemi olan ne zaman başladığınız değil, nasıl başlayacağınızı bilmektir. Ve zaman; içinde bulunduğunuz andan ibarettir. Dün geçmiş, yarın ise meçhuldür. Doğru yolda yürürken son durak ne zaman diye düşünmek yerine ardında bıraktıklarını düşünerek mutlu olmayı hak ediyorsun. Ve son olarak da okuyan kişi. Dünyanın bize verdiği değil, bizim ona kattıklarımızdır yaşamak.
Aslı Birer